bugün
- anal ilişki yaparsak hemoroid olur muyuz4
- clio klitorisin kısaltılmışıdır4
- öğretmenlerin teneffüse ihtiyacı olması5
- nemlendirici krem18
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak14
- borsa 10 000 lere gidebilir mi2
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum6
- nissan micra kullanan erkek11
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek10
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın9
- hırsıza verilmeyen ceza hırsızı teşviktir2
- nev18
- ab'nin birliğe almadan önce 15 yıl deneme süresi2
- disco disco gezen insan8
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat41
- erlik4
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri10
- katatespizartmasi13
- türkiyenin insan haklarında dünya 143üncüsü olması17
- oflamak3
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- haklısın özür dilerim seni seviyorum diyen kadın4
- askerde özlenen şeyler8
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek24
- fon vurgunu56
- fon skandalının akp tabanındaki yankısı12
- eskileri özlemek3
- sadrazam torununun izmir'in üçte ikisini istemesi7
- çocukluk arkadaşlığı11
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- 2006'nın 20 sene önce olması8
- günaydın arkadaşlar bugün nasılsınız11
- mokv yaşıyor mu6
- istanbul'da gezilebilecek en güzel yerler9
- teleferik6
- sözlük yazarlarının yapay zeka fotoğrafları5
- bakın ne geldi6
- ağzı kokan arkadaş5
- tabağın dibini ekmekle sıyıran kız6
- iri memeler6
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı55
- şu an ne isterdin14
- from gold from dust34
- kimsenin memleket takımı tutmaması18
- dincilere laf anlatmakta çalışmak19
- sophie dee'nin memeleri4
- batı trakya müftülük atamalarına ankara tepkisi4
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı26
- babaların babası5
- birbirine benzeyen ünlüler4
insanı doğruya bakmaya zorlayan düşünce öğesidir. çok tehlikeli bişeye dönüşebilir.
kimi zaman başbaşa kaldığınızda, sizinle yüzleşen eyleminiz.
Bundan 2 sene önce alkolu fazla kaçıraraktan bulgaristanda kızarkadaşımı aldattıktan sonra geceleri uyuyamama ve en sonunda itiraf etmeme sebep olan duygusal hadisedir. Galiba vicdan azabı olucaktı ama neyse.
Onu Herkes Yüreginde Tasimaz. Dilinde, midesinde ve hatta cüzdaninda tasiyanLar vardir.
(bkz: insanın celladı vicdanıdır)
günümüzün belki de en önemli ancak en bastırılmış meselelerinden birisidir.
bugün gördüğüm, yaşadığım birkaç olay sayesinde yine beni düşündürmeye sevk etmiştir.
hırsızlık yapılmış bir ortamda, mazlum ile mahkum olması gereken hakkında duyduğum "vicdani" duyguların aslında ne kadar büyük bir ikilem yaşadığını anladım.
ya da bir dilenci ile üstü başı düzgün (dilenci olunca üstü başı düzgün olmuyor tabi. dilenci de ne kadar ayıp, gurursuz bir kelime halbuki) bir kadının arasında geçen:
-adana'da iş yok ya
-iş yoksa git ankara'ya istanbul'a
-adananın insanında iş yok
-karalıyorsan adana'yı git o zaman
-karalamıyorum vs vs..
konuşmaya kulak misafiri olmak da yine düşündürücüdür.
mazluma, suçluya ya da çaresize acırken, bir yandan da küçük şeylere duyulması gereken vicdani rahatsızlığı duyamıyorsak, vicdanı sınırlamışız demektir. yere attığımız bir çöp tanesinde bu vicdan bizi rahatsız etmiyorsa, ya da suçluya ya da mazluma duyduğumuz acıyı duyamıyorsak, ortada kesinlikle yanlış bir değer var demektir.
vicdan bir yerde tehlikeli de. önüne gelen her olumsuz tabloya vicdanen tepki vermek bir zaman sonra "yeterince kötü bir dünyada" yaşıyor olmanın verdiği zorunluluktan ötürü, alışkanlığa dönüşürse, bünyeye zararlı olmaya başlar. kişiyi karamsarlığa iter, kalbinde her daim bir sızı barındırır.
"söylesem tesiri yok sussam gönül razı değil."
işte bugünün insanının içine kısılıp kaldığı kafeslerden birisi...
bugün gördüğüm, yaşadığım birkaç olay sayesinde yine beni düşündürmeye sevk etmiştir.
hırsızlık yapılmış bir ortamda, mazlum ile mahkum olması gereken hakkında duyduğum "vicdani" duyguların aslında ne kadar büyük bir ikilem yaşadığını anladım.
ya da bir dilenci ile üstü başı düzgün (dilenci olunca üstü başı düzgün olmuyor tabi. dilenci de ne kadar ayıp, gurursuz bir kelime halbuki) bir kadının arasında geçen:
-adana'da iş yok ya
-iş yoksa git ankara'ya istanbul'a
-adananın insanında iş yok
-karalıyorsan adana'yı git o zaman
-karalamıyorum vs vs..
konuşmaya kulak misafiri olmak da yine düşündürücüdür.
mazluma, suçluya ya da çaresize acırken, bir yandan da küçük şeylere duyulması gereken vicdani rahatsızlığı duyamıyorsak, vicdanı sınırlamışız demektir. yere attığımız bir çöp tanesinde bu vicdan bizi rahatsız etmiyorsa, ya da suçluya ya da mazluma duyduğumuz acıyı duyamıyorsak, ortada kesinlikle yanlış bir değer var demektir.
vicdan bir yerde tehlikeli de. önüne gelen her olumsuz tabloya vicdanen tepki vermek bir zaman sonra "yeterince kötü bir dünyada" yaşıyor olmanın verdiği zorunluluktan ötürü, alışkanlığa dönüşürse, bünyeye zararlı olmaya başlar. kişiyi karamsarlığa iter, kalbinde her daim bir sızı barındırır.
"söylesem tesiri yok sussam gönül razı değil."
işte bugünün insanının içine kısılıp kaldığı kafeslerden birisi...
öyle bir sızlar ki her şeyi unutturur. öyle bir sızlar ki kalbini ağrıtır. öyle bir sızlar ki uyanmak istemezsin. öyle bir sızlar ki yüzüne bakamazsın. öyle bir sızlar ki ölmek-öldürmek istersin.
ve sadece özür dilemek gelir insanın içinden, affedilmeyeceği bile bile.
ve sadece özür dilemek gelir insanın içinden, affedilmeyeceği bile bile.
insanın sosyopat ya da psikopat olmadığı sürece her türlü davranışını kontrol eden erdem omuriliği.
bizi hayvandan ayıran en bariz özelliğimizdir. Nitekim akıl'da olduğu gibi vicdanda herkese bahşedilmemiştir.
"vicdanlı ve dürüst olmak, hesaplı olmaktan iyidir. hesap insanı makam sahibi yapar da, vicdan daha önemli bir işe yarar; insanı insan yapar."
friedrich wilhelm nietzsche
friedrich wilhelm nietzsche
mahalle baskısının yol açtığı sürü psikolojisine riayet etme gerekliliğidir.
hangi siyasi görüşten olursak olalım en başta sahip olmamız gereken 'şey'dir. önce vicdan, çünkü vicdan hakkı, hukuku, adaleti ve insanlığı beraberinde getirir. sonra ister turan hayali kurarsın, ister kendini dünya kardeşliğine adarsın. ama önce vicdan, kendi görüşünde olmayanlara karşı daha bir fazla hemde.
' insanın içindeki Tanrı'dır..'
her şey güzel giderken, bir noktadan sonra kopan bağ, nedeni ne olursa olsun, insanın içinde bir burukluğa sebep olur. o burukluğun adıdır vicdan.
kendinizi, acaba başka bir yolu var mıydı, derken buluverirsiniz.
mesela ayrılmanızın üzerinden uzun zaman geçmesine rağmen, hala kimselere bakamıyor, vicdan yapıyor olabilirsiniz. ama onun çoktan başkasıyla takıldığını öğrendiğinizde, birşey gelir, vicdanınızı temizler ve gider. hem deikinci kez.
bu hayatın bize, üzülmeye değmez deme şekli olsa gerek.
ve keşke tanımasaydım kısmını atlatıp, insan ayırt etme yetisi kazanmış olursunuz, tebrikler.
kendinizi, acaba başka bir yolu var mıydı, derken buluverirsiniz.
mesela ayrılmanızın üzerinden uzun zaman geçmesine rağmen, hala kimselere bakamıyor, vicdan yapıyor olabilirsiniz. ama onun çoktan başkasıyla takıldığını öğrendiğinizde, birşey gelir, vicdanınızı temizler ve gider. hem deikinci kez.
bu hayatın bize, üzülmeye değmez deme şekli olsa gerek.
ve keşke tanımasaydım kısmını atlatıp, insan ayırt etme yetisi kazanmış olursunuz, tebrikler.
bazen kendi hayatınızı mahvetmenize sebep olan sestir. onun sözlerini dinlediğinizde ise, üzülseniz bile doğru olduğunu bildiğiniz bir şeyi yaptığınızda, garip bir tatmin duygusu yaşatır.
Eğer günah ilahi sureti karartırsa, vicdan acı bir hoşnutsuzlukla ruhu huzursuz eder.
günümüzde kaybedilen bir diğer toplumu toplum yapan ilkelerden biridir.
sahip olana acı çektiren hissiyat.
insanın en büyük engelidir. bunu aşan insanlığı aşar.
(bkz: vicdan-ı red)
iç dünyamızın hakim'idir.
+ ya şu vitrinlere bakarak yürüyen teyzelere tekme atasım geliyor.
- yapma abi yazıktır, senin annende öyle olacak zamanla.
+ uyarsam mı acaba?
- alınır. boşver abi, bırak kendi haline kadını.
+ ya sen pis bir şey çıktın. nasıl vicdansın lan sen.
- alınıyorum abi ama.
+ ya şu vitrinlere bakarak yürüyen teyzelere tekme atasım geliyor.
- yapma abi yazıktır, senin annende öyle olacak zamanla.
+ uyarsam mı acaba?
- alınır. boşver abi, bırak kendi haline kadını.
+ ya sen pis bir şey çıktın. nasıl vicdansın lan sen.
- alınıyorum abi ama.
"sahibi olduğun kadar güçsüzsün."
bu sözden yola çıkarak özenle beslediğim kuşlarımın kafasını ısırarak öldürürdüm çocukken.
ağlayarak, kahrolarak.
artık sahibi değilim.
insanın kendi kendine işkence etme mazoşistliğinden başka bir şey değildir, vicdan denilen şu garip duygu. garip bir ruh hali içerisinde de size itiraf etmek istiyorum. evet, ben vicdansız bir adamım, yani en azından öyle söylüyorlar.
çocukken, defalarca kardeşimin kumbarasından para çaldım, ortaya çıktığında bile hicap duymadım bundan. ilerleyen yıllarda, annemin ve babamın sigaralarını yürüttüm, ve daha da büyüdüğümde sevdiğimi sandığım kadınları, ertesi günü unuttum, iki tane unutmakta zorlandığım insan olsa da, onları da hayatıma engel olamayacakları yüksek dolaplara sakladım. bugünüme gelince, bugünümde; bir kız arkadaşım olmasına rağmen, aç gözlülük edip, 7 senedir arkadaş, can ciğer dost olduğum bir adamın sevgilisiyle yatıyorum, bir süredir. ilk başlarda vicdan beni de ele geçirmişti bu konuda, ama kolayca atlattım, yani atlattığımı düşünüyorum şimdilik.
evet, ben vicdansız bir adamım kabul ediyorum ama, bu hayat geride kaldıktan sonra, mezarlarımıza aynı kargalar pisleyecek ve muhtemelen, aynı insanlar su döküp çiçek götürecek o cansız taşların önüne... işte bu yüzden, utanmıyorum, arlanmıyorum. hayır.
bu kadar yozlaşmış bir dünyada beni vicdansız olmakla itham edenler, ki bu bir itham değil bence, sadece suçlayacak bir günah keçisi arıyorlar.
bu sözden yola çıkarak özenle beslediğim kuşlarımın kafasını ısırarak öldürürdüm çocukken.
ağlayarak, kahrolarak.
artık sahibi değilim.
insanın kendi kendine işkence etme mazoşistliğinden başka bir şey değildir, vicdan denilen şu garip duygu. garip bir ruh hali içerisinde de size itiraf etmek istiyorum. evet, ben vicdansız bir adamım, yani en azından öyle söylüyorlar.
çocukken, defalarca kardeşimin kumbarasından para çaldım, ortaya çıktığında bile hicap duymadım bundan. ilerleyen yıllarda, annemin ve babamın sigaralarını yürüttüm, ve daha da büyüdüğümde sevdiğimi sandığım kadınları, ertesi günü unuttum, iki tane unutmakta zorlandığım insan olsa da, onları da hayatıma engel olamayacakları yüksek dolaplara sakladım. bugünüme gelince, bugünümde; bir kız arkadaşım olmasına rağmen, aç gözlülük edip, 7 senedir arkadaş, can ciğer dost olduğum bir adamın sevgilisiyle yatıyorum, bir süredir. ilk başlarda vicdan beni de ele geçirmişti bu konuda, ama kolayca atlattım, yani atlattığımı düşünüyorum şimdilik.
evet, ben vicdansız bir adamım kabul ediyorum ama, bu hayat geride kaldıktan sonra, mezarlarımıza aynı kargalar pisleyecek ve muhtemelen, aynı insanlar su döküp çiçek götürecek o cansız taşların önüne... işte bu yüzden, utanmıyorum, arlanmıyorum. hayır.
bu kadar yozlaşmış bir dünyada beni vicdansız olmakla itham edenler, ki bu bir itham değil bence, sadece suçlayacak bir günah keçisi arıyorlar.
insanın kalbini sımsıkı sarmalayan görünmez bir el bu...
biraz tersine gidersen sıkıveriyor, nefesini daraltıyor, tansiyonunu çıkarıyor insanın. göğsünün orta yerine sert yumruklar atıyor, iki büklüm bırakıyor, biçare hale getiriyor. o görünmez eli kesip atabilenlere gizliden hayranlık duyuyorum, gerçekten zor bir şey bu. o en hassas uzvu yerinden sökmek, söküp parçalayıp çöpe bırakmak kolay değil. gerçi onu söküp attıktan sonra insanlık namına da bir şey kalmıyor geri. içi boşaltılmış bir et yığını...
o görünmez eli kesmek, her halde insanlığı sekteye uğratan tek çolaklık türüdür. fena...
biraz tersine gidersen sıkıveriyor, nefesini daraltıyor, tansiyonunu çıkarıyor insanın. göğsünün orta yerine sert yumruklar atıyor, iki büklüm bırakıyor, biçare hale getiriyor. o görünmez eli kesip atabilenlere gizliden hayranlık duyuyorum, gerçekten zor bir şey bu. o en hassas uzvu yerinden sökmek, söküp parçalayıp çöpe bırakmak kolay değil. gerçi onu söküp attıktan sonra insanlık namına da bir şey kalmıyor geri. içi boşaltılmış bir et yığını...
o görünmez eli kesmek, her halde insanlığı sekteye uğratan tek çolaklık türüdür. fena...
freud'un yapisal kuramina gore superego olarak tanimlanir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar