bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri47
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- claudian clouds33
- yaşanmamışların yası6
- the wheels on the bus2
- intihar etmek4
- buzdolabının kapağını açıp boş boş bakmak5
- insan ne ister5
- en iyi vampir filmi4
- yazarların akşam yemekleri6
- kuran2
- cok da abartmaya gerek uok6
- sözlük kızlarının kekleri24
- cumartesi gecesi sıkıcılığı4
- okulda zil sesinin felsefi anlamı3
- kültür2
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız7
- gece sokak kedileri tarafından saldırılmak4
- en iyi kurt adam filmi3
- kadınlar7
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- anın görüntüsü25
- intothenirvana2
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- true'nun engelli olması6
- meriç dükalığı8
- okan buruk9
- başkalarının istediği gibi yaşamak4
- sevdiğiniz yazarlar8
- islamda namaz yoktur30
- allah11
- gary oldman2
- sarapci koala hatayi33
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- the crow2
- çirkin2
- fusya semsiyeli yabanci22
- kürdistan10
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- dantelli sütyen takan erkek12
- annem2
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- galatahahahahahaha3
- ermeni alfabesi2
- true ile tatlı sert3
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- ölümden korkuyor musunuz17
- günlük2
- tai lung8
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
bursa' da oda kitabevi' nin sahibi ibrahim abinin yorumu;
''övenlerin çoğu okumamışlardır bile kitabı. deneysel bir kitap o ve çok ağır. okuma daha erken senin için. kafkaları, dostoyevskileri bir yut sonrasında okursun. içinde sayfalar süren bir cümle var mesela öyle bir kitap. güzel mi güzel o ayrı.''
''övenlerin çoğu okumamışlardır bile kitabı. deneysel bir kitap o ve çok ağır. okuma daha erken senin için. kafkaları, dostoyevskileri bir yut sonrasında okursun. içinde sayfalar süren bir cümle var mesela öyle bir kitap. güzel mi güzel o ayrı.''
oğuz atay'ın başyapıtı da sayılabilecek başarılı romanıdır. türkiye'deki aydının dramını selim ışık adlı başkarakter üzerinden müthiş bir ironi ve yer yer kara mizah kullanımıyla anlatan bir romandır.
türk edebiyatı'nın ulysses'i. tıpkı james joyce'un bu harika kitabı gibi, tutunamayanlar da karmaşık ve okunması zor bir kitaptır. her okudum diyene inanmayınız.
okurken insana yük bindirir. algılamada zorluk çekmemek için ikinci kez mutlaka okunasıdır.
bitirdikten sonra yüzünüzde sayısızca tokat acısı hissedebiliceğiniz Oğuz Atay kitabı.
Oğuz Atay zekası ve alaycılığıdır.
"Sabahları insanlar kahvaltı ederler ve traş olurlar ....Bilir misiniz, üniversiteyi bitirdiğimiz zaman hepimiz nasıl saçlı sakallı kocaman bebeklerdik....Sonunda hepimizi kurt kaptı tabi. insan taklidi yaptığımız için, kurtlar bizi adam sandı...
"Sabahları insanlar kahvaltı ederler ve traş olurlar ....Bilir misiniz, üniversiteyi bitirdiğimiz zaman hepimiz nasıl saçlı sakallı kocaman bebeklerdik....Sonunda hepimizi kurt kaptı tabi. insan taklidi yaptığımız için, kurtlar bizi adam sandı...
"Bana her şeyin öğrenilerek yaşanacağını öğrettiler. Yaşanırken öğrenileceğini öğretmediler."
"bir silgi gibi tükendim ben. Başkalarının yaptıklarını silmeye çalıştım. mürekkeple yazmışlar oysa ben, kurşun kalem silgisiydim. Azaldığımla kaldım."
Bu yol nereye çıkar Olric?
- Hiçbir yere efendimiz.
- Hiçbir yer neresidir Olric?
- Doğru yerdir efen...dimiz.
- Gidelim mi?
- Vardık efendimiz...
Tutunamayanlar / Oğuz Atay .
- Hiçbir yere efendimiz.
- Hiçbir yer neresidir Olric?
- Doğru yerdir efen...dimiz.
- Gidelim mi?
- Vardık efendimiz...
Tutunamayanlar / Oğuz Atay .
Oğuz Atay'ın insan ve ilişkileri konusunda eşsiz anekdotlar içeren, güzel eseri.
Dün gece rüyamda isa Mesih'i görmeyi bekliyordum Selim'i gördüm... Kısmıyla bile iki kere okunmayı hakkettiğine inandığım roman. Dönem itibariyle yaygın okuyucu kitleleri ve entelektüel çevreler tarafından anlaşılamamak gibi bir duruma maruz kalmış başucu yapıtı. Bu gün itibariyle kendini potansiyel entelektüel adayı olarak gören her gencin abi üç kere okudum beş kere okudum diye birbirine nispet yaptığı tuğla eser.
herhangi bir sayfasını okumak rasgele açıp okumak bile çok başka yerlere alıp götürüyor insanı.
" inanarak dinlememizi güçleştiriyorlar. insan her sözü kuşkuyla karşılıyor artık. gerçekle düş birbirine karışıyor; yalanın nerede bittiğini anlayamıyoruz. tutunacak bir dalımız kalmıyor. tutunamıyoruz. " turgut özben
okumaya oldukça heves ettiğim; ama bir türlü nasip olmayan oğuz atay kitabı.
--spoiler--
nasıl yaşadım on yıl bu evde?... bir gün duvara bir resim asmak gelmedi mi içimden? ben ne yaptım, kimse de uyarmadı beni. işte sonunda anlamsız biri oldum... işte sonum geldi... kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım.
--spoiler--
keşke daha çok yaşasaydı da daha çok yazsaydı... ruhu şad olsun.
nasıl yaşadım on yıl bu evde?... bir gün duvara bir resim asmak gelmedi mi içimden? ben ne yaptım, kimse de uyarmadı beni. işte sonunda anlamsız biri oldum... işte sonum geldi... kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım.
--spoiler--
keşke daha çok yaşasaydı da daha çok yazsaydı... ruhu şad olsun.
bitirildiği halde anlaşılmayan,kitabın konusunu soranlara anlatacak bir şey bulamaman kitaplıkta her gözüne çarptığında okumamak için kendini zor tuttuğun bir OĞUZ kitabıdır.
birçoğuna göre oldukça sıkıcı, 100 sayfasını okumanın bile zor olduğu düşünülür. fakat eğer ki sizde selim ışık, turgut özben, sülayman kargı ve ismi geçen tüm tutunamayanlar gibiyseniz oldukça sürükleyici gelir ve yaklaşık bir haftada bitirirsiniz. içinde o kadar güzel düşünceler barındırır kelimeler o kadar delicidir ki yatağınızın baş ucundan ayırmazsınız. ayrıca bu kitabı anlamak için birazda entelektüel birikimizin olması gerekir. öyle değil mi olric?
(bkz: kifayetsiz muhteris)
(bkz: christoph DAum)
güzel bir kitap. tek kötü yanı aklıma ahmet hakan'ı getirmesidir.
olağanüstü bir mizahi tadı da ayrıca içinde barındıran kitap. turgut'un kerhaneye gittiği kısım vardı, birkaç sayfa boyunca satırların altını çizdim. içeri ilk girdiğinde bağırdığı sahne kopartır adamı: ''sizi teknik bir organ şereflendirecek''
kitabı da kendisi de ulu olan kapalı kutu.*
antalyada sahafçıların toplandığı bölgede rasgele bir dükkana girdim ve orta yaşın biraz daha üstünde olan,abi mi desem amcamı desem diye beni tereddüte düşüren güzel insanla aramda geçen konuşmalar:
ben:bana büyük duygular yükleyecek bir kitap verirmisin usta
sahafcı:ağlamak mı istiyorsun ?
ben: öyle birşey mümkünse neden olamasın
içeri gider ve elinde kalınca bir kitapla gelir.
sahafcı:bu yazarı geçtim bu kitaptan hiç bir edebiyat hocanız bahsetmedi mi önermedi mi?
ben:hayır ustam
yüz hatları keskinleşti abimin belli ki yazıklar olsun diyecekti.
sahafcı:yazıklar olsun onları edebiyatçı yapan okula !!
son sözü buydu ustamın,bunun üstüne kitaba adeta bir ruh yükledim ve okumaya başladım.
ben:bana büyük duygular yükleyecek bir kitap verirmisin usta
sahafcı:ağlamak mı istiyorsun ?
ben: öyle birşey mümkünse neden olamasın
içeri gider ve elinde kalınca bir kitapla gelir.
sahafcı:bu yazarı geçtim bu kitaptan hiç bir edebiyat hocanız bahsetmedi mi önermedi mi?
ben:hayır ustam
yüz hatları keskinleşti abimin belli ki yazıklar olsun diyecekti.
sahafcı:yazıklar olsun onları edebiyatçı yapan okula !!
son sözü buydu ustamın,bunun üstüne kitaba adeta bir ruh yükledim ve okumaya başladım.
zor bir kitap. kafa karıştıran cinsten. belki de bana öyle geldi. hiçbir kelimesini kaçırmamak için dikkatle okuyorum ben. bazı bölümlerinde kendini gülerken bulmak ilginç. çok az başına gelenler için söylüyorum bunu. kitap okurken gülmek zordur.
bazende labirentte hissettiriyor insana kendini. turgut' un yerine kendini koymak. şimdi selim için ne yapmalı? diyor insan kendi kendine.
bazende labirentte hissettiriyor insana kendini. turgut' un yerine kendini koymak. şimdi selim için ne yapmalı? diyor insan kendi kendine.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar