bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. 1.
    istenmeyen olaylar, durumlar karşısında olayı/durumu diger yönüyle degerlendirenlerin getirdigi bakış açısıdır.
    bu bakış acısı, insana derdini unutturacak nitelikte olmasa bile hafifletici bir özellige sahiptir.
    teselli, minicik de olsa bi' umut ışıgıdır.

    (bkz: bir teselli ver)
    2 ... mintiminti
  2. 2.
    candan erçetin'in çapkın albümünden bir şarkı;

    yıllar sonra hala bugün
    benim için ağlıyorsan sessizce
    ne olur yapma bunu kendine
    kabahat sende değil
    sevemeyen kalbimde

    teselli edecekse eğer
    itiraf edeyim
    yalnızlık sadece
    terkedilenler için değil

    mutlu olacaksan eğer
    itiraf edeyim
    yalnız kalan sadece
    terkedilen değil
    ... lastras
  3. 3.
    ayrıca gülayın damlalar albümünden yürek dağlayıcı bir şarkı;

    gözlerime bakarken teselli ederdin beni
    sevdiğini söylesen mesud ederdin beni
    bana bakan gözlerin şimdi çok uzaklarda
    kaderimle başbaşa bırakıverdin beni
    kaderimle başbaşa bırakıverme beni

    şimdi teselliyi ben söyle nerde bulayım
    hasretin var içimde nasıl mutlu olayım
    al bu hasreti benden perişan olmayayım
    nerede eski günler gel de sevindir beni
    ben sensiz yaşayamam severek öldür beni

    bana günah değil mi hasretten mi öleyim
    al bu hasreti benden perişan olmayayım
    al bu hasreti benden derdinden ölmeyeyim

    sensiz teselliyi ben söyle nerde bulayım
    hasretin var içimde nasıl mutlu olayım
    al bu hasreti benden perişan olmayayım
    al bu hasreti benden derdinden ölmeyeyim
    5 ... lastras
  4. 4.
    gülayın ultra damar şarkısı.
    2 -1 ... doksanüç
  5. 5.
    umut taydaş'a ait bir şiir:

    TESELLi

    "en büyük tesellim, ölüme..."

    Ağlamak değil ki bu, kanamak,
    Yüzüme bak,
    Ben ağlarken yüzüme bak.
    Keskin dişleri saplandı hayatıma yokluğun,
    Aslında bu hayat bitmiş çoktan,
    Aslında göbek bağım, kök salmışlığımdı ölüme,
    Oysa sana doğmak ne kadar zor
    Ve bir o kadar zor doymak
    Bilmez arzunun altında ezilir taze aşık,
    Ne biliyorsa almış yanına, ne biriktirdiyse saklamış ceplerine,
    Aşk değil bu kaçamak...
    Ve sarılmak ihtiyaçtan sadece, yok bir başka özel amaç,
    Çağırıyor küpeli zindan bekçileri,
    Sessizliğinin diyetini ödesin diye; razı,
    Bir kere sarıldım ya diyor, inan ölüyor,
    Kimbilir nasıl da ölüyor,
    Bu kış kıyamette,
    Bekçilerin canı kimbilir nasıl işkence istiyor;
    Ölümdür bu ve yok olmak.
    Çünkü ben gördüm onları,
    Kaldır başını yerden, yer yer yeme içini, yüzüme bak,
    Ağlamak değil ki bu yok olmak,
    Çığlıkları labirentte kaybolmuş bir çocuk gibi
    Dolanıyor beynimde,
    Oysa sana doymak ne kadar zor,
    Ve bir o kadar zor doğmak
    Bilmez bir bebeğin tecrübesizliğine bürünür taze aşık,
    Üstelik onu öldüreceklerini bile bile
    O saklanırken, sen ışık tuttun yüzüne,
    Sen sevişirken o ağlıyordu,
    Sen dinlenirken o ağlıyordu,
    Sen giderken ağlıyordu o,
    Oysa ağlamak değildi bu, çünkü
    Böyle bir ağlamak bilinmiyordu,
    Gelseydin, arkanı dönseydin, görseydin,
    Sesine baksaydın, gözünü duysaydın,
    işte geliyor sesi,
    Ağlamak değil bu yenilmek...
    Kurda kuşa, eşe dosta, her halükârda yenilmek bu
    Yenilmek hep aynı zaten, yok tesellisi.
    Ürkek değildi arzunun süründüren bakışları,
    Bin mevsimdi, kara yeldi, dinmez seldi,
    Kattı kendine ne biriktirdiyse,
    Harcadı seveni, bilip de bilmeyeni,
    Yaşamak bir pirinç tanesinin boğaza tıkanması gibiydi,
    itelemezsen gidemezdi, itelesen belki değemezdin,
    Sevdanın böbrek taşlarıydı, yetememezlik
    Ve her dakika duvarlara tırnak izleri ekleniyordu taze sevenin;
    Kilitliyordu kendisini.
    Herkesten gizli düş biriktirdiği odaya gidiyordu,
    Düşlerin
    Kimini çerçeveleyip duvara asıyordu,
    Kiminden makasla kendini ayırıyordu,
    Kimi hastalıklı bir beden gibi can çekişiyordu,
    Onları görünce oturup ağlıyordu, biliyordum,
    Ağlamak değildi bu yıkılmak,
    Senin o sıralar bıkmışlığın söz konusuydu,
    Ayaklarına kapanıp sana "seviyorum"
    Demekten başka bir şeye gücü yetmiyordu,
    Gururunu her sabah bir köpek gibi zehirliyordu,
    Oysa kudurmuştu gururu bir kere,
    Zindanın bekçileri onu götürmeden önce,
    Paslı bir jiletle kesmiş bileklerini
    Ben bulduğumda yanağı henüz ıslaktı,
    Ağlamak değildi bu
    Seviyordu...
    3 ... fayaka
  6. 5.
    en kırık dökük, güçsüz hissedilen anlarda, işitilmek istenen büyü etkisi gösterecek sözlerden ibarettir çoğu zaman.
    1 ... piraye
  7. 6.
    ümit yaşar oğuzcan şiiri

    Memnunum yaşamaktan
    Güzel bir kadın görsem
    Gönlüm şenlenir
    iki kadeh içsem
    Başım dumanlanır
    Hele bir de sevebilsem
    insanları canı yürekten
    Dünyalar benim olur
    ... mustafa tr
  8. 7.
    insanin ancak ve ancak basina gelmeyen hadiseler karsisinda bir baska insana uygulayabilecegi durum.

    bir de bunu zaman zaman zugurtlerin yaptigi iddia edilir ki gecici de olsa pek bir keyif verir; olayin ciddi ya da hassas olmamasindan oturu elbette...
    (bkz: avuntu)
    1 ... nick gereksiz mi ne
  9. 8.
    Ben sensiz yasayamam severek öldür beni..
    2 ... hermia
  10. 9.
    kadehlerde de aranmışlığı olan hüzün keder kaplı bunyenin recetesidir.
    2 ... norvecli balikci
kapat