bugün
- mhp'nin atatürk'ü sevmemesi8
- teomancalmasur23
- ismetin ciddi sıkıntıları olması7
- üstad kadir mısıroğlu3
- türk solu16
- jeffrey epstein12
- ekşi sözlük toplu alım bitti4
- alparslan türkeş atatürk'ü sevmezdi3
- simko38
- herzevekil7
- zsa zsa zsu3
- ukrayna rusya belarus kadınları6
- fes takıp kemalist hoplatmak3
- türkiyeliyim ve mutluyum16
- halloween kutlamayı yasaklamak6
- sözlükçü erkeklerin zevksiz olması4
- gram altın3
- true mi döver gocu mu5
- atam tayyip erdoğan'ı eleştirip prim kasmak6
- mhp'nin necip fazıl sevgisi2
- ekrem imamoğlu'nun istanbul'a 10 metro yapması5
- yeni parti7
- kim cha eon6
- nevşehir2
- şeker bey birader dönsün kampanyası3
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi22
- tek türkçe padişah adı4
- sözlükte aksiyon ve sataşma6
- hangi hogwartz binasını temsil ediyorsunuz3
- ak partiyi savunan dayılar10
- köy kahvesi3
- kanunla adam korumak2
- kudüs üç semavi din için önemlidir11
- nervio12
- fenerbahçe göztepe2
- zamanın ruhu2
- flört etmeme ilkesi5
- tarih dizileri6
- kel ve at kuyruklu kötü adam6
- noodle2
- erzurumspor çorumspor2
- 29 ekim 2026 kapadokya peribacasının çökmesi5
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız14
- mevsim değişmesinin kombinlere etkisi5
- yağmur5
- 2028 cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan2
- aliyev'in türk devletleri zirvesi ne katılmaması6
- okulda zil çalmasının gereksizliği4
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor19
- üçler yediler kırklar11
geometrinin babası.
-pityyy git harula teyzenlere müsaitseniz annemler bu gece size gelcekmiş de evladımdönerken de kahveden babanı al
+ya anne üçgen çiziyommm
-hadi olm geze geze (bu çocuk iice sapıttı)
+ya anne üçgen çiziyommm
-hadi olm geze geze (bu çocuk iice sapıttı)
sisam adasında doğan, daha sonra güney italya' ya göç eden yunanlı filozof. milattan önce 6. yüzyılda yaşamıştır. kurduğu sistem, evrenin ana maddesinin sayılar olduğunu öne sürüyordu. pythagoras, aynı zamanda bir din tarikatının da başkanıydı. bu tarikata katılanlar, dünyevi zevkleri bir kenara bırakıyor ve manevi zenginliklerle dolu bir hayat yaşıyordu.
bezelye gibi bazı sebzelerin ruhları olduğuna inanan matematikçi ve düşünürdür.
eski yunan'da müziksel uyumu matematik formülleriyle ifade eden felsefeci. sisamlı pythagoras olarak da bilinir.
dünyanın ve matematiğin belirli bir düzeni olduğu için her şeyin özünün sayılar olduğunu iddia eden filozof.
pythagoras kardeşliği adında gizli ve bir o kadar da heretik bir felsefe ve bu felesefeye dayalı bir örgüt inşa etmiş kişidir aynı zamanda.
yunanli matematikci ve dusunur. soyle harika bir benzetme yapmistir:
"hayatımız, olimpiyat oyunlarında biriken büyük kalabalığa benzer. kimileri oyunlarda ün kazanmak için bedenlerini işletirler; kimileri para kazanmak için satılık mallar getirirler; kimileri de, en kötüleri değildir onlar, başka çıkar düşünmeden her şeyin niçin nasıl yapıldığına bakar, kendi yaşamlarını anlamak ve düzenlemek için, başkalarının yaşamlarını seyrederler."
"hayatımız, olimpiyat oyunlarında biriken büyük kalabalığa benzer. kimileri oyunlarda ün kazanmak için bedenlerini işletirler; kimileri para kazanmak için satılık mallar getirirler; kimileri de, en kötüleri değildir onlar, başka çıkar düşünmeden her şeyin niçin nasıl yapıldığına bakar, kendi yaşamlarını anlamak ve düzenlemek için, başkalarının yaşamlarını seyrederler."
geometri ile ilgili bir çok çalışma yapmış bir geometri ustası * .
doğadaki çeşitliiğin ve karşıtlıkların özünde matematiksel bir uyumun sözkonusu olduğunu iddia eden filizof kişi.
''altın ateşle, kadın altınla, erkek de kadınla erir''
sözünün sahibi..
sözünün sahibi..
platonun devlet'inin ayrıldıgı 12 bölgede 5040 pilot aile olacaktı. bu rakam ise, pisagorun oluşturduğu din okulundaki mistik rakamsal dizenin ulaştığı sayı idi. 1x2x3x4x5x6x7:5040.. bu rakamın kutsallığına inanan platon, bunu oluşturacağı devletin komün aile sayısı olarak saptadı. ve bu rakam asla aşılmamalıydı.. peki ama nüfus artarsa? nüfus artarsa da, yargıçlar 5040 aile sayısının artmaması için doğum kontrolü uygulayacaklardı. şayet burada başarılı olunamazsa, kutsal rakamı bozan kuru kalabalık, sömürgelere sürülecektir. böylece toplumun yararını düşünen platon, başka toplumların ezilerek sömürülmesini meşru kılmaktadır. bu 5040 aile, bir arada oturup yemek yemelidir. herkes birbirinin gözetleyeni adaletçisidir.
Vejetaryendi ve müritlerine et yemeyi men ederdi. Bu yüzden Sokrates , Platon ve Aristoteles gibi onu takip eden birçok filozof da aynı diyeti uygulamıştır.
hoş gelmiş onuncu nesil yazar. sürrealist biri çıkması dileklerimle.
"insan kendisinden asagi canlilari yok etmeye curet ettigi surece saglik ve huzur yuzu gormeyecektir. insanlar hayvanlari katlettigi surece birbirlerini de oldurmeye devam edeceklerdir. tabii ki cinayet ve aci tohumlari ekenler sevinc ve sevgi bicemezler."
pythagoras
pythagoras
Kısa ve öz cevap yazan yazar.
Eski nickimi kapmış olan yazardır, hayırlı olsun.
Progressive rock grubudur.
vejeteryanlık ile ilgili şöyle aydınlatmak istemiş bizleri,
"ey insanlar, günahkar besinlerle bedenlerinizin kutsallığını kirletmeye bir son verin. ekinlerimiz var; dallarda bütün ağırlıklarıyla sarkan elmalarımız var; bağlarda olgun üzümlerimiz var; kimileri ateşte de pişirilebilen lezzetli bitkilerimiz ve otlarımız var. sütten mahrum değilsiniz; kekik çiçeklerinin üzerindeki hoş kokulu baldan da. dünya, sonsuz zenginliği ve cömertliğiyle, bütün ihtiyaçlarınızı fazlasıyla karşılar ve öldürmeye ya da kan dökmeye gerek kalmaksızın size yiyecek verir. et, yalnızca yabani hayvanların açlığını giderir. hatta bütün hayvanların da değil: atlar, koyunlar ve çiftlik hayvanları, çimenlerle beslenir. ama vahşi ve saldırgan olanlar; aslan, kaplan, kurt ve ayılar, yiyeceklerini kanla ıslanmış olarak severler. ah, ne kadar yanlıştır, etten bedenleri etle beslemek; açgözlü bir bedeni, başka bir bedeni yiyerek semirtmek; bir yaratığın yaşamını bir başka yaratığın ölümüne bağlamak! dünya o annelerin en yücesi, sana bunca şey verirken, tıpkı cyclop'lar gibi, zalim dişlerinle büyük yaralar açmadan mutlu olamazsın; başka hayatları yok etmedikçe doymayan iştahını ve o sonsuz iştahını ve o sonsuz açlığını gideremezsin bir türlü! ama bizim o altın çağ dediğimiz eski zamanlarda, dünyanın onlar için ürettiği bitkiler ve ağaçlardaki meyvelerle mutluydu insanlar; dudaklarını kanla kirletmezlerdi. kuşlar göklerde güvenle uçar, tavşanlar tarlalarda korkusuzca dolaşır ve balıklar kendi saflıkları yüznden oltaya takılmazlardı. ama bir gün birisi, artık o her kimse, aslanların avlarını kıskandı ve açgözlü göbeğini etle doldurarak, suça ve günaha giden yolu açtı. silahlar ilk başta yalnızca vahşi hayvanların kanlarıyla lekeleniyordu ve bu kadarla kalması gerekirdi: bizi yok etmeye çalışan hayvanları öldürmenin günah olmadığını kabul ediyorum ama her ne olursa olsun, hayvanların yenmemesi gerekiyor!"
"ey insanlar, günahkar besinlerle bedenlerinizin kutsallığını kirletmeye bir son verin. ekinlerimiz var; dallarda bütün ağırlıklarıyla sarkan elmalarımız var; bağlarda olgun üzümlerimiz var; kimileri ateşte de pişirilebilen lezzetli bitkilerimiz ve otlarımız var. sütten mahrum değilsiniz; kekik çiçeklerinin üzerindeki hoş kokulu baldan da. dünya, sonsuz zenginliği ve cömertliğiyle, bütün ihtiyaçlarınızı fazlasıyla karşılar ve öldürmeye ya da kan dökmeye gerek kalmaksızın size yiyecek verir. et, yalnızca yabani hayvanların açlığını giderir. hatta bütün hayvanların da değil: atlar, koyunlar ve çiftlik hayvanları, çimenlerle beslenir. ama vahşi ve saldırgan olanlar; aslan, kaplan, kurt ve ayılar, yiyeceklerini kanla ıslanmış olarak severler. ah, ne kadar yanlıştır, etten bedenleri etle beslemek; açgözlü bir bedeni, başka bir bedeni yiyerek semirtmek; bir yaratığın yaşamını bir başka yaratığın ölümüne bağlamak! dünya o annelerin en yücesi, sana bunca şey verirken, tıpkı cyclop'lar gibi, zalim dişlerinle büyük yaralar açmadan mutlu olamazsın; başka hayatları yok etmedikçe doymayan iştahını ve o sonsuz iştahını ve o sonsuz açlığını gideremezsin bir türlü! ama bizim o altın çağ dediğimiz eski zamanlarda, dünyanın onlar için ürettiği bitkiler ve ağaçlardaki meyvelerle mutluydu insanlar; dudaklarını kanla kirletmezlerdi. kuşlar göklerde güvenle uçar, tavşanlar tarlalarda korkusuzca dolaşır ve balıklar kendi saflıkları yüznden oltaya takılmazlardı. ama bir gün birisi, artık o her kimse, aslanların avlarını kıskandı ve açgözlü göbeğini etle doldurarak, suça ve günaha giden yolu açtı. silahlar ilk başta yalnızca vahşi hayvanların kanlarıyla lekeleniyordu ve bu kadarla kalması gerekirdi: bizi yok etmeye çalışan hayvanları öldürmenin günah olmadığını kabul ediyorum ama her ne olursa olsun, hayvanların yenmemesi gerekiyor!"
Peşinde onu öldürmek isteyen kişiler varken, fasulyeleri ezmemek için olduğu yerde kalarak oracıkta Can veren filozof.
Pythagoras ve Pythagoras’çı okulu felsefe tarihinde farklı bir yere koymamızın temel nedeni bir sayı metafiziği oluşturmuş olmalarıdır. Matematik düşkünüdür bu adamlar.
Teolojik düşünceleri “ruh göçü” fikrine dayanır. Bu düşünce temelinde mısır kültürüne, hint kültürüne falan uzanıyor.
Olayları şu; insan dünyaya geldiği zaman iyilik ve kötülük arasında bir mücadeleye girişiyor ve değerini bu şekilde belirliyor. ulaşılması gereken asıl amaç insanın bireysel ruhunun, arınıp, saf bir şekilde Evrenin, Tanrı’nın ruhuna katılması. Arınmak için de bilgi gerekiyor. Eğer ruh yeterince arınmazsa, bedenin ölümünden sonra, başka bir insan ya da hayvan bedeninde tekrar var oluyor. (Burada bedenler arası değer mahiyetine göre iyi-kötü şeklinde bir sıralama var. Mesela tekrar bir insan olarak dünyaya gelmek bir çamur zıbzıbı olarak dünyaya gelmekten iyi.)
Evrenle insan arasında bir akrabalık bağı olduğunu düşünüyorlar.
Felsefi düşünceleri ise, bu üstte bahsettiğim teolojiyi temele alıyor ve tamamen öğrenmek, bilmek, arınmak, bir votka kadar saf ve SEK olmak üzerine. Bu arınmayı gerçekleştirmek için mümkün olduğunca bilgilenmek gerektiğini düşünüyorlar. Matematik, geometri gibi alanlarda çalışmalar yapıyorlar. Değişik insanlar vesselam..
Teolojik düşünceleri “ruh göçü” fikrine dayanır. Bu düşünce temelinde mısır kültürüne, hint kültürüne falan uzanıyor.
Olayları şu; insan dünyaya geldiği zaman iyilik ve kötülük arasında bir mücadeleye girişiyor ve değerini bu şekilde belirliyor. ulaşılması gereken asıl amaç insanın bireysel ruhunun, arınıp, saf bir şekilde Evrenin, Tanrı’nın ruhuna katılması. Arınmak için de bilgi gerekiyor. Eğer ruh yeterince arınmazsa, bedenin ölümünden sonra, başka bir insan ya da hayvan bedeninde tekrar var oluyor. (Burada bedenler arası değer mahiyetine göre iyi-kötü şeklinde bir sıralama var. Mesela tekrar bir insan olarak dünyaya gelmek bir çamur zıbzıbı olarak dünyaya gelmekten iyi.)
Evrenle insan arasında bir akrabalık bağı olduğunu düşünüyorlar.
Felsefi düşünceleri ise, bu üstte bahsettiğim teolojiyi temele alıyor ve tamamen öğrenmek, bilmek, arınmak, bir votka kadar saf ve SEK olmak üzerine. Bu arınmayı gerçekleştirmek için mümkün olduğunca bilgilenmek gerektiğini düşünüyorlar. Matematik, geometri gibi alanlarda çalışmalar yapıyorlar. Değişik insanlar vesselam..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar