bugün
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı13
- tekne turu6
- bir erkeğin aşko demesi6
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası32
- sözlük kızlarının kendilerini güvenilir sanması8
- instagram'da herkesin çok mutlu olması3
- 24 tane fake hesabı olan yazar7
- bir yazarı entrylerine göre yargılamak19
- sözlükteki herkesin 2 hesap kullanması7
- hangi yazar hangi başlığa ait5
- biraz şımardım6
- aykirikadin3
- gammazlar neden hiç çaylak olmuyor8
- çağımızın hastalığı8
- nickten isim tahmini yapmak72
- nervio hamferdi8
- sevgilinizin sözlükte yazar olması6
- hoşlanılan kızı türkü bardan çıkarken görmek3
- diamond bosphorus26
- göbeklitepe ve insanlık tarihinin yeniden yazılışı2
- bu kadar feyk barındıran yerde ben kalamam3
- sözlükteki linç kültürü2
- acıyo diyen kız4
- cajun corner2
- siyasal islamcı siyasal alevici ittifakı2
- ioçk'nın müziği6
- insanlar nasıl arkadaş ediniyor10
- gammaz çetesi7
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum20
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri10
- sapık olduğu için çaylak olan insan5
- hayattan zevk alamamak17
- seri gizli artı oy veren melek15
- kalabalıklar içinde yalnız olmak12
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj10
- yakisikli babam gibi asik oldum anam gibi2
- cem dizdar2
- ilah6
- sözlük yazarlarının yaptığı yemekler2
- anın görüntüsü17
- true'nin utanmadan gammazlara laf söylemesi3
- yan ma leley yan ma leyyo3
- sersem herif3
- ferrasini satan yazar2
- hikayeyi devam ettir25
- arkadaşlar feyk misi ni z2
- yazın dışarı çıkmanın zorluğu6
- arkadaşlar hoşçakalın4
- bir hevesle alınıp kullanılmayan şeyler16
- bacınızın uluda yazar olmasını ister misiniz3
yönetmenliğini josef rusnak'ın yaptığı, başrollerinde armin mueller stahl, craig bierko, ve gretchen mol gibi isimlerin olduğu 1999 yapımı başarılı bir bilim kurgu filmi.
bir kere her şeyden evvel vizyona girme aşamasında aynı zamana tekabül ettiği için matrix filminin talihsizliğine uğradığını düşündüğüm bir film bu. vizyona girdiği yıl ciddi başarılara imza atmış olan matrix'in yanında josef rusnak'ın sağlam rejisiyle ortaya koyduğu the thırteenth flor bence hak ettiği ilgiyi almamıştır. çünkü iki filmde tematik olarak ciddi benzerliklerin ürünü. zaten sanal dünyalar, simülasyon temalı yapımlar 90'lı yılların belki de en çok işlenen konusu oldu. bununla birlikte bir sürü proje de doğdu. bu açıdan filmin, matrix in dışında dark city benzerliği de yadsınamaz.
lakin bana kalırsa ortaya koyulduğu yıla göre gayet iyi bir iş çıkarmış başarılı bir yapım. aslına bakılırsa bu yapım diğer simülasyon temalı yapımlardan çok daha farklı. çünkü bu defa film "simülasyonun içinde simülasyon" gibi bir hadiseyi barındırdığı için daha farklı, orijinal bir senaryonun ürünü olduğunu düşünüyorum. bu tabi işin daha çok reji ve senaryo kısmı ile ilgili değerlendirmelerdi. bana kalırsa reji kadar oyunculuklarda mükemmel. özellikle craig bierko'nun farklı ve bir o kadar da zıt karakterleri tek bir bedende başarı ile canlandırması takdire şayan.
filmin afişinde de gözlemlenebilir olduğu gibi "dünyanın sonu" kavramı bu filmde de mevcut. lakin bana kalırsa bu "son" seyirciye gayet iyi görsellikler ile sunulmuş. aslında tam da bu noktada bir truman show benzerliği yaşanmıyor değil. orda da buna benzer baş kahramanın "sanal dünya" farkındalığını tattığı an yaşadığı trajedi burada da yine kendini hissettiriyor.
bu tür simülasyon temalı filmlerde işin belki de en klasik tarafı film bittiğinde " lan yoksa bizde simülasyon muyuz? " tarzı bir sorgulama, " ya öyleyse " gibi kuşkucu yaklaşımlar söz konusu olabiliyor. lakin bir de işin şu kıvamı var " amaaan yalan dünya, her şey bomboş. " tarzı gayet saçma bir yaklaşıma da bürünebiliyorsunuz.
işin şakası bir yana bu film her şeyden evvel türünün başarılı bir örneği. çekildiği yıla rağmen gayet iyi teknik ve görsellikle donatılmış sağlam bir josef rusnak rejisi. izleyiniz, izlettiriniz. iyi seyirler.
bir kere her şeyden evvel vizyona girme aşamasında aynı zamana tekabül ettiği için matrix filminin talihsizliğine uğradığını düşündüğüm bir film bu. vizyona girdiği yıl ciddi başarılara imza atmış olan matrix'in yanında josef rusnak'ın sağlam rejisiyle ortaya koyduğu the thırteenth flor bence hak ettiği ilgiyi almamıştır. çünkü iki filmde tematik olarak ciddi benzerliklerin ürünü. zaten sanal dünyalar, simülasyon temalı yapımlar 90'lı yılların belki de en çok işlenen konusu oldu. bununla birlikte bir sürü proje de doğdu. bu açıdan filmin, matrix in dışında dark city benzerliği de yadsınamaz.
lakin bana kalırsa ortaya koyulduğu yıla göre gayet iyi bir iş çıkarmış başarılı bir yapım. aslına bakılırsa bu yapım diğer simülasyon temalı yapımlardan çok daha farklı. çünkü bu defa film "simülasyonun içinde simülasyon" gibi bir hadiseyi barındırdığı için daha farklı, orijinal bir senaryonun ürünü olduğunu düşünüyorum. bu tabi işin daha çok reji ve senaryo kısmı ile ilgili değerlendirmelerdi. bana kalırsa reji kadar oyunculuklarda mükemmel. özellikle craig bierko'nun farklı ve bir o kadar da zıt karakterleri tek bir bedende başarı ile canlandırması takdire şayan.
filmin afişinde de gözlemlenebilir olduğu gibi "dünyanın sonu" kavramı bu filmde de mevcut. lakin bana kalırsa bu "son" seyirciye gayet iyi görsellikler ile sunulmuş. aslında tam da bu noktada bir truman show benzerliği yaşanmıyor değil. orda da buna benzer baş kahramanın "sanal dünya" farkındalığını tattığı an yaşadığı trajedi burada da yine kendini hissettiriyor.
bu tür simülasyon temalı filmlerde işin belki de en klasik tarafı film bittiğinde " lan yoksa bizde simülasyon muyuz? " tarzı bir sorgulama, " ya öyleyse " gibi kuşkucu yaklaşımlar söz konusu olabiliyor. lakin bir de işin şu kıvamı var " amaaan yalan dünya, her şey bomboş. " tarzı gayet saçma bir yaklaşıma da bürünebiliyorsunuz.
işin şakası bir yana bu film her şeyden evvel türünün başarılı bir örneği. çekildiği yıla rağmen gayet iyi teknik ve görsellikle donatılmış sağlam bir josef rusnak rejisi. izleyiniz, izlettiriniz. iyi seyirler.
yalan dünya temalı, 1999 yapımı bir bilim kurgu filmi.
"görmek, duymak, hissetmek gerçek olduğu anlamına gelir mi? ya da bir yazılım bunların hepsini sağlıyorsa gerçek kabul edebilir miyiz?" gibi sorularla boğuşan etkileyici bir film.
bir grup yazılım uzmanının yarattığı sanal dünyadaki karakterlerin, beklenmedik davranışlar sergilemesiyle işlerin rayından çıkışını konu edinen the thirteenth floor, dark city ve the matrix ile benzer konuları işleyen iyi bir seyirlik. matrix kadar iyi bir görsel şov sağlayamasa da en az dark city kadar sürükleyici.
"görmek, duymak, hissetmek gerçek olduğu anlamına gelir mi? ya da bir yazılım bunların hepsini sağlıyorsa gerçek kabul edebilir miyiz?" gibi sorularla boğuşan etkileyici bir film.
bir grup yazılım uzmanının yarattığı sanal dünyadaki karakterlerin, beklenmedik davranışlar sergilemesiyle işlerin rayından çıkışını konu edinen the thirteenth floor, dark city ve the matrix ile benzer konuları işleyen iyi bir seyirlik. matrix kadar iyi bir görsel şov sağlayamasa da en az dark city kadar sürükleyici.
-sende de daha önde karşılaşmışız gibi bir his var mı?
-başka bir yaşamda belki de.
-deja vu
-ilk görüşte aşkın anlamı.(ve öpüşürler)
filmdeki nerdeyse tüm oyuncular birden fazla karakteri canlandırmış görsellik açısından farklı bir tat vermişlerdir.
Craig Bierko'nun mükemmel oyunculuğulya birleşince izlemeden geçilemeyen bir film olmuştur.
-başka bir yaşamda belki de.
-deja vu
-ilk görüşte aşkın anlamı.(ve öpüşürler)
filmdeki nerdeyse tüm oyuncular birden fazla karakteri canlandırmış görsellik açısından farklı bir tat vermişlerdir.
Craig Bierko'nun mükemmel oyunculuğulya birleşince izlemeden geçilemeyen bir film olmuştur.
bu filmi izlemiş olmanın artılarından bir tanesi de, sözlük yazarlarının yere göğe sığdıramadığı inception filminin aslında o kadar da abartılı olmadığını anlamanıza yardımcı olmasıdır..matrix ile yakın ama matrix den önce vizyona girmesine rağman matrix filminin gölgesinde kalmış yazık olmuş pek bilinemeden tarihin tozlu raflarına gönderilmiş değerinin bilinemediğini düşündüğüm bir filmdir.
inception'ın fikir babasıdır. Matrix + inception'dır. izleyin. ancak ahım şahım şeyler de beklemeyin.
7/10
7/10
(bkz: dark city)
Hakkında sadece 11(bununla beraber 12) entry girilmesi üzücü olan film.
Zaten bu çoğu güzel filmin kaderidir. Orjinali değil onun fikrini çalıp birazcık makyajla tekrar çekilen filmler her zaman daha ön planda olur.
Sokakta bi adama ghost in the shell desen sana bön bön bakar ama matrix diyince işler değişir.
Aynı durum bu film ve inception arasında da var maalesef.
Keşke hakettiği değeri görseydi.
Zaten bu çoğu güzel filmin kaderidir. Orjinali değil onun fikrini çalıp birazcık makyajla tekrar çekilen filmler her zaman daha ön planda olur.
Sokakta bi adama ghost in the shell desen sana bön bön bakar ama matrix diyince işler değişir.
Aynı durum bu film ve inception arasında da var maalesef.
Keşke hakettiği değeri görseydi.
Döneminin ve şu an bulunduğumuz anın en iyi filmlerinden biridir. Sınırlar kimin için nerede?
ya bizde similasyonsak! işte felsefesi budur.
hayatımda izlediğim en güzel filmlerden. böyle film çeksinler işte hocu. düşünelim biraz. ayrıca kanımca sinema tarihinin üzülerek söylüyorum ki en underrated filmlerinden biri. çok daha fazlasını hak ediyor bu film.
bir the matrix fanı olarak yeni izlediğim film. belli noktalarda matrix'ten ayrılsa da yine onun gibi 1999 yapımı, simülasyon temalı film.
sanıyorum matrix senaryosu hollywwod'da dolaşmaya başladığında çekilmiş. benzer mesele deep impact ve armegeddon'da yaşanmıştı, ilk aklıma gelen örnekler. matrix'ten bildiğim kadarıyla birkaç ay sonra gösteirme girmiş, ayrıca matrix'in çekimlerden önceki uzun hazırlık süreci göz önüne alınınca orjinal fikrin buna ait olması düşünülemez.
şahsen tarafsız bir gözle izledim, genel olarak iyi bir film. ama matrix'le kıyaslamamak lazım.
sanıyorum matrix senaryosu hollywwod'da dolaşmaya başladığında çekilmiş. benzer mesele deep impact ve armegeddon'da yaşanmıştı, ilk aklıma gelen örnekler. matrix'ten bildiğim kadarıyla birkaç ay sonra gösteirme girmiş, ayrıca matrix'in çekimlerden önceki uzun hazırlık süreci göz önüne alınınca orjinal fikrin buna ait olması düşünülemez.
şahsen tarafsız bir gözle izledim, genel olarak iyi bir film. ama matrix'le kıyaslamamak lazım.
--spoiler--
Bir bilgisayarın içindeki taklitlerden başka bir şey değiliz.
--spoiler--
(bkz: simulacra and simulation)
evet, matrix güzel bir film, hatta bu filmden de güzel ama kitabın özü bu filmdir.
Bir bilgisayarın içindeki taklitlerden başka bir şey değiliz.
--spoiler--
(bkz: simulacra and simulation)
evet, matrix güzel bir film, hatta bu filmden de güzel ama kitabın özü bu filmdir.
hakkında nasıl bu kadar az entry girildiğini anlamadığım film. kaç kez izlesem mi yoksa izlemesem mi diye arada kalıp izlediğim filmdir. izlerken beyni yoruyor ve sizi düşünmeye itiyor. görsel bir şeyi izlerken bile aklında farklı senaryolar kurduran ve seni düşünmeye iten filmler bence oldukça başarılıdır. 99 yapımı olmasına rağmen görsel açıdan başarılıdır ve 2015 yılı teknolojisiyle yapılsa başyapıt olabilcek türden bir filmdir. kesinlikle tavsiye ederim
dipnot: matrixle karşılaştırıp filmi kücümseyenler olmuş, karşılaştırılcak tek yanı farklı dünyalar kavramı ama konu bakımından işleniş tamamiyle farklı.
dipnot: matrixle karşılaştırıp filmi kücümseyenler olmuş, karşılaştırılcak tek yanı farklı dünyalar kavramı ama konu bakımından işleniş tamamiyle farklı.
inceptiondaki dünya içinde dünya kavramını işleyen filmlerin atası, yılına göre güzel ve ara ara durağan olan iyi filmdir. Matrixle aynı yılda çıkması şanssızlığı olsa da düşük bir bütçeyle nasıl güzel bir film yapılır göstermişlerdir.
Kulvar olarak ne bir matrix ne de bir inception olmasa da izlenebilir güzel bir filmdir. Hele de türe ilgi duyuyorsanız ve henüz izlemediyseniz muhakkak izleyin.
descartes'ın "cogito ergo sum" sözü ile açılışı yapan retrofütüristik bilim kurgu filmi. ardından gelen sözde ise "ignorance is bliss" sözüne atıfta bulunulur. "ignorance is bliss" sözü aynı zamanda matrix'te de geçmiştir. film matrix ile aynı yılda çıkmıştır ve bir takım yönlerden ortak özelliklere sahiptir.
filmin başında çalan şarkı lee wiley'in easy come easy go isimli şarkısı olup credits kısmında çalan şarkı ise the cardigans'ın erase and rewind isimli şarkısıdır.
filmin başında çalan şarkı lee wiley'in easy come easy go isimli şarkısı olup credits kısmında çalan şarkı ise the cardigans'ın erase and rewind isimli şarkısıdır.
(bkz: gecenin filmi)
"Şöyle bir felsefesi olan, içine de çeken bir film olsa" şeklindeki açlığımı bir nebze dindirmiş olan film.
Fikir ve çıkış noktası çok güzel. Filmin sonuna dair pek çok ince nüans filmin çeşitli yerlerine serpiştirilmiş. Unutkanlıklar, karakterlerin nerden geldim lan buraya tepkileri "ulan bak bura da mı yalan bir dünya yoksa" sorusunu size sorduruyor.
Ayrıca arabaya binip durduraksız sürüp sonra o manzarayı görmek... Büyük bir yıkım olsa gerek. Belki de filmin tek eksiği o dramı tam hissettirememiş olması. O 'kuklaların' hikayesi bize daha çok anlatılmalıydı diye düşünüyorum.
Benim için mutlaka izlenmesi gereken bir film.
Fikir ve çıkış noktası çok güzel. Filmin sonuna dair pek çok ince nüans filmin çeşitli yerlerine serpiştirilmiş. Unutkanlıklar, karakterlerin nerden geldim lan buraya tepkileri "ulan bak bura da mı yalan bir dünya yoksa" sorusunu size sorduruyor.
Ayrıca arabaya binip durduraksız sürüp sonra o manzarayı görmek... Büyük bir yıkım olsa gerek. Belki de filmin tek eksiği o dramı tam hissettirememiş olması. O 'kuklaların' hikayesi bize daha çok anlatılmalıydı diye düşünüyorum.
Benim için mutlaka izlenmesi gereken bir film.
kıyıda köşede kalmış, fazla duyulmamış, simülasyon argümanı üzerine bir film. hatırlatmakta fayda vardır diye düşündüm.
simülasyon evren modelini anlatan, inception filminin fikir babalığını yapan 1999 yapımı güzel bir film. düşünmeden açın izleyin
7.5/10
edit: filmin sonunda " lan acaba ?" dedirtti yalan yok.
7.5/10
edit: filmin sonunda " lan acaba ?" dedirtti yalan yok.
1999 yapım bilim kurgu filmi. sinema sitelerinde the matrix ile aynı yıl çıktığı için the matrix'in gerisinde kaldığı ama yine de sağlam bir simülasyon filmi olduğunu okuyunca bir izleyeyim dedim. filmdeki bazı replikler the matrix'teki repliklerle ya birebir aynı ya da çok benzer. film ilk başta sıkıyor, gerçekten ilerlemiyor ama sonradan ters köşelerle açılıyor ve kendini izlettiriyor. simülasyon konusu fena işlenmemiş bu yüzden insana bazı sorgulamalar yaptırıyor ama the matrix kadar da denemez. bu arada aynı yılda çıkmış olsalar bile the matrix filmi bu filmden daha sonra çıkmıştır. 5.1/10.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar