bugün
- bir kadına verilecek en güzel çiçek8
- bir kadına iltifat etme sanatı5
- bakire kadını gözünden tanımak6
- yazarların mezun olduğu okullar14
- milliyetçi olacakken faşist olmak4
- sonsuza dek uyumak istiyorum4
- vurdurmuş erkek nasıl anlaşılır14
- arjantin mısır maçı13
- sevgiliyle köpeköldüren içmek3
- yıldızlar tutuşabilir3
- aleyna tilki nin ayakları2
- tanrı mı bizi yarattı tanrıyı mı biz yarattık10
- ismet türkiyeye neyle geliyor sorunsalı7
- sözlüğün en muhteşem yazarlarının fotoğrafları13
- ankara da nato zirvesi12
- erling braut haaland9
- 7 temmuz 2026 arjantin mısır maçı11
- ctrlx'in ayakları11
- sözlüğünü başka sözlükle aldatan hain yazar6
- borsadan anlayan kadının olmaması2
- yaşlılık zor2
- adana sokak lezzetleri5
- batman3
- donumu satsam ödeyemem3
- trump erdogan gorusmesi caatsa kalkiyor3
- avm otoparkında uygunsuz çifte bağıran kadın18
- erdoğan'ın trump'ın sözlerini tasdikleyen tepkisi2
- donald trump'ın anıtkabir'i ziyaret etmemesi12
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- w1242
- rafadan yumurta kaç dk olmalı13
- 23 yaş7
- gece araba sürerken dinlenecek şarkılar3
- yazarların sahip olmak istedikleri süper güçler4
- spcx2
- tek başına5
- ısim soyisimle nick alanlar2
- messi uzaylı abi5
- 7 temmuz 2026 messi balonunun patlaması4
- yenilenebilir enerji3
- sözlüğün en güzel 3 kadın yazarı24
- üst düzey yönetici olabilmek için gerekenler9
- maç izlerken kendini yatak odasında bulmak2
- yıldırım bayezid3
- aylık 342 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- sözlük yazarlarına tavsiye2
- balık burcu bir sözlük kızıyla evlenebilirim16
- herzevekil2
- trump'ı e30'a bindirip sincana götürmek2
- 2026 dünya kupası26
ne zaman bir kadına aşık olduğumu düşünsem aklıma ilk sigara içişim geliyor. ikisi de plansızdı, alışkanlıklarımdan vazgeçmek anlamına geliyordu, benim için zararlıydı, bunların hayatımda bir yeri olduğunu düşünmüyordum... ilk nefes de ilk öpücük gibi baş döndürücü, gevşetici ve mutlu edici üstelik. benziyorlardı ama sonra yavaşlamaya, mutsuzluğa ve ölmeye gidiyordu yol.
siktir edin bunu şimdi. amacım yazmak değil... hırsızlık yapmak ya da masum birini öldürmek daha meşru geliyor bu öğlen vakti. kısa bir süre önce en fazla birilerinin göt kılı olabileğimizi öğrendim. bir bardak çaya 3 lira verebilen, sinemada filmin başlamasını beklerken reklam izletilebilen insanlarız biz. bizim için isyan ya da umut ancak bir aldatmacadan ibarettir.
dediğim gibi yazmak artık yapabildiğim bir şey değil. uğruna yazabilecek çok şey bulamıyorum uzun zamandır. bulduğum nedenleri de berbat etmek, yerin dibine sokmak ya da değersizleştirmek gibi bir yeteneğim var, daha önce de bahsetmiştim. hal böyleyken yazmak kısır ve sıradanlaşıyor, en azından benim için. ben bir yazar değilim, özellikle de yazmak zorunda iken yazmayı hiç beceremem.
bir sabah erkenden bir kadın sesiyle uyandırılmayı özlemişim. bugün fark ettim... daha doğrusu bunun ne kadar önemli olduğunu onu da kaybedince anladım. kaybetmeyi kabullendiğimden beri böyle detaylara takılmamaya alışmıştım. ama dün geceki gidiş... tanrım... lanet bir beyin travması gibiydi. babanın kalp krizi geçirmesi kadar çaresiz bırakıyor üstelik. ve söyleyecek çok lafımın da olmadığını fark ettim. ne diyebilirdim ki? bunu atlatsak yarın yine güzel bir anda, özel bir konuşmanın ortasında tüm bu birikmiş detayları sömürecektim. kaybetmek kötü bir alışkanlık, kabullenmek ise iğrenç bir his. bunlara alıştıktan sonra da berbat bir adama dönüşüyorsun... dediğim gibi yazılacak bir şey de kalmadı zaten.
siktir edin bunu şimdi. amacım yazmak değil... hırsızlık yapmak ya da masum birini öldürmek daha meşru geliyor bu öğlen vakti. kısa bir süre önce en fazla birilerinin göt kılı olabileğimizi öğrendim. bir bardak çaya 3 lira verebilen, sinemada filmin başlamasını beklerken reklam izletilebilen insanlarız biz. bizim için isyan ya da umut ancak bir aldatmacadan ibarettir.
dediğim gibi yazmak artık yapabildiğim bir şey değil. uğruna yazabilecek çok şey bulamıyorum uzun zamandır. bulduğum nedenleri de berbat etmek, yerin dibine sokmak ya da değersizleştirmek gibi bir yeteneğim var, daha önce de bahsetmiştim. hal böyleyken yazmak kısır ve sıradanlaşıyor, en azından benim için. ben bir yazar değilim, özellikle de yazmak zorunda iken yazmayı hiç beceremem.
bir sabah erkenden bir kadın sesiyle uyandırılmayı özlemişim. bugün fark ettim... daha doğrusu bunun ne kadar önemli olduğunu onu da kaybedince anladım. kaybetmeyi kabullendiğimden beri böyle detaylara takılmamaya alışmıştım. ama dün geceki gidiş... tanrım... lanet bir beyin travması gibiydi. babanın kalp krizi geçirmesi kadar çaresiz bırakıyor üstelik. ve söyleyecek çok lafımın da olmadığını fark ettim. ne diyebilirdim ki? bunu atlatsak yarın yine güzel bir anda, özel bir konuşmanın ortasında tüm bu birikmiş detayları sömürecektim. kaybetmek kötü bir alışkanlık, kabullenmek ise iğrenç bir his. bunlara alıştıktan sonra da berbat bir adama dönüşüyorsun... dediğim gibi yazılacak bir şey de kalmadı zaten.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar