• silahı sansürlemezler, açık açık insan öldürdükleri sahneleri, taciz/tecavüz sahnelerini rahatça yayınlarlar. ama içki? haram, ayrıca çocuklar görürse şarapçı olup sokaklara düşebilirler.
    4 0 ...
  • at izi it izine karışmış.
    herkes provokasyon peşinde.

    tabi bu çakallardan uludağ sözlükte de var.

    bakın az evvel bir tanesi şöyle bir başlık açtı, peşine de bir sürü koyun takıldı tabi.
    (bkz: hastanelerin corona vakalarını kabul etmemesi)

    arkadaşlar, mütevazi olamayacağım bir konu varsa, o da fetöcüler konusunda hiç yanılmamam. birinin fetöcü olup olmadığını şıp diye anlarım.
    yazdıklarıma aşina olanlar bunu çok iyi bilir.

    şimdi 1. nesil bir hesap, gecenin karanlığında gelip bir başlık açıyor. hesabın 100 küsür entrysi var sadece.
    söz konusu şahıs en son entrysini 2007'de girmiş ve ne olduysa tam 13 sene sonra yeniden entry girmeye başlamış. girdiği entryler de reklam entryleri.
    türkiye de corona virüs algısı yapan fetöcüler

    2020 ocak ayında sadece 3-4 entry girmiş, sonra şubat ayında 1 entry girmiş.

    ve bingo...!!!

    türkiye'de corona vakalarının başlangıcından itibaren yoğun şekilde entry girmeye başlamış.

    tabi bu arkadaş bu başlığı açınca eleştiri alınca "2013 yılında fetö'ye en ağır eleştirileri yapan biriyim" diyerek kendini savunmuş.
    türkiye de corona virüs algısı yapan fetöcüler

    ama ilk verdiğim görselde de göreceğiniz üzre arkadaşın 2013 yılına ait bir entrysi yok, dolayısıyla fetö'ye dair bir eleştirisi olup olmadığını bilmiyoruz.

    neyse, kendisi ile birkaç mesajlaştık bu hususta.
    telefonumu istedi, görüşmek istiyormuş, söyledikleri yalan değilmiş. tabi ben de "madem görüşmek istiyorsun ver numaranı" dedim. vermedi.
    yani hem görüşmek istiyor hem numarasını vermiyor.

    girdiği entryde algı yaptığını söyledim, aklı sıra benim vicdanıma oynayıp "sağlık konusunda şaka olur mu" dedi, ben de yaptığının algı çalışması olduğunu ve gerekli şikayetleri yapacağımı söyledim. kendisi de nereye istersem şikayet edebileceğimi belirtti.

    demek ki bu arkadaşımız yurtdışında yaşıyor ve şikayet edilse bile bir şey olmayacağını biliyor.
    kendisinden "hastanelere corona vakasının kabul edilmediğine dair kaynağının olmadığını madem öyle kaynak koymasını" söyledim, bana kaynak olarak gösterdiği şey bir kadının hemen hiç etkileşim almamış olan bir twitter postu.

    valla kusura bakmeyceksin kardeş de, ben bu fetö konusunda kaşarlandım artık.
    bu itlerin bana kurduğu kumpasla 6 ay cezaevinde yattım, sonra beraat ettim, bana kumpas kuran savcı, hakim ve polisler ise şu an fetöden içerdeler.
    ben sizin gibilerin ciğerini bilirim, elime geçirdiğim yerde de kafasına sıkar kanını içerim. burada uludağ sözlük'teki bir halt bilmeyen tatlı su solcularını kandırabilirsin böyle algılarla ama beni asla.

    ha bu arada kendisi zall'ın adamı da olabilir. biliyorsunuz son günlerde fetö-menzil-pelikan üçlüsü sağlık bakanının üzerine gidiyor ve onu istifaya zorluyorlar. bu 1. nesil hesap zall'ın ortağı, pelikan yalısından serkan inci tarafından kendisine tahsis edilmiş olabilir.

    neyse, sana verdiğim süre de doldu, sen gizlenmeyi seçtin. sen benim fevkalade kıymetli 1 saatimi gasp ettin, bunun elbet bir sonuçları olacak.
    ben vatandaşlık vazifemi yapayım.
    o halde yolun açık olsun paşam...
    türkiye de corona virüs algısı yapan fetöcüler

    not: sevgili arkadaşlar, bana "paranoyak" diyebilirsiniz, "kafayı yemiş" diyebilirsiniz. canınız sağolsun, ama biliniz ki tengir bu konuda asla yanılmaz. beni gerçekten tanıyanlar fetöcülerle yıllardır nasıl uğraştığımı iyi bilirler.
    8 0 ...
  • Bir iddia.

    Hangi hastanedir açıklanmalıdır ve iddia doğruysa, o hastane ile ilgili her türlü yasal işlem uygulanmalıdır.
    Hastane adını ve ilini paylaşmak, bir nevi sosyal sorumluluktur bence.

    Sonucu pozitif olan hasta evine gönderiliyorsa, tüm aile kurban edilebiliyorsa, yani bittiysek topyekün, sistem çöktüyse, , bizim evde olmamızın nedeni nedir?!
    Bu konular goygoyu yapılacak konular değildir, insanları kaygı ve endişeye sevk ederek, huzur kaçırır.
    Hangi hastanedir, merak içindeyiz

    Edith piaf: doğru olma olasılığı olabilir pek tabii.. Olağanüstü bir süreç yaşanıyor, en ağır hastalar ve yaşlılar kabul ediliyor, daha hafif geçirenleri ise, ilaç desteğini verip eve yolluyorlardır.
    Bilmiyorum sözlük, her şey olabilir...
    Zorlu bir dönem bu, tedbirler ve tedavi süreçleri vaka sayısı doğrultusunda ivme değiştirebilir belkide...
    8 0 ...
  • bugün kız arkadaşımın akrabasının başına gelen olay. 3 gün önce test yaptırıp evine döndü. Test sonucu pozitif çıktı. Bugünde hasta fenalaşarak tekrar hastaneye gitti ve ailesinin sonuçları da pozitif çıktı. Hastanenin söylediği "uzmanımız yok, doluyuz" gibi bahanelerle ilaç yazılıp evlerine yollandılar. üstelik bir ambulans bile verilmeden, yüzsüzce taksiyle gidin diyerek. Verilen ilaç piyasa da yok. Özel hastaneler kabul etmesi gerektiği halde zaten kabul etmiyor. göz göre göre ölüme mahkum edilen daha bir sürü hasta olduğuna eminim.
    çalışanları da anlıyorum saatlerce virüsle yan yana çalışıyorlar. Ancak ben bir şey sormak istiyorum. Hani bizim acil durumlar için büyük bütçeli paketlerimiz vardı? Hani biz 18 yılda sağlıkta devrim yapmıştık. 100 milyar TL bütçe ayrılarak mı yeniyoruz virüsü. Yoksa sadece pikniğe ve mangala çıkmayarak mı? ya da sadece nazar duası okuyup beklemeli miyiz? bazen insan sadece hayret ediyor. Umarım zor günleri en az kayıpsız şekilde atlatırız. o taksicinin de virüsü kapmamasını diliyorum.
    22 9 ...
  • uff dedeye bak amk. adamı hemen vatan haini ilan etmiş.
    adamı vatan haini ilan ettiği kriterlere bak;
    hataylı olması,
    alevi olması.

    hemen de esed uşağı yapmış adamı.

    eh, ben de bu şoförle aynı şeyleri düşünüyorum ilk günden beri. ben de mi vatan memleket düşmanıyım amk.

    sen elin gariban kamyoncusunu vatan haini ilan edeceğine, ülkenin hazinesini boşaltan, ihtiyat akçesini patlatanları vatan haini ilan etsene sende birazcık delikanlılık varsa.

    gariban kamyon şoförüne laf söylemek kolay.
    sende birazcık yürek varsa hırsızlara, yolsuzlara laf söylesene.
    10 3 ...
  • 6 yıldır uludağ sözlükte kim kimi gondikliyor konulu bir panelde ve bununla ilgili bir zirvede yazarların yaka kartı yazıcısı olarak çalıştım. tecrubelerim der ki: bir kadin yazar, bir erkeğin götlü entrysini beğenirse ve amasyalıysa onun uğruna taa antalyalara, adanalara (akdeniz) gider. eger ki o erkeğin memeli entrysini begenirse samsunlara, ordulara (karadeniz) gider. çünkü meme üstte ve göt assagidadir. bunlar kilit sırlar hep. herkese anlatmam bak.
    7 2 ...
  • abd'li avukatların açtığı davadır. suçlamalar arasında çin'in biyolojik silah üreterek abd ye ve ekonomisine zarar vermeside var.

    https://www.ensonhaber.co...k-koronavirus-davasi.html
    12 0 ...
  • Makyaj değil de, misss gibi cilt bakımı yapmanın vaktidir.
    Ne gelen ne giden var, maskenizi yapıp öcü gibi gezmenin ne mahsuru olabilir ki?

    evde otururken can sıkıntısından makyaj yapmak
    11 4 ...
  • "Bu bir türkü:- 
    toprak çanaklarda 
    güneşi içenlerin türküsü! 
    Bu bir örgü:- 
    alev bir saç örgüsü! 
    kıvranıyor; 
    kanlı; kızıl bir meş'ale gibi yanıyor 
    esmer alınlarında 
    bakır ayakları çıplak kahramanların! 
    Ben de gördüm o kahramanları, 
    ben de sardım o örgüyü, 
    ben de onlarla 
    güneşe giden 
    köprüden 
    geçtim! 
    Ben de içtim toprak çanaklarda güneşi. 
    Ben de söyledim o türküyü! 

    Yüreğimiz topraktan aldı hızını; 
    altın yeleli aslanların ağzını 
    yırtarak 
    gerindik! 
    Sıçradık; 
    şimşekli rüzgâra bindik!. 
    Kayalardan 
    kayalarla kopan kartallar 
    çırpıyor ışıkta yaldızlanan kanatlarını. 
    Alev bilekli süvariler kamçılıyor 
    şaha kalkan atlarını! 

    Akın var 
    güneşe akın! 
    Güneşi zaptedeceğiz 
    güneşin zaptı yakın! 

    Düşmesin bizimle yola: 
    evinde ağlayanların 
    göz yaşlarını 
    boynunda ağır bir 
    zincir 
    gibi taşıyanlar! 
    Bıraksın peşimizi 
    kendi yüreğinin kabuğunda yaşayanlar! 

    işte: 
    şu güneşten 
    düşen 
    ateşte 
    milyonlarla kırmızı yürek yanıyor! 

    Sen de çıkar 
    göğsünün kafesinden yüreğini; 
    şu güneşten 
    düşen 
    ateşe fırlat; 
    yüreğini yüreklerimizin yanına at! 

    Akın var 
    güneşe akın! 
    Güneşi zaaptedeceğiz 
    güneşin zaptı yakın! 

    Biz topraktan, ateşten, sudan, demirden doğduk! 
    Güneşi emziriyor çocuklarımıza karımız, 
    toprak kokuyor bakır sakallarımız! 
    Neş'emiz sıcak! 
    kan kadar sıcak, 
    delikanlıların rüyalarında yanan 
    o «an» 
    kadar sıcak! 
    Merdivenlerimizin çengelini yıldızlara asarak, 
    ölülerimizin başlarına basarak 
    yükseliyoruz 
    güneşe doğru! 

    Ölenler 
    döğüşerek öldüler; 
    güneşe gömüldüler. 
    Vaktimiz yok onların matemini tutmaya! 

    Akın var 
    güneşe akın! 
    Güneşi zaaaptedeceğiz 
    güneşin zaptı yakın! 

    Üzümleri kan damlalı kırmızı bağlar tütüyor! 
    Kalın tuğla bacalar 
    kıvranarak 
    ötüyor! 
    Haykırdı en önde giden, 
    emreden! 
    Bu ses! 
    Bu sesin kuvveti, 
    bu kuvvet 
    yaralı aç kurtların gözlerine perde 
    vuran, 
    onları oldukları yerde 
    durduran 
    kuvvet! 
    Emret ki ölelim 
    emret! 
    Güneşi içiyoruz sesinde! 
    Coşuyoruz, 
    coşuyor!.. 
    Yangınlı ufukların dumanlı perdesinde 
    mızrakları göğü yırtan atlılar koşuyor! 

    Akın var 
    güneşe akın! 
    Güneşi zaaaaptedeceğiz 
    güneşin zaptı yakın! 

    Toprak bakır 
    gök bakır. 
    Haykır güneşi içenlerin türküsünü, 
    Hay-kır 
    Haykıralım!"
    Nazım Hikmet
    7 0 ...
  • fevkalade trajik bir olaydan dolayı ortaya çıkan yunan dansı.
    zalongo halayıve ölüm halayı olarak da bilinir.
    zalongo dansı

    o kadar dokunaklı, o kadar acıklı bir halaydır ki bu, yürek dayanmaz.

    halay ağır bir havada cereyan eder, 8-10 ya da daha fazla kadın -ki esasen toplam 53 kadınla yapılmış bir halaydır- el ele tutuşur ve halay çekerler.

    izleyelim;
    https://streamable.com/dvfp7

    yukarıdaki videoda da gördüğünüz üzre halayın her turunda önce çocuklar olmak üzre her turda bir kişi halaydan ayrılıyor ve ıstavroz çıkararak sahneden atlıyor...
    bir dini ritüel gibi...

    işte halayda tasvir edilen konu da bu.
    1803 yılında zalongo dağlarında yaşanan acıklı bir olay...

    aralık 1803'te tepedelenli ali paşa komutasındaki osmanlı kuvvetleri epir'deki souli'yi kuşattılar ve buradaki isyancıları yenerek dağıttılar.
    "souliotes" adı verilen yunan isyancılar bölgeyi tahliye etmeye başladılar.

    bu tahliye sırasında bir grup kadın ve çocuk epir dağlarında osmanlı kuvvetleri tarafından çembere alındı. kaçabilmeleri imkansızdı.
    işte bu çemberde kadınlar yakalanıp köleleştirilmemek için önce çocuklarını, sonra da kendilerini dik bir uçurumdan atarak intihar etmeyi seçtiler.
    efsaneye göre de bunu yaparlarken de birbirlerine cesaret vermek için şarkı söyleyip el ele tutuştular. işte bu efsaneden zalongo dansı, zalongo halayı doğmuştur...

    zalongo halayında bu trajedi tasvir edilir.
    https://streamable.com/zgigh

    zalongo dağlarında yaşanan bu trajedi bir efsane haline dönüşmüş ve günümüze kadar gelmiştir.
    zalongo'da yaşananları dünya çapında üne kavuşturan ilk adım fransız ressam ary scheffer'in yapmış olduğu tablolardır.
    bu tablolardan biri; "les femmes souliotes";
    zalongo dansı

    bu trajediyi anlatan bir başka ünlü tablo da claude pinet'in zalongo dansı tablosudur.
    zalongo dansı

    şimdi ben bütün bunları neden anlattım?
    yunanlar bu zalongo hadisesinden ötürü türklere nefret duyarlar, oysa ki bu felakete sebep olan türkler değildir.
    türkler hiçbir zaman, masuma, aman dileyene, kadına, çocuğa acımasızlık yapmaz, eziyet etmez, katletmez...

    zalongo olayının sorumlusu da türkler değil, devşirmelerdir.
    buradaki hadisede yunan kadınların kendilerini kurban etmesine sebep olan kişi bir arnavut devşirmesi olan tepedelenli ali paşa'dır.
    zalongo dansı

    yunan kadınlar zalongo'da ne yaşadılarsa, aynı şeyleri anadolu'daki türkmenler de yaşamış, devşirmeler tarafından katledilmişlerdir.

    hatta bizim folklorümüzde de bu devşirmelerin katliamları üzerine deyişler, türküler vardır.

    buna en güzel örneklerden biri grup orhun'un "celaliler" türküsüdür.

    --- spoiler ---
    celaliler saldırır devşirmeler üstüne
    türkler başa türk ister istanbul’un kastı ne ?
    devşirmeler milleti kuyulara tıktılar.
    feryat figan içinde acımadan yaktılar.
    --- spoiler ---

    daha eski çağlarda zalongo'nun bir benzeri de yine anadolu'da yaşanmıştır.
    türkiye'nin güneybatısında antik çağda kurulan likya uygarlığı'nın en önemli şehri olan xanthos'un kadınları ve çocukları da düşmanın eline geçmektense kendilerini öldürmeyi seçmişlerdir.
    (bkz: xanthos/#40336367)

    yunanistan'da bugün zalongo anıtı varsa, türkiye'de de xanthos'ta, yazılı pilye dediğimiz anıt vardır.
    zalongo dansı

    xanthos halkının yaşadığı trajedi, işte bu yazılı pilye anıtına nakşedilmiştir.

    --- spoiler ---
    evlerimizi mezar yaptık mezarlarımızı ev,
    yıkıldı evlerimiz, yağmalandı mezarlarımız,
    dağların doruğuna çıktık, toprağın altına girdik,
    suları altında kaldık,
    gelip buldular bizi, yakıp yıktılar,
    biz ki analarımızın, kadınlarımızın,
    ve ölülerimizin uğruna toplu ölümleri yeğleyen,
    bu toprağın insanları
    bir ateş bıraktık geride,
    hiç sönmeyen ve sönmeyecek olan...
    --- spoiler ---

    şeklinde yazmaktadır bu trajedi anıtının üzerinde...

    üzerinden 200 yıldan fazla bir süre geçmiş olan bu zalongo trajedisi'nin hatırasını yaşatmak için bugün kassope'deki zalongo dağı'nda, yaşanan trajediyi yansıtan bir anıt yükselmektedir.
    zalongo dansı
    zalongo dansı

    zalongo anıtı tanıtım videosu;
    https://streamable.com/egxg6

    son olarak ek; (bkz: yunan folklorü/#42367670)

    #tarih
    7 0 ...