bugün
- sözlük yazarları mutlu olmak için neler yapıyor9
- ispanya'nin terör bitirme formülü39
- iki çıplak erkeğin arkadaşça aynı yatakta uyuması10
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi46
- kadının en öpülesi yeri9
- evli bir adama aşık oldum sözlük4
- ilk buluşmaya kocam yazan pastayla gitmek11
- ara sıra kadın gibi hissetmek15
- görünmez savaş uçağı5
- bir otel odasında sözlük kızıyla görüşmek3
- kuran da namazın olmaması11
- claudian clouds6
- 0 0 7 abime ayarlayacağım manita17
- sevgili6
- izmir'in akp'ye geçmesi20
- evlenmenin imkansız bir hal almaya başlaması2
- bir kızın şemsiyesinin altına sığınmak12
- sözlük yazarları köfte ekmeği nasıl tercih ediyor12
- yağmurcunun homofobikliği şüpheli mi7
- güllü muhallebi5
- kalp krizi4
- ak troller3
- fiziği güzel sözlük kızları52
- en iyi antidepresan4
- koç burcu insanları7
- gocu kaç gün çaylak oldu sorunsalı2
- sabahın köründe işe giden ezik13
- özel uçak alacaklara tavsiyeler7
- akp'nin neo osmanlı devletine hazırlanması7
- hesabını gizleyenler hangi kafayı yaşıyor6
- yas sürecindeki bir insana söylenen boş sözler3
- ilk adımı kızdan bekleyen erkek12
- yahudi kıyafetleri3
- 2 ekim 2026 pendikspor galatasaray maçı3
- akp'nin kürdistan'a hazırlanıyor olma ihtimali13
- yazarlar ülkeyi yönetse yapacakları işler3
- tayyip istifa7
- sözlük kapanırsa yazarlar ne yapacak7
- dürümle ayranı aynı anda bitirmek6
- kadın şoför5
- erkeklerin sadece cinsel obje olarak görülmesi2
- ellerim bos gonlum hos8
- tel avive atom bombası atmak8
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- nazilere tapınıp gayya çukuruna düşmek5
- yay burcu4
- gül lokumu2
- aşerei mubeşşere4
- ayrı mutfakların insanları9
- birini unutmak7
onu anlamak için hakikaten beyin lazım...beyin yoksa o anlaşılmaz...her beyin sahibi olanada onu anlamak nasip olmaz...o sıfırı tüketmiş müslüman milletlerin toparlanış meşalesini yakmış abide şahsiyettir...o sinema izleyen bir alimdir...o bir hayvanseverdir...o bu çağın müslümanıdır...o aksiyon adamıdır...o her gittiği yerde toplulukları harekete geçiren etkileyici bir insandır...o eserlerinin yüksek gücüne ve kendine güvenir...ama gene o; vilayetin birinde kendine yoğun tezahürat eden halkın karşısına çıkıp, hiç bir şey demeyip, çıkınından bir kuru ekmek çıkartıp onu yiyerek akıllara ziyan mütevazılık abidesi olduğunu göstermişdir...ama gene o hem risale-i nurun tecdit görevini faş etmiş hemde hayatında sadece 1 namazının 1 rekatında sahebenin imanıyla secdeye varabildim diyerek...peygamberin sahabelerinden sonrakiler arasında ne kadar büyük ama ashabın en küçüğüne göre ise ne kadar küçük olduğunu ortaya koymuşdur...
(bkz: abide şahsiyet)
(bkz: abide şahsiyet)
beynim olmadığı için kıymetini anlamadığım ulu bilge. sinemaya bile gidiyormuş, e ben de gidiyorum. ama işte farkı anlamak için beyin gerek.
(bkz: bir iq testi olarak risale i nur)
(bkz: einstein risale i nur u okumuş hemen namaza durmuş)
(bkz: bir iq testi olarak risale i nur)
(bkz: einstein risale i nur u okumuş hemen namaza durmuş)
zaman gazetesinin sahibidir.
20. asrın başlarında ecnebi icadıdır demeyerek sinemaya giden geniş halk kitlelerini peşinden sürükleyen(ve böylece aslı sığ olmadığı halde,sığ düşünen ve sığ düşündüğü için sinemayı icad eden batı karşısında geri kalan-muhafazakar-kitleyi sanata teşvik eden) alimle...21. asrın başında ne var ki sinemaya bende gidiyorum diyebilen sıradan insanın bediüzzaman farklılığının farkındalığına varamayabileceği bir alimdir...ümit ve dua edilir ki yıkılan koca medeniyetin tekrar inşaasında mimarlık vazifesi gören bu üstün kişiyi tanıyabilen insanlar çoğalsın.
Marcel Proust'un "à la recherche du temps perdu" serisi neyse Bediüzzaman Said Nursi'nin "risale-i nur" külliyatı da odur.
not: ama siz yine de 'karşılaştırmalı edebiyat' ilmi hatmetmiş bir ademoğluna danışın derim.
not: ama siz yine de 'karşılaştırmalı edebiyat' ilmi hatmetmiş bir ademoğluna danışın derim.
milletvekilliği de yapmıştır.
mekanı cehennem olsun.
Kuran ve onu anlatan alimler doğrudan akla hitap etmez hep kalbe seslenir.Çünkü vahyi ancak kalp anlar. Evrende herşey zıddı ile bilinir. Mukayese yaparak bilgi ediniriz. Allahın zıddı olmadığından, akıl Yaratanı kavramaktan acizdir, O'nu kalp hisseder ve amenna saddak der.. Ki Allahü Teala sanat şaheserim olan bu kalbe imza atım. O'nu imanla ve sevgiyle doldurmazsanız mühürlerim buyuruyor. Hatta Rabbül Alemin ben yere göğe sığmam Mümin kulumun kalbine sığarım diyerek bu manaya işaret etmiştir. yani benim beynim var ben de sinemaya giderim diyenlerin kalbindedir noksanlık.
kendisine kıçtan bediüzzaman ünvanı yapıştırılmış, hocasızdır.
müridlerinin neden düşünemediklerini anlamaya da yaramış eleman.
--spoiler--
kuran ve onu anlatan alimler doğrudan akla hitap etmez
--spoiler--
diyor mesela bir müridi. kendince süslü kelimeler kullanarak.
ama bakınız allah kuranda ne buyuruyor;
bakara 170
onlara, "allah'ın indirdiğine uyun" dendiğinde: "hayır!biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız." derler?peki, ataları bir şeye akıl erdiremiyor, doğruya ve güzele ulaşamıyor idiyseler!...
bakara 171
o küfre sapanların durumu, bağırıp çağırma dışında bir şeyi işitmeyen varlıklara haykıranın durumuna benzer.sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler.bu yüzden akıllarını işletemez onlar.
maide 100
de ki: "pisin çokluğu seni hayrete düşürse de pisle temiz bir olmaz. o halde, ey akıl ve gönül sahipleri! allah'tan korkun ki kurtuluşa erebilesiniz."
yunus 42
içlerinde sana kulak verenler de vardır. peki, sağırlara sen mi işittireceksin? hele bir de akıllarını kullanmıyorlarsa
bu ayet ise çok daha manidardır;
hac 46
yeryüzünde hiç dolaşmadılar mı ki, kalpleri olsun da onunla akıllarını çalıştırsınlar, kulakları olsun da onlarla duysunlar. şu bir gerçek ki, kafadaki gözler kör olmaz ama göğüslerin içindeki gönüller körleşir.
ve daha bir çok ayet ama ben şimdilik kısa keseyim.
yani demem odur ki bir delinin peşine takılmış bu şakirtler sürüsünün islamla falan alakaları yoktur kanımca. göz göre göre tağutu din edinmiş bu insanlara selamet diliyorum.
ey akıl sahipleri hiç düşünmez misiniz?
--spoiler--
kuran ve onu anlatan alimler doğrudan akla hitap etmez
--spoiler--
diyor mesela bir müridi. kendince süslü kelimeler kullanarak.
ama bakınız allah kuranda ne buyuruyor;
bakara 170
onlara, "allah'ın indirdiğine uyun" dendiğinde: "hayır!biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız." derler?peki, ataları bir şeye akıl erdiremiyor, doğruya ve güzele ulaşamıyor idiyseler!...
bakara 171
o küfre sapanların durumu, bağırıp çağırma dışında bir şeyi işitmeyen varlıklara haykıranın durumuna benzer.sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler.bu yüzden akıllarını işletemez onlar.
maide 100
de ki: "pisin çokluğu seni hayrete düşürse de pisle temiz bir olmaz. o halde, ey akıl ve gönül sahipleri! allah'tan korkun ki kurtuluşa erebilesiniz."
yunus 42
içlerinde sana kulak verenler de vardır. peki, sağırlara sen mi işittireceksin? hele bir de akıllarını kullanmıyorlarsa
bu ayet ise çok daha manidardır;
hac 46
yeryüzünde hiç dolaşmadılar mı ki, kalpleri olsun da onunla akıllarını çalıştırsınlar, kulakları olsun da onlarla duysunlar. şu bir gerçek ki, kafadaki gözler kör olmaz ama göğüslerin içindeki gönüller körleşir.
ve daha bir çok ayet ama ben şimdilik kısa keseyim.
yani demem odur ki bir delinin peşine takılmış bu şakirtler sürüsünün islamla falan alakaları yoktur kanımca. göz göre göre tağutu din edinmiş bu insanlara selamet diliyorum.
ey akıl sahipleri hiç düşünmez misiniz?
vicdanın dört alt birimi vardır Bunlar: 1- irâde, 2- Zihin ve akıl, 3- His, 4- Lâtife-i Rabbâniyedir. Her birisinin de önemli gâyeleri vardır. irâdenin gâyesi Allaha isteyerek ibâdet etmektir. Zihnin ve aklın gâyesi Allahı bilmek, tanımak ve kavramaktır. His ve duyguların gâyesi Allahı içten sevmek ve derinden muhabbet duymaktır. Lâtîfenin, yani kalbin gâyesi de Allahı müşâhede etmek, yani Allahın isimlerinin varlıklar üzerindeki tecellîlerine şehâdet etmek, yani Allahın varlığına, birliğine ve varlıkları yaratışına şahitlik etmektir. Takvâ denilen kâmil ibâdet bu dördünü birden kapsar. Şeriat ise bunları hem besler, hem arındırır ve hem asıl gâyelerine sevk eder.
Akıl kuvvetinin kendi içinde üç hâli vardır: 1- Tefrit, yani eksiklik hâli, 2- ifrat, yani hîlekâr derecede sivrilik hâli, 3- Vasat, yani istikamet hâli. Aklın ifrat derecesini, kalpten uzaklaştığı hâl olarak tanımlamak mümkündür. Çünkü akıl bu mertebede kendi kalbi ile çelişir, kalbin kabul etmeyeceği tasarruflara girişir. Kalbinden gelen sesi ve doğru sinyalleri algılamaz, işitmez ve dinlemez. Aldatıcı zekâsı ile kendi başına yanlış bir yol çizer ve şaşırır. Hakkı bâtıl ve bâtılı hak görmeye başlar.
Demek, akıl kalpten uzaklaşırsa sapıtır, dalâlete düşer, hakkı ve istikameti kaybeder. Üstelik yanlışa düştüğünün farkında olmaz, bâtılı ve yanlışı hak diye benimsemeye başlar. Demek, kalbin nûru olmadan, aklın ışığı aydınlatamaz, karanlığı yırtamaz, kendisi de zulüm ve cehâletten kurtulamaz. Demek, dimağ haritasında kalbe yer verilmediğinde, ilim ve basîret de olmaz. Yani, kalpsiz akıl hakîkat ifâde etmez.
Kalp de akıldan uzaklaşırsa yanlışa düşer şüphesiz, en azından kontrol ve denetim mekanizmasını kaybeder. Fakat bu durumdaki kalp en azından sâfî niyetini muhafaza ettiğinden, yanlışında muaf sayılabilir ve affa uğrayabilir.
Kalp tek başına hareket etmeyip akıl, ruh, sır, nefis gibi mânevî merkezleri de kendisiyle birlikte ibâdete ve Allaha kulluğa sevk etmeyi başarırsa, dâiresini genişletmiş olur. Bu durumdaki kalp, kendisi bir kumandan olur; bütün diğer mânevî merkezlere kumanda eder, talimat gönderir, onları sevk ve idâre eder, onları yönlendirir ve onlarla birlikte mânevî maksadına kahramanlar gibi yürür.
işte böyle bir kalbin mânevî gözü açıktır, basireti uyanıktır, ferâseti yüksektir, alıcısı güçlüdür. Çünkü bütün duyguları ile birlikte bir mânevî güç ve kuvvet merkezi haline gelmiştir. Allahtan ilham alır, gelen ilhamları denetler ve şeytandan gelen vesveseleri kalbine almaz, aklı kontrol eder, kendisi kontrolden çıkmaz, Allahın Samed âyinesi olduğunu bu birliktelikle gösterir ve Allahın tecellîsine ve feyzine zevkle mazhar olur. ihtar kalbe gelir. Çünkü kumandan kalptir.
işte Risâle-i Nûrun alt yapısında, böyle bir mazhariyet vardır. Üstad Hazretlerinin birçok yerde kalbe geldi, kalbe ihtar edildi tarzındaki ifâdeleri bu hakîkati gösterir.
alıntıdır.
Akıl kuvvetinin kendi içinde üç hâli vardır: 1- Tefrit, yani eksiklik hâli, 2- ifrat, yani hîlekâr derecede sivrilik hâli, 3- Vasat, yani istikamet hâli. Aklın ifrat derecesini, kalpten uzaklaştığı hâl olarak tanımlamak mümkündür. Çünkü akıl bu mertebede kendi kalbi ile çelişir, kalbin kabul etmeyeceği tasarruflara girişir. Kalbinden gelen sesi ve doğru sinyalleri algılamaz, işitmez ve dinlemez. Aldatıcı zekâsı ile kendi başına yanlış bir yol çizer ve şaşırır. Hakkı bâtıl ve bâtılı hak görmeye başlar.
Demek, akıl kalpten uzaklaşırsa sapıtır, dalâlete düşer, hakkı ve istikameti kaybeder. Üstelik yanlışa düştüğünün farkında olmaz, bâtılı ve yanlışı hak diye benimsemeye başlar. Demek, kalbin nûru olmadan, aklın ışığı aydınlatamaz, karanlığı yırtamaz, kendisi de zulüm ve cehâletten kurtulamaz. Demek, dimağ haritasında kalbe yer verilmediğinde, ilim ve basîret de olmaz. Yani, kalpsiz akıl hakîkat ifâde etmez.
Kalp de akıldan uzaklaşırsa yanlışa düşer şüphesiz, en azından kontrol ve denetim mekanizmasını kaybeder. Fakat bu durumdaki kalp en azından sâfî niyetini muhafaza ettiğinden, yanlışında muaf sayılabilir ve affa uğrayabilir.
Kalp tek başına hareket etmeyip akıl, ruh, sır, nefis gibi mânevî merkezleri de kendisiyle birlikte ibâdete ve Allaha kulluğa sevk etmeyi başarırsa, dâiresini genişletmiş olur. Bu durumdaki kalp, kendisi bir kumandan olur; bütün diğer mânevî merkezlere kumanda eder, talimat gönderir, onları sevk ve idâre eder, onları yönlendirir ve onlarla birlikte mânevî maksadına kahramanlar gibi yürür.
işte böyle bir kalbin mânevî gözü açıktır, basireti uyanıktır, ferâseti yüksektir, alıcısı güçlüdür. Çünkü bütün duyguları ile birlikte bir mânevî güç ve kuvvet merkezi haline gelmiştir. Allahtan ilham alır, gelen ilhamları denetler ve şeytandan gelen vesveseleri kalbine almaz, aklı kontrol eder, kendisi kontrolden çıkmaz, Allahın Samed âyinesi olduğunu bu birliktelikle gösterir ve Allahın tecellîsine ve feyzine zevkle mazhar olur. ihtar kalbe gelir. Çünkü kumandan kalptir.
işte Risâle-i Nûrun alt yapısında, böyle bir mazhariyet vardır. Üstad Hazretlerinin birçok yerde kalbe geldi, kalbe ihtar edildi tarzındaki ifâdeleri bu hakîkati gösterir.
alıntıdır.
islam ile alakası olmadığını düşündüğüm nur dininin kurucusu.
--spoiler--
o, bu toprakların son zamanlarda gördüğü en büyük islam aşığı.
--spoiler--
derseniz eğer bizim size saygı gösterme şansımız olamaz.
bu lafı aklı başında ve kendini bilen bir müslüman asla söylemez, söyleyemez.
ne demek lan islam aşığı?
bu adamın sizin tabirinizle islam aşığı olması size islam adına ne katıyor?
bu adamın kurduğu dinin temel eseri risaleleri okumuş ve deli saçmasından başka hiçbir şey olmadığını bilen biri olarak söylüyorum ki ağzınızdan çıkanı kulağınız duysun.
sizi allahtan gayrısından dost edindiğiniz bu herif mi kurtaracak?
göreceğiz allahın izniyle.
islam adına bir devrim ateşi yakılmışsa onu da muhammed yakmıştır. ondan başka her türlü halife, bilmem ne diye peşinden kitleleri sürükleyenler ise şirk dininin parçalarıdır.
sizin önce insanlara saygınız olsun ondan sonra kendinize saygı bekleyin.
--spoiler--
o, bu toprakların son zamanlarda gördüğü en büyük islam aşığı.
--spoiler--
derseniz eğer bizim size saygı gösterme şansımız olamaz.
bu lafı aklı başında ve kendini bilen bir müslüman asla söylemez, söyleyemez.
ne demek lan islam aşığı?
bu adamın sizin tabirinizle islam aşığı olması size islam adına ne katıyor?
bu adamın kurduğu dinin temel eseri risaleleri okumuş ve deli saçmasından başka hiçbir şey olmadığını bilen biri olarak söylüyorum ki ağzınızdan çıkanı kulağınız duysun.
sizi allahtan gayrısından dost edindiğiniz bu herif mi kurtaracak?
göreceğiz allahın izniyle.
islam adına bir devrim ateşi yakılmışsa onu da muhammed yakmıştır. ondan başka her türlü halife, bilmem ne diye peşinden kitleleri sürükleyenler ise şirk dininin parçalarıdır.
sizin önce insanlara saygınız olsun ondan sonra kendinize saygı bekleyin.
müridlerinin kendilerine kurandan gösterdiğim ayetleri dikkate almadan risalesinden argümanlarla savunmaya çalıştığı kişi.
babayta kenzof'tan bile yüce insan.
ilme dair bilgisi bilgisayar ortamında üstün körü meal aratmaktan ibaret olan...din konusunda zır cahil kimselerin...konuyla alakası olmayan kuran ayetlerinin meallerini(meal; kuranın kendisi değildir,saf allahın vahyi olan kurandan çeviren kişinin kendi gözü ve kelimeleriyle anladığıdır)konuyla alakası olmayacak şekilde kullanması ve şeytani bir iğva olarak büyük islam alimi bediüzzaman said nursi hazretleri(allah ondan razı olsun) ve talebeleri aleyhine kullanmaya çalışması(müşrikler için inzal olan ayetler bir muhammedi olan bediüzzaman ve talebeleri için kullanılmaktadır)...komik,saçma,rezil,düşündürücü,hayret verici gibi pek çok hali meşrebinde meczeden bir görünüm arz etmekdedir...ey soytarı...bil ki bediüzzamanın buyurduğu gibi;
(bkz: gözlerini kapatan yanlız kendine karanlık eder)
(bkz: gözlerini kapatan yanlız kendine karanlık eder)
müridlerinin iyiden iyiye balatalarını sıyırdığını düşündüğüm şahıs.
--spoiler--
konuyla alakası olmayan kuran ayetleirnin meallerini konuyla alakası olmayacak şekilde kullanması
--spoiler--
önce sen bu yazdığını oku aslanım ondan sonra bana soytarı dersin.
bak kızmıyorum bile sana.
sen nursinin buyurduğuna ben rabb ın buyurduğuna itibar edeyim.
selametle.
--spoiler--
konuyla alakası olmayan kuran ayetleirnin meallerini konuyla alakası olmayacak şekilde kullanması
--spoiler--
önce sen bu yazdığını oku aslanım ondan sonra bana soytarı dersin.
bak kızmıyorum bile sana.
sen nursinin buyurduğuna ben rabb ın buyurduğuna itibar edeyim.
selametle.
müşrikler için inzal olunan ayetleri bir muhammedi olan bediüzzaman için kulanan kişi(bediüzzamana muhabbet duyan bir kişiye bediüzamana muhabbet duyduğu için aleyhte kullanırsa; ayetteki atalarının dininden kasıttan o dinin sahibi olarak bediüzzaman ve doğal olarak talebeleri anlaşılır) eğer farkındalık içinde değilse cehalet içindedir....yok farkındaysa bu daha kötüdür çirkeflikdir..hidayet dileriz.
(bkz: hariciler)
(bkz: hariciler)
şimdi rezaleti şöyle ifade edelim...bu arkadaş; bakara 170. ayeti sözde bediüzzaman hazretleri ve talebeleri aleyhine kullanmış...
nedir ayetin meali...
bakara 170...
onlara, "allah'ın indirdiğine uyun" dendiğinde: "hayır!biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız." derler?peki, ataları bir şeye akıl erdiremiyor, doğruya ve güzele ulaşamıyor idiyseler!...
......................
halbuki bakara 165 den itibaren okunursa bu ayetin bediüzzaman hazretleri ve nur talebeleri için değil müşrikler için inzal edildiği açıkça görülür...
bakara 165 meali...
insanlar içinde, Allah'tan başkasını 'eş ve ortak' tutanlar vardır ki, onlar (bunları), Allah'ı sever gibi severler. iman edenlerin ise Allah'a olan sevgileri daha güçlüdür. O zulmedenler, azaba uğrayacakları zaman, muhakkak bütün kuvvetin tümüyle Allah'ın olduğunu ve Allah'ın vereceği azabın gerçekten şiddetli olduğunu bir bilselerdi.
allahtan onun düşmanlarına hidayet temenni ederiz...
nedir ayetin meali...
bakara 170...
onlara, "allah'ın indirdiğine uyun" dendiğinde: "hayır!biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız." derler?peki, ataları bir şeye akıl erdiremiyor, doğruya ve güzele ulaşamıyor idiyseler!...
......................
halbuki bakara 165 den itibaren okunursa bu ayetin bediüzzaman hazretleri ve nur talebeleri için değil müşrikler için inzal edildiği açıkça görülür...
bakara 165 meali...
insanlar içinde, Allah'tan başkasını 'eş ve ortak' tutanlar vardır ki, onlar (bunları), Allah'ı sever gibi severler. iman edenlerin ise Allah'a olan sevgileri daha güçlüdür. O zulmedenler, azaba uğrayacakları zaman, muhakkak bütün kuvvetin tümüyle Allah'ın olduğunu ve Allah'ın vereceği azabın gerçekten şiddetli olduğunu bir bilselerdi.
allahtan onun düşmanlarına hidayet temenni ederiz...
--spoiler--
şimdi rezaleti şöyle ifade edelim...bu arkadaş; bakara 170. ayeti sözde bediüzzaman hazretleri ve talebeleri aleyhine kullanmış...
--spoiler--
şimdi anlayışsızlığı şöyle ifade edelim;
1-ayeti direkt senin hazret benim deli diye bildiğim kişiye değil trt nikli elemanın din kalp ile bilmem ne olur demesine karşılık yazıldı.
kapiş?
2- bakara 165 i örnek vermen ne kadar ironik.
sahi sen bunu gerçekten okuduğunu düşünüyor musun?
hidayet dilemeye devam et canım.
şimdi rezaleti şöyle ifade edelim...bu arkadaş; bakara 170. ayeti sözde bediüzzaman hazretleri ve talebeleri aleyhine kullanmış...
--spoiler--
şimdi anlayışsızlığı şöyle ifade edelim;
1-ayeti direkt senin hazret benim deli diye bildiğim kişiye değil trt nikli elemanın din kalp ile bilmem ne olur demesine karşılık yazıldı.
kapiş?
2- bakara 165 i örnek vermen ne kadar ironik.
sahi sen bunu gerçekten okuduğunu düşünüyor musun?
hidayet dilemeye devam et canım.
daha açık izahı nasıldır bilinmez ama son kez gayet net ifadelerle anlatalım......
bir sure içindeki bir ayeti alıp...ayetin öncesi ve sonrasıyla; anlam ve kasıt bütünlüğünü ve inzal sebeplerini bir kenara bırakıp kendi maksad ve yaftalarımız için kullanmak cahillikten ileri gelirse anlaşılır...ama kasıt varsa hakikaten kötü niyeti ifade eder...üzücü ve düşündürücüdür...
bakara 165. ayetten bakara 171. ayete kadar okunduğunda....muhattabın hazreti bediüzzaman ve nur talebeleri değil...atalarının dininde ısrarcı müşrikler olduğu görülür...
şimdi dikkat!...
niye bediüzzaman hazretleri işin içine katılmışdır...(bununla ilgili izahat yapılmayınca anlaşılmamış veya art niyetli olarak kullanılan ayetin manasının kastının nereye varılacağı görülememiş)
atalarının dininde ısrarcı diye bediüzzamana muhabbet duyan biri yaftalanmışdır...
o zaman bediüzzamana muhabbet duyan kimsenin atalarının dininden bediüzzaman ve talebelerinin dini anlaşılır...
halbuki tevhid inancına sahip muhammediler olan bediüzzaman ve talebeleri bu ayetlerin muhattabı olmakdan beridir...nur hareketi müstakil bir din olmadığı gibi allahı eş koşan müşriklerde değildir...o zaman öyle de...ilgili ayetin muhattabı müşriklerdir(allaha eş koşanlar)bediüzzaman veya herhangi nur talebesi veya sair müslüman değildir...
allahtan izan istikamet ve hidayet temennisiyle...ayette buyrulduğu gibi aklediniz temennisiyle...
bir sure içindeki bir ayeti alıp...ayetin öncesi ve sonrasıyla; anlam ve kasıt bütünlüğünü ve inzal sebeplerini bir kenara bırakıp kendi maksad ve yaftalarımız için kullanmak cahillikten ileri gelirse anlaşılır...ama kasıt varsa hakikaten kötü niyeti ifade eder...üzücü ve düşündürücüdür...
bakara 165. ayetten bakara 171. ayete kadar okunduğunda....muhattabın hazreti bediüzzaman ve nur talebeleri değil...atalarının dininde ısrarcı müşrikler olduğu görülür...
şimdi dikkat!...
niye bediüzzaman hazretleri işin içine katılmışdır...(bununla ilgili izahat yapılmayınca anlaşılmamış veya art niyetli olarak kullanılan ayetin manasının kastının nereye varılacağı görülememiş)
atalarının dininde ısrarcı diye bediüzzamana muhabbet duyan biri yaftalanmışdır...
o zaman bediüzzamana muhabbet duyan kimsenin atalarının dininden bediüzzaman ve talebelerinin dini anlaşılır...
halbuki tevhid inancına sahip muhammediler olan bediüzzaman ve talebeleri bu ayetlerin muhattabı olmakdan beridir...nur hareketi müstakil bir din olmadığı gibi allahı eş koşan müşriklerde değildir...o zaman öyle de...ilgili ayetin muhattabı müşriklerdir(allaha eş koşanlar)bediüzzaman veya herhangi nur talebesi veya sair müslüman değildir...
allahtan izan istikamet ve hidayet temennisiyle...ayette buyrulduğu gibi aklediniz temennisiyle...
http://www.2023istanbul.c...en-maneviyat-coplugu.html
(bkz: itdin ıssı bar bolsa böriniñ Kudayı bar)
ek: Ayrıca şafi Kürttür. Sünni Türklerin binlerce Türkmenin katili dinle uzaktan yakından alakası olmayan şafi Kürtün peşinden gitmesi de ayrı bir ironidir.
(bkz: itdin ıssı bar bolsa böriniñ Kudayı bar)
ek: Ayrıca şafi Kürttür. Sünni Türklerin binlerce Türkmenin katili dinle uzaktan yakından alakası olmayan şafi Kürtün peşinden gitmesi de ayrı bir ironidir.
daha konserve şekliyle ifade edersek;
müşrikleri kast eden ayetelerdeki atalarının dininde ısrarcı olan kimseleri bediüzzamana muhabbet duyan kimseye dayandırırsan; ilgili ayetten bediüzzaman ve talebeleri anlaşılır...
şöyle
ayete muhattap olarak kullandığın kişi kim?...bediüzzamana muhabbet duyan sözlük yazarı...
ayet kimden bahsediyor?...atalarının dininde ısrar edenler...
peki ayetin gerçekte muhttabı kim?...sadece ve sadece müşrikler.... (bkz: bakara 165-171 arası ayetler)
ayeti bediüzzamana muhabbet duyan kişinin,bediüzzamana muhabbet duyduğu için veya hatalı bir tarif yaptığı için veya başka bir sebeple veya başka bir müslüman için kullanamazsın...
bediüzzaman said nursi başlığında...ayetleri bediüzzamana muhabbet duyan bir kişiye karşı kullanırsan...bediüzzamana muhabbet duyan kişinin takipçisi olduğu atasından kim anlaşılır?...elbette bediüzzaman ve takipçileri...
esas sen kapiş...cahilce aleyhte kullandığın ayeti, cahilce kullandığın anlamında düşünürsek kendi kullandığın ayetin kastını(bediüzzaman) anlayamamışsın.
müşrikleri kast eden ayetelerdeki atalarının dininde ısrarcı olan kimseleri bediüzzamana muhabbet duyan kimseye dayandırırsan; ilgili ayetten bediüzzaman ve talebeleri anlaşılır...
şöyle
ayete muhattap olarak kullandığın kişi kim?...bediüzzamana muhabbet duyan sözlük yazarı...
ayet kimden bahsediyor?...atalarının dininde ısrar edenler...
peki ayetin gerçekte muhttabı kim?...sadece ve sadece müşrikler.... (bkz: bakara 165-171 arası ayetler)
ayeti bediüzzamana muhabbet duyan kişinin,bediüzzamana muhabbet duyduğu için veya hatalı bir tarif yaptığı için veya başka bir sebeple veya başka bir müslüman için kullanamazsın...
bediüzzaman said nursi başlığında...ayetleri bediüzzamana muhabbet duyan bir kişiye karşı kullanırsan...bediüzzamana muhabbet duyan kişinin takipçisi olduğu atasından kim anlaşılır?...elbette bediüzzaman ve takipçileri...
esas sen kapiş...cahilce aleyhte kullandığın ayeti, cahilce kullandığın anlamında düşünürsek kendi kullandığın ayetin kastını(bediüzzaman) anlayamamışsın.
müridleri acayip sinir bozucu ve ısrarcıdır.
--spoiler--
ayete muhattap olarak kullandığın kişi kim?...bediüzzamana muhabbet duyan sözlük yazarı...
--spoiler--
kardeşim niçin ısrarla konuyu başka yere çekiyorsun ki sen ya?
senin nursiye muhabbet duyan yazarın ne demiş?
bu işler gönül işi demiş kısaca. bende demişim kendisine hayır öyle değildir, akıl işidir ve çok önemlidir. ve kuranda aklın önemine vurgu yapan anlatan bir sürü ayet vardır.
gelelim cahillik meselesine;
size göre cahilim. kabul ediyorum.
çünkü sizin nur dininiz hakkında sizler gibi bilgi sahibi ve mesai sahibi değilim.
--spoiler--
ayete muhattap olarak kullandığın kişi kim?...bediüzzamana muhabbet duyan sözlük yazarı...
--spoiler--
kardeşim niçin ısrarla konuyu başka yere çekiyorsun ki sen ya?
senin nursiye muhabbet duyan yazarın ne demiş?
bu işler gönül işi demiş kısaca. bende demişim kendisine hayır öyle değildir, akıl işidir ve çok önemlidir. ve kuranda aklın önemine vurgu yapan anlatan bir sürü ayet vardır.
gelelim cahillik meselesine;
size göre cahilim. kabul ediyorum.
çünkü sizin nur dininiz hakkında sizler gibi bilgi sahibi ve mesai sahibi değilim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar