bugün

sevdiği entry'ler

kitap alıntıları

Her şey yok olsun diye. dünyada hiçbir şey kalmasın, oh ne iyi olur! Biliyor musunuz alyoşa
Bazen içimden alabildiğine kötü, pis şeyler yapmak gelir. Bunu uzun bir süre kimseye sezdirmeden yapacağım. Sonra birdenbire patlak verecek...
Hepsi beni sarıp parmaklarıyla gösterecekler, bende karşılarına geçip bakacağım. Ne hoş şey!
Niçin bu kadar zevkli bu Alyoşa?
Karamazov kardeşler - dostoyevski

yorgun mermi

Şeytan diyor otobüste otur önündeki koltuğa.
Yasla koltuğu tam geriye.
Saatlerce huzursuz seyahat etsin.

yorgun mermi

bu erkekti, ne zaman kadın oldu lan?

sözlük yazarlarının aldığı iltifatlar

iltifat aldığım zaman utanıyorum ben. Buraya yazarken de utandım, göt kalkıklığı gibi geldi o yüzden yazmıyorum. Bak şimdi de iltifat aldığımı anlatmak istemişim gibi bi eziklik hissettim şu an. Amaaan boş işler be.

4 mayıs özgür özele saldırı

Tiyatro demek içi. G.tunu yirtanlarla dolmuş başlık. Tiyatronun hangi yaz icra edildiğini iyi biliyoruz la.

öğretmenleri çok seviyorum ne yapmalıyım

Tatil yapabilirsin...

öğretmenleri çok seviyorum ne yapmalıyım

Banyoda yıkayabilirsin.

Evet

roman okumanın faydaları

Çalgısız yaşayamaz ölerler çünkü.

incel

birilerinin kolayca erişebildiği şeye erişemedikleri için başkalarının kız çocuklarını parçalama hakkını kendinde gören lağım fareleridir.

Bu amına kodumun evlatlarının asıl problemi, hiçbir zaman gerçek bir bedel ödememiş olmaları. Bir takım sikimsonik dertlerini gadre uğramış gibi, hakları ellerinden alınmış gibi pazarlamaya çalışıyorlar.

Kadınlar bunları siklemiyormuş, bunlar da psikopat oluvereceklermiş. Ölmeyi göze alıyorlarmış da, yanlarında birilerini götüreceklermiş.

Bunların Yanlış anladıkları tek şey, toplumsal dinamikler değil; bunlar, muhatap olabilecekleri gerçek şiddetin boyutundan bihaberler.

Hani kendilerine dikkat çekmeye çalışıyorlar ya, güya am alacaklarını temin edecekler ya böylelikle, o dikkat onlara yönelirse gerçek acının ruhsal mı yoksa fiziksel mi olduğunu çok net şekilde anlarlar.

Bu işler, bilgisayar başında tehdit savurmaya benzemez, elalemin savunmasız kız çocuklarına ‘erkeklik’ taslamaya hiç benzemez. Bunlar böyle deliye yatıp psikopati emarelerini taklit ediyorlar ya, hayatlarında psikopat görmemişler.

istedikleri dikkate mazhar olurlarsa ve işler rayından bir çıkarsa, analarının amına geri girmek için hatim indirecek raddeye gelir, bu sözüm ona deccalin çocukları.

Hasılı, sikmişim onların dertlerini.

kızın kafasını kesip intihar eden genç

Hiçbir şey değişmedi ve değişmeyecek.
Bu ülke özgecan aslan'ın cinayetindenden sonra da çalkalandı günlerce unutuldu malesef sonra ve ben ertesi sene Üniversite'de bindiğim takside şoför tarafından az daha kaçırılıp taciz edilecekken arkadaşımla adamın kafasına defalarca vura vura zar zor inip polise gittiğimde bana "kanıtın var mı?" Denmişti.
Ama geldiğimiz noktada çok şükür hayattayım diye düşünüyorum çünkü şu anla kıyaslayınca bambaşka şeyler de olabilirdi o gece.
Aynı şekilde o sene başka bir arkadaşım da tacize uğradığında da aynı cevabı almıştı.
Değişen tek şey senedeki rakamlar oldu. Aynı şeyler defalarca yaşandı bana inanmazlar korkusuyla kaç taciz saklandı.
Kendime gelemiyorum kızımı düşünüyorum. Şimdi böyleyse 15 sene sonra ne olacak?
Ben kızımı nasıl koruyacağım? Aklımı kaybetmek üzereyim.
Gencecik kızlar ikisi de dünyalar güzeli nasıl olabilir bu nasıl aklım almıyor. Ben mi fazla safım yoksa insanlar mı şeytanlaştı bilmiyorum.
Çok, çok üzgünüm. Allah geride kalanlara sabır versin...

erkeklerin kadınlara güvenlik borcu olması

Puhahaha

Artık erkek ve güvenlik kelimelerinin yan yana gelmesi bile ürkünç bir şakadan fazlası değil, güvensiz hissettirmeyin yeter.

araç kullanan maymun

Eski sevgilimehehehe.

havyar denilen şeyin tadını bilmemek

Havyar havyar hayat benim kime ne...

beni yetkili yaparsanız sözlükte abaza kalmayacak

(bkz: beyin işlemlerini başlatın)

melike şahin

Canlı performans videolarına denk geldiğimde bu kadına hayran oluyorum.

Sahneyi harika kullanıyor.

Jest ve mimikleri de hiç yapmacık değil.

akıl sağlığını koruma derneği

Açıyorum arkadaşlar, hem para falan aklarız...

yazarların en kötü özelliği

insanların gülen yüzüne çabuk kanıyorum. Geçen yıl sorun yaşadığım bir arkadaşım vardı. Bu sene bir şey olmamış gibi her gün konuşuyoruz çay içiyoruz vs.
Dün yaşlı bir teyze dağdan nane,kekik, sumak, reyhan toplamış paketlemisler onları satıyor. Teyze kendine çaydanlık alacakmış. Bende sandım ki kadın ihtiyaç şahidi hani destek olayım diye bir kaç paket sipariş verdim. Akşam aldım paketleri neyse kadın arkamdan ne dese beğenirsiniz arkadaşına "annem bana nasıl kızdı niye en son bana haber veriyorsun diye sumak istiyormus en son sumağı da sütlüye verdim" sanki zorla almış gibi hissettim. insanların dedikleriyle yaptıkları birbirlerini tutmuyor ve ben bu ikiyüzlülüğe bir türlü alışamadım.

en hazin edebiyatçı ölümleri

Orhan Veli ceketsiz öldü.
Bi de Ömer Seyfettin şeker komasından ölmüş ama Ömer Seyfettin olduğunu bilmediklerinden kimsesiz diye kadavra yapmışlar.

sözlüğün kezban karılarla dolması

--spoiler--
hiç de görmedik edebiyat sanat felsefeyle ilgili dişe dokunur bir yazını. sen ahkam kes de tadına bakarız bi. yemeyiz mi dedik teessüf ederim.
--spoiler--

Yakala azizim.

(bkz: https://www.uludagsozluk.com/e/47176162/)

albay kemal

ne zaman bir kadına aşık olduğumu düşünsem aklıma ilk sigara içişim geliyor. ikisi de plansızdı, alışkanlıklarımdan vazgeçmek anlamına geliyordu, benim için zararlıydı, bunların hayatımda bir yeri olduğunu düşünmüyordum... ilk nefes de ilk öpücük gibi baş döndürücü, gevşetici ve mutlu edici üstelik. benziyorlardı ama sonra yavaşlamaya, mutsuzluğa ve ölmeye gidiyordu yol.

siktir edin bunu şimdi. amacım yazmak değil... hırsızlık yapmak ya da masum birini öldürmek daha meşru geliyor bu öğlen vakti. kısa bir süre önce en fazla birilerinin göt kılı olabileğimizi öğrendim. bir bardak çaya 3 lira verebilen, sinemada filmin başlamasını beklerken reklam izletilebilen insanlarız biz. bizim için isyan ya da umut ancak bir aldatmacadan ibarettir.

dediğim gibi yazmak artık yapabildiğim bir şey değil. uğruna yazabilecek çok şey bulamıyorum uzun zamandır. bulduğum nedenleri de berbat etmek, yerin dibine sokmak ya da değersizleştirmek gibi bir yeteneğim var, daha önce de bahsetmiştim. hal böyleyken yazmak kısır ve sıradanlaşıyor, en azından benim için. ben bir yazar değilim, özellikle de yazmak zorunda iken yazmayı hiç beceremem.

bir sabah erkenden bir kadın sesiyle uyandırılmayı özlemişim. bugün fark ettim... daha doğrusu bunun ne kadar önemli olduğunu onu da kaybedince anladım. kaybetmeyi kabullendiğimden beri böyle detaylara takılmamaya alışmıştım. ama dün geceki gidiş... tanrım... lanet bir beyin travması gibiydi. babanın kalp krizi geçirmesi kadar çaresiz bırakıyor üstelik. ve söyleyecek çok lafımın da olmadığını fark ettim. ne diyebilirdim ki? bunu atlatsak yarın yine güzel bir anda, özel bir konuşmanın ortasında tüm bu birikmiş detayları sömürecektim. kaybetmek kötü bir alışkanlık, kabullenmek ise iğrenç bir his. bunlara alıştıktan sonra da berbat bir adama dönüşüyorsun... dediğim gibi yazılacak bir şey de kalmadı zaten.
© copyright 2005 - 2026