bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. 1.
    beton yığınlarının doğayı yok ettiği sözde modern yaşam yeri. modernlikle alakası olmayan yer.
    3 ... kirmastılı
  2. 2.
    candan erçetin'in söylediği, aralarda ceza'nın da eşlik ettiği bir parçadır.
    büyük ihtimalle istanbul düşünülerek söylenmiştir.
    gerçekten de öyle yaşanmış hikayeler vardır..
    bu şehir insanı uzak kılmıştır. *
    sözleri..

    Bu şehir insana tuzak kuruyor
    Bu şehir insanı uzak kılıyor
    Bu şehir insanı hayli yoruyor
    Bu şehir insanı hep kandırıyor

    Senin için yazılmış her şiir bu bedenin olsa keşke
    Bak bir ömrü verecem işte
    Bu şehir benim bir demir atmış ki gönlüm yosun tutmuş
    Limanda kalmış toprağında servetim var
    Anılarım çocukluğum ve geleceğim
    Bağlamış elimi kolumu
    Ne kadar uzağa gitsem de kopamadım
    Ne kadar yakınsam ona
    Ben o kadar uzağım ondan
    Her taraf tuzak her bir yer yalan
    Tutulmamış ki hiçbir söz
    Hep yalan dolan var

    Bu şehir insana tuzak kuruyor
    Bu şehir insanı uzak kılıyor
    Bu şehir insanı hayli yoruyor
    Bu şehir insanı hep kandırıyor

    Gel bu şehrin havası böyle kalsın
    Aynalar yalancıdır
    Bu şehrin dört bir yanında ayna var alımlıdır
    Bir kandırır ki anlamazsın
    Verilen sözler unutulur
    Belki yarına umut olur
    Fakat bu şehir unutturur
    Bazen hatırlatır ve ağlatır güldürür
    Bir gün yaşarken bir gün öldürür
    Bir türküdür bu duyduğun senin için
    Dikenli gül ve yaşanacak bir gündür
    Bu şehirde doğdum bu şehirde söndüm

    Gel biz şehrin havasına hiç uymayalım
    Birbirimize verdiğimiz sözlerin hepsini tutalım
    Bir de şehirli türkü tutturup karşılıklı seninle
    Şehre inat dert üstüne dert koymayalım ayrılmayalım

    Gönül bir bağlanmış ki sorma
    Her güneşli gün ve her yıldızlı geceyi özler o da bizim gibi
    Kardeşiz biz sanki, yağmuruyla ıslanan ağaç gibi
    Kökünden bağlı kopmaz, özümdür o bilinmez
    Sözüm var and içilmiş bir günde dört mevsimmiş
    Bu şehir benim ve bu şehir bizimmiş anla
    Pes etmedik umutla yürüdük işte her gün aynı yolda
    Bırakmam, terk etmem ben gitmem bu şehirden

    Gel bu şehrin havası böyle kalsın, tuzakla dolmuş her yer
    Yorulmuş tüm bedenler acep neden?
    Bırakmam, terk etmem ben gitmem bu şehirden

    (bkz: yeni başlayanlar için istanbul)
    1 ... trinfr
  3. 3.
    bir kilink parçası ;

    aşklarımız da oldu
    aptal yalanlarla son buldu
    anladık ki aşk yoktu
    zaten hiç olmamıştı
    şehrin stresine dön
    sakinleş git birkaç hap al
    gözlerinin altı mosmor
    uykusuzluk adama kor

    sıkıntıdan öldüm ben
    mutluluğu gömdüm ben

    karakolda dayak yedik
    biz bu şehre yenildik
    işkencelere direndik
    biz bu şehre kinlendik

    bu şehirdee
    yoktur hiç bir mucize
    bu şehirdee
    yoktur tek bir mucize

    sıkıntıdan öldüm ben
    mutluluğu gömdüm ben

    böyle olamam,böyle yapamam
    bu koşullar altında,senle olamam
    2 ... jusenas
  4. 4.
    il, vilayet, kent
    ... 6.4.r.1.$.h
  5. 5.
    il gibi idari bir bölgeyi tanımlamayan, büyük ve gelişmiş yerleşim brimini ifade eden sözcük.
    ... ozz le grand
  6. 6.
    candan erçetin'in ceza'yla birlikte seslendirdiği şarkı olup şarkının başında duyulan ezan sesi şarkıya otantik bir hava kazandırmıştır.
    1 ... hunlu
  7. 7.
    medeniyetin oluşum mekanıdır, medeniyet şehirliliktir hem etimolojik, hem sosyolojik olarak... şehirler kendilerine özgülüklerini yitirdiklerinde devasa köylere, çoklu gettolara, mega köylere dönüşürler; istanbul gibi...
    şehir deyince, mehmet ali kılıçbay'ın şehirler ve kentler isimli kitabı es geçilmemelidir...
    ... cryptic
  8. 8.
    ezginin günlüğü'ün oyun albümünde, konstantin kavafis'in şiirinden bestelediği olağanüstü güzellikteki şarkısı. sözleri de söyledir:

    yeni bir ülke bulamazsın
    başka bir deniz bulamazsın
    bu şehir ardından gelecektir
    sen yine aynı sokakta dolaşacaksın
    aynı mahallede kocayacaksın

    yeni bir ülke bulamazsın
    başka bir deniz bulamazsın
    bu şehir arkandan gelecektir
    aynı evde kır düşecek saçlarına
    dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin
    geleceksin bu şehre sonunda

    başka bir şey umma
    başka şey umma..
    3 ... kedileriseviniz
  9. 9.
    candan erçetinin şarkısı bu şehirden kaçmak isteyen insanın döndüre döndüre dinleyebileceği nadide şarkılardandır. Yorgun, gitmek isteyen ama gidemeyen insanları anlatır ne de güzel anlatır.*
    ... jai guru de va om
  10. 10.
    can dundarin su yazisi sehiri ve onu sevmeyi en guzel anlatan yazilardan biridir.

    DELHi -KALKÜTA- Kahrolası bir telaşla, tanımadığım uzak şehirler gezdim hafta sonunda...

    Caddelerini koşar adım arşınladım; merakla daldım izbelerine; ansızın, umulmadık ama hep bekleyegeldiğim bir şey bulacakmışçasına yürüdüm kaldırımlarında, tarifsiz, arsız, mütemadi bir iştahla...

    Yolları sordum, yollarda kayboldum.

    Bir kadını yeni tanırmış gibi, vuslat saatlere sıkışmış gibi, bir başka sefer olmazmış gibi aceleye bulanmış rengarenk bir coşkuyla yükselip kondum sokaklarına...

    Sonra yoruldum ve durdum.

    Uzak bir şehre vuruldum.



    * * *



    Haraptı şehirlerim; yoksul ve mutsuz; yarınından umutsuz.

    Tanımak zordu ya acul gezmelerde; ben sevdim onları yine de...

    Zaten bir şehir hemen açmaz kendini size; keşfedilmeyi bekler, dirhemle sunar maharetini; kusurunu gizler.

    O yüzden aceleye gelmez bir şehri gezmek; bir kadını sevmeye benzer.

    Telaşsız sohbetler ister, günü birlikte karşılayıp, birlikte uğurlamalar... Uzun yürüyüşler, keyifli molalar...

    Çünkü tıpkı bir kadın gibi, bir şehrin de sırrı, kuytularında gizlidir; çözmek, emek ister.



    * * *



    Lakin bir kez bağlandınız mı kokusuna, havasına, tadına, o, sevdanızın başkentidir artık...

    Gecenin kollarına birlikte dalar, sabahı beraber karşılarsınız; Pazarları mahmur ve gergin Pazartesileri...

    Bir kadınla birlikte uyanmaya benzer, bir şehri günün ilk ışığında görmek...

    Sade, süssüz, tabiidir...

    Ve hakikidir, yine de güzelse...

    Bir şehre tutulmak, bir kadına bağlanmak gibidir; bir gün kopsanız da sızısı her daim asılı kalır yüreğinizde...

    Nereye gitseniz, bağlandığınız şehri de götürürsünüz yanınızda; tıpkı sevdiğiniz kadını kalbinizde taşıyacağınız gibi... ölene kadar...

    Bir kadını olduğu gibi, bir şehri de tanımak bir ömre sığmayabilir bazen... unutmak da...

    Ve unutamadığınız şehirler, geri çağırır sizi bir gün... vazgeçemediğiniz kadınlar gibi...



    * * *



    Kahrolası bir telaşla, tanımadığım kadınlar sevdim ömrüm boyunca...

    Ansızın, umulmadık ama hep bekleyegeldiğim bir şey bulacakmışçasına yürüdüm onlarla, tarifsiz, arsız, mütemadi bir iştahla...

    Sonra birine bağlandım.

    Ve hep öyle kaldım.
    2 ... cooldiver