bugün
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis8
- heyt bey'nin fon olayından para kazanmış olması3
- avrupanın en ucuz mazotunu kullanıyoruz24
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir20
- romanya52
- matkabın var mı diye mesaj atan kız2
- türkiye24
- fatma betül sayan kaya'nın yeni partili çıkması4
- ortada bir yolsuzluk olmaması3
- 2 gecede 40 bin iranlıyı katleden molla rejimi14
- sözlükteki ayakçılar10
- otel odası9
- flört uygulamasında eşleşme algoritması3
- charlie chaplin'in sesi2
- albea var mı abi düşük kilometreli3
- karton toplayan çocuk16
- almanya25
- fatma betül sayan kaya39
- sözlük kızlarının ojeleri16
- meme yalarken düşünülen şeyler4
- dünya61
- ikiye on kala2
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur33
- vietnam da gençleştirme ameliyatı olan adam9
- nerde o eski türk dizileri2
- kadınların sapık olması10
- nick vermeden bir yazara seslen14
- sözlüğün tek ve mutlak hakimi4
- nikola tesla'nın kürt olması10
- hiçbir şeyin sarmaması10
- sözlüğün meme platformuna dönmesi4
- yunanistan12
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- başka ülkelre vatandşlk başvrsu yapn milltvekilri12
- stoacılığın kişisel gelişim endüstrisine satılması2
- anın görüntüsü31
- tokayev den askeri reform talimatı2
- haber sitelerinde reklamlardan haber okunmuyor2
- amerika birleşik devletleri31
- açılı nude5
- usualsuspect'i tedavi ettirmek8
- bir şey söyle9
- mehdinin en sevdiği balık7
- güzel memelerin öpülmeye değer olması4
- gilded ile yağan yağmuru izlemek4
- meksika açmazı macerası12
- tüm dünyada faşizmin yükselmesi5
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı36
- ermeni rum soykırımını inkar etmek16
- güne bir nostaljik şarkı bırak ulen9
her aşaması baş belası olan eylem. ev bulması ayrı dert, toplanması ayrı dert, doğru düzgün taşıma şirketi bulmak apayrı bir dert... ev arkadaşını saymıyorum bile. yine yeni ve de yeniden yapacağım eylem. oy anam oy...
tanım: taşınırken eşya kaybetmek istemiyorsanız envanter tutmak en etkili yoldur efem, tavsiye olunur. yeni evden görüşmek dileğiyle, selam ederim!
tanım: taşınırken eşya kaybetmek istemiyorsanız envanter tutmak en etkili yoldur efem, tavsiye olunur. yeni evden görüşmek dileğiyle, selam ederim!
bir de hayatınız boyunca bir yerlere taşınmak zorunda kalıyorsanız alışılması kolay, eyleme geçirilince zor bir iştir.
eşyaların kaybolması, kırılması gibi olayların olması kaçınılmazdır.
(bkz: ah ne çok çektim bu yaşımda)
(bkz: gamlı yazar)
eşyaların kaybolması, kırılması gibi olayların olması kaçınılmazdır.
(bkz: ah ne çok çektim bu yaşımda)
(bkz: gamlı yazar)
taşınma eylemi evde kullanılmayan, başkasının işine yarayabilecek eşyaların gün yüzüne çıkmasına olanak sağlar.
kullanmadıklarını ayırırsan kullandıklarını taşımak hamallara kalır. yük olan, ağırlık yapan kullanmadığın ve bir gün lazım olur düşüncesiyle manen sırtında madden evinin dip köşe yerlerinde konuşlandırdığın zımbırtılardır.
en iyisi taşınma olasılığı ortaya çıktığında bu zımbırtılardan kurtulmaktır. ihtiyacı olan birinin yüzündeki mutluluğu görmek için değer bence.
kullanmadıklarını ayırırsan kullandıklarını taşımak hamallara kalır. yük olan, ağırlık yapan kullanmadığın ve bir gün lazım olur düşüncesiyle manen sırtında madden evinin dip köşe yerlerinde konuşlandırdığın zımbırtılardır.
en iyisi taşınma olasılığı ortaya çıktığında bu zımbırtılardan kurtulmaktır. ihtiyacı olan birinin yüzündeki mutluluğu görmek için değer bence.
türkiye'de günümüz koşullarında internet bağlantınızın 4 gün ile 10 gün arasında kesilmesine yol açan eylem, çile.
yaşam alanını değiştirmektir.
insanı yorar, hele ki kısa sürede birkaç kez yapılması gerekirse. eşyaları toplamak, sevilmediği halde hangi ara bağlanıldığı bilinmeyen mekana veda etmekte zorlanmak, alışkanlık yaratacak yeni yere gitmek, yerleşmek, yine eşyalar, yeni insanlar, kendini tekrar tekrar anlatmak zorunda kalmak, yeni yanlış anlaşılmalara gebe tanışıklıklar.
insanı yorar, hele ki kısa sürede birkaç kez yapılması gerekirse. eşyaları toplamak, sevilmediği halde hangi ara bağlanıldığı bilinmeyen mekana veda etmekte zorlanmak, alışkanlık yaratacak yeni yere gitmek, yerleşmek, yine eşyalar, yeni insanlar, kendini tekrar tekrar anlatmak zorunda kalmak, yeni yanlış anlaşılmalara gebe tanışıklıklar.
beden ordan oraya gitsede ruh hapistir bedende. en kötüsü taşıyamamaktır ruhu. kaç senelik kiralamıştır sahip olamadığı ve olamayacağı bedeni bilinmez. tek bilinen, kontratı yenilenmemek üzere bittiği zaman, ikametgahının ebedi olacağı...
taşınmak, geçmişi; anıları; iyiyi, kötüyü; dostlukları; mutlulukları, hüznü öksüz bırakmak değildir. taşınmak gönülden ırak olmak da değildir. sadece kapıyı çekip çıkmaktır. bir kapının kapanması ve başka kapıların açılmasıdır.
taşınmak, geçmişi; anıları; iyiyi, kötüyü; dostlukları; mutlulukları, hüznü öksüz bırakmak değildir. taşınmak gönülden ırak olmak da değildir. sadece kapıyı çekip çıkmaktır. bir kapının kapanması ve başka kapıların açılmasıdır.
çok sık yapıldığında, ruhen benimsenen yersiz yurtsuzluk halinin madden de hayatı kapladığının sinyallerini veren eylemdir.
eylemi yapan kişi için sağlam eziyettir.
eğer taşınacağınız yeri çok seviyorsanız en iğrenç eylem olur sizin için. sevdiği mahalleyi bırakmak zor gelir insana.
(bkz: ah ulen ah)
(bkz: ah ulen ah)
zordur taşınmak... en sevdiğin eşyalarından vazgeçip hepsini atasın gelir. olmuşken tam olsun her şey yenilensin dersin. sonra gidersin yeni güzel evine. bir bakarsın ki sen geçmişte kalmışsın. bütün eşyaların her şey orada ama sen yoksun.
an itibariyle temellerini attığım eylem. en başta söylemem gerekir ki acayip sinir bozucu amk. bir yığın eşya ve bunların nakledilmesi gerekilen 30 km uzaklıktaki yeni bir ev var. 2 saat önce işten geldim ve john coffey' nin de dediği gibi "köpekler gibi yorgunum.". ama işte bu eylemi gerçekleştirmek şart. az sonra evin önüne bi starex gelecek ve 11. katta olan şimdiki evimden alabildiği kadar eşya alacak. onun için bi sıkıntı yok tabi amk. ama o eşyaları arabaya yükleme mecburiyeti olan ben ve arkadaşlarım için sergen yalçın' ın da dediği gibi "sıkıntı var.". artık girdik bu işe, kaçış yok. şemsiye açılmıyor. ha bu kadar özele girmemin ne gereği var diye düşünebilirsiniz ama halimi görün de az dua edin diye yazdım. çok ihtiyacım var lan şu an buna. son olarak; bekarlık, sultanlık filan değil amk. bekarlık, ömer üründül' ün de dediği gibi "enteresan.".
gece 11 de canın sıkılırsa dışarıya çıkacak veya yanına gidecek insan bulamamaktır.
(bkz: düşünmek)
10 metre ilerideki eve doğru yaptığım eylem.
Ama nefret ettim yahu, öğrenci evi de olsa çok fazla kalabalık, ağır beyaz eşyalar, yataklar falan derken insan yoruluyor, meh.
Ama nefret ettim yahu, öğrenci evi de olsa çok fazla kalabalık, ağır beyaz eşyalar, yataklar falan derken insan yoruluyor, meh.
meşakkat dolu edim, iş, fiil. her ne kadar eşyalar göze az görünüyorsa da ve de tek kalınıyorsa bile (bkz: sabile) yine de ıvır zıvır denilen mahlukatların nasıl birer dağ yığını oldukları ve evin kendisinden bile büyük oldukları farkedilir. sinirlere ve yıpranmış bedenlere sahip olunur. gözlerden yorgunluk dolayısıyla iki damla yaş süzülse de çaktırmamaya çalışılır. yeni taşınılacak olan yerdeki olası güzel yaşanılacaklara karşı önceden hazırlık yapılır.
en büyük nefretlerimden biridir.
yeni arkadaşlar, yeni ortam, herşeyin 0 dan başladığı anlardan birtanesi zor durum.
Başka bir şehir ise çok kötü bir olay. Evet sözlük bir ay kadar sonra zorla götürülüyorum ailem tarafından. kurtar beni.
2 gün sonra uygulamaya koyacağım hede. istanbulun bir ucundan tam göbeğine taşınmak, ortamların ve mekanların bodozlama içine dalmak süper olacak. (bkz: taksim).
domestik ve her şeyi bıraktığı yerde bulmaya alışkın bir insansanız büyük gerginlik.
Eşyaları bir yerden başka bir yere götürme işidir. Fakat o yaşanmışlıkları, anıları naaparsınız? Bilemem!
altı ayda bir eda ettiğim şey; üstelik ülkeler arası yapıyorum lanet olsun ki, hayır en son dedim tamam artık dönüş yok, burdan devam ederim diye, bunu diyince zoruna gitti herhalde bi şeylerin..*
dönem başından beri 3 kere yaptığım ve birkaç gün içinde bir daha yapmak zorunda olduğum şey.
çok yorucu lan. 8. kez taşınmaya şahit oluyorum anladım ki kısa mesafeli taşınmalar daha yorucuymuş.
fakat işin içine komşu yardımı girince eğlenceli hal aldı.
evin yolunda 8 kadın ellerinde poşetlerle apartmana girince, dul herifler cama çıktı, bakkal amca gazoz ısmarlamaya kalktı biraz daha kalabalık olsaydık olay dullar partisine dönecekti fakat benimde yaşım tutmuyor zaar.
tabi bu taşınma mevzusunda çekmecelerde, bazaların altında çıkan eşyalar ilgili anılar derken iş uzadıkça uzuyor. hoş beş zaman geçerken çok mühim meseleye geldi. kur'an ı kim taşıyacak. herkesin eli dolu, benim bir elim boş. tedirgin gözlerle aldım poşete koydum ve birden 4 hatun "hayıııırr!" diyerek çömeldi, bende "hoop" diye bağırdım. neymiş efendim kutsal kitap belden aşağı kısımda durmazmış günahmış, fiyuuvv...
neyse kur'an ı zübeyde ablaya verdik, boyu tam belimize kadar olduğu için elinde taşıdı o mevzuyu içime attım.
herkesin karnı aç bütün gözler bana dikilmiş, domestik yanımı hiç belli etmemeliydim diye homurdanarak mutfağa gittim. evde ne vardıysa * onla harikalar yarattım.
tabağımda bi kaç patates kızartması bıraktım ordan nurdan abla: " yapmaaa evladım etme evladım kısmetini tabağında bırakma bak sonra üzülürsün vikvikvik" diye anlatırken tabağımda bıraktığım patateslerin hangisinin zengin, mühendis ya da doktor kocayı temsil ettiğini düşündüm.
tabakta kısmet bırakmayın hanımlar beyler, mutsuz evliliklerin sırrını nurdan abla çözmüş kulak verin lan.
yorulduk ama sonunda yeni evimden yazıyorum sana sözlük. bugün öğrendiklerimde bana ibret ve kazanç arasında bir noktada eğlence oldu. agnostik bünyemi bir kez daha sevdim.
eşyalar yerleşecek yarım edecek sevgili caaaağğnım yazarlar bekleriz efem.
(bkz: el atmak)
fakat işin içine komşu yardımı girince eğlenceli hal aldı.
evin yolunda 8 kadın ellerinde poşetlerle apartmana girince, dul herifler cama çıktı, bakkal amca gazoz ısmarlamaya kalktı biraz daha kalabalık olsaydık olay dullar partisine dönecekti fakat benimde yaşım tutmuyor zaar.
tabi bu taşınma mevzusunda çekmecelerde, bazaların altında çıkan eşyalar ilgili anılar derken iş uzadıkça uzuyor. hoş beş zaman geçerken çok mühim meseleye geldi. kur'an ı kim taşıyacak. herkesin eli dolu, benim bir elim boş. tedirgin gözlerle aldım poşete koydum ve birden 4 hatun "hayıııırr!" diyerek çömeldi, bende "hoop" diye bağırdım. neymiş efendim kutsal kitap belden aşağı kısımda durmazmış günahmış, fiyuuvv...
neyse kur'an ı zübeyde ablaya verdik, boyu tam belimize kadar olduğu için elinde taşıdı o mevzuyu içime attım.
herkesin karnı aç bütün gözler bana dikilmiş, domestik yanımı hiç belli etmemeliydim diye homurdanarak mutfağa gittim. evde ne vardıysa * onla harikalar yarattım.
tabağımda bi kaç patates kızartması bıraktım ordan nurdan abla: " yapmaaa evladım etme evladım kısmetini tabağında bırakma bak sonra üzülürsün vikvikvik" diye anlatırken tabağımda bıraktığım patateslerin hangisinin zengin, mühendis ya da doktor kocayı temsil ettiğini düşündüm.
tabakta kısmet bırakmayın hanımlar beyler, mutsuz evliliklerin sırrını nurdan abla çözmüş kulak verin lan.
yorulduk ama sonunda yeni evimden yazıyorum sana sözlük. bugün öğrendiklerimde bana ibret ve kazanç arasında bir noktada eğlence oldu. agnostik bünyemi bir kez daha sevdim.
eşyalar yerleşecek yarım edecek sevgili caaaağğnım yazarlar bekleriz efem.
(bkz: el atmak)
çocukluk aşkını geride bırakmak ve bir daha hiç görememektir...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar