bugün
- online yazarlar neden yazmıyor7
- kih kih birader mokv falan hepsi aynı kişi6
- göbeği açık bırakıp göbek piercingi takmak6
- sözlüğü gerenler3
- öbür sözlük4
- johannes kepler2
- güvenilir yazar3
- atom bombası patlamasından koşarak kaçmak2
- meczup olmanın kötü sanılması2
- tası tarağı toplayıp gidip arsaya kaçak ev yapmak2
- misafirliğe gitmemek2
- anın görüntüsü10
- gece gece akla düşen o yiyecek15
- sözlük yazarlarının hayattaki en büyük şansları2
- yeni parti39
- yine güneş doğdu2
- odanın içine baykuş girmesi9
- sevgiliyle yapmayı en çok sevdiğiniz aktivite8
- arkadaşlar biraz eğlenceye ne dersiniz9
- bir kilo patatesin 50 lira olması16
- sözlük kezoları7
- meyveli soda içen erkek7
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor8
- nasıl bir sevgiliniz olmasını isterdiniz13
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum8
- yorgun mermi9
- erkeklerin biraz şey olması7
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz14
- nervio35
- parmak patates vs elma dilim patates7
- havanın kapalı olması2
- borsa3
- en güzel sevişme13
- gece mutfaktan gelen kahkaha sesleri6
- günün tweeti3
- türkçüsüyle kürtçüsüyle yeni parti'ye oy vereceğiz10
- devlet bahçeli'nin aslında iyi adam olması8
- sözlükteki mendebur suratlılar6
- sürekli güler yüzle dolaşan tip7
- güne bir şarkı bırak14
- sen debenim hat alarım'dan bir isiiiin6
- diamond bosphorus7
- bu koyden olsam ne olacak18
- ağlamak erkeğe yakışır mı9
- velvet53
- kasiyer kıza nasıl açılırım23
- gece mutfakta pasta yapan yorgun mermi görmek5
- denizden çıkarken penisin şorttan belli olması7
- soğan salatası6
- arkadaşlar ben uyumaya gidiyorum5
kuvvetli bir ruh sağlığı ilacı. kullanırsanız tabi.
insanı doğruya bakmaya zorlayan düşünce öğesidir. çok tehlikeli bişeye dönüşebilir.
kimi zaman başbaşa kaldığınızda, sizinle yüzleşen eyleminiz.
Bundan 2 sene önce alkolu fazla kaçıraraktan bulgaristanda kızarkadaşımı aldattıktan sonra geceleri uyuyamama ve en sonunda itiraf etmeme sebep olan duygusal hadisedir. Galiba vicdan azabı olucaktı ama neyse.
Onu Herkes Yüreginde Tasimaz. Dilinde, midesinde ve hatta cüzdaninda tasiyanLar vardir.
(bkz: insanın celladı vicdanıdır)
günümüzün belki de en önemli ancak en bastırılmış meselelerinden birisidir.
bugün gördüğüm, yaşadığım birkaç olay sayesinde yine beni düşündürmeye sevk etmiştir.
hırsızlık yapılmış bir ortamda, mazlum ile mahkum olması gereken hakkında duyduğum "vicdani" duyguların aslında ne kadar büyük bir ikilem yaşadığını anladım.
ya da bir dilenci ile üstü başı düzgün (dilenci olunca üstü başı düzgün olmuyor tabi. dilenci de ne kadar ayıp, gurursuz bir kelime halbuki) bir kadının arasında geçen:
-adana'da iş yok ya
-iş yoksa git ankara'ya istanbul'a
-adananın insanında iş yok
-karalıyorsan adana'yı git o zaman
-karalamıyorum vs vs..
konuşmaya kulak misafiri olmak da yine düşündürücüdür.
mazluma, suçluya ya da çaresize acırken, bir yandan da küçük şeylere duyulması gereken vicdani rahatsızlığı duyamıyorsak, vicdanı sınırlamışız demektir. yere attığımız bir çöp tanesinde bu vicdan bizi rahatsız etmiyorsa, ya da suçluya ya da mazluma duyduğumuz acıyı duyamıyorsak, ortada kesinlikle yanlış bir değer var demektir.
vicdan bir yerde tehlikeli de. önüne gelen her olumsuz tabloya vicdanen tepki vermek bir zaman sonra "yeterince kötü bir dünyada" yaşıyor olmanın verdiği zorunluluktan ötürü, alışkanlığa dönüşürse, bünyeye zararlı olmaya başlar. kişiyi karamsarlığa iter, kalbinde her daim bir sızı barındırır.
"söylesem tesiri yok sussam gönül razı değil."
işte bugünün insanının içine kısılıp kaldığı kafeslerden birisi...
bugün gördüğüm, yaşadığım birkaç olay sayesinde yine beni düşündürmeye sevk etmiştir.
hırsızlık yapılmış bir ortamda, mazlum ile mahkum olması gereken hakkında duyduğum "vicdani" duyguların aslında ne kadar büyük bir ikilem yaşadığını anladım.
ya da bir dilenci ile üstü başı düzgün (dilenci olunca üstü başı düzgün olmuyor tabi. dilenci de ne kadar ayıp, gurursuz bir kelime halbuki) bir kadının arasında geçen:
-adana'da iş yok ya
-iş yoksa git ankara'ya istanbul'a
-adananın insanında iş yok
-karalıyorsan adana'yı git o zaman
-karalamıyorum vs vs..
konuşmaya kulak misafiri olmak da yine düşündürücüdür.
mazluma, suçluya ya da çaresize acırken, bir yandan da küçük şeylere duyulması gereken vicdani rahatsızlığı duyamıyorsak, vicdanı sınırlamışız demektir. yere attığımız bir çöp tanesinde bu vicdan bizi rahatsız etmiyorsa, ya da suçluya ya da mazluma duyduğumuz acıyı duyamıyorsak, ortada kesinlikle yanlış bir değer var demektir.
vicdan bir yerde tehlikeli de. önüne gelen her olumsuz tabloya vicdanen tepki vermek bir zaman sonra "yeterince kötü bir dünyada" yaşıyor olmanın verdiği zorunluluktan ötürü, alışkanlığa dönüşürse, bünyeye zararlı olmaya başlar. kişiyi karamsarlığa iter, kalbinde her daim bir sızı barındırır.
"söylesem tesiri yok sussam gönül razı değil."
işte bugünün insanının içine kısılıp kaldığı kafeslerden birisi...
öyle bir sızlar ki her şeyi unutturur. öyle bir sızlar ki kalbini ağrıtır. öyle bir sızlar ki uyanmak istemezsin. öyle bir sızlar ki yüzüne bakamazsın. öyle bir sızlar ki ölmek-öldürmek istersin.
ve sadece özür dilemek gelir insanın içinden, affedilmeyeceği bile bile.
ve sadece özür dilemek gelir insanın içinden, affedilmeyeceği bile bile.
insanın sosyopat ya da psikopat olmadığı sürece her türlü davranışını kontrol eden erdem omuriliği.
bizi hayvandan ayıran en bariz özelliğimizdir. Nitekim akıl'da olduğu gibi vicdanda herkese bahşedilmemiştir.
"vicdanlı ve dürüst olmak, hesaplı olmaktan iyidir. hesap insanı makam sahibi yapar da, vicdan daha önemli bir işe yarar; insanı insan yapar."
friedrich wilhelm nietzsche
friedrich wilhelm nietzsche
mahalle baskısının yol açtığı sürü psikolojisine riayet etme gerekliliğidir.
hangi siyasi görüşten olursak olalım en başta sahip olmamız gereken 'şey'dir. önce vicdan, çünkü vicdan hakkı, hukuku, adaleti ve insanlığı beraberinde getirir. sonra ister turan hayali kurarsın, ister kendini dünya kardeşliğine adarsın. ama önce vicdan, kendi görüşünde olmayanlara karşı daha bir fazla hemde.
' insanın içindeki Tanrı'dır..'
her şey güzel giderken, bir noktadan sonra kopan bağ, nedeni ne olursa olsun, insanın içinde bir burukluğa sebep olur. o burukluğun adıdır vicdan.
kendinizi, acaba başka bir yolu var mıydı, derken buluverirsiniz.
mesela ayrılmanızın üzerinden uzun zaman geçmesine rağmen, hala kimselere bakamıyor, vicdan yapıyor olabilirsiniz. ama onun çoktan başkasıyla takıldığını öğrendiğinizde, birşey gelir, vicdanınızı temizler ve gider. hem deikinci kez.
bu hayatın bize, üzülmeye değmez deme şekli olsa gerek.
ve keşke tanımasaydım kısmını atlatıp, insan ayırt etme yetisi kazanmış olursunuz, tebrikler.
kendinizi, acaba başka bir yolu var mıydı, derken buluverirsiniz.
mesela ayrılmanızın üzerinden uzun zaman geçmesine rağmen, hala kimselere bakamıyor, vicdan yapıyor olabilirsiniz. ama onun çoktan başkasıyla takıldığını öğrendiğinizde, birşey gelir, vicdanınızı temizler ve gider. hem deikinci kez.
bu hayatın bize, üzülmeye değmez deme şekli olsa gerek.
ve keşke tanımasaydım kısmını atlatıp, insan ayırt etme yetisi kazanmış olursunuz, tebrikler.
bazen kendi hayatınızı mahvetmenize sebep olan sestir. onun sözlerini dinlediğinizde ise, üzülseniz bile doğru olduğunu bildiğiniz bir şeyi yaptığınızda, garip bir tatmin duygusu yaşatır.
Eğer günah ilahi sureti karartırsa, vicdan acı bir hoşnutsuzlukla ruhu huzursuz eder.
günümüzde kaybedilen bir diğer toplumu toplum yapan ilkelerden biridir.
sahip olana acı çektiren hissiyat.
insanın en büyük engelidir. bunu aşan insanlığı aşar.
(bkz: vicdan-ı red)
iç dünyamızın hakim'idir.
+ ya şu vitrinlere bakarak yürüyen teyzelere tekme atasım geliyor.
- yapma abi yazıktır, senin annende öyle olacak zamanla.
+ uyarsam mı acaba?
- alınır. boşver abi, bırak kendi haline kadını.
+ ya sen pis bir şey çıktın. nasıl vicdansın lan sen.
- alınıyorum abi ama.
+ ya şu vitrinlere bakarak yürüyen teyzelere tekme atasım geliyor.
- yapma abi yazıktır, senin annende öyle olacak zamanla.
+ uyarsam mı acaba?
- alınır. boşver abi, bırak kendi haline kadını.
+ ya sen pis bir şey çıktın. nasıl vicdansın lan sen.
- alınıyorum abi ama.
"sahibi olduğun kadar güçsüzsün."
bu sözden yola çıkarak özenle beslediğim kuşlarımın kafasını ısırarak öldürürdüm çocukken.
ağlayarak, kahrolarak.
artık sahibi değilim.
insanın kendi kendine işkence etme mazoşistliğinden başka bir şey değildir, vicdan denilen şu garip duygu. garip bir ruh hali içerisinde de size itiraf etmek istiyorum. evet, ben vicdansız bir adamım, yani en azından öyle söylüyorlar.
çocukken, defalarca kardeşimin kumbarasından para çaldım, ortaya çıktığında bile hicap duymadım bundan. ilerleyen yıllarda, annemin ve babamın sigaralarını yürüttüm, ve daha da büyüdüğümde sevdiğimi sandığım kadınları, ertesi günü unuttum, iki tane unutmakta zorlandığım insan olsa da, onları da hayatıma engel olamayacakları yüksek dolaplara sakladım. bugünüme gelince, bugünümde; bir kız arkadaşım olmasına rağmen, aç gözlülük edip, 7 senedir arkadaş, can ciğer dost olduğum bir adamın sevgilisiyle yatıyorum, bir süredir. ilk başlarda vicdan beni de ele geçirmişti bu konuda, ama kolayca atlattım, yani atlattığımı düşünüyorum şimdilik.
evet, ben vicdansız bir adamım kabul ediyorum ama, bu hayat geride kaldıktan sonra, mezarlarımıza aynı kargalar pisleyecek ve muhtemelen, aynı insanlar su döküp çiçek götürecek o cansız taşların önüne... işte bu yüzden, utanmıyorum, arlanmıyorum. hayır.
bu kadar yozlaşmış bir dünyada beni vicdansız olmakla itham edenler, ki bu bir itham değil bence, sadece suçlayacak bir günah keçisi arıyorlar.
bu sözden yola çıkarak özenle beslediğim kuşlarımın kafasını ısırarak öldürürdüm çocukken.
ağlayarak, kahrolarak.
artık sahibi değilim.
insanın kendi kendine işkence etme mazoşistliğinden başka bir şey değildir, vicdan denilen şu garip duygu. garip bir ruh hali içerisinde de size itiraf etmek istiyorum. evet, ben vicdansız bir adamım, yani en azından öyle söylüyorlar.
çocukken, defalarca kardeşimin kumbarasından para çaldım, ortaya çıktığında bile hicap duymadım bundan. ilerleyen yıllarda, annemin ve babamın sigaralarını yürüttüm, ve daha da büyüdüğümde sevdiğimi sandığım kadınları, ertesi günü unuttum, iki tane unutmakta zorlandığım insan olsa da, onları da hayatıma engel olamayacakları yüksek dolaplara sakladım. bugünüme gelince, bugünümde; bir kız arkadaşım olmasına rağmen, aç gözlülük edip, 7 senedir arkadaş, can ciğer dost olduğum bir adamın sevgilisiyle yatıyorum, bir süredir. ilk başlarda vicdan beni de ele geçirmişti bu konuda, ama kolayca atlattım, yani atlattığımı düşünüyorum şimdilik.
evet, ben vicdansız bir adamım kabul ediyorum ama, bu hayat geride kaldıktan sonra, mezarlarımıza aynı kargalar pisleyecek ve muhtemelen, aynı insanlar su döküp çiçek götürecek o cansız taşların önüne... işte bu yüzden, utanmıyorum, arlanmıyorum. hayır.
bu kadar yozlaşmış bir dünyada beni vicdansız olmakla itham edenler, ki bu bir itham değil bence, sadece suçlayacak bir günah keçisi arıyorlar.
insanın kalbini sımsıkı sarmalayan görünmez bir el bu...
biraz tersine gidersen sıkıveriyor, nefesini daraltıyor, tansiyonunu çıkarıyor insanın. göğsünün orta yerine sert yumruklar atıyor, iki büklüm bırakıyor, biçare hale getiriyor. o görünmez eli kesip atabilenlere gizliden hayranlık duyuyorum, gerçekten zor bir şey bu. o en hassas uzvu yerinden sökmek, söküp parçalayıp çöpe bırakmak kolay değil. gerçi onu söküp attıktan sonra insanlık namına da bir şey kalmıyor geri. içi boşaltılmış bir et yığını...
o görünmez eli kesmek, her halde insanlığı sekteye uğratan tek çolaklık türüdür. fena...
biraz tersine gidersen sıkıveriyor, nefesini daraltıyor, tansiyonunu çıkarıyor insanın. göğsünün orta yerine sert yumruklar atıyor, iki büklüm bırakıyor, biçare hale getiriyor. o görünmez eli kesip atabilenlere gizliden hayranlık duyuyorum, gerçekten zor bir şey bu. o en hassas uzvu yerinden sökmek, söküp parçalayıp çöpe bırakmak kolay değil. gerçi onu söküp attıktan sonra insanlık namına da bir şey kalmıyor geri. içi boşaltılmış bir et yığını...
o görünmez eli kesmek, her halde insanlığı sekteye uğratan tek çolaklık türüdür. fena...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar