bugün
- askerde günde iki kere duş alan erkek11
- velvet37
- kiraz cicegi kolonyasi17
- her gün aynı yemeği bıkmadan yiyebilen insan7
- bir ayet reddedince dinden çıkmak18
- sözlüğün en popi erkeği4
- bik bik'in mutfağına konuk olmak10
- her şeye zam gelirken maaşın sabit kalması hissi4
- ctrlx10
- sevgiliyle ormanın derinliklerine gitmek3
- kuran da namazın olmaması21
- mason greenwood6
- domalan kız6
- kendi kendini bıçaklayan adam7
- sözlük yazarlarının tatlıları4
- yaşlılık kaç yaşında başlıyor sorunsalı4
- hoşlanılan kızın sizi ayaklarıyla tokatlaması7
- bizi ne zaman sevecekler5
- kedilerin evdeki boş duvara bakıp kitlenmesi3
- seni öldürmeyen şey seni güçlendirir8
- aldatırken kocasıyla telefonda konuşan kadın3
- sözlük yazarlarını en etkileyen mesajlar4
- saraca finch house24
- cevabı bilinmeyen sorular6
- psikoloji bölümü mezunlarının işsiz kalması2
- kırım kongo kanamalı ateşi4
- iş arkadaşlığı9
- mehdinin bir anda gelecek olması3
- en tehlikeli kadın tipi7
- 31 yaşında bakire olan kız9
- sevgiliyi 10 seneden beri görmemek8
- bir yazarı ensesinden tutup blowjob yaptırmak4
- havalimanlarinda fahiş fiyat uygulamalari2
- ehli sünnet hocalar11
- bonnie tyler4
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı13
- ekrem imamoğlu14
- türk kadınlarındaki temizlik hastalığı5
- arkadaşın karısının at gibi olması7
- kalça ellemek6
- 23 mayıs 2027 amedspor fenerbahçe maçı3
- sabah gözünü kahve sigarayla açanlar13
- şeyhleri sallandırmak3
- atatürk'ün abartılmış bir lider olması11
- yeditepe de kutsal metinden rahatsız olunması4
- hiç kimsenin hiçbir şeyi olmamak6
- nerede o eski sözlük2
- sözlük yazarları akıllı olsun5
- bugün fransa fas maçı saat 23 te trt 1 de2
- temeşvarlı osman2
Belki Vicdanı değil ama vicdansızlığı bu sözlükte öğrendim.
Sağolun dostlar Sizinle büyüyorum.
Sağolun dostlar Sizinle büyüyorum.
ViCDAN, Allah'ın tatlı fısıltılarıdır.
Vicdan: insanın içindeki iyiyi kötüden ayırabilen ve iyilik etmekten lezzet duyan ve kötülükten elem alan manevi his. Kendinden geçme, dalma.
His. inanç. Şuur. Batın ile Hakkı tanımak. Din...
salih mirzabeyoğlu - damlaya Damlaya Sf: 63
Vicdan: insanın içindeki iyiyi kötüden ayırabilen ve iyilik etmekten lezzet duyan ve kötülükten elem alan manevi his. Kendinden geçme, dalma.
His. inanç. Şuur. Batın ile Hakkı tanımak. Din...
salih mirzabeyoğlu - damlaya Damlaya Sf: 63
Ülkemizde cüzdana bulaşmadığı sürece var olabilir.
etik ve ahlak gibi olguların oluşmasını sağlayan, zeka ile doğru orantılı bir kavramdır.
Herkesin hâkimi kendi vicdanıdır.
irade, zihin, his, latife-i rabbaniye.
(bkz: vicdanın affetsin)
kişiyi kendi davranışlarıyla ilgili olarak bir yargıda bulunmaya yönelten, kişinin kendi ahlak değerleri üzerinde dolaysız ve kendiliğinden yargılama yapmasını sağlayan, kişiye doğruyu ve iyiyi yapma yükümünü de yükleyen içsel güç.
(bkz: vicdanın affetsin)
Çoğu insanımızda pek olmayan bir duygu.
etkileyici bir kız ismi.
çok rastlanmayan güzel bir kız ismi.
Az önce mahallemizdeki fırıncıya gittim. Bayat ekmekleri 50 kuruştan satıyor. Annem tost yapmak için bana 4 TL verdi. Biz tanesini 1 TL sanıyoruz. Bana bayat ekmek 50 krş kardeş dediğinde başta sevindim sonra düşündüm. Bu adamda bu vicdan dediğimiz şey var mesela. Olmasaydı bana 1 TL den satardı , benim de ruhum duymazdı...
Bende yaş aldıkça azaldığını gördüğüm şey.
Bi zorunluluk gibi vicdanı mi kaybetmesem başka şeyleri kaybedeceğim ama bencil biri olduğum için vicdanımı kaybediryorum heralde ama çok kötü bi his gerçekten bunun azaldığını fark etmek.
Bi zorunluluk gibi vicdanı mi kaybetmesem başka şeyleri kaybedeceğim ama bencil biri olduğum için vicdanımı kaybediryorum heralde ama çok kötü bi his gerçekten bunun azaldığını fark etmek.
Bir şekilde kendimizi pışpışlayıp rahatlattığımız için o kadar da canımızı yakamıyor. Bahanelerimiz hep çok sağlam korkmayın. Ara ara yoklar geçer.
birkaç gün önce lavaboda gezinen bir böceğin üzerine su döküp delikten içeri sokmuştum. yani çok ufak bir böcek öldürdüm. şu an vicdan azabı çekiyorum ve keşke öldürmeseydim diyorum. vicdan böyle bir şey. insan hatalarını telafi etmek istiyor.
şu an türkiye'de insanlar parasızlıktan intihar ediyor. acaba erdoğan "keşke ekonomiyi daha iyi yönetseydim, yandaşlara para kazandırmak yerine ülkenin ekonomisini düzeltmek için uğraşsaydım" diyerek vicdan azabı çekiyor mudur?
şu an türkiye'de insanlar parasızlıktan intihar ediyor. acaba erdoğan "keşke ekonomiyi daha iyi yönetseydim, yandaşlara para kazandırmak yerine ülkenin ekonomisini düzeltmek için uğraşsaydım" diyerek vicdan azabı çekiyor mudur?
bana kontrol dışı birsey gibi geliyor, çünku insanlarin bu kadar iyi düsünebilecegini zannetmiyotum, en ufak birseyde bazen farketmiyorsun bile ama neyapip edip sana o hatayı gosteriyor,
bazen seni hic alakadar etmeyen çıkarına olmaysn mevzularda bile rahat vermiyor, hiç tanımadığın birisi için kendini riske atmanı istiyor, risk hesabı yapıyorsun kar zarar dengesi diyorsun hertürlü zarardayım ve vicdanını dinlemiyorsun ama seni buna pişman ediyor, bir haksızlık görünce susarsan kacgun pesini birakmaz hele yapan sensen yandın gitti,
enterasan tarafları zayıf konumda iken ve gerçekten basina turlu belalar gelebilecekken geride durunca dahi affetmiyor, bazen haklı iken altta kalmamak icin diğerine bir laf sokarsın ve haketmistir, ama karşıdakinin yuzunde bir incinme uzulme oluşur al başına belayı, haklı olsan bile demeyecektin, ne vardı yani alttan alsan soylemesen ölürmüydün diye darlar durur, bazen birinin hatasını sana zarar verse bile gormezden gelmeni istiyor, kurallara hatta yasalara bile karşı çıkmanı istiyor, bazen bütün toplumu karşına almanı istiyor
yanlış yapmamak yetmiyor, bazen doğru olanı yapmak da yetmiyor bir sekilde en iyisi biliyor ve ona zorluyor insani,
peki insan buna ragmen nasıl bukadr kötülük yapabiliyor, olay anında insanlarda duygusal krizler yasaniyir ofke korku kıskançlık sehvet vs vicdanı o an duymak zorlaşıyor ama olaydan sonra sakinlesince yakaya yapışıyor. söylenenlere göre surekli duymazdan gelince insan kötülüğe alışınca vicdanı zayıflıyor muş diger türlü kötü olmak çok zor olurdu,
ayrıca şuda bir gercek ki her insan icinde kötülüğe dair cok buyuk bir potansiyel taşıyor,
bazen seni hic alakadar etmeyen çıkarına olmaysn mevzularda bile rahat vermiyor, hiç tanımadığın birisi için kendini riske atmanı istiyor, risk hesabı yapıyorsun kar zarar dengesi diyorsun hertürlü zarardayım ve vicdanını dinlemiyorsun ama seni buna pişman ediyor, bir haksızlık görünce susarsan kacgun pesini birakmaz hele yapan sensen yandın gitti,
enterasan tarafları zayıf konumda iken ve gerçekten basina turlu belalar gelebilecekken geride durunca dahi affetmiyor, bazen haklı iken altta kalmamak icin diğerine bir laf sokarsın ve haketmistir, ama karşıdakinin yuzunde bir incinme uzulme oluşur al başına belayı, haklı olsan bile demeyecektin, ne vardı yani alttan alsan soylemesen ölürmüydün diye darlar durur, bazen birinin hatasını sana zarar verse bile gormezden gelmeni istiyor, kurallara hatta yasalara bile karşı çıkmanı istiyor, bazen bütün toplumu karşına almanı istiyor
yanlış yapmamak yetmiyor, bazen doğru olanı yapmak da yetmiyor bir sekilde en iyisi biliyor ve ona zorluyor insani,
peki insan buna ragmen nasıl bukadr kötülük yapabiliyor, olay anında insanlarda duygusal krizler yasaniyir ofke korku kıskançlık sehvet vs vicdanı o an duymak zorlaşıyor ama olaydan sonra sakinlesince yakaya yapışıyor. söylenenlere göre surekli duymazdan gelince insan kötülüğe alışınca vicdanı zayıflıyor muş diger türlü kötü olmak çok zor olurdu,
ayrıca şuda bir gercek ki her insan icinde kötülüğe dair cok buyuk bir potansiyel taşıyor,
Kötülerin bile vicdani olarak rahat olmasını anlamlandıramıyorum. Bu vicdan mekanizması nasıl işliyor.
"Ey Vicdan! Ey nur-u irfan! Seni hakkıyla kim tarif edebilir. Sen melekut âlemine mensup mücerret bir mana-yı muallasın. Letafet ve nezahette ancak ruh sana şerik olabilir. Ruh nasıl göze görünmezse, nasıl idraki mümkün değilse, nasıl latif ve şerif bir cevher-i nuranîyse sen de öylesin. Evet, her ikinizin mahiyeti de biz insanlara göre birer muammadır. Fakat mevcudiyetiniz faaliyetiniz ile bilinir."
"Ey Vicdan! Ey Feyz-i Yezdan! Âlem senin ulvî şanına hayrandır. Hayır ve şerri, hak ve batılı gayet kat’i bir isabet, bir vukuf ve irfan ile tefrik ve temyiz eden doğru yolu bize gösteren sensin. Hasenatımızı takdir, seyyiatımızdan dolayı bizi tevbih ve tazip eden, iyiliğimizi isteyen sensin. Kalbimizin serir-i saltanatında senin gibi bir hükümdar-ı adilin bulunması bizim için ne büyük bir saadettir."
"Ey Vicdan! Ey Mürebbi-i insan! Beşeriyet her zaman senin irşadına muhtaçtır. Biz eminiz ki, dünyada beşeriyet bulundukça sen bu lütf-u irşadı esirgemeyeceksin. Şayan-ı teessürdür ki, her vakit emir ve irşadına muhalif hareketlerde bulunanlar da oluyor. Keşke onlar seni dinleselerdi de ebedi bir azap ile mahkum ve muazzep olmasalardı.”
"Ey Vicdan! Ey Feyz-i Yezdan! Âlem senin ulvî şanına hayrandır. Hayır ve şerri, hak ve batılı gayet kat’i bir isabet, bir vukuf ve irfan ile tefrik ve temyiz eden doğru yolu bize gösteren sensin. Hasenatımızı takdir, seyyiatımızdan dolayı bizi tevbih ve tazip eden, iyiliğimizi isteyen sensin. Kalbimizin serir-i saltanatında senin gibi bir hükümdar-ı adilin bulunması bizim için ne büyük bir saadettir."
"Ey Vicdan! Ey Mürebbi-i insan! Beşeriyet her zaman senin irşadına muhtaçtır. Biz eminiz ki, dünyada beşeriyet bulundukça sen bu lütf-u irşadı esirgemeyeceksin. Şayan-ı teessürdür ki, her vakit emir ve irşadına muhalif hareketlerde bulunanlar da oluyor. Keşke onlar seni dinleselerdi de ebedi bir azap ile mahkum ve muazzep olmasalardı.”
“Vicdanımıza soralım. Bakalım o ne hüküm veriyor. Halimizi ve efalimizi beğeniyorsa ne büyük şeref, ne büyük nimet. Beğenmiyor ise, kusurumuzu anlayıp ıslahına çalışalım. Onun halisane nasihatlerini can kulağıyla dinleyelim ki, saadet ve selamet ondadır.”
Vicdan insanın bütün duygu ve düşüncelerini, bu duygu ve düşüncelerdeki maksat ve niyetleri adım adım izleyen, hiçbirisini kaçırmayan, hatır, gönül, hoşgörü, merhamet, dostluk vb. tanımadan yargılayıp sorumluluğu takdir eden her zaman uyanık bir hakimdir.
Arapçada bulmak anlamına gelir, insan içinde bulur vicdanı.
Olmayandan uzak durmalı.
Benim kıblem vicdanım.
Çok şükür..
Benim kıblem vicdanım.
Çok şükür..
Çok enteresandır. Ne zaman vicdanlı insanlar görsem tıpkı Tolstoy kitaplarındaki karakterler gibi hissediyorum kendimi. Nasıl söylesem hani, insan Neyle Yaşar kitabındaki melek Mihail nasıl ki Matryona' dan gördüğü vicdanlı davranış neticesinde Allah' ı hatırlıyorsa , Tanrı' yı etiyle, kemiğiyle her şeyiyle hissediyorsa. işte ben de nerede merhamet görsem, nerede iyi , güzel, düşünceli bir yürek, sıcacık bir vicdana şahit olsam inanç duygum kabarıyor. Bence bu duyguların ve vicdanın farklı bir büyüsü olmalı.
insanın esas mahkemesidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar