bugün
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu32
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı86
- gülşen in memeleri14
- bitlis te oğluna filistin ismini koyan adam22
- tuborg ice4
- toplumsal çürüme3
- kızıl saçlılar5
- yeşil göz4
- mika raun vardı nerede şimdi7
- erdoğan'ın fon krizi açıklaması8
- gençlere tavsiyeler2
- iyi parti2
- ese dezze13
- sarı çıyan denince akla gelenler2
- sudekiray silik yesin kampanyası6
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi2
- dominika kotouckova2
- hamas denince akla gelenler11
- kuzey tekinoğlu2
- örümcek adam2
- caitlin worthington3
- michael myers in kız kardeşi2
- fie rose lindegaard2
- almanyada gaz çıkarmanın serbest olması2
- fatma betül sayan kaya'nın 25 bin liralık gözlüğü4
- hızlı ve çok okumak4
- tuborg içen erkek2
- verzeihung2
- hamileyken başka erkekle birlikte olan evli kadın8
- keçi sakallı ispanyol asilzadesini oynamak4
- orealia thomas2
- ağlayarak muhallebi yemek3
- müslüman5
- olga lombardo2
- entschuldigung2
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği10
- fon soruşturmasında fatma betül sayan kaya3
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- ben geldim naneler5
- erlik5
- cumhuriyet halk partisi3
- adalet ve kalkınma partisi4
- 20 yaşındaki gence 250 yıl hapis cezası verilmesi8
- nar taneleyen gelin adayı2
- esra'yı aç esra'yı4
- doçent maaşı vs işçi maaşı3
- uludağ sözlük ai bot2
- fatma betül sayan kaya'nın ifadeye çağrılması7
- kamos3
- karton fabrikasında sigara içmek2
"Tunç devri..Aşık oldu..Utanç devri"
"hayatım ciddiye alınmasını istediğim bir oyundu sadece"
Selimciğim ışık ne karakter ama??
"hayatım ciddiye alınmasını istediğim bir oyundu sadece"
Selimciğim ışık ne karakter ama??
gelmiş geçmiş en iyi türk romanı. bundan daha iyisinin yazılacağını tahmin etmiyorum. okuması zor olabilir; ama kesinlikle buna değer bir kitaptır. kitaptan öte bir başyapıttır.
üniversite 1. sınıfta hocanın okumasını zorunlu tuttuğu romandır. zorunluluk işin içine girince okumamıştım. bir sene sonra kitap rafta gözüme takılınca okumaya başladım. ve neler kaybettiğimi anladım. tekrar tekrar okunası mükemmel ötesi bir kitaptır.
edebiyat ne işe yarıyor..merak ediyorum..
çevremizde yüzlerce selim ışık varken ve biz onları görmezlikten gelerek tutunamamalarına katkıda bulunurken kitabı seven binlerce genç ne kadar ayılıp bayıldıklarını yazıyor sözlüklerde..
selim ışık karakteri hastalıklı ve işin gerçeği uydurma bir karakterdir. çok ciddiye alıp başucu kitabı olduğunu söyleyenler, şişirdikleri balonun içine üfledikleri havayı yutmaktadırlar.
(bkz: işte o kadar)
çevremizde yüzlerce selim ışık varken ve biz onları görmezlikten gelerek tutunamamalarına katkıda bulunurken kitabı seven binlerce genç ne kadar ayılıp bayıldıklarını yazıyor sözlüklerde..
selim ışık karakteri hastalıklı ve işin gerçeği uydurma bir karakterdir. çok ciddiye alıp başucu kitabı olduğunu söyleyenler, şişirdikleri balonun içine üfledikleri havayı yutmaktadırlar.
(bkz: işte o kadar)
orijinal adı dark horse olan, siyah beyaz dagur kari filmi. yalnızca bir sahnede renk gelmekte ve geri gitmektedir.
acısı olmadığı halde kendine acı yaratan özenti metin'e turgut'un her sövüşünde işte bu dedim, artık yeni bir ses duyuyorum.. kaybeden adam taklidine sonunda bir tokat geldi dedim... metin ve senin gibiler döneminiz geçti, siz ki hayatı üç-beş beylik sözden ibaret insanlar..olmayan acılarınızı da alıp gidin artık.. mutsuz olmayı isteyen, acı bir tebessümle tüm hayatı özetleyen düşkün ruhlar..metinler..
metin ol metin.
metin ol metin.
okuyama çalışılan ama ne hikmetse bir türlü anlanamayan kitap. *
(bkz: len sta troc en/@stalker)
iki defa okunması ile kavranılan , ama üçüncü defa okunması ile de anlaşılan kitap .. çok fazla teknik terim barındırıyor .. mühendislikten girip, felsefeden çıkıyor .. selim ışık karakterini çok tanrısallaştırmış ki bir yerinde artık "yok ebesinin amı alisami" diyorsunuz ve turgut özbene acıyıp " zavallı şey , selim abin seni burada mı bıraktı, gelsin ben ona cıs yapıcam ha ağlama tosunum" deme ihtiyacı hissediyorsunuz .. ayrıca okura bu kadarda çok yüklenilmez ki canım .. kafka okuduk bu kadar kasmadık yani..bu arada (bkz: isa gelmedi)
ve daha olric yoktu...
Gelmiş geçmiş en iyi Türk romanıdır. Dünya edebiyatında buna tekabül edebilecek bir roman ararsak Suç ve Ceza kadar kıymetli nadide bir eserdir.
selim ışık, turgut özben ve olric üçlemesinde turgut'a yakın olma ihtimalim daha fazla olan, selim'in insanları mutlu etmek için nasıl çabaladığını gördükçe zaman zaman kendimi yetersiz hissetmeme neden olan, "tehlikeli oyunlar" kitabı ile peşpeşe okununca insanın aklında tamlamalar yaratan, hayatımı değiştiren, birçok insanın hayatını değiştiren Oğuz Atay klasiği. gerek başında, gerek şarkılar bölümünde ve de tabii ki sonunda, "hangimiz tutunduk ki?" sorusunu soran, aslında 60'lardan başlayarak halkın içinden çıkıp okuyarak aydın olan insanların dramını anlatan, basit burjuva geleneklerine karşı çıkmamızı öğreten kitap. Burjuvaziyle beraber eleştiri sınırı tanımadan bu ülkedeki bütün ideolojileri eleştirmeyi başarabilen ilk kitap. ideolojisi yaşamak, sadece yaşamayı öğrenmek olan, hiçbir yazarın hiçbir eserinin henüz aynı tadı vermediği roman.
Tutunanların anlayamayacağı muhteşem bir eser.Yazarın kahraman isimlerinle muhteşem oynadığının göstergesi olan bir kitaptır
Turgut,Selim'in ışığında özbenliğini buldu.
(bkz: turgut özben) (bkz: selim ışık)
Turgut,Selim'in ışığında özbenliğini buldu.
(bkz: turgut özben) (bkz: selim ışık)
insanı depresyona sürükleyen oğuz atay kitabı.
hiçbir kitabı ikinci defa okumak için yanıp tutuşmadım. okumayı bitirdiğim kitap mükemmel olsa bile.. mükemmeldir işte.. o mükemmelliği okumuş ve bitirmişimdir işte..
hiçbir kitabı okumaktan ürkmedim. kitap öyle bir amaç gütse bile.. yazı yazıdır işte.. gerçekliğin ta kendisi değildir ki, ne kadar ona yakın olsa da..
ikinci defa okumak için yanıp tutuştuğum fakat bir o kadar da okumaktan ürktüğüm roman.
hiçbir kitabı okumaktan ürkmedim. kitap öyle bir amaç gütse bile.. yazı yazıdır işte.. gerçekliğin ta kendisi değildir ki, ne kadar ona yakın olsa da..
ikinci defa okumak için yanıp tutuştuğum fakat bir o kadar da okumaktan ürktüğüm roman.
"kelimeleri daha önce, öyle kötü yerlerde kullanmış oluyoruz ki, kirletir diye korkuyoruz duygularımıza dokunursa. seslerin başka bir dokunulmazlığı var"
ismi oldukça etkiliyeci olan Oğuz Atay romanı.
turgut, selime" bize hiç gelmedin"der, selim de " ben sizi bilmem, seni bilirim" der.
ve bu cümleyle oğuz atay erkek dostluklarının taraflardan birinin evlenmesi sonrası ne derin kuyulara düştüğünü açıklar. konu hakkında kitaplar yazılabilecekken bir cümleyle her şeyi açıklar.
roman değil bir manifestodur.
bu arada günseli ne güzeldir bu kitapta.
ve bu cümleyle oğuz atay erkek dostluklarının taraflardan birinin evlenmesi sonrası ne derin kuyulara düştüğünü açıklar. konu hakkında kitaplar yazılabilecekken bir cümleyle her şeyi açıklar.
roman değil bir manifestodur.
bu arada günseli ne güzeldir bu kitapta.
bir oğuz atay eseridir.
hiç okumadım ama...
hiç okumadım ama...
nasıl ezberlenir allahım arapça dua eden adamın latince kemikleri, diyerek türk aydının doğu-batı açmazını özetleyen, ironi harmanı, büyük edebi eser.
kalınlığı ile korkutan kitaptır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar