bugün
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak28
- irmik helvası vs un helvası17
- yunanistan16
- türk kahvesi7
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti13
- merminin mutfağına konuk olmak4
- erkelerin ayak bileğini gösterme çabadı8
- sözlük kızının mutfağına konuk olmak istemiyoruz4
- 1 milyon verecekler mali yayında donunu indirecek8
- ketçap aromalı ruffles10
- gammaz çetesi çökertildi8
- melamin tabak3
- sözlük erkeklerinin helvaları9
- adanalı ateist10
- ilk buluşmaya bugatti veyron ile gelen kız5
- inek sütü içmemize rağmen inek olmamamız2
- islamcilara sorulmasi gereken sorular9
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- crypttech3
- hiç porno izlememiş erkek9
- sözlükte hep zenginlere göre içerik üretiliyor2
- gavs darbesi4
- bik bikle yemek yapmak9
- japonya22
- labris networks2
- dekolteye bakar mısınız7
- çocuklarin ve ergenlerin manifest aşkı10
- gammaz çetelerini savunan yazarlar4
- üşüyen erkek12
- gelecek partisi'nin kapanması12
- sözlük yazarlarının kombinleri7
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası9
- ekşi bir yazar kaybetti uludağ bir yazar kazandı2
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması9
- barikat siber güvenlik2
- uludağ sözlük kızlarının terlikleri5
- herkesin hayatına kimse karışamaz5
- nervio ile kedi beslemek5
- 10 mayıs 2010 canımın sıkılması2
- soyulacak devlet malının kalmaması5
- sözlük yazarları ölünce hangi helva4
- 30 temmuz 2026 cem küçük'ün gözaltına alınması9
- picus security2
- güzel kızların çaylaklığını merici çeksin5
- selçuk bayraktar'ın siyasete atılması8
- vergi iadesi doldurmak5
- mutsuzluğun katlanarak büyümesi3
- halı saha maçına giden erkek3
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin16
- en iyi simit hangi şehirdedir23
insanın, selim ışık gibi bir arkadaşı olmasını arzulatan kitap.Bir işe, aşka, çevreye, sınıfa kısaca hayata tutunamayanların kitabı.
--spoiler--
kendimi karşıma alıp öğüt vermeliyim benim,turgut özben'in özbenliği. kelime oyunu yapıyorum, oyuna getiriyorum. kendimi ele vermiyorum. her şeyi anlatma. belki sözlerinin arasında, farkında olmadan beni ele verirsin. belki anlar insan bu bilinmez. sen gene dikkat et; her şeyi ayrıntılı anlatma o kadar. bütün şey ayrıntıda değil midir zaten? ayrıntılarda ele vermez mi insan kendini? başkalarına anlatamadıklarınla beslenir, varlığını sürdürür herhalde. başkalarından sakladıklarınla gelişir belli etme zayıflığını bunu da atlatırız.
--spoiler--
kendimi karşıma alıp öğüt vermeliyim benim,turgut özben'in özbenliği. kelime oyunu yapıyorum, oyuna getiriyorum. kendimi ele vermiyorum. her şeyi anlatma. belki sözlerinin arasında, farkında olmadan beni ele verirsin. belki anlar insan bu bilinmez. sen gene dikkat et; her şeyi ayrıntılı anlatma o kadar. bütün şey ayrıntıda değil midir zaten? ayrıntılarda ele vermez mi insan kendini? başkalarına anlatamadıklarınla beslenir, varlığını sürdürür herhalde. başkalarından sakladıklarınla gelişir belli etme zayıflığını bunu da atlatırız.
--spoiler--
yılmaz erdoğan'ın iki kez okuduğunu söylediği oğuz atay şaheseri...
"selim ışık anlatmadan anlaşılmaya aşık." (kitaptan)
üstadım, bu yüzden değil midir, kayıp gidişi elimizin hayat dallarından...
üstadım, bu yüzden değil midir, kayıp gidişi elimizin hayat dallarından...
"bir de vatan denen bir şey vardı ki çok iyi korunması gerekiyordu. Bizler her sabah hep bir ağızdan onu özümüzden çok sevdiğimizi, ant denilen bir şey içerek haykırıyorduk. Bir de bazı çatık kaşlı adam resimleri vardı ki, babam onlara gazetedeki amcalara yaptığım gibi, sakal bıyık takmamı şiddetle yasak etmişti. "
kimi tezini yapar, kimi tezeğini çıkarır. o eserlerden işte.
tutunmamak ancak bu kadar güzel anlatılır.
yalnızlaşma sürecini, onları, bizleri, düşleri ve özlemleri, hayal kırıklıklarını, yaşanamayanları, yaşamdan soyutlanmayı, beraberinde birçok gerçeği ve yanlışı* barındıran oğuz atay eseri. *
yalnızlığa dair zihinlerden geçenlerin büyük bir kısmını esere yansıtmış oğuz atay, söylenebileceklerin birçoğunu söylemiş nerdeyse. ayrıca bir çok aforizmada bulundurur bünyesinde.
kitabın kalınlığı çoğu kişinin gözünü korkutabilir fakat gerçek bir okurun buna aldırış edeceğini düşünmüyorum. kimsenin gözü korkmasın. onlardan değilseniz kendiniz yazmışcasına içine düşüp okuyabileceğiniz bir kitap. birkaç defa okunması halinde dahada iyi anlaşılacaktır ayrıca.
--spoiler--
''Bir dostun varlığı güzel bir şeydir; fakat bir dosta ihtiyaç duymadan yaşayabilmektir önemli olan.''
--spoiler--
--spoiler--
''Yıpranmış ümitlerden, taze ümitsizliklere kesiksiz bir geçiş''
--spoiler--
yalnızlığa dair zihinlerden geçenlerin büyük bir kısmını esere yansıtmış oğuz atay, söylenebileceklerin birçoğunu söylemiş nerdeyse. ayrıca bir çok aforizmada bulundurur bünyesinde.
kitabın kalınlığı çoğu kişinin gözünü korkutabilir fakat gerçek bir okurun buna aldırış edeceğini düşünmüyorum. kimsenin gözü korkmasın. onlardan değilseniz kendiniz yazmışcasına içine düşüp okuyabileceğiniz bir kitap. birkaç defa okunması halinde dahada iyi anlaşılacaktır ayrıca.
--spoiler--
''Bir dostun varlığı güzel bir şeydir; fakat bir dosta ihtiyaç duymadan yaşayabilmektir önemli olan.''
--spoiler--
--spoiler--
''Yıpranmış ümitlerden, taze ümitsizliklere kesiksiz bir geçiş''
--spoiler--
altıncı nesil yazar.. şahesere uygun hareket eder diye umuyoruz..
bir oğuz atay şaheseri, türk edebiyatının ilk 5'inde rahatlıkla sayılabilecek kitaplardandır. özellikle çaylaklık cezası alan kişilere şiddetle tavsiye edilir.
ne söylenebilir ki?!! ömerciğim madra ve enisçiğim batur (evet ikisi birden) patlatmışlar kitabın başına 'olmazsa olmaz'ları. tam da olmasa olur diyebildiğimiz kitaba hem de! (evet ikisi birden)
acı bir ironinin tuzağına düşmüş sevgili aydınım... sevgili aydınım hem de.
yazmasan olmaz mıydı yani? olmasa ne olurdu ki? bir defa da olmasaydı işte. ama oldu. olsun, bu da bize ders olsundu..
gelin, 'tutunamayanlar'ın önsözlerini okumayalım, yırtalım kitaplarımızdan!
acı bir ironinin tuzağına düşmüş sevgili aydınım... sevgili aydınım hem de.
yazmasan olmaz mıydı yani? olmasa ne olurdu ki? bir defa da olmasaydı işte. ama oldu. olsun, bu da bize ders olsundu..
gelin, 'tutunamayanlar'ın önsözlerini okumayalım, yırtalım kitaplarımızdan!
oğuzlar, ataylar. ha bir de çaylaklar.
bana kendini birden fazla kere okutan ilk kitaptır. 1'er yıl aralıklarla 3 kere okudum. ve hepsinde de sanki yeni bir romana başlıyormuşum gibi heyecanladırmayı, yeni yeni ayrıntılar keşfettirmeyi başardı bana. o kadar dolu bir kitap ki, en ufak bir dikkat dağınıklığında kaçırdığınız birçok yeri bir dahaki okuyuşunuzda keşfettiğinizde yeni bir kitap okuyormuş hissine kapılırsınız.
okumayanlar bu kitabı mümkünse, kafalarının boş olduğu, çok meşgul olmadıkları bir zamanda okusunlar. tamamen kitabın içine girsinler okurken.
okumayanlar bu kitabı mümkünse, kafalarının boş olduğu, çok meşgul olmadıkları bir zamanda okusunlar. tamamen kitabın içine girsinler okurken.
okuduktan sonra insana ; tanıdıklarını yaşadıkları olaylara ve onlara bakış açılarına göre bu tutunamayan diye ayırma özellği katan kitaptır.
kesinlikle bir loser kitabı değildir. karakterler hayatta keskin, göze batan bir başarısızlık yaşamamıştır. kitabı çekici yapan da budur zaten, kendi halindeki küçük burjuvanın* içinde neler olup bittiğini gösterir. büyüyemeyenlerin, büyürse nereye tutunacağını ne yapacağını kestiremeyenlerin kitabıdır tutunamayanlar.
okumaktan korktuğum yapıt. niye bilmiyorum beni derinden etkileyecek bir şeyler var gibi hissediyorum ve her uzandığımda elim hava da kalıyor. ama okumam şart onu biliyorum.
Oğuzum Atayım, sen nasıl bir adamdın ki böyle bir kitap yazdın.. hani bazı kitaplar olur, sizi içine alır, ama öyle macera kitabı cinsinden değil, size yeni bir bakış açısı sunar, bazı cümleler tamamıyle sizi tanımlar.. Hiç bitsin istemezsiniz, sayfa sayısı azaldıkça cümlelerin yanı sıra bir de o yüzden keder sarar bünyenizi bir sigara daha yakarsınız. O kitaba müzikler adarsınız, özel zamanlar ayırırsınız. işte tam o cinsten bir kitap tutunamayanlar namı diğer disconnectus erectus
Şimdi bir sigara da Selim'in anısına yakmak lazım. Canım Selim o kadar iyi anlıyorum ki seni, "düşünmek başka.. insanın aklına bir takım kelimeler gelmesi başka"
Şimdi bir sigara da Selim'in anısına yakmak lazım. Canım Selim o kadar iyi anlıyorum ki seni, "düşünmek başka.. insanın aklına bir takım kelimeler gelmesi başka"
''...kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım , kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım...'' ( tutunamayanlar - oğuz atay )
okunduğunda insana türlü türlü psikolojiyi yaşatabilen oğuz atay'ın $izofrenik romanı. zira bazı bölümlerinde gülmekten karna ağrılar girmesine vesile olur. acının tavan yaptığı sayfalarda ise hüzne gark eder. içinden çıkılamaz buhranlara sürükler. bazen sıkılırsınız oda romanda bir bütünlüğün olmamasından kaynaklanır. fakat odanızda duran kitap tüm kasvesityle okunmayı bekler, insanı kendine çeker.
"...insan kişiliğini yirmi dört saat kullanamaz bir günde. eskir."
kitabın arkasında, berna moran'ın "Atay, saldırısını tutunanların anlamayacağı, reddeceği türden bir romanla yapar" diye bir yorumu vardır ki gerçekten roman hakkında yapılmış en doğru yorumdur.
biri yalnızlıktan kaçıyor diğeri yalnız kalamıyor.
yurdum gençlerinin çoğunun hiç okumadığı halde ekmeğini yemeğe çalıştığı kitap.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar