bugün

/400
meyhaneler caddesi olarak bilinen sakaryada bile sakince derbi maçı izlenebilen bir şehirdir. gerisini siz düşünün.
atakule'ye çıktığınız vakit bir baştan bir başa görebileceğiniz orta anadolu şehri. öylesine düz, öylesine sıradan...
beştepede okul için kaldığım yer. ankara kalesine gittiğiniz zaman, kalenin en tepesine çıktığınızda bir tarafı modern, hatta güzel sayılabilecek bir manzara ile karşılaşıyorsunuz. fakat arkanızı dönünce çinçin i görüp şok oluyorsunuz. ulan o nasıl bir doğu-batı sentezi. o yüzden 2 şehir var ankara nın içinde resmen. benim en sevdiğim yer ise çankaya. zaten istanbul ve ya büyük şehirlerden gelen herkes çankaya yı ankara sanır. diğer kesimler köy gibi geliyor insana.
bir sonbahar ve kış şehridir ankara memur şehrinden ziyade. parklar ve bahçeler sarı, turuncu ve kahverengi yapraklarla ışıklandırılmıştır. yer gri, gök gri. hava soğuk kasvetli, bir hayal ilk sevgiline dair. siyah beyaz resimdeki kırmızı rujlu kadın gibi. cat stevens özlemine acı katar lady d'arbanville i duyarsan.
kar yağmasın ve beytepe ulaşımı aksamasın diye ev arkadaşımı kendisine kurban etmeye hazır olduğumu bilmesi gereken kent.
Kar yağsa da bir de öyle görsek dediğim şehir.
buruk bir cumhuriyet bayramı geçiren şehir. soğuk bir pazar günü evde akşamı bekleyen memurlar vardır bu şehirde.
şimdi olay şöyle gelişir. mısır güneş tanrısı RA birgün canı sıkılmış dağ tepe dolanır yanına aldığı piknik sepetinden birşeyler atıştırır. uzakta bir dişi bir erkek geyik görür ve geyikler fışfış yapmaktadır. canı fena halde fışfış çeker RA nın. yoluna devam eder tabi ama dalga dimdik akıl uçmuş. bir bakar ANKA kuşu gökte süzülüyor. alttan kuşun g.tü görür kafa dirik atar hemen. yerden bir taş alır atar ANKA şakk yere baygın. RA sonra çıkarır aleti ANKA ya yapıştırmaya başlar. RA kardeşimiz pancar motoru gibi devam eder. RA işi bitirir çıkarır bir maltepe sigarayı yakar. ANKA uyanır mecbur namus gitmiş baş göz edilir bu iki mitolojik varlık ANKA ile RA. işte RA nın ANKA nın ırzına geçtiği yere ANKA ile RA demeye başlar insanlar. gel zaman git olur orası ANKARA.
cocukluğumu, gençliğimi, herbişeyimi geçirdiğim güzide şehir.
çoğu zaman insana memleketiymiş gibi hissettirir.
o ayazı yok mu hele bağlar insanı kendine.. o üşüme halini her daim özletir canına yandığım.
uyuma...
winterfell gibidir. soğuğu geldi mi gitmek bilmez.
cumhuriyetimizin baştacıdır ankara.adına ne şarkılar ne şiirler yazılmıştır.gitmesekte görmesekte vatanına milletine düşkün herkesın gözbebeğidir.
kışı beterdir ama o beyaz manzaraya değer.
bu aralar pek bi soğuk. başkası olma, kendin ol, böyle çok daha güzelsin dedik, bkunu çıkarttı.

donuyorum lann
sürekli överlerdi gelmeden evvel, geldim görüyorum ne boktan şehirsin lan ankara. başkentsin birde ha? yok artık.
insanların tuhaf ciddiyeti, kıroları ve buz gibi havası ile uzak durulası şehirdir. o odtü, ankamall, cepa ve kent park cok bile size angaralılar. kasmayın bosuna ihtiyacınız olan daha öncelikli seyler var lutfen yani.
kültür sanat filan fıstık olayları eskiye göre azalmış olan şehir.
cuma günü vuslatı sağlayacak şehirdir.
2011 en yaşanılır kenti Ankara seçilmiş, neden?
Hareketli ve kültürlü hayat akışıyla yaşanabilir ve huzurlu başkentimiz.
kamu çalışanları gün ışığından daha fazla yararlanılması için 31 ekim tarihinden itibaren mesailerine saat 8.00'de başlayacak, akşam 17.00'de tamamlayacak.
ismini saka türklerine ait bir efsaneden alan türkiye'nin başkenti.

--spoiler--
Baykal ile Angara adlı Kazak efsanesine göre, bütün Sibirya'ya hükmeden Baykal adlı bir bey vardır.
Baykal'ın Zarlık adlı kızı, dünyada eşi benzeri olmayan Angara adlı yiğide âşık olur. Bu sırrı sezen Baykal'la Angara'nın arası açılır. Baykal, önce kızı Zarlık'ı öldürmeye karar verir. O, korkusundan dağa çıkıp gitmiş ve o dağa onun adı verilmiş. Angara ise korkmamış ama karşı da gelmemiş. Yönünü kuzeye çevirip çekip gitmiş. Baykal ise yaptığından pişman olup yere yüzüstü yatmış ve kaygısından, gücünden yer oyulup, dipsiz, derin bir göle çevrilmiş. Oradan çıkan su, Angara'nın izinden gidip aka aka büyük bir nehre çevrilmiş (Kazak).

Sakaların ilgi çekici bir mirası da Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti Ankara ve Ankara isminin kaynağıdır. Yakutistan'da da Angara isimli bir şehir bulunmakta olup tıpkı Ankara gibi tiftik keçisiyle meşhurdur.
--spoiler--

bu ve diğer örneklerde de görüldüğü üzre anadolu aslında tarihin çok çok eski zamanlarından beri bir türk yurdudur.
bakmayın siz şehirlerimizin eski yunan isimlerine.
o isimlerin de kaynağı, yunan medeniyetinin de kaynağı aslında ön türklerdi.
soğuğu ayazı donduran, içinde dostlarla olundu mu tadından yenmeyen, siyasi bi mizaca sahip şehir.
yılmaz erdoğan şiirleriyle sevdiğimiz, ilgimizi çeken gri başkentimiz.
sevdiğim adamın yaşadığı yer olması dışında hiç bir özelliği olmayan şehir... hayat yok resmen ha bi de denizi *
ankara,
da yaşamak bir başka akdenizliye.
insanlar soğuk, betonlar resmi.
© copyright 2005 - 2026