bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. 1.
    Şimdi buraya 8 saat idealar kuramını geliştiren filozoftur diyip anlatmaya başlasam
    (ki istesem yaparım, (bkz: gaz) ) kimsenin mikinde olmayacağı için Sokrates'le usta-çırak ve aynı zamanda aktif-pasif ilişkisi olan filozoftur kendisi diyip müthiş bir bilgi veriyorum herkese. gayliğe ilk çağda örnek teşkil ederler.
    3 ay sonra gelen not:
    üye olduğum ilk gün yazdığım entrylerdendir.
    heyecanlıymışım, mazur görelim.
    19 -9 ... cikarinbeniburdan
  2. 2.
    butun eserleri sohbet havasında geçen, karşısındaki insana sorular sorarak doğruyu bulmasını sağlayan, bir olguyu, olgunun dahilindeki olayları ve bireyleri, başka bir olguya benzeterek, sonuçları ve sebepleri bir sayarak doğruya ulaşma metodunu kullanan düşünce adamıdır.
    5 ... devedikeni
  3. 3.
    sokratesin öğrencisi.
    6 ... devedikeni
  4. 4.
    ilk felsefe öğretilerinin verildiği akademiyi kurmuştur.devlet en önemli eseridir. islam felsefesini etkileyen en önemli düşünürlerdendir.
    4 ... witch
  5. 5.
    islam dünyasında Eflatun adıyla tanınan Yunan Filozofudur.Bir de platoon vardır onun koumuzla ilgisi olmasa bile Türkçeye müfreze adıyla vietnam savaş filmidir.
    3 ... sex pistols
  6. 6.
    platonik aşkın platonla ortaya çıktığı düşünülüyor. platon, öğrencilerine ders verirken bir erkek öğrencisine aşık olmuş ve bunu yıllarca içinde saklamış.bundan dolayı bir ara gündemde platonik aşkın gay aşkı olduğunu söyleyen bir takım kişiler çıkmıştı.
    5 -3 ... kacak kelebek
  7. 7.
    "iki kişinin bildiği sır değildir" sözünün sahibi.
    6 ... ysg
  8. 8.
    çikarinbeniburadan ın da yazdığı gibi, burada saatlerce platon un idea düşüncesini anlatmak için insanın parmağına çok güvenmesi lazım. bununla birlikte kısaca değinmeye çalışalım.
    yunan felsefesi, yunan siyasi hayatıyla birlikte olmak üzere üç döneme ayrılır: ilk dönem, yunanlıların ionya (bugünkü batı anadolu- izmir ve çevresi) - girit - batı trakya ve mora civarında, siyasi birliği olmayan, birbirleriyle savaşlara tutuşan, şehirler halinde olduğu dönemdir. bu dönem milet te tales le birlikte felsefenin ilk örneklerine rastlanır. bu ilk dönem de temel soru "ilk neden" dir. ikinci dönem pers istilasının durdurulduğu dönem de başlar. bu dönem de artık yunanlılar, bu büyük düşman karşısında siyasi birliğin zorunluluğunu anlarlar ve birlikler kurmaya başlarlar. tabi böylece felsefenin temel sorusu da değişmeye başlar ve "ideal insan, ideal toplum nasıl olur" a dönüşür. üçüncü dönem ise iskenderin seferi ile yunan düşüncesini ve kültürünü asya nın derinliklerine kadar taşımasıyla başlar.
    şimdi bizi ilgilendiren ikinci dönem. birinci dönemin sonlarına doğru heraklitos un "değişmeyen tek şey değişimin kendisidir" diye özetlenebilecek varlık düşüncesi doğrultusunda pratogoras la yeni bür düşünce sistemi ortaya çıkmıştır. bu sisteme göre, madem tüm varolanlar değişir, o halde doğru diye bir şey olamaz. çünkü bu da sürekli değişen bir şeydir. bu durumda doğru olanı aramak boştur. önemli olan an dır. işte bu düşüncedeki sofistler bu dönemde yunanistan da gezgin öğretmenlik yapmakta, çok paralar kazanmakta, etraflarına çok hayran kitlesi toplamaktadır.
    işte bu duruma bir adam karşı çıkmış, kendisini onlardan ayırmış, bilgisini para karşılığı satmayı erdemsizlik olarak görmüş, tüm hayatını insanlarla uluorta konuşarak onları "iyi" olana, "doğru" olana ulaştırmak için harcamış, etrafında bir çok hayran toplamış, nihayet gerici yunanlılar tarafından atina ya yeni tanrılar getirmeye çalışmakla suçlanıp dava edilmiş ve hapisteyken zehir içerek ölmüştür. bu adam ünlü sokrates tir. kendisi hiç okul kurmamıştır ancak etrafındaki hayran kitleleri kıendisinden sonra onun adına okullar kurarlar. bunlardan biri de platon dur.
    platon un düşünce sistemi eserleri doğrultusunda belli dönemlere ayrılır. bunlar, ilkin sadece hayran olduğu hocası sokrates i anlatmak dışında bir gayesi olmayan gençlik eserleri -ki bunlara sokratik eserleri de denir-, daha sonra kendi düşünce sisteminin şekillenmesi, hocasını aşması ile sırasıyla olgunluk, yaşlılık ve son eserleri şeklinde sıralanmaktadır.
    idea düşüncesi, platon un sokrates i aşmaya başlamasıyla ortaya çıkacak, ölümüne değin bazı değişikliklere uğrayarak şekillenecektir. peki bu idealar dünyası düşüncesi platon un aklına nerden gelmiştir? neden böyle bir düşünce geliştirme gereği duymuştur?
    sokrates hayatı boyunca sofistlerle mücadele etmiştir. bu mücadelenin ana nedeni, sofistlerin doğru bilginin olmadığı, bunun herkese ve her zamana göre değiştiğidir iddiasına sokrates in karşı çıkması, doğru bilginin herkesin kafasında var olduğu, ancak bunun insanların kafasında derinlerde yattığı, ancak akıl yürütme yoluyla bunu yüzeye çıkartabilecekleri düşüncesidir. sokrates bunu pratik haytta da gösterip kanıtlamak için insanlarla sokakta, kendi geliştirdiği bir yöntemle konuşmakta ve onları ikna etmektedir.
    sokrates in öğrencileri arasından da en çok platon sofistlerle bu konuda savaş vermektedir. ancak ilerleyen dönemlerde platon, sokrates in daha önce hiç açıklamadığı, şöyle bir soruyla karşılaşmaktadır: "doğru bilgi", nasıl oluyor da insanların kafasında önceden yer etmiş oluyor? yani bu bilgi, insanın kafasına nasıl gelip te derinlere yerleşiyor? işte platon burada, artık sokrates i aşarak kendi özgün düşüncesini geliştiriyor. ona göre başlangıcı ve sonu olmayan bir ruhsal dünya var. bütün bu dünyadaki varlıklar, bu dünyadan geliyorlar. bu yüzden, her şeyin en mükemmel olduğu bu ruhsal dünyadan şu an yaşadığımız dünyaya geldiklerinde, doğruları bilerek geliyorlar. bu dünyada ise doğru bilgiye, önceden bu ruhsal dünya da görmüş oldukları için, aslında sadece anımsama yoluyla ulaşıyorlar.
    işte idealar dünyası bu ruhsal dünya.
    platon nihayet sistemli bir şekilde ahlak felsefesine ve buradan da "devlet"e ulaşıyor. politeia (devlet) isimli dialogunda bir "iyi" devlet ütopyası kuruyor. buna göre devleti oluşturan insanlar üç sınıfa ayrılır: insanları erdemli bir yaşantıya ulaştırabilecek bilgiye tek sahip olabilecek kişiler olan filozoflar yönetici sınıfını; şerefi maddi çıkarlardan daha üstte tutan insanlardan oluşan koruyucular (devlet görevlileri) sınıfı; ve maddi çıkarları her şeyin üstünde tutan ve çoğunluğu oluşturan halk sınıfı. bu sınıfların hepsi ayrı ayrı bir yaşam şekli ve eğitimden geçiriliyor.
    platon un düşünceleri ölümüne değin bazı değişikliklere uğramıştır. hayatında karşısına çıkan gerçekler bunda çok etkili olmuştur. işte bu ideal devlet düşüncesi de, ütopya olarak değil ama, gerçekleşebileceğine olan inancının yok olması açısından değişmiştir. bunda, sicilya da syracusa kentinde kralla birlikte yürütmeye çalıştığı reform denemelerinin başarısız olması ve buradan canını zor kurtarması etkili olduğu tahmin ediliyor. hayatının son döneminde "yasalar" isimli eserini yazarak yeni, "devlet"teki kadar ideal olmayan fakat olabileceklerin en iyisi olarak düşündüğü yeni bir devlet ortaya koyuyor. bu devlette yasalar her şeyin, yönetenlerin dahi üstünde olacaktır.
    platon felsefe tarihinde bir çığır açmıştır. (şimdi adını hatırlayamadığım) abd li bir felsefe tarihçisine göre platondan sonraki 2000 yıllık felsefe tarihi sadece platona düşülen dipnotlardan ibarettir.
    islam tarihinde ve düşünce sisteminde de büyük yer etmiştir platon. başta ibn-i rüşd olmak üzere pek çok mutasavvıf, platon u islami açıdan yorumlayarak tasavvufta yeni düşünceler ortaya koymuştur. zaten tasavvuftaki pek çok düşünce dikkat edilirse platon un ideasına benzemektedir.
    11 ... suzergecer
  9. 9.
    sanatın işlevi konusunda sıçmış insandır. aslında sanatçının doğruyu söylemediğini söyler ve devlet isimli eserinde de gençlerin ahlaki yapısını bozduğu için özellikle homeros'un eserleri yasaklanır. gerçeği yansıtmadığı yönüdeki fikri idealar'dan gelir. platon felsefesine göre, dünya gerçek olan idea'nın yansımasıdır. sanatçı da sadece yansıtılmış olanı yansıtır[yani ağacı ya da çiçeği yapar. çiçek bir yansıma olduğuna göre resim de onun yansımasıdır]. bu yüzden gerçeği söyleyemez.

    bunun yanında aristo ile aralarında belirli farklılıklar vardır. aristo'da ise iki şekilde ele alınır bu konu. sanatın yine doğanın bir yansıtımı olduğunu söyler ama iki şekildedir bu:

    1-genel olanı
    2-idealleştrilmiş olanı

    yansıtır.

    genel olanı anlatmak gerekirse; bir çok şeyde genel olandır toplumda insnada tabiatta aslında yelpaze geniştir. bunda amaç nedir? ortak olanı yansıtmak; yani insan özüne ait olan ortak değerleri aşktır, sevgidir, düşüncedir.. saymakla bitmez böylece bunları yansıtan sanat eserinin de asırlar sonra okunacağını belirtir.

    ideal olanı yansıtması gerçekliğinde ise; sanat bir olması gerekeni yansıtmaktadır. yani; bir devlet düşünün iddeal olanda daha da iyidir, ya da insan zihinsel anlamda ya da bir eserde hep iyiler kazanır[ama kötü insanaların da varoldukları bilinmektedir]. bu durumda sanatın işlevi ahlaki bir yön kazanır...

    bunların yanında tarih felsefesi konularında genel anlamda döngüsel bir tarih anlayışı tarih tekerürden ibarettir mantığında ki saint augustinus bu kısır döngüyü doğrusallığa çevirecektir]
    3 -1 ... calderon de la barca
  10. 10.
    asıl adı aristokles dir. kendisine, alnı ve omuzları geniş olduğundan platon takma adı verilmiştir.
    8 ... balsikeste baysungur