bugün
- ortada bir yolsuzluk olmaması26
- hasım olan mafya liderlerini kim barıştırır4
- sözlük yazarlarının kombinleri14
- kolesterol6
- bir şey söyle13
- sevgiliden duyulan en acı cümle3
- melih gökçek soruşturması ne oldu21
- akp nin arzu ettiği muhalif tipi6
- netanyahu'ya vatana ihanet suçlaması3
- meme yalarken düşünülen şeyler8
- yağmurdan nefret etmek9
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir27
- toplum baskısı yüzünden entry girememek2
- romanya53
- yağmuru romantik bulan tip5
- diyabet3
- hapiste kalanlardan kira bedeli alınması3
- adam yine kazanacak5
- sözlükçe aç kalsak birbirimizi yer miyiz3
- konya misafirperverliği2
- fatma betülleri doyurmak5
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları23
- istanbul şu an bulutlu 19 derece2
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı5
- aliarnas2
- alfabede j harfi neden var4
- 28 eylül 2026 deniz göktaş'ın ilk duruşması5
- sözlüğün meme platformuna dönmesi8
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis9
- kemal kılıçdaroğlu3
- avrupanın en ucuz mazotunu kullanıyoruz24
- deniz göktaş2
- 2 gecede 40 bin iranlıyı katleden molla rejimi15
- heyt bey'nin fon olayından para kazanmış olması7
- albea var mı abi düşük kilometreli6
- patrona sigorta yap diye yalvarmak3
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur34
- fatma betül sayan kaya39
- yağmurlu havalarda yapılabilecek en güzel şeyler3
- sırbistan da vucic'in istifası3
- dünya61
- almanya25
- türkiye24
- 27 eylül 2026 almanya yunanistan maçı8
- crp2
- karton toplayan çocuk16
- nihat genç5
- süper para kazanma yöntemi buldum garanti6
- sözlük kızlarının ojeleri16
- otel odası10
yönetmenliğini josef rusnak'ın yaptığı, başrollerinde armin mueller stahl, craig bierko, ve gretchen mol gibi isimlerin olduğu 1999 yapımı başarılı bir bilim kurgu filmi.
bir kere her şeyden evvel vizyona girme aşamasında aynı zamana tekabül ettiği için matrix filminin talihsizliğine uğradığını düşündüğüm bir film bu. vizyona girdiği yıl ciddi başarılara imza atmış olan matrix'in yanında josef rusnak'ın sağlam rejisiyle ortaya koyduğu the thırteenth flor bence hak ettiği ilgiyi almamıştır. çünkü iki filmde tematik olarak ciddi benzerliklerin ürünü. zaten sanal dünyalar, simülasyon temalı yapımlar 90'lı yılların belki de en çok işlenen konusu oldu. bununla birlikte bir sürü proje de doğdu. bu açıdan filmin, matrix in dışında dark city benzerliği de yadsınamaz.
lakin bana kalırsa ortaya koyulduğu yıla göre gayet iyi bir iş çıkarmış başarılı bir yapım. aslına bakılırsa bu yapım diğer simülasyon temalı yapımlardan çok daha farklı. çünkü bu defa film "simülasyonun içinde simülasyon" gibi bir hadiseyi barındırdığı için daha farklı, orijinal bir senaryonun ürünü olduğunu düşünüyorum. bu tabi işin daha çok reji ve senaryo kısmı ile ilgili değerlendirmelerdi. bana kalırsa reji kadar oyunculuklarda mükemmel. özellikle craig bierko'nun farklı ve bir o kadar da zıt karakterleri tek bir bedende başarı ile canlandırması takdire şayan.
filmin afişinde de gözlemlenebilir olduğu gibi "dünyanın sonu" kavramı bu filmde de mevcut. lakin bana kalırsa bu "son" seyirciye gayet iyi görsellikler ile sunulmuş. aslında tam da bu noktada bir truman show benzerliği yaşanmıyor değil. orda da buna benzer baş kahramanın "sanal dünya" farkındalığını tattığı an yaşadığı trajedi burada da yine kendini hissettiriyor.
bu tür simülasyon temalı filmlerde işin belki de en klasik tarafı film bittiğinde " lan yoksa bizde simülasyon muyuz? " tarzı bir sorgulama, " ya öyleyse " gibi kuşkucu yaklaşımlar söz konusu olabiliyor. lakin bir de işin şu kıvamı var " amaaan yalan dünya, her şey bomboş. " tarzı gayet saçma bir yaklaşıma da bürünebiliyorsunuz.
işin şakası bir yana bu film her şeyden evvel türünün başarılı bir örneği. çekildiği yıla rağmen gayet iyi teknik ve görsellikle donatılmış sağlam bir josef rusnak rejisi. izleyiniz, izlettiriniz. iyi seyirler.
bir kere her şeyden evvel vizyona girme aşamasında aynı zamana tekabül ettiği için matrix filminin talihsizliğine uğradığını düşündüğüm bir film bu. vizyona girdiği yıl ciddi başarılara imza atmış olan matrix'in yanında josef rusnak'ın sağlam rejisiyle ortaya koyduğu the thırteenth flor bence hak ettiği ilgiyi almamıştır. çünkü iki filmde tematik olarak ciddi benzerliklerin ürünü. zaten sanal dünyalar, simülasyon temalı yapımlar 90'lı yılların belki de en çok işlenen konusu oldu. bununla birlikte bir sürü proje de doğdu. bu açıdan filmin, matrix in dışında dark city benzerliği de yadsınamaz.
lakin bana kalırsa ortaya koyulduğu yıla göre gayet iyi bir iş çıkarmış başarılı bir yapım. aslına bakılırsa bu yapım diğer simülasyon temalı yapımlardan çok daha farklı. çünkü bu defa film "simülasyonun içinde simülasyon" gibi bir hadiseyi barındırdığı için daha farklı, orijinal bir senaryonun ürünü olduğunu düşünüyorum. bu tabi işin daha çok reji ve senaryo kısmı ile ilgili değerlendirmelerdi. bana kalırsa reji kadar oyunculuklarda mükemmel. özellikle craig bierko'nun farklı ve bir o kadar da zıt karakterleri tek bir bedende başarı ile canlandırması takdire şayan.
filmin afişinde de gözlemlenebilir olduğu gibi "dünyanın sonu" kavramı bu filmde de mevcut. lakin bana kalırsa bu "son" seyirciye gayet iyi görsellikler ile sunulmuş. aslında tam da bu noktada bir truman show benzerliği yaşanmıyor değil. orda da buna benzer baş kahramanın "sanal dünya" farkındalığını tattığı an yaşadığı trajedi burada da yine kendini hissettiriyor.
bu tür simülasyon temalı filmlerde işin belki de en klasik tarafı film bittiğinde " lan yoksa bizde simülasyon muyuz? " tarzı bir sorgulama, " ya öyleyse " gibi kuşkucu yaklaşımlar söz konusu olabiliyor. lakin bir de işin şu kıvamı var " amaaan yalan dünya, her şey bomboş. " tarzı gayet saçma bir yaklaşıma da bürünebiliyorsunuz.
işin şakası bir yana bu film her şeyden evvel türünün başarılı bir örneği. çekildiği yıla rağmen gayet iyi teknik ve görsellikle donatılmış sağlam bir josef rusnak rejisi. izleyiniz, izlettiriniz. iyi seyirler.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar