bugün

/400
canımın en çok sıkıldığı ve kötü anılarımın olduğu şehirdir.
canımın en çok sıkıldığı ölü şehirdir.
operasyonda piyasa değeri yaklaşık 46 bin lira olan 5 bin 261 paket kaçak sigara ele geçirilmiştir.
Ulan ankara!

sana iki çift lafım var... Eksiği bana fazlası sana!

adana'dan göçtük geldik sana... Misafirperverliğinden eser yok...

Mamak'ta doğalgaz alamadığı için evinde donan o anne ve kızını düşünmez misin? Bu kadar da olmaz ey hayvan! Ne lanet bir şehirsin sen! Azıcık insanlığı öğren, kalbi rengarenk olan insanları koyu griliğinle boğmaktan vazgeç! O insanların hayalleri var!

lan şerefsiz! insanların hasretleriyle bslenmeyi bırak... Onlar en büyük hasretlerle beslenenlerdir... Onlar bir gün senden ayrılacakları günün hasretiyle yanarlar...

nesin lan sen? insanı bu kadar boğmayı nasıl başarıyorsun sen!

ve daha bir sürü şey...

son olarak y. Erdoğan'dan bir kaç mısrayla gazuratlarıma son veriyorum:

öyle deme...
ankara'yı sevmeyene bir zulümdür,
bu kadar insanın neden ankara'yı bu kadar çok sevdiğini anlamadan
ankara'da yaşamak...
özellikle de bugün, kış günlerini aratmayan soğuk havanın tamamen hakim olduğu şehir. soğuk yüzünü çok çabuk gösterdin be ankara!
çocukluğumun yarıda kaldığı şehir. çook yıllar önce en son ayrıldığım yaz gelecek sene tekrar gelicem zannettmiştim. bi sonraki yazın planları hazırdı. çekmecede bıraktığım çocuk dergilerindeki yarışmalara katılacaktık, atari oynayacaktık arkadaşlarımla beraber, bisiklete binecektik, tornet tekeri arayacaktık sokakta filan. bi daha da gidemedim işte sanki yarın gitsem kaldığımız yerden devam edeceğiz. ama hiçbiri orda değil artık o arkadaşlarımın, en kötüsü de artık hiçbiri çocuk değil.
havası ders çıkışı münasip bir yerlerimizi bir güzel donduran şehir. allah otostopu çıkarandan ve bizi arabasına alıp donmaktan kurtaran adını sormadığımız beyefendiden razı olsun.
bugun kisin geldigini daha net anlatmis sehirdir.
kampuste ders aralarinda bir binadan digerine yururken usenip montu elde tasiyan arkadaslara uyari; yapmayin. her seferinde insan pes edip disarda giyiyor ve montun ici de havadan oturu sogumus oldugundan hic de iyi bir durum olmuyor.
bu gunlerde 5 metreden fazla mesafede mont giyilmesi sart olan sehirdir.
yine sonbaharı beklemeden direk kışı getiren şehir. ulan bi dur arkadaşım. acelen ne ? o değil evde bile üşüyoruz lan.
bir iki haftaya pastırma yazının geleceği şehirdir..o günlerin umuduyla biraz kalın giyincez artık..son demler..
seğmenlerde sahlep mevsimin başladığı şehirdir... tunalı da gece 11den sonra eller cepta yürüme senslarının tam vaktidir. yükselde kokoreç de hiç fena olmaz...
gün itibariyle hayatımda yaşadığım en soğuk günü yaşadım galiba. kazak giyip üstüne hava geçirmeyen kalın mont giydiğim halde titretmiştir.
bu aylardan itibaren soğuk nedeniyle 21.30'dan itibaren insanların ortalıkta dolanamadığı şehirdir.
yıl olacak 2012, hala sonbaharda kat kat giyinmemize rağmen götümüzü donduran şehir.
telwe si iyidir.
göt donduran soğukları gün itibarıyla başlamıştır, vatana millete hayırlı olsun mk.
zamanında bir kaç kere gitmiş olduğum gizemli bir şehirdir, iyidir hoştur. ayrıca sevdiceğim ankarada ikamet etmektedir. bu da çok daha derin bir anlam yükler ankara'ya. **
havası hasta etmeye başlayan şehir.

(bkz: beyler sığınaklara)
Götümüzün yavaştan donmaya başladığı şehir. Sıkı giyinmeden dışarı çıkanları fena halde çarpmıştır. (bkz: ben)
soğukların abarttığı şehirdir.
Soğukların yavaştan başladığı şehir.

Bu daha fragmanı beyler...
ne zaman bu şehrin ismine rast gelsem aklıma ankaralı turgut ve karşısında oynayan kızlarla, etrafında sarhoş gezen kişiler gelmekte. yok arkadaş ben bu şehre de, insanına da havasına da, şivesine de bi türlü ısınamadım. behzat ç ye rağmen sevemedim seni angara.
yarın seninleyim, bir süre ayrılmış olsak da sana ulaşmanın heyecanı içindeyim ankara, sensiz olmuyor gerçekten.
orada yaşayan insanlara başkaları adeta:"siz ankara'da deveye mi biniyorsunuz?" derecesine varan sorular sorulur. üzülün gitsin onlara.
sevgilim ankara'da. arada ona sürpriz yapmak için yola çıkar, ankara'nın cenabet yollarında ,çirkef sokaklarında,iğrenç alt-üst geçitlerinde kaybolur, sonunda evi bulamayacağımı anlar ve çaresizce sevgilimi ararım bana yol tarif etsin, ya da gelip beni kızılay'dan alsın diye.her seferinde sürpriz heba olur. neyleyeyim ben böyle kenti.
© copyright 2005 - 2026