bugün
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı21
- claudian clouds33
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri23
- okan buruk8
- özürlü diyerek hakaret ettiğini sanmak4
- true'nun engelli olması4
- seri eksicinin iq düzeyi4
- true'nun idrak yolları enfeksiyonu sorunu4
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- seri eksiciyi köçek gibi oynatmak3
- meriç dükalığı8
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- gözünde büyüttüğün insanın çok da şey olmaması4
- tai lung12
- galatasaray trabzonspor kardeşliğinin bozulması2
- habire124
- islamda namaz yoktur30
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız2
- okan çık hesap ver4
- rakı arasında çay içmek2
- galatasaray10
- sevdiğiniz yazarlar8
- galatasaray rezil oldu2
- muhammed salah'ın galatasaray'a döşediği boru2
- kadir inanır'ın mirası4
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği3
- özürlü yazarlara yardım kampanyası2
- fusya semsiyeli yabanci22
- sözlük kızlarının kekleri24
- okan buruk 102 puanı nasıl topladı sorunsalı2
- uğurcan çakır2
- hadi birbirinize sarılın2
- arkadaşlar bana engel olun2
- habire12 istenmiyorsun algısı2
- insanları birbirine düşürmek4
- trabzonspor5
- etli biber dolması5
- dualarımız bu akşam trabzonspor ile3
- sözlüğün ölü gibi olması5
- hoşlanılan kızın gel beni bubamdan iste demesi3
- kıçını yırtsan sonu tabut3
- bana onu sormayin8
- beşiktaş'ın amedspor'a döşeyeceği boru2
- ölmek2
- kim koyarsa koysun gs'ye koyandan allah razı olsun2
- şemsiyeli benim3
- kürdistan10
- azerice bir not bırak2
- şemsiyeli lavuk5
genelde insanın doğayla mücadelesini anlatan filmlerdir. bir çoğunun gerçek hikayelerden esinlenildiği söylenir. bu tarz filmler bünyede, zaman zaman çekip gitme isteği, "ulan şu binaların arasında sıkışıp kalmaya 'yaşamak' diyoruz." düşünceleri ve çeşitli hayaller uyandırabilir. fakat bizim into the wild'tan önce de hayallerimiz vardı. into the wild filminin başındaki şiiri de buraya ekleyip listeye geçelim.
(yeni filmler izledikçe eklemeler yaparım.)
yolu olmayan ormanlarda mutluluk vardır.
yalnız yürünen deniz kıyısında sevinç.
topluluklar vardır kimsenin zorla girmediği derin denizlerde
ve sesinde de müzik.
insanları daha az seviyorum diyemem,
ama doğayı daha fazla..
lord byron
into the wild (özgürlük yolu) (2007)
üniversiteden yeni mezun olan christopher mccandless, sahip olduğu her şeyden vazgeçerek alaska'da vahşi doğada tek başına yaşamaya çalışır.
into the white (beyazlar içinde) (2012)
2. dünya savaşı sırasında, düşürülen alman ve ingiliz uçaklarından sağ kurtulan askerler küçük ve boş bir avcı barınağına sığınır. hayatta kalabilmek soğukla ve açlıkla mücadele etmek durumundadırlar.
nordwand (kuzey yamacı) (2008)
1936'da toni kurz, andreas hinterstoisser eiger'in kuzey duvarına tırmanmak için yola çıkarlar. seçtikleri güzergahı kullanmak isteyen avusturyalı diğer iki dağcı da toni ve andreas'ın peşine takılırlar ve ayak bağı olurlar. biraz sonra avusturyalılardan biri yaralanır.
touching the void (boşluğa dokunmak) (2003)
peru'da daha önce çıkılması sayısız başarısızlıklarla sonuçlanan, ölümcül derecede dik bir zirve olan siula grande'ye tırmanmayı amaç edinmiş iki dağcı arkadaşın öyküsü.
127 hours (127 saat) (2010)
hiç kimseye haber vermeden doğada vakit geçirmeye giden aron ralston adlı dağcı bir kaza geçirir ve kolu kayanın arasına sıkışıp kalır.
shal (ihtiyar adam) (2012)
sürüsündeki on bir koyunun her birine ünlü bir futbolcunun ismini veren, futbola düşkün ihtiyar kassym, kazak steplerine erken bastıran bir kış günü hava henüz güzelken sürüsünü otlatmaya götürür ve havanın birden kötüleşmesi nedeniyle aslında avucunun içi gibi bildiği topraklarda kaybolur.
tracks (çöldeki izler) (2013)
robyn davidson, dört deve ve bir köpekle, avustralya çölünü alice springs'ten başlayıp hint okyanusuna kadar 3200 km yürüyerek geçmeyi planladığı bir yolculuğa çıkar.
la guerre du feu (ateş savaşı) (1981) (quest for fire)
tarihöncesi çağlara, günümüzden seksen bin yıl geriye gidiyoruz. ulam kabilesine ait mağara adamları için, başında nöbetçi dikip üzerinde titredikleri ateş, en değerli hazineleridir. doğa olayları sonucu nasıl olduğunu anlamadan buldukları ve nasıl yeniden yakacaklarını bilmedikleri ateş bir gün söner. aralarından üçünü; noah, amoukar ve gaw'ı, ateşi yeniden bulup getirmekle görevlendirirler.
walkabout (sonsuz çöl) (1971)
avustralya'nın ıssız çölllerinden birinde genç bir kız ve onun küçük erkek kardeşi mahzur kalır. hayatta kalma mücadeleleri sırasında karşılarına, gelenekleri gereği kabilesinden bir süreliğine uzaklaştırılarak tabiatın koynuna "yabana gönderilmiş" bir aborjin genç çıkar ve onlara yardım eder. filmin özgün adı da bu aborjin geleneğinden gelir.
all is lost (sona doğru) (2013)
hint okyanusu'nda tek başına seyahat etmekte olan bir adam, teknesinin denize düşen bir gemi konteynırına çarpması üzerine bilincini kaybeder. uyandığında bilinci yerinde değildir ve kazayı yavaş yavaş hatırlamaya başlar.
himalaya - l'enfance d'un chef (himalaya: bir şefin çocukluğu) (1999) (ing: himalaya)
eski şef tinle, yıl içinde çıkardıkları kaya tuzunu satmaya giden kervanın geri dönüşünde oğlunun öldüğünü öğrenir. bu ölümden oğlunun en yakın arkadaşı karma'yı suçlar. tinle'ye göre karma şef olmak için oğluna tuzak kurmuştur. kabile ileri gelenlerinin karma'yı yeni şef ilan etmek istemelerine rağmen tinle bunu kabul etmez. eski yaşlı şef tüm lama'ların karşı çıkmalarına rağmen kervana şeflik edecek bu arada torununu da yeni şef olması için yetiştirecektir.
seven years in tibet (tibet'te yedi yıl) (1997)
1939 sonbaharında heinrich harrer adlı avusturyalı ünlü dağcı ve arkadaşı peter aufschnaiter, himalayalar'ın en yüksek tepelerinden biri olan nanga parbat'a tırmanmak için yola çıkarlar. bu yolculuktan önce tek amacı şan şöhret edinmek olan harrer, bencil, kendinden başka bir şeyi umursamayan bir adamdır. himayalar'da yaptığı bu yolculuk onun hayatını, duygusal yapısını tümüyle değiştirir.
siberia, monamour (sibirya, monamur) (2011)
sibirya'da, tayga'nın ıssız köyünde yaşlı bir adam olan ivan ile onun yedi yaşındaki erkek torunu leshia yaşamaktadır. bir gün yaşlı adam, leshia'yı kör bir kuyuda bulur ama onu çıkarmak için başarısız olur. yaşlı adam amansızca yardım arar. leshia beklediği ve bir gün geleceğine inandığı babası gibi dedesinin de geleceğine inanmaktadır.
mongol (cengiz han) (2007)
genç temuçin savaşarak esaretten kurtulur ve dünyanın yarısını ele geçiren uçsuz bucaksız moğol imparatorluğunun kurucusu olan cengiz han ünvanına sahip olur.
cast away (yeni hayat) (2000)
chuck noland, kişisel ve iş yaşamını saatin akışına göre kurmuş bir sistem mühendisidir. chuck'ın son derece titizlikle yürüttüğü bu dakik düzen beklenmedik bir uçak kazası sonunda ansızın kesintiye uğrar. büyük okyanus'taki ıssız bir bölgede bulunan küçük bir adaya sağ olarak çıkmayı başaran chuck burada tek başına ilginç bir yaşam mücadelesi vermeye başlar.
the grey (gri kurt) (2011)
alaska'da petrol sondajında çalışmak için görevlendirilen bir ekip, uçaklarının düşmesi sonucu bölgenin vahşi ve ıssız bir alanında mahsur kalırlar. grubun başı olan jhon ottway, ekibin vahşi doğada aç kurtlara karşı hayatta kalabilmesi için elinden geleni yapmak zorundadır.
the snow walker (karda yürüyenler) (2003)
pilot olan charlie, kutba bir şeyler taşımaktadır. yere indiğinde kendisini orada hali hazırda ikamet eden ufak bir eskimo ailesi karşılar. ondan hasta olan yirmi yaşında bir kızı, şehre götürüp tedavi ettirmesini isterler. havalandıktan bir süre sonra uçak düşer ve böylece hayatta kalma mücadelesi başlamış olur.
ao, le dernier néandertal (2010)
dünyada kalan son neandertal olan ao, hayatta kalabilmek için homo sapienslerle mücadale etmek zorunda kalır.
alive (yaşamak için) (1993)
13 ekim 1972 günü öğleden sonra içinde uruguaylı bir rugby takımının oyuncuları bulunan uçak and dağlarına çakılır. bu çarpışma esnasında yolcuların bir kısmı ölür ama çoğunluğu da sağ olarak kurtulur. bir süre sonra radyodan arama çalışmalarına son verildiğini duyarlar.
the way back (özgürlük yolu) (2010)
1940 yılında sovyet rusyaya bağlı sibirya çalışma kampından bir grup esir özgürlükleri için kaçar. 6000 km yürüyerek gobi çölü'nü, himalayalar'ı aşıp tibet üzerinden hindistana ulaşırlar.
survivre avec les loups (yaşam savaşı) (2007)
2. dünya savaşı yılları brüksel, 1941.. nazi gestapoların yakalayıp sürgün ettikleri yahudi ailenin, küçük kızı mashi defonseca'nın anne ve babası sürgün edilmeden önce, belçikalı bir aile ile kızlarının saklanıp korunması ve bakımı için anlaşmıştır. bir süre sonra yakalanma korkusu ile mashi ailenin yanından kaçar ve ailesini bulmak için belçika'dan ukranya'ya kadar tüm avrupa'yı yürüyerek geçeceği insanın kanını donduran tehlikelerle dolu dört yıl süren yolculuğuna başlar.
(yeni filmler izledikçe eklemeler yaparım.)
yolu olmayan ormanlarda mutluluk vardır.
yalnız yürünen deniz kıyısında sevinç.
topluluklar vardır kimsenin zorla girmediği derin denizlerde
ve sesinde de müzik.
insanları daha az seviyorum diyemem,
ama doğayı daha fazla..
lord byron
into the wild (özgürlük yolu) (2007)
üniversiteden yeni mezun olan christopher mccandless, sahip olduğu her şeyden vazgeçerek alaska'da vahşi doğada tek başına yaşamaya çalışır.
into the white (beyazlar içinde) (2012)
2. dünya savaşı sırasında, düşürülen alman ve ingiliz uçaklarından sağ kurtulan askerler küçük ve boş bir avcı barınağına sığınır. hayatta kalabilmek soğukla ve açlıkla mücadele etmek durumundadırlar.
nordwand (kuzey yamacı) (2008)
1936'da toni kurz, andreas hinterstoisser eiger'in kuzey duvarına tırmanmak için yola çıkarlar. seçtikleri güzergahı kullanmak isteyen avusturyalı diğer iki dağcı da toni ve andreas'ın peşine takılırlar ve ayak bağı olurlar. biraz sonra avusturyalılardan biri yaralanır.
touching the void (boşluğa dokunmak) (2003)
peru'da daha önce çıkılması sayısız başarısızlıklarla sonuçlanan, ölümcül derecede dik bir zirve olan siula grande'ye tırmanmayı amaç edinmiş iki dağcı arkadaşın öyküsü.
127 hours (127 saat) (2010)
hiç kimseye haber vermeden doğada vakit geçirmeye giden aron ralston adlı dağcı bir kaza geçirir ve kolu kayanın arasına sıkışıp kalır.
shal (ihtiyar adam) (2012)
sürüsündeki on bir koyunun her birine ünlü bir futbolcunun ismini veren, futbola düşkün ihtiyar kassym, kazak steplerine erken bastıran bir kış günü hava henüz güzelken sürüsünü otlatmaya götürür ve havanın birden kötüleşmesi nedeniyle aslında avucunun içi gibi bildiği topraklarda kaybolur.
tracks (çöldeki izler) (2013)
robyn davidson, dört deve ve bir köpekle, avustralya çölünü alice springs'ten başlayıp hint okyanusuna kadar 3200 km yürüyerek geçmeyi planladığı bir yolculuğa çıkar.
la guerre du feu (ateş savaşı) (1981) (quest for fire)
tarihöncesi çağlara, günümüzden seksen bin yıl geriye gidiyoruz. ulam kabilesine ait mağara adamları için, başında nöbetçi dikip üzerinde titredikleri ateş, en değerli hazineleridir. doğa olayları sonucu nasıl olduğunu anlamadan buldukları ve nasıl yeniden yakacaklarını bilmedikleri ateş bir gün söner. aralarından üçünü; noah, amoukar ve gaw'ı, ateşi yeniden bulup getirmekle görevlendirirler.
walkabout (sonsuz çöl) (1971)
avustralya'nın ıssız çölllerinden birinde genç bir kız ve onun küçük erkek kardeşi mahzur kalır. hayatta kalma mücadeleleri sırasında karşılarına, gelenekleri gereği kabilesinden bir süreliğine uzaklaştırılarak tabiatın koynuna "yabana gönderilmiş" bir aborjin genç çıkar ve onlara yardım eder. filmin özgün adı da bu aborjin geleneğinden gelir.
all is lost (sona doğru) (2013)
hint okyanusu'nda tek başına seyahat etmekte olan bir adam, teknesinin denize düşen bir gemi konteynırına çarpması üzerine bilincini kaybeder. uyandığında bilinci yerinde değildir ve kazayı yavaş yavaş hatırlamaya başlar.
himalaya - l'enfance d'un chef (himalaya: bir şefin çocukluğu) (1999) (ing: himalaya)
eski şef tinle, yıl içinde çıkardıkları kaya tuzunu satmaya giden kervanın geri dönüşünde oğlunun öldüğünü öğrenir. bu ölümden oğlunun en yakın arkadaşı karma'yı suçlar. tinle'ye göre karma şef olmak için oğluna tuzak kurmuştur. kabile ileri gelenlerinin karma'yı yeni şef ilan etmek istemelerine rağmen tinle bunu kabul etmez. eski yaşlı şef tüm lama'ların karşı çıkmalarına rağmen kervana şeflik edecek bu arada torununu da yeni şef olması için yetiştirecektir.
seven years in tibet (tibet'te yedi yıl) (1997)
1939 sonbaharında heinrich harrer adlı avusturyalı ünlü dağcı ve arkadaşı peter aufschnaiter, himalayalar'ın en yüksek tepelerinden biri olan nanga parbat'a tırmanmak için yola çıkarlar. bu yolculuktan önce tek amacı şan şöhret edinmek olan harrer, bencil, kendinden başka bir şeyi umursamayan bir adamdır. himayalar'da yaptığı bu yolculuk onun hayatını, duygusal yapısını tümüyle değiştirir.
siberia, monamour (sibirya, monamur) (2011)
sibirya'da, tayga'nın ıssız köyünde yaşlı bir adam olan ivan ile onun yedi yaşındaki erkek torunu leshia yaşamaktadır. bir gün yaşlı adam, leshia'yı kör bir kuyuda bulur ama onu çıkarmak için başarısız olur. yaşlı adam amansızca yardım arar. leshia beklediği ve bir gün geleceğine inandığı babası gibi dedesinin de geleceğine inanmaktadır.
mongol (cengiz han) (2007)
genç temuçin savaşarak esaretten kurtulur ve dünyanın yarısını ele geçiren uçsuz bucaksız moğol imparatorluğunun kurucusu olan cengiz han ünvanına sahip olur.
cast away (yeni hayat) (2000)
chuck noland, kişisel ve iş yaşamını saatin akışına göre kurmuş bir sistem mühendisidir. chuck'ın son derece titizlikle yürüttüğü bu dakik düzen beklenmedik bir uçak kazası sonunda ansızın kesintiye uğrar. büyük okyanus'taki ıssız bir bölgede bulunan küçük bir adaya sağ olarak çıkmayı başaran chuck burada tek başına ilginç bir yaşam mücadelesi vermeye başlar.
the grey (gri kurt) (2011)
alaska'da petrol sondajında çalışmak için görevlendirilen bir ekip, uçaklarının düşmesi sonucu bölgenin vahşi ve ıssız bir alanında mahsur kalırlar. grubun başı olan jhon ottway, ekibin vahşi doğada aç kurtlara karşı hayatta kalabilmesi için elinden geleni yapmak zorundadır.
the snow walker (karda yürüyenler) (2003)
pilot olan charlie, kutba bir şeyler taşımaktadır. yere indiğinde kendisini orada hali hazırda ikamet eden ufak bir eskimo ailesi karşılar. ondan hasta olan yirmi yaşında bir kızı, şehre götürüp tedavi ettirmesini isterler. havalandıktan bir süre sonra uçak düşer ve böylece hayatta kalma mücadelesi başlamış olur.
ao, le dernier néandertal (2010)
dünyada kalan son neandertal olan ao, hayatta kalabilmek için homo sapienslerle mücadale etmek zorunda kalır.
alive (yaşamak için) (1993)
13 ekim 1972 günü öğleden sonra içinde uruguaylı bir rugby takımının oyuncuları bulunan uçak and dağlarına çakılır. bu çarpışma esnasında yolcuların bir kısmı ölür ama çoğunluğu da sağ olarak kurtulur. bir süre sonra radyodan arama çalışmalarına son verildiğini duyarlar.
the way back (özgürlük yolu) (2010)
1940 yılında sovyet rusyaya bağlı sibirya çalışma kampından bir grup esir özgürlükleri için kaçar. 6000 km yürüyerek gobi çölü'nü, himalayalar'ı aşıp tibet üzerinden hindistana ulaşırlar.
survivre avec les loups (yaşam savaşı) (2007)
2. dünya savaşı yılları brüksel, 1941.. nazi gestapoların yakalayıp sürgün ettikleri yahudi ailenin, küçük kızı mashi defonseca'nın anne ve babası sürgün edilmeden önce, belçikalı bir aile ile kızlarının saklanıp korunması ve bakımı için anlaşmıştır. bir süre sonra yakalanma korkusu ile mashi ailenin yanından kaçar ve ailesini bulmak için belçika'dan ukranya'ya kadar tüm avrupa'yı yürüyerek geçeceği insanın kanını donduran tehlikelerle dolu dört yıl süren yolculuğuna başlar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar