bugün
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi32
- sözlükteki aktroller8
- ispanya'nin terör bitirme formülü14
- vişneli sarma8
- izmir'in akp'ye geçmesi11
- birini unutmak6
- 1 90 esmer kaslı erkek5
- parmağıma iğne batması3
- sözlüğün vahşi kelebeği3
- aynı anda 3 kadın sevmek3
- belçika türkiye maçı saat 21 45 te atv de3
- 4 litre piril'in kaç tl olması sorunsalı11
- cin tarafından özel numaradan aranmak5
- 2 ekim 2026 güney kıbrıs ermenistan maçı2
- osmanlı pilavı3
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak17
- 30 yaşına gelip hala kendi evini alamamak7
- sarma8
- ismet biraderin hala koşturmaya başlamaması5
- napolyon vs atatürk7
- sabahın köründe işe giden ezik7
- sucuk2
- mafya2
- trump'ın iran açıklaması10
- hoşlanılan sözlük kızının annene çıkması3
- birbirine iyi gelmek5
- 3 kere üst üste 31 çekmek16
- nervionun neo osmanlıcı çıkması2
- yasin kol'un gözaltına alınması6
- hakkı'ya kaçtım diye kocamın boşanma davası açması2
- göz kanlanması11
- teknede yaşamak3
- kahvenin keyif vermediği anlar2
- ortak yaşam sergisi insanlar ve insan dostları3
- true'nın iran açıklaması5
- kuran da namazın olmaması2
- günaydın sözlük sakinleri4
- sıvı sabunla ayakları yıkamak3
- maun suresi4
- suntat3
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması3
- hayırlı cum a lar2
- uludede'nin cenaze eventi11
- halkın teveccühü3
- baktat3
- azrail'in hergün her insana 366 kere bakması11
- akşam akşam kahveye davet eden seksi komşu kızı10
- bu sabah yağmur var istanbul da3
- utangaç apocu aktrollerin uğramadığı başlıklar4
- ekonomi2
insanın, selim ışık gibi bir arkadaşı olmasını arzulatan kitap.Bir işe, aşka, çevreye, sınıfa kısaca hayata tutunamayanların kitabı.
--spoiler--
kendimi karşıma alıp öğüt vermeliyim benim,turgut özben'in özbenliği. kelime oyunu yapıyorum, oyuna getiriyorum. kendimi ele vermiyorum. her şeyi anlatma. belki sözlerinin arasında, farkında olmadan beni ele verirsin. belki anlar insan bu bilinmez. sen gene dikkat et; her şeyi ayrıntılı anlatma o kadar. bütün şey ayrıntıda değil midir zaten? ayrıntılarda ele vermez mi insan kendini? başkalarına anlatamadıklarınla beslenir, varlığını sürdürür herhalde. başkalarından sakladıklarınla gelişir belli etme zayıflığını bunu da atlatırız.
--spoiler--
kendimi karşıma alıp öğüt vermeliyim benim,turgut özben'in özbenliği. kelime oyunu yapıyorum, oyuna getiriyorum. kendimi ele vermiyorum. her şeyi anlatma. belki sözlerinin arasında, farkında olmadan beni ele verirsin. belki anlar insan bu bilinmez. sen gene dikkat et; her şeyi ayrıntılı anlatma o kadar. bütün şey ayrıntıda değil midir zaten? ayrıntılarda ele vermez mi insan kendini? başkalarına anlatamadıklarınla beslenir, varlığını sürdürür herhalde. başkalarından sakladıklarınla gelişir belli etme zayıflığını bunu da atlatırız.
--spoiler--
yılmaz erdoğan'ın iki kez okuduğunu söylediği oğuz atay şaheseri...
"selim ışık anlatmadan anlaşılmaya aşık." (kitaptan)
üstadım, bu yüzden değil midir, kayıp gidişi elimizin hayat dallarından...
üstadım, bu yüzden değil midir, kayıp gidişi elimizin hayat dallarından...
"bir de vatan denen bir şey vardı ki çok iyi korunması gerekiyordu. Bizler her sabah hep bir ağızdan onu özümüzden çok sevdiğimizi, ant denilen bir şey içerek haykırıyorduk. Bir de bazı çatık kaşlı adam resimleri vardı ki, babam onlara gazetedeki amcalara yaptığım gibi, sakal bıyık takmamı şiddetle yasak etmişti. "
kimi tezini yapar, kimi tezeğini çıkarır. o eserlerden işte.
tutunmamak ancak bu kadar güzel anlatılır.
yalnızlaşma sürecini, onları, bizleri, düşleri ve özlemleri, hayal kırıklıklarını, yaşanamayanları, yaşamdan soyutlanmayı, beraberinde birçok gerçeği ve yanlışı* barındıran oğuz atay eseri. *
yalnızlığa dair zihinlerden geçenlerin büyük bir kısmını esere yansıtmış oğuz atay, söylenebileceklerin birçoğunu söylemiş nerdeyse. ayrıca bir çok aforizmada bulundurur bünyesinde.
kitabın kalınlığı çoğu kişinin gözünü korkutabilir fakat gerçek bir okurun buna aldırış edeceğini düşünmüyorum. kimsenin gözü korkmasın. onlardan değilseniz kendiniz yazmışcasına içine düşüp okuyabileceğiniz bir kitap. birkaç defa okunması halinde dahada iyi anlaşılacaktır ayrıca.
--spoiler--
''Bir dostun varlığı güzel bir şeydir; fakat bir dosta ihtiyaç duymadan yaşayabilmektir önemli olan.''
--spoiler--
--spoiler--
''Yıpranmış ümitlerden, taze ümitsizliklere kesiksiz bir geçiş''
--spoiler--
yalnızlığa dair zihinlerden geçenlerin büyük bir kısmını esere yansıtmış oğuz atay, söylenebileceklerin birçoğunu söylemiş nerdeyse. ayrıca bir çok aforizmada bulundurur bünyesinde.
kitabın kalınlığı çoğu kişinin gözünü korkutabilir fakat gerçek bir okurun buna aldırış edeceğini düşünmüyorum. kimsenin gözü korkmasın. onlardan değilseniz kendiniz yazmışcasına içine düşüp okuyabileceğiniz bir kitap. birkaç defa okunması halinde dahada iyi anlaşılacaktır ayrıca.
--spoiler--
''Bir dostun varlığı güzel bir şeydir; fakat bir dosta ihtiyaç duymadan yaşayabilmektir önemli olan.''
--spoiler--
--spoiler--
''Yıpranmış ümitlerden, taze ümitsizliklere kesiksiz bir geçiş''
--spoiler--
altıncı nesil yazar.. şahesere uygun hareket eder diye umuyoruz..
bir oğuz atay şaheseri, türk edebiyatının ilk 5'inde rahatlıkla sayılabilecek kitaplardandır. özellikle çaylaklık cezası alan kişilere şiddetle tavsiye edilir.
ne söylenebilir ki?!! ömerciğim madra ve enisçiğim batur (evet ikisi birden) patlatmışlar kitabın başına 'olmazsa olmaz'ları. tam da olmasa olur diyebildiğimiz kitaba hem de! (evet ikisi birden)
acı bir ironinin tuzağına düşmüş sevgili aydınım... sevgili aydınım hem de.
yazmasan olmaz mıydı yani? olmasa ne olurdu ki? bir defa da olmasaydı işte. ama oldu. olsun, bu da bize ders olsundu..
gelin, 'tutunamayanlar'ın önsözlerini okumayalım, yırtalım kitaplarımızdan!
acı bir ironinin tuzağına düşmüş sevgili aydınım... sevgili aydınım hem de.
yazmasan olmaz mıydı yani? olmasa ne olurdu ki? bir defa da olmasaydı işte. ama oldu. olsun, bu da bize ders olsundu..
gelin, 'tutunamayanlar'ın önsözlerini okumayalım, yırtalım kitaplarımızdan!
oğuzlar, ataylar. ha bir de çaylaklar.
bana kendini birden fazla kere okutan ilk kitaptır. 1'er yıl aralıklarla 3 kere okudum. ve hepsinde de sanki yeni bir romana başlıyormuşum gibi heyecanladırmayı, yeni yeni ayrıntılar keşfettirmeyi başardı bana. o kadar dolu bir kitap ki, en ufak bir dikkat dağınıklığında kaçırdığınız birçok yeri bir dahaki okuyuşunuzda keşfettiğinizde yeni bir kitap okuyormuş hissine kapılırsınız.
okumayanlar bu kitabı mümkünse, kafalarının boş olduğu, çok meşgul olmadıkları bir zamanda okusunlar. tamamen kitabın içine girsinler okurken.
okumayanlar bu kitabı mümkünse, kafalarının boş olduğu, çok meşgul olmadıkları bir zamanda okusunlar. tamamen kitabın içine girsinler okurken.
okuduktan sonra insana ; tanıdıklarını yaşadıkları olaylara ve onlara bakış açılarına göre bu tutunamayan diye ayırma özellği katan kitaptır.
kesinlikle bir loser kitabı değildir. karakterler hayatta keskin, göze batan bir başarısızlık yaşamamıştır. kitabı çekici yapan da budur zaten, kendi halindeki küçük burjuvanın* içinde neler olup bittiğini gösterir. büyüyemeyenlerin, büyürse nereye tutunacağını ne yapacağını kestiremeyenlerin kitabıdır tutunamayanlar.
okumaktan korktuğum yapıt. niye bilmiyorum beni derinden etkileyecek bir şeyler var gibi hissediyorum ve her uzandığımda elim hava da kalıyor. ama okumam şart onu biliyorum.
Oğuzum Atayım, sen nasıl bir adamdın ki böyle bir kitap yazdın.. hani bazı kitaplar olur, sizi içine alır, ama öyle macera kitabı cinsinden değil, size yeni bir bakış açısı sunar, bazı cümleler tamamıyle sizi tanımlar.. Hiç bitsin istemezsiniz, sayfa sayısı azaldıkça cümlelerin yanı sıra bir de o yüzden keder sarar bünyenizi bir sigara daha yakarsınız. O kitaba müzikler adarsınız, özel zamanlar ayırırsınız. işte tam o cinsten bir kitap tutunamayanlar namı diğer disconnectus erectus
Şimdi bir sigara da Selim'in anısına yakmak lazım. Canım Selim o kadar iyi anlıyorum ki seni, "düşünmek başka.. insanın aklına bir takım kelimeler gelmesi başka"
Şimdi bir sigara da Selim'in anısına yakmak lazım. Canım Selim o kadar iyi anlıyorum ki seni, "düşünmek başka.. insanın aklına bir takım kelimeler gelmesi başka"
''...kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım , kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım...'' ( tutunamayanlar - oğuz atay )
okunduğunda insana türlü türlü psikolojiyi yaşatabilen oğuz atay'ın $izofrenik romanı. zira bazı bölümlerinde gülmekten karna ağrılar girmesine vesile olur. acının tavan yaptığı sayfalarda ise hüzne gark eder. içinden çıkılamaz buhranlara sürükler. bazen sıkılırsınız oda romanda bir bütünlüğün olmamasından kaynaklanır. fakat odanızda duran kitap tüm kasvesityle okunmayı bekler, insanı kendine çeker.
"...insan kişiliğini yirmi dört saat kullanamaz bir günde. eskir."
kitabın arkasında, berna moran'ın "Atay, saldırısını tutunanların anlamayacağı, reddeceği türden bir romanla yapar" diye bir yorumu vardır ki gerçekten roman hakkında yapılmış en doğru yorumdur.
biri yalnızlıktan kaçıyor diğeri yalnız kalamıyor.
yurdum gençlerinin çoğunun hiç okumadığı halde ekmeğini yemeğe çalıştığı kitap.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar