bugün

annenin annesi. anane diye de kısaltarak söylenir.
(bkz: nine)
(bkz: anneanne diyalogları)
tombul elleriyle size mis gibi yemekler pişiren, bir derdiniz olduğunda sizinle oturup ağlayan, gerektiğinde güç veren, size hayatı anlatan emeği ödenemeyecek olan varlık
genellikle annemizin annesine söylenen sözdür bunu başka kelimelerlede ifade edenlerimizde vardır mesela nene, nine, anane, pişt moruk, dedemin karısı, şirin şey gibi isimlerde kullanılıyor...
hain torununun*ben dantel yapmayı öğrenmek istiyorum, hadi çeyiz hazırlayalım lafına aldanıp dantel yumakları, tığlar ve örnek kitapları alan, benim bu konuda ciddi olmadığımı öğrenince haklı olarak darılan sevimli kişi.
masal anlatıcı, börek açıcı teyzelerin genel adı.
gittikçe yabancılaşan Türk gençliğinin büyük anne de dediği eli öpülesice muhterem insanlar
ölüm korkusunu bizzat değilde, rüyalara girerek; rüyada ölerek içe oturtmayı başarabilmiş, kokusunu özlediğim, hayattaki en anaç varlık.
bir hastane köşesinde sizi tamamen bırakıp gittiği gece yattığı yatağa bakıp sabaha kadar ağladığınız , kokusunu bir kez daha içinize çekebilmek için bir ömür verebileceğiniz , saçlarını yıllarca hiç kestirmeden uzattığı için küçükken çok özenip "bana saçlarını verir misin?" dediğiniz ama sizi terketmeden 2 gün önce hastalığı nedeniyle saçları eve poşetle geldiğinde kurduğunuz o cümleye , çocukluğunuza lanet ettiğiniz , hayatın en önemli insanlarından. annenin de annesi , tapılası insan.
herşeyimi paylaştığım,torunları içinde en çok beni seven canım ananem.
Olup bitenleri kaçırma

İlk öğrenen uludağ sözlük kullanıcıları olacak.