bugün

/400
ben senin benimle tunalı hilmi caddesine gelebilme ihtimalini sevdim
yılmaz erdogan

ankara yı sevmek kolay is deil insanı sevmek lazım önce
benim icin hep soguk anilarin merkezi olan sehir.. son uc dort yildir alt gecit-ust gecit derken cehresi epey degismis, ancak yinede beni kendisine isindiramamis olan yer..
sanatçıların da sığ kalabileceğini gösteren, güzellikleri kendi zaman akışında saklayan şehir. yaşanmadan görülemez, fakat "yaşadım" demek için de yılları harcamak gerekmez.
gören gözler için güzeller güzeli bir şehirdir.
yahya kemal de olsa, yoz bir laf etmiştir.
yasamayanlarin bilemeyecegi, yasayanlarin müptelasi oldugu, dünyanin en güzel sehirlerinden birinde bile olsaniz özlemeden edemeyeceginiz, sevilesi sehir..*
yıllardır anlatılan bir anekdot vardır şöyle ki;

yahya kemal e sormuşlar ankara nın en çok neyini seversiniz diye. o da şöyle cevap vermiş ;

-istanbul a dönüşünü!!!
yılmaz erdoğanın bu isimde bir şarkısı vardır.Oldukçada iyi sözlere sahip bir parçadır.Şarkının müziklerini ise sezen aksu ve tayfası başarıyla yapmışlardır.
'ankaraya öyle yakışırdiki kar,asfaltlar ışıldar buz tutardı resmi yalanlar...'diye başlayıp uzar gider
vega'nın hafif müzik albümündeki 12. parçası

yağmur dönerken kara
yavaşça
süzülenler yola
araba dolusu bir tuhaf seven
şarkılar çalan söyleyen
sevenlerden biri ben
arkada bıraktığım sen
kim olduğunu biliyorsan söylesen

ah yamur dönerken kara
şarkılar var falımda
hepsi sana, hepsi sana
bu gece ankara

ah yağmur dönerken kara
yine yol var falımda
ister özle,
yok istersen hiç hatırlama

sokaklar dolusu
şekerli kar kokusu
tunalı'da gezinirken
bizde bir kahvaltının tutkusu
acıkanlardan biri ben
arkada bıraktığım sen
kim olduğunu biliyorsan söylesen

ah yamur dönerken kara
şarkılar var falımda
hepsi sana, hepsi sana
bu gece ankara

ah yağmur dönerken kara
yine yol var falımda
ister özle,
yok istersen hiç hatırlama
istanbula donusu guzel sehir. gerisi gercekten cok kotudur ama.
bendderesi gibi isminden bile nasıl bi yer olduğu rahatlıkla anlaşılan mekanı barındıran şehir (bkz: başkent)
kalleş havasıyla hastalıkarı üzerime depolayan, kağıt kokulu sarı bürokrasi şehri. kışı çekilmiyor yazı sıkıyor ama bu şehrin bir şeyi beni kendine çekiyor. ben kaçıyorum o beni geri yakalıyor. bir milletvekili deniz getirirse katlanabilitesi yüksek başkentim
denizi olmadığı için ne tarafa dönerseniz dönün insan yüzleriyle karşılaşacağınız,bu yüzden de kimseye yamuk yapamayacağınız,asla yalnız kalamayacağınız,şu an karar verip duşunuzu da aldıktan sonra en geç 1 saat içinde arkadaşlarınızla buluşabileceğiniz,dünyanın en yaşanabilir ve huzurlu bulduğum şehri..
suyu çekilmiş bi şehir gibi gelir bana. ne yeşil var ne mavi..
kravatlı şehir.
© copyright 2005 - 2026