bugün
- aslan8
- habire1275
- habire12 adamdır37
- izmirli kızların verici olması34
- mutsuzluğun en büyük nedeni12
- ben geldim naneler13
- sssilvermist22
- spaghetto2
- gece sokakta koşarak 31 çeken kolsuz cüce görmek3
- tas kafa traşlı hırt sorunu3
- iş bulamamak3
- japon denince akla gelenler3
- claudian clouds kadındır12
- cilgincapkin13
- insan kaynakları2
- yazarların almak istediği hediyeler4
- anın görüntüsü18
- messi'yi savunan adamla ahbaplık etmem5
- deccal'in sozluge gelmesi10
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması20
- kafa dağıtmalık şarkı önerileri5
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur16
- türkiye den ispanya'ya yangın uçağı desteği3
- küs insanları barıştırmak3
- gammazların tarafsız olması gerekliliği26
- ben senin yerinde olsam5
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları14
- hakkımda bilmeniz gerekenler34
- bir ay çaylak olmak4
- arkadaşlar sizce bu takım elbise güzel mi15
- sözlük kızları bizim neyimizdir sorunsalı11
- sözlükteki kavganın amacı5
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası19
- lionel messi6
- gece sokağa çıkıp auuuu diye bağırmak3
- arap gel oğlum5
- yarası olan gocudur5
- arkadaşlar bi bakar mısınız3
- nickten isim tahmini yapmak25
- en sevilen su markası3
- suca suruklenen cocuk7
- yorgun mermi13
- temmuz6
- sözlük erkeklerinin 1 90 dan kısa olmaması10
- burhaniye6
- mutlu ama uzak olsun3
- sözlüğün en güzel kızıyla çıkmak2
- abdülhamid kayıhan osmanoğlu5
- sabahın 4 ünde parkta bir bankta oturan küçük kız2
bir abimizin bir tünel de hayatını devam ettirebilmek için kullandığı cümle bence türk toplumunun çaya bakış açısını çok açık ve net bir şekilde açıklamıştır. o da şudur ki.
"bana ekmek, su, çay versinler burda yaşar giderim ne olacak."
"bana ekmek, su, çay versinler burda yaşar giderim ne olacak."
vedat özdemiroğlunun dediği gibi "çay sendir,yeşil çay sizdir."
Çay;kahvenin ezeli düşmanıdır, hep aralarında gizli savaş vardır, kahveye kırk yıl ödül verilmişken çaya hiçbir şekilde seçenek sunulmamıştır. Fazla olmasada çay severi olarak şunu diyebilirim ki bana bir bardak çay ikram eden benim 41 yıllık dostumdur.
Akşam yemeği bitmeye yakın masana gelmesi gereken içecek.
uzun, saatlerce süren kahvaltı sofralarının vazgeçilmezi.
bittikçe yenisi demlenir.
bittikçe yenisi demlenir.
ince belli bardakta, demli ve iki şekerli olanı makbuldür.
ya bir de çayı sütlü falan içenler var, neyin kafasını yaşıyorlar? çok merak ediyorum.
ya bir de çayı sütlü falan içenler var, neyin kafasını yaşıyorlar? çok merak ediyorum.
sabah kahvaltısında vazgeçilmez içecektir. şekersiz içildiğinde tadı daha güzel anlaşılır.
güzel demlendiği zaman rahatlıkla şekersiz içilebilen içki.
ağırlıkla rize'de yetişen yeşil bir bitkidir.
öğrenci mazotu.
sigara, simit ve çikolatanın keyfine kiyif katan, fakat tek başına içmesi de çok keyifli olan şeydir çay. alıp götürüverir yorgunluğunu. kahvaltıda akşam... ama fazlası zararlıdır. demir eksikliği yapar. kansızlık yapar.
çok sık içince ağzı tatlandıran içeçek.
her ortamın vazgeçilmez içeceğidir. hele birde kıtlama olursa.
sabahları sade bir neskafe'den sonra sürekli ve tüm gün içilen içecek.
yorgunluğu alma gibi bir özelliği olan içecek. harareti alıp almadığına halen kefil gelinememektedir.
o gün bir milyonuncu bardak da içilse, sanki hiç içilmemiş gibi hissettiren şeydir.
ancak alışkanlığı olan bilir.
ancak alışkanlığı olan bilir.
milli içeceğimizdir. günün her saatinde nefasetle içilebilir.
--spoiler--
Şevket: - Hiç ilgilenmedi benimle... Çay içmeye davet ettim, oraya da gelmedi.
Kedi: -E, çaydan.
Şevket: -Ne çayı, ne alakası var?
Kedi: - Çaydan, çaydan... Bu durumlarda kahve her zaman daha çok işe yarar. Bak, çayda kadınları rahatsız eden bir şey, böyle "yerel bir tını" var.
Şevket: -Yerel mi? Ne alâkası var. Çay yerel, kahve değil mi?
Kedi: - Bak,"Benimle kahve içer misin?" sorusu, bütün kadınlarda, hepsinde aynı rahatlatıcı çağrışımı yapar. Böyle beyaz, fincan, porselen, şık, mayhoş aroma kokusu, hele Latin ezgiler heheey nelerr nelerr... Ama çay... Çay böyle "başarısız erkek" gibi bir şey demek çay...
Şevket : -Bence artık Heidegger okuma, kafan iyice Naziler gibi çalışmaya başladı.
--spoiler--
(bkz: beş şehir)
Şevket: - Hiç ilgilenmedi benimle... Çay içmeye davet ettim, oraya da gelmedi.
Kedi: -E, çaydan.
Şevket: -Ne çayı, ne alakası var?
Kedi: - Çaydan, çaydan... Bu durumlarda kahve her zaman daha çok işe yarar. Bak, çayda kadınları rahatsız eden bir şey, böyle "yerel bir tını" var.
Şevket: -Yerel mi? Ne alâkası var. Çay yerel, kahve değil mi?
Kedi: - Bak,"Benimle kahve içer misin?" sorusu, bütün kadınlarda, hepsinde aynı rahatlatıcı çağrışımı yapar. Böyle beyaz, fincan, porselen, şık, mayhoş aroma kokusu, hele Latin ezgiler heheey nelerr nelerr... Ama çay... Çay böyle "başarısız erkek" gibi bir şey demek çay...
Şevket : -Bence artık Heidegger okuma, kafan iyice Naziler gibi çalışmaya başladı.
--spoiler--
(bkz: beş şehir)
içilebilecek en güzel şey. çaykur altınbaş veya çaykur 42 nolu tirebolu çayı ise demlediğiniz çay bir demlik çayı tek başınıza içebilirsiniz. o denli yani...
rize'de, trabzon'da üretilir erzurum'da özellikle de ispir'de tüketilir. çay yapması da içmesi de bir sanat ya da zanaattır. herkes ben iyi çay demliyorum dese de birçoğu bunu beceremez. şahşi görüşüm şudur ki kadınlar bunu erkekler gibi iyi yapamaz. kadınlar zannederki çay demlemek de yemek yapmak gibidir aslında kesinlikle öyle değildir. çay biraz daha farklıdır. her şey çayın otunda olduğu gibi suyundadır da.
damak tadından psikoloji tahlilleri yapmak büyük yanılgı. ama ne zaman kendimi savunmasız hissetsem bol şekerli içerim çayı ben.
şekersiz içenler de bana hep; güçlü-kuvvetli, baskın karakterli, ne istediğini bilen, ruhsal olarak dengede durmasını başaran insanlar gibi gelir.
biriyle buluştuğum zaman, karşımdaki güven vermezse bana; o vakit de şekersiz tercih ederim dolayısıyla. sert görünmek için.
ve bence dünyanın en kararsız, en saf insanları da çayı bir buçuk şekerli içenlerdir. elleriyle o şekeri kırmaya uğraşanlardır. dudaklarını şekere yaklaştırıp üfleyenlerdir. şekeri az ıslatıp parmaklarını yapış yapış edenlerdir. çok severim.
porselen fincanlarda ya da kupada çay içen biriyle fazla anlaşacağımı da düşünmem. uzak dururum ondan. abartılmış bir önyargı. kendimi sorgulamaya ve kendime "harbiden sorunlusun sen" dememe sebebiyet veren bir önyargı.
çay, yeterince arızalı tiplerle konuşur aslında. çok şey anlatır. kulağını kapayamazsın.
şekersiz içenler de bana hep; güçlü-kuvvetli, baskın karakterli, ne istediğini bilen, ruhsal olarak dengede durmasını başaran insanlar gibi gelir.
biriyle buluştuğum zaman, karşımdaki güven vermezse bana; o vakit de şekersiz tercih ederim dolayısıyla. sert görünmek için.
ve bence dünyanın en kararsız, en saf insanları da çayı bir buçuk şekerli içenlerdir. elleriyle o şekeri kırmaya uğraşanlardır. dudaklarını şekere yaklaştırıp üfleyenlerdir. şekeri az ıslatıp parmaklarını yapış yapış edenlerdir. çok severim.
porselen fincanlarda ya da kupada çay içen biriyle fazla anlaşacağımı da düşünmem. uzak dururum ondan. abartılmış bir önyargı. kendimi sorgulamaya ve kendime "harbiden sorunlusun sen" dememe sebebiyet veren bir önyargı.
çay, yeterince arızalı tiplerle konuşur aslında. çok şey anlatır. kulağını kapayamazsın.
şu hayatta çok az şeyin eksikliğini bana çay'ın eksikliği kadar koyuyor.
içmeyince ciddi anlamda başım ağrıyor.
bak yine sanırım yine sanırım çok canım çekti, kendimi entry'lere vurdum, en iyisi mutfağın yolunu tutmak sanırım sözlük..
içmeyince ciddi anlamda başım ağrıyor.
bak yine sanırım yine sanırım çok canım çekti, kendimi entry'lere vurdum, en iyisi mutfağın yolunu tutmak sanırım sözlük..
(bkz: çay hayattır)
mide ekşimesine sebep olan illet.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar