bugün
- bik bik 220
- balkona israil bayrağı asmak4
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı18
- noodle6
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği6
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın25
- deri tayt giyen kız osurunca hava nasıl çıkıyor4
- psikolog4
- sözlük yazarları neden birbirinden nefret ediyor4
- ayak yalamak için 591 km gitmek7
- cia in takibe aldığı 23 sözlük yazarı4
- olmaz olsun öyle yetkili4
- güzel göt görünce tansiyonun düşmesi3
- tüylü ve sulu şeftali2
- tanga giyen kişi osurursa ıslık sesi mi çıkıyor4
- kadın taklidi yapan erkek yazarlar2
- şeftalili dondurma2
- şeftali ağaçları dökülüyor yaprakları2
- teomancalmasur23
- aleyna tilki'nin konserde verdiği efsane frikik2
- sözlük yazarlarının şeftalileri2
- yakında sözlüğe geri dönüşler olabilir2
- rafael leao6
- bu sözlüğe yıllarımı verdim3
- çingene dilenci ile sevişmek3
- gece 11 de eve sipariş edilebilecek en güzel şey3
- ankara allah'ın belası bir yerdir4
- bir erkeğin en mutlu olduğu an5
- bir gammazın günlüğü2
- ayağı güzel kızlar nereli sorunsalı6
- wada 35 yaşında4
- uludağ sözlük korosu alet dağılımı3
- mhp'nin atatürk'ü sevmemesi10
- ayak istiyorum ayak bulun bana ayak6
- ibocu dönüşüm hareketi2
- gina marano3
- öyle bir osurmak ki tansiyonun düşmesi2
- aleyna tilki seksiliği2
- türk solu16
- gammazların dönüşü3
- deanın takibe aldığı sözlük yazarları2
- sabah akşam ayak muhabbeti yapan sözlük4
- akp'li yayman'ın fon krizi açıklaması4
- herzevekil11
- ismetin ciddi sıkıntıları olması9
- nervio14
- sibel can'ın nutellalı memeleri9
- yetkili sapıtırsa yazarlar sevişir2
- sizin taptıklarınız ayağımın altındadır diyen kız4
- humbaracı ismed bin gürbüz paşa6
Pythagoras ve Pythagoras’çı okulu felsefe tarihinde farklı bir yere koymamızın temel nedeni bir sayı metafiziği oluşturmuş olmalarıdır. Matematik düşkünüdür bu adamlar.
Teolojik düşünceleri “ruh göçü” fikrine dayanır. Bu düşünce temelinde mısır kültürüne, hint kültürüne falan uzanıyor.
Olayları şu; insan dünyaya geldiği zaman iyilik ve kötülük arasında bir mücadeleye girişiyor ve değerini bu şekilde belirliyor. ulaşılması gereken asıl amaç insanın bireysel ruhunun, arınıp, saf bir şekilde Evrenin, Tanrı’nın ruhuna katılması. Arınmak için de bilgi gerekiyor. Eğer ruh yeterince arınmazsa, bedenin ölümünden sonra, başka bir insan ya da hayvan bedeninde tekrar var oluyor. (Burada bedenler arası değer mahiyetine göre iyi-kötü şeklinde bir sıralama var. Mesela tekrar bir insan olarak dünyaya gelmek bir çamur zıbzıbı olarak dünyaya gelmekten iyi.)
Evrenle insan arasında bir akrabalık bağı olduğunu düşünüyorlar.
Felsefi düşünceleri ise, bu üstte bahsettiğim teolojiyi temele alıyor ve tamamen öğrenmek, bilmek, arınmak, bir votka kadar saf ve SEK olmak üzerine. Bu arınmayı gerçekleştirmek için mümkün olduğunca bilgilenmek gerektiğini düşünüyorlar. Matematik, geometri gibi alanlarda çalışmalar yapıyorlar. Değişik insanlar vesselam..
Teolojik düşünceleri “ruh göçü” fikrine dayanır. Bu düşünce temelinde mısır kültürüne, hint kültürüne falan uzanıyor.
Olayları şu; insan dünyaya geldiği zaman iyilik ve kötülük arasında bir mücadeleye girişiyor ve değerini bu şekilde belirliyor. ulaşılması gereken asıl amaç insanın bireysel ruhunun, arınıp, saf bir şekilde Evrenin, Tanrı’nın ruhuna katılması. Arınmak için de bilgi gerekiyor. Eğer ruh yeterince arınmazsa, bedenin ölümünden sonra, başka bir insan ya da hayvan bedeninde tekrar var oluyor. (Burada bedenler arası değer mahiyetine göre iyi-kötü şeklinde bir sıralama var. Mesela tekrar bir insan olarak dünyaya gelmek bir çamur zıbzıbı olarak dünyaya gelmekten iyi.)
Evrenle insan arasında bir akrabalık bağı olduğunu düşünüyorlar.
Felsefi düşünceleri ise, bu üstte bahsettiğim teolojiyi temele alıyor ve tamamen öğrenmek, bilmek, arınmak, bir votka kadar saf ve SEK olmak üzerine. Bu arınmayı gerçekleştirmek için mümkün olduğunca bilgilenmek gerektiğini düşünüyorlar. Matematik, geometri gibi alanlarda çalışmalar yapıyorlar. Değişik insanlar vesselam..
Peşinde onu öldürmek isteyen kişiler varken, fasulyeleri ezmemek için olduğu yerde kalarak oracıkta Can veren filozof.
vejeteryanlık ile ilgili şöyle aydınlatmak istemiş bizleri,
"ey insanlar, günahkar besinlerle bedenlerinizin kutsallığını kirletmeye bir son verin. ekinlerimiz var; dallarda bütün ağırlıklarıyla sarkan elmalarımız var; bağlarda olgun üzümlerimiz var; kimileri ateşte de pişirilebilen lezzetli bitkilerimiz ve otlarımız var. sütten mahrum değilsiniz; kekik çiçeklerinin üzerindeki hoş kokulu baldan da. dünya, sonsuz zenginliği ve cömertliğiyle, bütün ihtiyaçlarınızı fazlasıyla karşılar ve öldürmeye ya da kan dökmeye gerek kalmaksızın size yiyecek verir. et, yalnızca yabani hayvanların açlığını giderir. hatta bütün hayvanların da değil: atlar, koyunlar ve çiftlik hayvanları, çimenlerle beslenir. ama vahşi ve saldırgan olanlar; aslan, kaplan, kurt ve ayılar, yiyeceklerini kanla ıslanmış olarak severler. ah, ne kadar yanlıştır, etten bedenleri etle beslemek; açgözlü bir bedeni, başka bir bedeni yiyerek semirtmek; bir yaratığın yaşamını bir başka yaratığın ölümüne bağlamak! dünya o annelerin en yücesi, sana bunca şey verirken, tıpkı cyclop'lar gibi, zalim dişlerinle büyük yaralar açmadan mutlu olamazsın; başka hayatları yok etmedikçe doymayan iştahını ve o sonsuz iştahını ve o sonsuz açlığını gideremezsin bir türlü! ama bizim o altın çağ dediğimiz eski zamanlarda, dünyanın onlar için ürettiği bitkiler ve ağaçlardaki meyvelerle mutluydu insanlar; dudaklarını kanla kirletmezlerdi. kuşlar göklerde güvenle uçar, tavşanlar tarlalarda korkusuzca dolaşır ve balıklar kendi saflıkları yüznden oltaya takılmazlardı. ama bir gün birisi, artık o her kimse, aslanların avlarını kıskandı ve açgözlü göbeğini etle doldurarak, suça ve günaha giden yolu açtı. silahlar ilk başta yalnızca vahşi hayvanların kanlarıyla lekeleniyordu ve bu kadarla kalması gerekirdi: bizi yok etmeye çalışan hayvanları öldürmenin günah olmadığını kabul ediyorum ama her ne olursa olsun, hayvanların yenmemesi gerekiyor!"
"ey insanlar, günahkar besinlerle bedenlerinizin kutsallığını kirletmeye bir son verin. ekinlerimiz var; dallarda bütün ağırlıklarıyla sarkan elmalarımız var; bağlarda olgun üzümlerimiz var; kimileri ateşte de pişirilebilen lezzetli bitkilerimiz ve otlarımız var. sütten mahrum değilsiniz; kekik çiçeklerinin üzerindeki hoş kokulu baldan da. dünya, sonsuz zenginliği ve cömertliğiyle, bütün ihtiyaçlarınızı fazlasıyla karşılar ve öldürmeye ya da kan dökmeye gerek kalmaksızın size yiyecek verir. et, yalnızca yabani hayvanların açlığını giderir. hatta bütün hayvanların da değil: atlar, koyunlar ve çiftlik hayvanları, çimenlerle beslenir. ama vahşi ve saldırgan olanlar; aslan, kaplan, kurt ve ayılar, yiyeceklerini kanla ıslanmış olarak severler. ah, ne kadar yanlıştır, etten bedenleri etle beslemek; açgözlü bir bedeni, başka bir bedeni yiyerek semirtmek; bir yaratığın yaşamını bir başka yaratığın ölümüne bağlamak! dünya o annelerin en yücesi, sana bunca şey verirken, tıpkı cyclop'lar gibi, zalim dişlerinle büyük yaralar açmadan mutlu olamazsın; başka hayatları yok etmedikçe doymayan iştahını ve o sonsuz iştahını ve o sonsuz açlığını gideremezsin bir türlü! ama bizim o altın çağ dediğimiz eski zamanlarda, dünyanın onlar için ürettiği bitkiler ve ağaçlardaki meyvelerle mutluydu insanlar; dudaklarını kanla kirletmezlerdi. kuşlar göklerde güvenle uçar, tavşanlar tarlalarda korkusuzca dolaşır ve balıklar kendi saflıkları yüznden oltaya takılmazlardı. ama bir gün birisi, artık o her kimse, aslanların avlarını kıskandı ve açgözlü göbeğini etle doldurarak, suça ve günaha giden yolu açtı. silahlar ilk başta yalnızca vahşi hayvanların kanlarıyla lekeleniyordu ve bu kadarla kalması gerekirdi: bizi yok etmeye çalışan hayvanları öldürmenin günah olmadığını kabul ediyorum ama her ne olursa olsun, hayvanların yenmemesi gerekiyor!"
Progressive rock grubudur.
Eski nickimi kapmış olan yazardır, hayırlı olsun.
Kısa ve öz cevap yazan yazar.
"insan kendisinden asagi canlilari yok etmeye curet ettigi surece saglik ve huzur yuzu gormeyecektir. insanlar hayvanlari katlettigi surece birbirlerini de oldurmeye devam edeceklerdir. tabii ki cinayet ve aci tohumlari ekenler sevinc ve sevgi bicemezler."
pythagoras
pythagoras
hoş gelmiş onuncu nesil yazar. sürrealist biri çıkması dileklerimle.
Vejetaryendi ve müritlerine et yemeyi men ederdi. Bu yüzden Sokrates , Platon ve Aristoteles gibi onu takip eden birçok filozof da aynı diyeti uygulamıştır.
platonun devlet'inin ayrıldıgı 12 bölgede 5040 pilot aile olacaktı. bu rakam ise, pisagorun oluşturduğu din okulundaki mistik rakamsal dizenin ulaştığı sayı idi. 1x2x3x4x5x6x7:5040.. bu rakamın kutsallığına inanan platon, bunu oluşturacağı devletin komün aile sayısı olarak saptadı. ve bu rakam asla aşılmamalıydı.. peki ama nüfus artarsa? nüfus artarsa da, yargıçlar 5040 aile sayısının artmaması için doğum kontrolü uygulayacaklardı. şayet burada başarılı olunamazsa, kutsal rakamı bozan kuru kalabalık, sömürgelere sürülecektir. böylece toplumun yararını düşünen platon, başka toplumların ezilerek sömürülmesini meşru kılmaktadır. bu 5040 aile, bir arada oturup yemek yemelidir. herkes birbirinin gözetleyeni adaletçisidir.
''altın ateşle, kadın altınla, erkek de kadınla erir''
sözünün sahibi..
sözünün sahibi..
doğadaki çeşitliiğin ve karşıtlıkların özünde matematiksel bir uyumun sözkonusu olduğunu iddia eden filizof kişi.
geometri ile ilgili bir çok çalışma yapmış bir geometri ustası * .
yunanli matematikci ve dusunur. soyle harika bir benzetme yapmistir:
"hayatımız, olimpiyat oyunlarında biriken büyük kalabalığa benzer. kimileri oyunlarda ün kazanmak için bedenlerini işletirler; kimileri para kazanmak için satılık mallar getirirler; kimileri de, en kötüleri değildir onlar, başka çıkar düşünmeden her şeyin niçin nasıl yapıldığına bakar, kendi yaşamlarını anlamak ve düzenlemek için, başkalarının yaşamlarını seyrederler."
"hayatımız, olimpiyat oyunlarında biriken büyük kalabalığa benzer. kimileri oyunlarda ün kazanmak için bedenlerini işletirler; kimileri para kazanmak için satılık mallar getirirler; kimileri de, en kötüleri değildir onlar, başka çıkar düşünmeden her şeyin niçin nasıl yapıldığına bakar, kendi yaşamlarını anlamak ve düzenlemek için, başkalarının yaşamlarını seyrederler."
pythagoras kardeşliği adında gizli ve bir o kadar da heretik bir felsefe ve bu felesefeye dayalı bir örgüt inşa etmiş kişidir aynı zamanda.
dünyanın ve matematiğin belirli bir düzeni olduğu için her şeyin özünün sayılar olduğunu iddia eden filozof.
eski yunan'da müziksel uyumu matematik formülleriyle ifade eden felsefeci. sisamlı pythagoras olarak da bilinir.
bezelye gibi bazı sebzelerin ruhları olduğuna inanan matematikçi ve düşünürdür.
sisam adasında doğan, daha sonra güney italya' ya göç eden yunanlı filozof. milattan önce 6. yüzyılda yaşamıştır. kurduğu sistem, evrenin ana maddesinin sayılar olduğunu öne sürüyordu. pythagoras, aynı zamanda bir din tarikatının da başkanıydı. bu tarikata katılanlar, dünyevi zevkleri bir kenara bırakıyor ve manevi zenginliklerle dolu bir hayat yaşıyordu.
-pityyy git harula teyzenlere müsaitseniz annemler bu gece size gelcekmiş de evladımdönerken de kahveden babanı al
+ya anne üçgen çiziyommm
-hadi olm geze geze (bu çocuk iice sapıttı)
+ya anne üçgen çiziyommm
-hadi olm geze geze (bu çocuk iice sapıttı)
geometrinin babası.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar