bugün
- sözlükte tanıdığınız en iyi kişi10
- benim açık oylarım görünüyor mu3
- hiç olmayacak bir insana aşık olmak4
- bu saatte uyumayan yazarlar ne yapıyor3
- gece otobüsle yolculuk yapmak3
- kendinizde değiştirmek istediğiniz şeyler7
- nasıl birisiniz9
- protect me and guide me2
- bir erkeğe yapılabilecek en iyi iltifat10
- dünya4
- sözlük erkeklerinin kaslı ve damarlı kolları4
- sözlük gıybeti12
- napıyorsunuz9
- dokunulmasından hoşlanmadığınız yerleriniz7
- hangi tatlısınız10
- kız kardeşlerim6
- üniversiteye gitme nedeni5
- dünyanın en yakışıklı erkekleri listesi7
- kapatıcı kullanılmayan gün12
- fatma betül sayan kaya44
- atlas okyanusu2
- gunluklerim aylik olmus11
- sevdiğiniz kişinin sakızını çiğner misiniz5
- asrın soygunu13
- ok mesajına cevap veren erkek6
- arkadaşlar naber ya8
- akp seçmeni16
- anın görüntüsü20
- 5 ekim 20264
- brezilya3
- geceye bir tespit bırak5
- mesajlaşırken btw yazmak9
- iyi niyetli olmak3
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak18
- kronik işsiz3
- yazarların güncel flört listesi7
- the merich7
- hoşlanılan kızın naber lan ezik diye mesaj atması3
- futbol20
- çok kötüyüm arkadaşlar4
- yazarların feyk nick sayısı3
- uefa uluslar ligi14
- en toksik ilişkilerdeki seksin6
- trip atmak3
- 195 cm geniş omuzlu hayvan gibi herif7
- güney amerika2
- adalet ve kalkınma partisi6
- yazarların sıkıldıklarında yaptıkları şeyler8
- tevratta anlatılan ensest ilişki13
- izmir2
can dundarin su yazisi sehiri ve onu sevmeyi en guzel anlatan yazilardan biridir.
DELHi -KALKÜTA- Kahrolası bir telaşla, tanımadığım uzak şehirler gezdim hafta sonunda...
Caddelerini koşar adım arşınladım; merakla daldım izbelerine; ansızın, umulmadık ama hep bekleyegeldiğim bir şey bulacakmışçasına yürüdüm kaldırımlarında, tarifsiz, arsız, mütemadi bir iştahla...
Yolları sordum, yollarda kayboldum.
Bir kadını yeni tanırmış gibi, vuslat saatlere sıkışmış gibi, bir başka sefer olmazmış gibi aceleye bulanmış rengarenk bir coşkuyla yükselip kondum sokaklarına...
Sonra yoruldum ve durdum.
Uzak bir şehre vuruldum.
* * *
Haraptı şehirlerim; yoksul ve mutsuz; yarınından umutsuz.
Tanımak zordu ya acul gezmelerde; ben sevdim onları yine de...
Zaten bir şehir hemen açmaz kendini size; keşfedilmeyi bekler, dirhemle sunar maharetini; kusurunu gizler.
O yüzden aceleye gelmez bir şehri gezmek; bir kadını sevmeye benzer.
Telaşsız sohbetler ister, günü birlikte karşılayıp, birlikte uğurlamalar... Uzun yürüyüşler, keyifli molalar...
Çünkü tıpkı bir kadın gibi, bir şehrin de sırrı, kuytularında gizlidir; çözmek, emek ister.
* * *
Lakin bir kez bağlandınız mı kokusuna, havasına, tadına, o, sevdanızın başkentidir artık...
Gecenin kollarına birlikte dalar, sabahı beraber karşılarsınız; Pazarları mahmur ve gergin Pazartesileri...
Bir kadınla birlikte uyanmaya benzer, bir şehri günün ilk ışığında görmek...
Sade, süssüz, tabiidir...
Ve hakikidir, yine de güzelse...
Bir şehre tutulmak, bir kadına bağlanmak gibidir; bir gün kopsanız da sızısı her daim asılı kalır yüreğinizde...
Nereye gitseniz, bağlandığınız şehri de götürürsünüz yanınızda; tıpkı sevdiğiniz kadını kalbinizde taşıyacağınız gibi... ölene kadar...
Bir kadını olduğu gibi, bir şehri de tanımak bir ömre sığmayabilir bazen... unutmak da...
Ve unutamadığınız şehirler, geri çağırır sizi bir gün... vazgeçemediğiniz kadınlar gibi...
* * *
Kahrolası bir telaşla, tanımadığım kadınlar sevdim ömrüm boyunca...
Ansızın, umulmadık ama hep bekleyegeldiğim bir şey bulacakmışçasına yürüdüm onlarla, tarifsiz, arsız, mütemadi bir iştahla...
Sonra birine bağlandım.
Ve hep öyle kaldım.
DELHi -KALKÜTA- Kahrolası bir telaşla, tanımadığım uzak şehirler gezdim hafta sonunda...
Caddelerini koşar adım arşınladım; merakla daldım izbelerine; ansızın, umulmadık ama hep bekleyegeldiğim bir şey bulacakmışçasına yürüdüm kaldırımlarında, tarifsiz, arsız, mütemadi bir iştahla...
Yolları sordum, yollarda kayboldum.
Bir kadını yeni tanırmış gibi, vuslat saatlere sıkışmış gibi, bir başka sefer olmazmış gibi aceleye bulanmış rengarenk bir coşkuyla yükselip kondum sokaklarına...
Sonra yoruldum ve durdum.
Uzak bir şehre vuruldum.
* * *
Haraptı şehirlerim; yoksul ve mutsuz; yarınından umutsuz.
Tanımak zordu ya acul gezmelerde; ben sevdim onları yine de...
Zaten bir şehir hemen açmaz kendini size; keşfedilmeyi bekler, dirhemle sunar maharetini; kusurunu gizler.
O yüzden aceleye gelmez bir şehri gezmek; bir kadını sevmeye benzer.
Telaşsız sohbetler ister, günü birlikte karşılayıp, birlikte uğurlamalar... Uzun yürüyüşler, keyifli molalar...
Çünkü tıpkı bir kadın gibi, bir şehrin de sırrı, kuytularında gizlidir; çözmek, emek ister.
* * *
Lakin bir kez bağlandınız mı kokusuna, havasına, tadına, o, sevdanızın başkentidir artık...
Gecenin kollarına birlikte dalar, sabahı beraber karşılarsınız; Pazarları mahmur ve gergin Pazartesileri...
Bir kadınla birlikte uyanmaya benzer, bir şehri günün ilk ışığında görmek...
Sade, süssüz, tabiidir...
Ve hakikidir, yine de güzelse...
Bir şehre tutulmak, bir kadına bağlanmak gibidir; bir gün kopsanız da sızısı her daim asılı kalır yüreğinizde...
Nereye gitseniz, bağlandığınız şehri de götürürsünüz yanınızda; tıpkı sevdiğiniz kadını kalbinizde taşıyacağınız gibi... ölene kadar...
Bir kadını olduğu gibi, bir şehri de tanımak bir ömre sığmayabilir bazen... unutmak da...
Ve unutamadığınız şehirler, geri çağırır sizi bir gün... vazgeçemediğiniz kadınlar gibi...
* * *
Kahrolası bir telaşla, tanımadığım kadınlar sevdim ömrüm boyunca...
Ansızın, umulmadık ama hep bekleyegeldiğim bir şey bulacakmışçasına yürüdüm onlarla, tarifsiz, arsız, mütemadi bir iştahla...
Sonra birine bağlandım.
Ve hep öyle kaldım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar