bugün
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı35
- kavga yok mu ya5
- osuruktan şiirler47
- ekşi sözlük7
- bu saatte kahve içilir mi sorunsalı4
- enayimiknatisi ile kavga etmek3
- arkadaşlar uyudunuz mu3
- kürt kelimesi türk kelimesinden mi türedi3
- evde pide yapmak4
- giysi fiyatlarının uçması12
- konya da 3 4 büyüklüğünde deprem5
- netflix ten daha iyi ücretsiz film sunucuları3
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı2
- vedat muriqi5
- ismail kartal ne zaman kovulur sorunsalı3
- arkadaşlar hoşçakalın3
- en gıcık olunan şoför tipleri13
- apo orospu çocuğu değildir demek5
- yenilgisiz tek şampiyon5
- fenerbahçe17
- şoförün yan koltuğu4
- iyi bir insanın kötü bir insana dönüşme süreci15
- ismail kartal'ın kovulması3
- anne pizzası10
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz11
- dinci ve müslüman kavramları8
- sevgilinin sensiz de mutlu olmasını ister misin4
- archie brown2
- sözlük kızı ile iletişim kurmak10
- kafasına havan mermisi yiyen teröristler3
- zorunlu eğitim12
- yar deyince kalem elden neden düşer3
- çirkin kaslı erkek vs yakışıklı cılız erkek3
- akp yeni parti'nin lacivertidir3
- game of thrones taki kerhaneci4
- putin türkmüş11
- sözlüğün bugün pek bir sıkıcı olması2
- babülmendep boğazı3
- hiçbir kadının sevgisine ihtiyaç duymayan erkek5
- trileçe7
- porno seyrederken kıyametin gerçekleşmesi2
- temel reis3
- popkek yiyen erkeğin namusu5
- porno yıldızlarını alfabetik sırayla sayan kız2
- herkes ülkeden şikayetçi ise sorunlu kim8
- türk vatandaşları türktür9
- sebahattin şirin9
- şakirtlerin özgün müzik dinlemesi2
- ibadethanelerin ürkünç olması10
- true'nin acile kaldırılması9
kendisi işlediği konular ve sürrealizm ile ilişkisi hasebiyle ciddi anlamda "arzunun işleyişi ve ekonomisi" konularında oldukça kafa yormuş bir insandır. salt ilk dönemlerindeki iki üç film ile bunun örneğini vermek gerekirse, ley del deseo ve matador isimli filmleri bu konu üzerine dikkate değer düşünüşler içerir. lay del deseo'da hedefteki kişi pablo quintero'dur. kendisi hem ünlü biridir hem de açıkçası bir "gay"dir. antonio ile juan arasındaki paylaşılmayan kişidir Pablo. burada en ilgi çeken nokta arzunun işleyişinin bu üç karakter arasında nasıl ele alındığıdır. pablo, juan ile konuşmadığı ve antonio ile ilişkisini artırdığı sürece juan onu özlemekte ve yanına çağırmakta[bu arada juan, pablo'dan ayrılmayı istemiştir ve bir sahil barında çalışmaya başlamıştır]; juan ile iletişimini artırdığı zaman ise antonio onun mektuplarına cevap yazmadığı ve ona ilgi göstermediği hasebiyle antonio, ondan yakınmakta ve bu önemsemeyiş önemsenmeyenin önemsemeyeni daha fazla arzulamasına neden olmaktadır. bu aynı zamanda hitchcock filmlerinde sık sık rastladığımız "arzunun döngüselliği" nosyonuyla paraleldir.
tabi bunun açıklanışı bu kadar basit değildir. hemen hemen hiç arzu duymadığımız kadınlar bile aslında belirli kişilerin arzu nesnesi olduklarında ya da onların atış alanına girdiklerinde birden bizim için "takas edilemez arzu nesnesi" konumuna gelirler. tıpkı rear window'da jeff'in pek seksüel olarak ilgi duymadığı lisa'nın karşı binada karısını öldüren adamın apartmanına gittiğinde "röntgencilik hasebiyle" de arzu nesnesi konumuna girmesidir.
bununla birlikte almodovar da biseksüel olmasına rağmen eşcinsellere bakışının sorunlu olduğunu düşünüyorum. çünkü birçok eşcinsel "eşcinsellik olgusu"nun freudçu açıklamasına karşı çıkar. bu şu demektir: eşcinsellik odipius kompleksinin farklı işlemesinden kaynaklanır; yani bir çeşit odipius kompleksinden sapmadır bu. bu da eşcinselleri sapkın olarak gören bir bakış açısı ile bir ortaklık anlamına geliyor. aslında insanları bu duruma getiren ya da almodovar'dan anladığım kadarıyla onları bir çeşit "sapkın" durumuna getiren şey geçmişte yaşadığı olaylardır. bunlar ise fiziksel olarak dışa vurulan kalıcı hasarlar ile sembolize edilmiştir. Matador'da diego'nun bir ayağının hafif aksak olması, Angel'in kan görme korkusu, dedektif'in aksıyan ayağı ise bu ket vurulmuş ya da sapkın hale gelmiş seksüelliğin bir boyutudur. bunu daha iyi anlatmak için sinemadan örnekler verebiliriz. Orson Welles'in Lady from Shanghai isimli filminde arthur bannister iktidarsızdır bunun en sembolik ifadesi ise iki koltuk değneği ile yüürmesi oluşturur. aynı sıkıntı touch of evil'deki dedektif hank quinlan'da da söz konusudur. dietrich ile olan sorunlu ilişkisi bunun salt sembolik bir düzeyde olmadığının kanıtıdır ya da Rear Window'da bacağı kırılmış olan Jeff'in Lisa'ya olan seksüel soğukluğu.
Bunlara ilaveten matador ve ley del deseo ise aslında insanın içindeki dizginlenemeyen arzuların onu yıkıma götüreceğinin en büyük ifadesidir. ley del deseo'da Antonio bu aşırı tutkularından dolayı, yıkıma doğru sürüklenmiştir. fakat bunların ardında hep otoriter bir anne ve baskılanma süreci gizlidir. antonio'nun annesinin ona karşı anaç ve suçlayıcı tavırları, bu baskılamanın bir getirisi olarak quintero ile bir kadın rumuzu ile yazışmasına neden olmaktadır. ama filmde altmetinsel olarak özellikle bir travestinin kadın olmaya dair özlemi sürekli leitmotiv olarak verilir. quintero aynı zamanda oyunlar yazan bir sanatçıdır. bu oyunlarda travesti olan kardeşinin[kadın olarak] sorunlarını anlatır fakat anlattığı şeyler kendi sorunlarıdır. ya da çok ilginç bir sahne quintero, onun kızı ve travesti olan kardeşi[carmen mauro] akşam sokakta yürürlerken elindeki hortum ile sokağı sulayan bir adama rastlarlar ve suyun tam altından geçerken carmen mauro "beni ıslat" der ve bunun üzerine adam elindeki hortum ile onu ıslatmaya başlar. burada sembolik olarak suyun oluşturduğu yarım çember gökkuşağı imgesini andırmaktadır. bu arada travesti, homoseksüeller ve lezbiyenlerin sembolünün gökkuşağı olduğunu biliyoruz. burada verilmeye çalışılan fikir aynı doğrultuda antik yunan mitolojisinde gökkuşağının altından geçildiğinde cinsiyet değiştirilmektedir. hortum sahnesinde de aynı fikir verilmektedir, yani "cinsiyet değiştirme arzusu".
tutkuları ya da arzuları dizginlemeyi öğretecek olan kimdir? bir matador'dur, filmin içinde süreğen olarak dile gelen sembolizm leitmotiv olarak her tarafa bulaşmıştır. arzusunu dizginleyen ve onu yönetebilen matador boğalar ile güreşir tıpkı bir maestro gibi. bundan dolayı arzusunu dizginleyemeyen angel[melek anlamına gelir ispanyolca'da, bu angel'in daha önce seksüel bir ilişki yaşamadığının ve opus dei tarikatına bağlı annesinin etkisindeki dindar bir hayatın tecessümüdür. kendisi eva'ya tecavüz ettikten sonra eva'nın yeredüşmesi ve kanayan yüzünde oluşan "haç imgesi" acaba "kan korkusu"nun bir ifadesi midir? yoksa ketvurulmnuş bir seksüalitenin bir dışavurumumu? yoksa günah işleyen bir çocuğun "kalbindeki tanrı korkusu" mu?] kendi efendisi ve üstadı olarak onu dizginleyebilen ve yönetmeyi öğreten diego'yu efendisi olarak kabul eder. burada diego "arzunun matadoru"dur boğaların değil. çünkü kan korkusu olan birisi naısl matador olabilir? ancak arzularının matadorudur o! bununla birlikte, Eva'ya tecavüz eden angel ise eva'ya tecavüz etmesi dolayısı ile değil "arzularını dizginleyemediği ve hocasına laik öğrenci olamadığı için" özür dilemektedir. bu arada bu matador[diego]'un da bir nazarı vardır. kendisini tatmin eden sadece şiddettir. o da iktidarsızdır. bu iktidarsızlığı ile eva ile sevişirken ölü taklidi yapmasını istemesinden anlıyoruz. ama tipik bir nekrofil değildir diego. filmin başında 31 çeken diego'nun sadece şiddet sahnelerinden tatmin olabildiğini anlayabiliyoruz. bu arada diego'nun bir ayağının aksak olmasına neden olan şey ise bir boğanın kendisini zamanında yere sermesidir. bu ise yukarıda ifade ettiğimiz tema ile paraleldir. insanın içindeki dizginlenemeyen arzular ve tutkular onun sonunu hazırlamaktadır. dışarıdaki boğadan ziyade içindeki boğa insana zarar vermektedir. bu "boğa çarpması" sembolik bir hale gelmektedir. diego'nun çocukluğunda yaşadığı ciddi bir olayın sembolik anıştırmasıdır boğa çarpması. fakat filmde bunun göstergeleri belirgin bir tarzda ifade edilmez.
tabi bunun açıklanışı bu kadar basit değildir. hemen hemen hiç arzu duymadığımız kadınlar bile aslında belirli kişilerin arzu nesnesi olduklarında ya da onların atış alanına girdiklerinde birden bizim için "takas edilemez arzu nesnesi" konumuna gelirler. tıpkı rear window'da jeff'in pek seksüel olarak ilgi duymadığı lisa'nın karşı binada karısını öldüren adamın apartmanına gittiğinde "röntgencilik hasebiyle" de arzu nesnesi konumuna girmesidir.
bununla birlikte almodovar da biseksüel olmasına rağmen eşcinsellere bakışının sorunlu olduğunu düşünüyorum. çünkü birçok eşcinsel "eşcinsellik olgusu"nun freudçu açıklamasına karşı çıkar. bu şu demektir: eşcinsellik odipius kompleksinin farklı işlemesinden kaynaklanır; yani bir çeşit odipius kompleksinden sapmadır bu. bu da eşcinselleri sapkın olarak gören bir bakış açısı ile bir ortaklık anlamına geliyor. aslında insanları bu duruma getiren ya da almodovar'dan anladığım kadarıyla onları bir çeşit "sapkın" durumuna getiren şey geçmişte yaşadığı olaylardır. bunlar ise fiziksel olarak dışa vurulan kalıcı hasarlar ile sembolize edilmiştir. Matador'da diego'nun bir ayağının hafif aksak olması, Angel'in kan görme korkusu, dedektif'in aksıyan ayağı ise bu ket vurulmuş ya da sapkın hale gelmiş seksüelliğin bir boyutudur. bunu daha iyi anlatmak için sinemadan örnekler verebiliriz. Orson Welles'in Lady from Shanghai isimli filminde arthur bannister iktidarsızdır bunun en sembolik ifadesi ise iki koltuk değneği ile yüürmesi oluşturur. aynı sıkıntı touch of evil'deki dedektif hank quinlan'da da söz konusudur. dietrich ile olan sorunlu ilişkisi bunun salt sembolik bir düzeyde olmadığının kanıtıdır ya da Rear Window'da bacağı kırılmış olan Jeff'in Lisa'ya olan seksüel soğukluğu.
Bunlara ilaveten matador ve ley del deseo ise aslında insanın içindeki dizginlenemeyen arzuların onu yıkıma götüreceğinin en büyük ifadesidir. ley del deseo'da Antonio bu aşırı tutkularından dolayı, yıkıma doğru sürüklenmiştir. fakat bunların ardında hep otoriter bir anne ve baskılanma süreci gizlidir. antonio'nun annesinin ona karşı anaç ve suçlayıcı tavırları, bu baskılamanın bir getirisi olarak quintero ile bir kadın rumuzu ile yazışmasına neden olmaktadır. ama filmde altmetinsel olarak özellikle bir travestinin kadın olmaya dair özlemi sürekli leitmotiv olarak verilir. quintero aynı zamanda oyunlar yazan bir sanatçıdır. bu oyunlarda travesti olan kardeşinin[kadın olarak] sorunlarını anlatır fakat anlattığı şeyler kendi sorunlarıdır. ya da çok ilginç bir sahne quintero, onun kızı ve travesti olan kardeşi[carmen mauro] akşam sokakta yürürlerken elindeki hortum ile sokağı sulayan bir adama rastlarlar ve suyun tam altından geçerken carmen mauro "beni ıslat" der ve bunun üzerine adam elindeki hortum ile onu ıslatmaya başlar. burada sembolik olarak suyun oluşturduğu yarım çember gökkuşağı imgesini andırmaktadır. bu arada travesti, homoseksüeller ve lezbiyenlerin sembolünün gökkuşağı olduğunu biliyoruz. burada verilmeye çalışılan fikir aynı doğrultuda antik yunan mitolojisinde gökkuşağının altından geçildiğinde cinsiyet değiştirilmektedir. hortum sahnesinde de aynı fikir verilmektedir, yani "cinsiyet değiştirme arzusu".
tutkuları ya da arzuları dizginlemeyi öğretecek olan kimdir? bir matador'dur, filmin içinde süreğen olarak dile gelen sembolizm leitmotiv olarak her tarafa bulaşmıştır. arzusunu dizginleyen ve onu yönetebilen matador boğalar ile güreşir tıpkı bir maestro gibi. bundan dolayı arzusunu dizginleyemeyen angel[melek anlamına gelir ispanyolca'da, bu angel'in daha önce seksüel bir ilişki yaşamadığının ve opus dei tarikatına bağlı annesinin etkisindeki dindar bir hayatın tecessümüdür. kendisi eva'ya tecavüz ettikten sonra eva'nın yeredüşmesi ve kanayan yüzünde oluşan "haç imgesi" acaba "kan korkusu"nun bir ifadesi midir? yoksa ketvurulmnuş bir seksüalitenin bir dışavurumumu? yoksa günah işleyen bir çocuğun "kalbindeki tanrı korkusu" mu?] kendi efendisi ve üstadı olarak onu dizginleyebilen ve yönetmeyi öğreten diego'yu efendisi olarak kabul eder. burada diego "arzunun matadoru"dur boğaların değil. çünkü kan korkusu olan birisi naısl matador olabilir? ancak arzularının matadorudur o! bununla birlikte, Eva'ya tecavüz eden angel ise eva'ya tecavüz etmesi dolayısı ile değil "arzularını dizginleyemediği ve hocasına laik öğrenci olamadığı için" özür dilemektedir. bu arada bu matador[diego]'un da bir nazarı vardır. kendisini tatmin eden sadece şiddettir. o da iktidarsızdır. bu iktidarsızlığı ile eva ile sevişirken ölü taklidi yapmasını istemesinden anlıyoruz. ama tipik bir nekrofil değildir diego. filmin başında 31 çeken diego'nun sadece şiddet sahnelerinden tatmin olabildiğini anlayabiliyoruz. bu arada diego'nun bir ayağının aksak olmasına neden olan şey ise bir boğanın kendisini zamanında yere sermesidir. bu ise yukarıda ifade ettiğimiz tema ile paraleldir. insanın içindeki dizginlenemeyen arzular ve tutkular onun sonunu hazırlamaktadır. dışarıdaki boğadan ziyade içindeki boğa insana zarar vermektedir. bu "boğa çarpması" sembolik bir hale gelmektedir. diego'nun çocukluğunda yaşadığı ciddi bir olayın sembolik anıştırmasıdır boğa çarpması. fakat filmde bunun göstergeleri belirgin bir tarzda ifade edilmez.
yönetmen olarak belli bir tarzı olan ve kadınları çok iyi anlamış bir erkek.
Los amantes pasajeros adlı yeni projesi gün ışığına çıkmış usta yönetmen. 2013'te çekilir bu film. penelope cruz , antonio banderas ve paz vega oyuncular. ekip, sağlam gene.
bir kadın asla sadece bir bardak kırıldı diye ağlamaz. ve pedro almodovar bunu bize anlatabilmek için var.
Kafası nasıl çalışıyor,nasıl düşünüyor anlamanın çok zor olduğu aşmış yönetmen.
Bambaşka bir dünyası var, bu dünyaya onunla birlikte girdiğinizde bir daha çıkmak istemiyorsunuz. Hayatın içinde var olan ama bizim hep görmezden geldiğimiz gerçekleri sessizce ve derinden öyle bir işliyor ki hayran kalmamak mümkün değil.
Yeni filmi gelse de izlesek.
Bambaşka bir dünyası var, bu dünyaya onunla birlikte girdiğinizde bir daha çıkmak istemiyorsunuz. Hayatın içinde var olan ama bizim hep görmezden geldiğimiz gerçekleri sessizce ve derinden öyle bir işliyor ki hayran kalmamak mümkün değil.
Yeni filmi gelse de izlesek.
sürrealist yönetmen.
ressamdır. kamerayla resim yapar. filmlerinde öyle sahneler vardır ki bazen sürrealist bir tabloya bakıyorsunuz hissi verir. ama öyle huzur bulduğunuz manzaralar değildir resimleri huzursuz eder, sarsar, rahatsızlık verir ve tüm bunların bütününden haz duyarsınız.
ispanyol sinemasının luis bunuel 'den sonra çıkardığı en önemli yönetmenlerden birisi.
geçmişte burada 8 filmini değerlemişim, bunu daha sonra izlediklerimle 12 film olarak iyiden kötü'ye analiz edeyim.
(bkz: hable con ella) /10 üzerinden 8,5.(bence başyapıt)
naçizane minimal bir yorum: #6962308
(bkz: Todo sobre mi madre) / 10 üzerinden 8,5.(bence başyapıt)
(bkz: Mujeres al borde de un ataque de nervios) / 10 üzerinden 8.
naçizane minimal bir yorum: #6596341
(bkz: La piel que habito) / 10 üzerinden 8.
naçizane minimal bir yorum: #22474158
(bkz: Carne tremula) / 10 üzerinden 7,5.
(bkz: La mala educacion) /10 üzerinden 7,5.
(bkz: La ley del deseo) /10 üzerinden 7,5.
(bkz: volver) /10 üzerinden 7,2. (7 ile 7,5 arası 7'ye yakın)
(bkz: atame) /10 üzerinden 7.
naçizane minimal bir yorum: #8243224
(bkz: Tacones lejanos) /10 üzerinden 7.
(bkz: Los abrazos rotos) /10 üzerinden 7.
naçizane minimal bir yorum: #14044934
(bkz: Los amantes pasajeros) /10 üzerinden 6.
naçizane minimal bir yorum: #22031735
geçmişte burada 8 filmini değerlemişim, bunu daha sonra izlediklerimle 12 film olarak iyiden kötü'ye analiz edeyim.
(bkz: hable con ella) /10 üzerinden 8,5.(bence başyapıt)
naçizane minimal bir yorum: #6962308
(bkz: Todo sobre mi madre) / 10 üzerinden 8,5.(bence başyapıt)
(bkz: Mujeres al borde de un ataque de nervios) / 10 üzerinden 8.
naçizane minimal bir yorum: #6596341
(bkz: La piel que habito) / 10 üzerinden 8.
naçizane minimal bir yorum: #22474158
(bkz: Carne tremula) / 10 üzerinden 7,5.
(bkz: La mala educacion) /10 üzerinden 7,5.
(bkz: La ley del deseo) /10 üzerinden 7,5.
(bkz: volver) /10 üzerinden 7,2. (7 ile 7,5 arası 7'ye yakın)
(bkz: atame) /10 üzerinden 7.
naçizane minimal bir yorum: #8243224
(bkz: Tacones lejanos) /10 üzerinden 7.
(bkz: Los abrazos rotos) /10 üzerinden 7.
naçizane minimal bir yorum: #14044934
(bkz: Los amantes pasajeros) /10 üzerinden 6.
naçizane minimal bir yorum: #22031735
içinde yaşadığım deri deki bazı kompozisyonlar ve kullanilan müzikler çok çok iyi.
kırmızı. pedro almodovar kırmızısı. todo sobre mi madre kırmızısı.
filmlerinde pastel renkler ön plana çıkar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar