bugün
- ben aquila bicipite sorularınızı yanıtlıyorum25
- kızlara bişey soracağım erkekler gelmesin7
- gece yarısı çalan telefon7
- ilşkisini herkese anlatan kızlar7
- sinirli kadını sakinleştirmenin yolları14
- kızların sözlüğü erkek düşürmek için kullanması7
- uysaljakoben21
- başımın tatlı tatlı dönmesi4
- aşık olunca yapılan salaklıklar3
- gammaz olmuşum13
- aquila bicipite8
- kel erkek3
- minyon kadın siniri5
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba7
- kadın mı erkek mi belli olmayan yazarlar21
- yüzüklerin efendisi abartılmış boktan bi filmdir3
- reha muhtar25
- hiç evlenemeyecek gibi hissetmek4
- osuruk kokusunun kalıcılık süresi6
- ayı saldırınca yapılması gerekenler10
- death2
- rusya'dan nükleer silah tehdidi2
- ona bir cümle bırak4
- gecenin şarkısı4
- pazarda su satmak2
- ses yakışıklılığı2
- toplu taşımaya binen kızın asıl amacı4
- kemal kılıçdaroğlu35
- benim başaklarımı görmek ister misiniz3
- bizim delilere bakayım4
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye7
- gençler iş beğenmiyor3
- gazlamak2
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi9
- elit olmak için gerekenler13
- sevgiliyle kavga etmek2
- semum3
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- yemek yemek mi güzel giyinmek mi5
- yazarların 2005 yılı maaşları7
- vajina peşinde yitip giden hayatlar3
- 1 litrelik cam şişe kola3
- doğu perinçek vs kemal kılıçdaroğlu2
- düşkün2
- şato3
- yeni yıkanmış kezo kokusu6
- strese girdiğinde vücudun verdiği garip tepkiler2
- 1 milyon tl verseler 1 milyon tl yi alır mısınız5
- 20'li yaşlarınızın başları nasıl geçti6
- eski yazarların emekli yapılması5
entry'ler (186)
insanın uyku düzeninin bozulduğu bi gerçektir. zira artık gece kuşu olur, gündüzleri uyurken geceleri ayık olursunuz. pek hoş değil.
gözlük: ray ban 500 teele
ayakkabı: lacoste 300 teele
t-shirt: polo 120 teele
bunların hepsinin çakma olduğunu fark etmek paha biçiemez..
ayakkabı: lacoste 300 teele
t-shirt: polo 120 teele
bunların hepsinin çakma olduğunu fark etmek paha biçiemez..
konuşulacak bir şey yok, ben tekmeyi basmadan önce düşünecektin.
+ tamam 759 oldu, bırakabiliriz.
- rekoru kırdık mı yani?
- rekoru kırdık mı yani?
türktelekom'un, interneti her kesişince bayramlık ağzımı açtığım şirketi.
hadi ana avrat sövmemize aldırmıyosunuz, bari 'modeminizi fişe doğru taktığınızdan ve modeminizi doğru açtığınızdan emin olunuz' şeklindeki onur kırıcı cümleler sarfetmeyin be insanlar.
(bkz: ben de nişantaşı çocuğuyum)
hadi ana avrat sövmemize aldırmıyosunuz, bari 'modeminizi fişe doğru taktığınızdan ve modeminizi doğru açtığınızdan emin olunuz' şeklindeki onur kırıcı cümleler sarfetmeyin be insanlar.
(bkz: ben de nişantaşı çocuğuyum)
artık yarışmacıların yemekleri bırakıp şıklık, mal mülk yarışına girdiği, adının da 'sıçmaktayız' olarak değiştirilmesi gereken programdır.
bir gerçek de şudur ki, bu meret aşkı bititir efenim.
Genel olarak iki kişinin savaş sırasında ayrı kalmaları, kavuşmayı beklemekle geçen yılları anlatır film. Adamımız öyle namusludur ki, sevdiğinden başka kimseyi düşünemez. Acı sonla bitmese idi eğer, fevkaladenin fevkinde diyebilirdim kendi adıma.
türkiye'de olsa büyük tepki yaratacak olaydır.
ancak alman vatandaşı g*tüne bile takmıyor baksanıza..
ancak alman vatandaşı g*tüne bile takmıyor baksanıza..
birbirine atlayan oyuncu kadrosuyla bu kaçınılmaz birşey zaten, doğru önerme diye buna denir.
dudak üstüdür efenim. ancak böyle kendini bilmez sivilceler kulak içinde, omuz üstünde, alın ya da yanakta da çıkabilir.
dünyanın en kısa fenerbahçe fıkraları,
kosarak isiyorum
kosarak isiyorum
Bugün yine sıradan bir gündü. hani sorarsın ya hep günlerin böyle mi geçer diye, öyle işte. tek bir farkla, doyasıya güldüm bugün. sanki ilk defa gülüyormuşçasına. ya da büyüklerinden hediye alan bir çocuk gibi. uzun zamandır böyle kahkaha atmadığımı farkettim. kahkaha atmanın güzelliğini. insanları güldürmenin neşesini. mutluluğu. belki eskisi gibi değil, ama yine de gülmeyi özlediğimi anladım.
eve giderken bir huzur hissettim içimde. sanki yıllar önce kovalanmış, yüz bulamayıp yine gelmiş arsız bir huzur. o iki yani yeşilliklerle kaplı yolda yürürken bunu hissettim işte. dinlediğim müziğin güzel melodisiyle fazla uyuştu bu huzur hali. yolun ortasından sanki yol sadece benimmişçesine yürümek hoşuma gitti. bu karmaşanın içinde sessizliği hissettim, etrafı seyrettim. insanlar yanımdan bir hayal gibi geçerken yüzlerine dikkat etmedim bile. çoğu evine yetişmeye çalışan insanlardı. hallerinden belliydi. karanlık bir kabus gibi çöktü sonra. yine de akşamın o karanlığına aldırış etmeden huzur içinde yürüdüm o yolları. bir sonsuzluğa yürüyormuş gibi. fondaki hareketenen müzikle birlikte hayatımı gözden geçirdim. yaptıklarım, yapamadıklarım, yapacaklarım. hayatı bir düzene sokmak gerek dedim en sonunda. sanırım düşündüğüm şeylerin içindeki en mantıklı şey buydu. son zamanlarda saçmaladığımı farkettim, bana hiç de yabancı olmayan bir duygu bu. hayatımda değiştirdiği şeyleri düşündüm. bana nasıl zarar verdiğini. bu hayattan kurtulmak değil, kesinlikle, sadece bazı kurallar koymak, kendi kurallarıma göre oynamak bu oyunu. av değil avcı olmak. ya da bunun gibi bişeydi unuttum. bunu hayata geçirirken nasıl başlamam gerektiğini düşündüm. fikrim yok. zaten ne için fikrim oldu ki daha önce. hayatımdaki tek gerçek hiç bişey bilmediğim gerçeği, bunu düzeltmeye çalışmadım. yürüdüm, bunları düşünerek devam ettim yoluma...
eve giderken bir huzur hissettim içimde. sanki yıllar önce kovalanmış, yüz bulamayıp yine gelmiş arsız bir huzur. o iki yani yeşilliklerle kaplı yolda yürürken bunu hissettim işte. dinlediğim müziğin güzel melodisiyle fazla uyuştu bu huzur hali. yolun ortasından sanki yol sadece benimmişçesine yürümek hoşuma gitti. bu karmaşanın içinde sessizliği hissettim, etrafı seyrettim. insanlar yanımdan bir hayal gibi geçerken yüzlerine dikkat etmedim bile. çoğu evine yetişmeye çalışan insanlardı. hallerinden belliydi. karanlık bir kabus gibi çöktü sonra. yine de akşamın o karanlığına aldırış etmeden huzur içinde yürüdüm o yolları. bir sonsuzluğa yürüyormuş gibi. fondaki hareketenen müzikle birlikte hayatımı gözden geçirdim. yaptıklarım, yapamadıklarım, yapacaklarım. hayatı bir düzene sokmak gerek dedim en sonunda. sanırım düşündüğüm şeylerin içindeki en mantıklı şey buydu. son zamanlarda saçmaladığımı farkettim, bana hiç de yabancı olmayan bir duygu bu. hayatımda değiştirdiği şeyleri düşündüm. bana nasıl zarar verdiğini. bu hayattan kurtulmak değil, kesinlikle, sadece bazı kurallar koymak, kendi kurallarıma göre oynamak bu oyunu. av değil avcı olmak. ya da bunun gibi bişeydi unuttum. bunu hayata geçirirken nasıl başlamam gerektiğini düşündüm. fikrim yok. zaten ne için fikrim oldu ki daha önce. hayatımdaki tek gerçek hiç bişey bilmediğim gerçeği, bunu düzeltmeye çalışmadım. yürüdüm, bunları düşünerek devam ettim yoluma...
bir de hayatınız boyunca bir yerlere taşınmak zorunda kalıyorsanız alışılması kolay, eyleme geçirilince zor bir iştir.
eşyaların kaybolması, kırılması gibi olayların olması kaçınılmazdır.
(bkz: ah ne çok çektim bu yaşımda)
(bkz: gamlı yazar)
eşyaların kaybolması, kırılması gibi olayların olması kaçınılmazdır.
(bkz: ah ne çok çektim bu yaşımda)
(bkz: gamlı yazar)
