bugün
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi20
- hristolojiye göre kıyamet alametleri6
- göğüs kıllarım çıkmıyor16
- tutmayan başlık açma rehberi4
- damarsız tüysüz manisa yaprağı7
- sırrı süreyya önder28
- elinin içine hapşıran insan5
- dünyanın yuvarlak olması saçmalığı4
- abdullah öcalan orospu çocuğudur17
- askerlik anıları4
- az veren candan cok veren maldan5
- bizim uygulamamız bu şekilde4
- sözlükteki linç tayfa6
- ıoçk katatese elbise dikti mi sorunsalı7
- deccaliyet çağı6
- silver ile evlenecek erkek53
- uykusuzluk2
- sözlükteki linç kültürü12
- herkesin kendini zeki sanması4
- falıma bakmak için can atan sözlük yazarları4
- dün gece ne oldu12
- abdülhamit han dönemi çözüm süreci fotoğrafı2
- arap eli öpmek dudak karartmaz3
- popüler olanı eleştiren ezik entel2
- komşunu kendin gibi sev düşmanını da5
- son tüketim tarihi geçmiş ilaç9
- ad hominem icat oldu mertlik bozuldu2
- rica ediyorum arkamdan konuşmayın12
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın17
- götünü yıkamayan bir kızla evlenir misiniz8
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı15
- alman turistlere turist rehberliği4
- sedef hastalığı4
- sarapci koala59
- sözlüğün kendini tekrar etmeye başlaması4
- yeni bir bilgi paylaşamamak3
- true giderse sözlükte yürüyen cinsellik kim olacak12
- insan olmaya çeyrek kala8
- güne bir şarkı bırak3
- supernatural3
- stt geçmiş kremle intihar etmek4
- siyaset yüzünden çoğu arkadaşlığın bozulması8
- isa2
- bazı şarkıları dinlemekten korkmak2
- g'i l d'e d l'i l y'nin dudakları8
- insan olmaya ceyrek kala4
- gocu35
- stt geçmiş kondom kullanmak3
- sözlük yazarlarının yuvaları3
- popeyes6
(bkz: konstantin kavafis)
hakkında "dördüncü nesil hoşgelmiş yazar." kalıbına sığınamadığım. şunu derim ama; dördüncü nesil hoşgelememiş çaylak. ve üstüne üstlük "adına başlık açmaktan mutluluk duyduğum ..." ifadesi için geçmiş kalmış bulunduğum. ancak ziyadesiyle "adına yönlendirmeyi bozmaktan hiç gocunmadığım" şeklinde helelenebildiğim. sen gel hele, çayı ben koyarım.
"Kent" isimli şiiri Ezginin Günlüğü tarafından bestelenmiş Yunan şair.
aklım daha ne kadar
kalacak bu çorak yerde?
yüzümü nereye çevirsem
nereye baksam
kara yıkıntılarını
görüyorum ömrümün
boşuna bunca yıl
tükettiğim bu ülkede
dizelerine sahip şair.
kalacak bu çorak yerde?
yüzümü nereye çevirsem
nereye baksam
kara yıkıntılarını
görüyorum ömrümün
boşuna bunca yıl
tükettiğim bu ülkede
dizelerine sahip şair.
beden, sadece ne kadar sevildiğini değil,
sadece yattığın yatakları değil, sana bakan gözlerde yanan
davetkar arzuları da hatırla, senin için titrediği apaçık olan;
anca şans engeli onları yıldırırdı.
nihayetinde hepsi geçmişte kaldı madem,
neredeyse sen de kendini
o arzulara teslim etmiş görünüyorsun; nasıl yanarlardı
hatırla, sana bakan gözlerde,
hatırla, beden, senin için nasıl titrerlerdi o düşüncelerle.
sadece yattığın yatakları değil, sana bakan gözlerde yanan
davetkar arzuları da hatırla, senin için titrediği apaçık olan;
anca şans engeli onları yıldırırdı.
nihayetinde hepsi geçmişte kaldı madem,
neredeyse sen de kendini
o arzulara teslim etmiş görünüyorsun; nasıl yanarlardı
hatırla, sana bakan gözlerde,
hatırla, beden, senin için nasıl titrerlerdi o düşüncelerle.
kenti ve itakisi ile ünlenmiş. ezra pound gibi bol keseden antik yunan figürü kullanmış şiirlerinde. bana hitap etmedi. ama itakisini sevdim. envai çeşit baharat var en azından.
şehir şiirini henüz yazan olmamış çok garipsedim. yurtdışındayken ne zaman aklıma istanbul gelse otomatikman bu şiiri düşünürdüm.
bir başka ülkeye, bir başka denize giderim, dedin
bundan daha iyi bir başka şehir bulunur elbet.
her çabam kaderin olumsuz bir yargısıyla karşı karşıya;
bir ceset gibi gömülü kalbim.
aklım daha ne kadar kalacak bu çorak ülkede?
yüzümü nereye çevirsem, nereye baksam,
kara yıkıntılarını görüyorum ömrümün,
boşuna bunca yıl tükettiğim bu ülkede.
yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın.
bu şehir arkandan gelecektir.
sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın,
aynı mahallede kocayacaksın;
aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda.
başka bir şey umma-
ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte,
öyle tükettin demektir bütün yeryüzünde de.
bir başka ülkeye, bir başka denize giderim, dedin
bundan daha iyi bir başka şehir bulunur elbet.
her çabam kaderin olumsuz bir yargısıyla karşı karşıya;
bir ceset gibi gömülü kalbim.
aklım daha ne kadar kalacak bu çorak ülkede?
yüzümü nereye çevirsem, nereye baksam,
kara yıkıntılarını görüyorum ömrümün,
boşuna bunca yıl tükettiğim bu ülkede.
yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın.
bu şehir arkandan gelecektir.
sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın,
aynı mahallede kocayacaksın;
aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda.
başka bir şey umma-
ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte,
öyle tükettin demektir bütün yeryüzünde de.
(bkz: konstantinos kavafis)
" eger siir bagislanma degilse
o zaman hicbir yerden medet ummamali."
o zaman hicbir yerden medet ummamali."
yeni bir ülke bulamazsın, arama;
bulamayacaksın başka denizler de;
nereye gitsen bu kent ardından gelecek senin,
aynı sokaklarda dolaşıp duracaksın yine,
aynı hep aynı mahallede yaşlanacaksın,
aynı hep aynı evlerde ağaracak saçların
ve dönüp bu kente geleceksin sonunda;
yanılma sakın, bir başka şey umma,
seni bekleyen bir gemi yok, bir çıkar yolun yok...
ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte
öyle kıydın demektir ona, bütün yeryüzünde."
konstantin kavafis kent
bulamayacaksın başka denizler de;
nereye gitsen bu kent ardından gelecek senin,
aynı sokaklarda dolaşıp duracaksın yine,
aynı hep aynı mahallede yaşlanacaksın,
aynı hep aynı evlerde ağaracak saçların
ve dönüp bu kente geleceksin sonunda;
yanılma sakın, bir başka şey umma,
seni bekleyen bir gemi yok, bir çıkar yolun yok...
ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte
öyle kıydın demektir ona, bütün yeryüzünde."
konstantin kavafis kent
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar