bugün
- ısparta da gece hayatı6
- sözlük erkeklerinin bicepsleri79
- çok eşlilik büyük bir sapıklıktır7
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey5
- duanın bir şeye yaramaması28
- akplisin yani27
- bir oturuşta yarım ekmek tost yiyen erkek10
- canım ıspartam5
- ev içinde uludağ sözlüğe bakamamak6
- götü güzel cüzdanı zengin sözlük erkekleri9
- her gün 14 yumurta yiyen sözlük insanı3
- sözlük erkeklerinin göğüs kasları12
- hiç uçağa binmemek3
- gönlü zengin kalbi güzel erkek12
- botoks yaptırmış sözlük üyeleri7
- türkiye de israilli kadına saldıran yobazlar3
- ya aşkım senin neden bicepslerin yok diyen kız2
- fon vurgunu52
- akın gürlek'in fon krizi bilançosu2
- biberiye turşusu5
- 3 saat çalışan çamaşır makinesi9
- bicepsini çıkartıp sözlük kızlarına gösteren hain7
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı24
- her şeye neden diye sormak4
- nickinde k harfi olan yazara olan aşkım6
- aykirikadin13
- fatma betül sayan kaya22
- masklavi bakaya asker firarisi filmi2
- 90lar2
- erzurum vs sivas3
- ne yapıyorsun8
- ay bayılazaam3
- 24 eylül 2017 sözlük erkekleri sözlük kızları maçı6
- lille galatasaray maçı saat 19 45 te trt 1 de5
- ayak fetişizminin neresi sapıklık9
- akp li akp li bakan tip8
- neden 50 tane arap devleti var12
- çirkin ama fakir erkek7
- akşamki tantana15
- ideal erkek vücudu nasıl olmalıdır5
- ielts2
- fransa da kısmi sokağa çıkma yasağının uzatılması9
- 21 ekim dünya diyarbakırlılar günü8
- izmirbeyefendisi'nin yakışıklı olması11
- 9 5 çalışan ipneler12
- terlikle döven anne13
- bugün uyuyakalmışım11
- cenazende kötü bilirdik denmesi12
- ona bir cümle bırak2
- geliyorum diyen erkek4
malum haziran sayısından bir arka kapak yazısı:
''bak beyim, sana iki çift lafımız var. koskoca başbakansın. toman var, koruman var, her şeyin var. binlerce polis çalışıyor emrinde. yakışır mı sana vatandaşını tokatlamak. yakışır mı bunca günahsızı, çoluğu çocuğu sokaklarda ıslatmak, biber gazına boğmak.
ama nasıl yakışmaz! sen değil misin öz oğlunu bile telefonda ağlatan, paraları sıfırlatan.sen değil misin acılı anaları meydanlarda yuhalatan!
anlamıyor musun beyim, bu halk birbirini seviyor. ama biz boşuna konuşuyoruz. sevgiyi tanımayan adama sevgiyi anlatmaya çalışıyoruz.
sen büyük başbakan, çevrecinin daniskası, iktidar sahibi recep bey... sen mi büyüksün! hayır biz büyüğüz. sen bizim yanımızda bir hiçsin, anlıyor musun, bir hiç. gözümüzde pul kadar bile değerin yok.
ama şunu iyi bil, bize hiçbir şey yapamayacaksın. yıkamayacaksın, dağıtamayacaksın, mağlup edemeyeceksin bizi. çünkü biz birbirimize parayla pulla, iktidarla değil, sevgiyle bağlıyız. bizler birbirimizi seviyoruz.
biz bir halkız...
biz güzel bir halkız.''
(bkz: yaşar usta)
(bkz: münir özkul)
''bak beyim, sana iki çift lafımız var. koskoca başbakansın. toman var, koruman var, her şeyin var. binlerce polis çalışıyor emrinde. yakışır mı sana vatandaşını tokatlamak. yakışır mı bunca günahsızı, çoluğu çocuğu sokaklarda ıslatmak, biber gazına boğmak.
ama nasıl yakışmaz! sen değil misin öz oğlunu bile telefonda ağlatan, paraları sıfırlatan.sen değil misin acılı anaları meydanlarda yuhalatan!
anlamıyor musun beyim, bu halk birbirini seviyor. ama biz boşuna konuşuyoruz. sevgiyi tanımayan adama sevgiyi anlatmaya çalışıyoruz.
sen büyük başbakan, çevrecinin daniskası, iktidar sahibi recep bey... sen mi büyüksün! hayır biz büyüğüz. sen bizim yanımızda bir hiçsin, anlıyor musun, bir hiç. gözümüzde pul kadar bile değerin yok.
ama şunu iyi bil, bize hiçbir şey yapamayacaksın. yıkamayacaksın, dağıtamayacaksın, mağlup edemeyeceksin bizi. çünkü biz birbirimize parayla pulla, iktidarla değil, sevgiyle bağlıyız. bizler birbirimizi seviyoruz.
biz bir halkız...
biz güzel bir halkız.''
(bkz: yaşar usta)
(bkz: münir özkul)
dünyadan belirli bir süre kaçışın anahtarıdır.
transtır, derinleşmektir.
bir süre düzenli kullanım sonucu kalıcı, güçlü bakış açıları sağlayabilir.
tabii saf goygoy yapmak için kullanımı daha yaygındır.
bir süre düzenli kullanım sonucu kalıcı, güçlü bakış açıları sağlayabilir.
tabii saf goygoy yapmak için kullanımı daha yaygındır.
yaratim surecindeyseniz yaraticiliginiz pick noktaya ulasir..
ottur günahı yoktur şeklinde atasözümsü bir söze sahip uyusturucudur.
alkol günah diye güya günahtan kaçanların sığındığı kafa bulma projesi. hani kuranda ot içmek günah demiyor ya, garibim kafayı da dağıtmak istiyor, takiye de dinin bir parçası oldu ya artık.
kendine dürüst olmayandan dürüstlük beklenmez, ne başkasına ne yaradana.
kendine dürüst olmayandan dürüstlük beklenmez, ne başkasına ne yaradana.
Bünyeye göre bağımlılık gösteren maddedir. Eğer kullanan insan sadece keyif amaçlı içtiğini, istese içmeyeceğini aklına sokarsa bağımlılık yapmaz. Bağımlı olan insan zayıf bünyeye sahiptir. Uzun zamandır kullanıyorum ve bağımlılık, bad trip saçmalığı, kriz gibi şeyler olmadı. Kullandığın miktara göre ve içiliş biçimine göre değişir yarattığı etki. Miktar ne kadar artarsa tehlike o kadar yakınlaşır, uyarmakta fayda var. Az diye fazlaya yüklenmeyin. Hava civa için kafa vurduktan sonra tekrar içmeye kalkışmayın.
Etkileri insanın bilinç altına göre farklılık gösterir. Senin aklında o an ne varsa onu hisseder, görür, ona göre davranırsın. Mesela miden bulanmıyorken ortamdaki birinin miden bulanıyor mu sorusuyla bulantıların başlar. Halbuki başlamaz sadece sen öyle hissedersin. O yüzden daha içmeden alacağınız keyfi düşünüp kafanıza yerleştirirseniz muhteşem anlar yaşayabilirsiniz. Her hangi olumsuz bir düşüncede panik yapmayın aklınızı meşgul edecek şeyler düşünün.
Daha dumanı ilk içinize aldığınızda yolculuğunuz başlamıştır. El ayak soğuması/titremesi, göğüsün daralması, kalp ritminin hızlanışı ilk aşamada gerçekleşenlerdir. Daha sonra bulanık görme, uğultulu işitme, sesleri tam algılayamama, sıcaklık gibi şeyler baş gösterir. Bu andan sonrası size ve bilinç altınıza kalmıştır. Eğer gerçekten 'hayatınızın en iyi anları'nı yaşamak isterseniz panikleyip ayılmaya çalışmayın.
En başta söylediğim gibi bağımlı olup olmamak sizin elinizde. 1 hafta her gün içip daha sonra 3-5 ay sonra tekrar içebilen biri olarak söylüyorum bunları. Sen içmek istersen içersin. Sende biter her şey, tıpkı sende başladığı gibi.
Etkileri insanın bilinç altına göre farklılık gösterir. Senin aklında o an ne varsa onu hisseder, görür, ona göre davranırsın. Mesela miden bulanmıyorken ortamdaki birinin miden bulanıyor mu sorusuyla bulantıların başlar. Halbuki başlamaz sadece sen öyle hissedersin. O yüzden daha içmeden alacağınız keyfi düşünüp kafanıza yerleştirirseniz muhteşem anlar yaşayabilirsiniz. Her hangi olumsuz bir düşüncede panik yapmayın aklınızı meşgul edecek şeyler düşünün.
Daha dumanı ilk içinize aldığınızda yolculuğunuz başlamıştır. El ayak soğuması/titremesi, göğüsün daralması, kalp ritminin hızlanışı ilk aşamada gerçekleşenlerdir. Daha sonra bulanık görme, uğultulu işitme, sesleri tam algılayamama, sıcaklık gibi şeyler baş gösterir. Bu andan sonrası size ve bilinç altınıza kalmıştır. Eğer gerçekten 'hayatınızın en iyi anları'nı yaşamak isterseniz panikleyip ayılmaya çalışmayın.
En başta söylediğim gibi bağımlı olup olmamak sizin elinizde. 1 hafta her gün içip daha sonra 3-5 ay sonra tekrar içebilen biri olarak söylüyorum bunları. Sen içmek istersen içersin. Sende biter her şey, tıpkı sende başladığı gibi.
içmesi zevkli olan madde.
Bir yaşam tarzı olarak ot.
yemek,uyku,sex,ot.
bu aralar ahlaki ve etik konularla ilişkili çalkalanan, meraklara salan, ulen ne haltlar dönüyor dediren dergi.
önder abay, alev karaduman ve seçil türkkan 'ın ayrıldığı konuşuluyor kulislerde. sadık okuyucu güruhuna durum aksettirilmek istenmiyor. fakat sanırım taciz olayı ve bilindik bir ülke manzarası olarak örtbas kültürü söz konusu.
edit: ulen bu ülke de bir şeyleri ne zaman zevkle takip edebileceğiz!? nereye el atsak sorun çıkıyor! kaliteli şeyler zamanla egoların esiri oluyor! ot ot diyorduk yine sorun yine sorun...
önder abay, alev karaduman ve seçil türkkan 'ın ayrıldığı konuşuluyor kulislerde. sadık okuyucu güruhuna durum aksettirilmek istenmiyor. fakat sanırım taciz olayı ve bilindik bir ülke manzarası olarak örtbas kültürü söz konusu.
edit: ulen bu ülke de bir şeyleri ne zaman zevkle takip edebileceğiz!? nereye el atsak sorun çıkıyor! kaliteli şeyler zamanla egoların esiri oluyor! ot ot diyorduk yine sorun yine sorun...
ağustos sayısında kapağına yavuz çetin ve erkan oğur 'u taşımış hayli iyi de yapmış dergi.
içilir.
Milli alfabemiz olan Göktürk Alfabesinde ki bir tamgadır.
Severek okuduğumuz aylık çıkan bir dergi.
bir bitki.
ankara kizilayda bulunan bir kafedir, bir şubesi de bahcelide acilacaktir, hatta bir mizah dergisidir.
Bir edebiyat dergisinin adıdır.
mukemmel bir dergidir adostlar. bildigim kadariyla bu derginin bir de kafesi var istanbulda turk gencliginin boyle seyleri ihtiyaci var. açız.
galiba hayvan'ın devamı. hayvan mükemmel bi dergi olmasına karşın ülkenin mevcut şartları sebebiyle belli bir yere kadar varlığını sürdürmüştü. bakalım ot'un akıbeti ne olacak.
kaliteli yazılarıyla, okumayı seven ya da yayından kaldırılmasına çok üzüldüğüm 'k' dergisini benim gibi severek okumuş herkesin tutkunu olacağını düşündüğüm dergi.
bir arkadaşımın okuduğu dergi. size bir anektod.
geçen gün otu okuyan arkadaşımla dışarıdayız. günlerden perşembe. bayram için o memlekete gidicek, yolda da okuyayım diye otun ekim sayısını aldı. neyse yemek yemeye geldik, yemeği yedik hesabı ödedik, kalktık. eve giden yolu yarılamışız, arkadaş demez mi ot yok kayboldu orda bıraktık. meğer yemek yediğimiz yerde bırakmışız. bilsem bu kadar değerli olduğunu hayatta bırakır mıyım? arkadaşa diyorum geri dönelim, çok uzak diyor, yakınlarda gazete bayi yok saat olmuş 10. bütün kadıköy boğanın orayı gazete bayi arayarak gezdik. en sonunda bulup yenisini aldığımız zaman arkadaşın keyfine diyecek yoktu. akılsız başın cezasını ayaklar çekti tabi.
ayrıca ; arkadaş bunu sevgilisine söylerken bana ot al gibilerinden, çok büyük yanlış anlaşılmalar çıktı. siz siz olun ot kelimesinin yanında dergiyi kastediyorsanız dergi kelimesini de unutmayın. swh
(bkz: bu da böyle bi anımdır)
geçen gün otu okuyan arkadaşımla dışarıdayız. günlerden perşembe. bayram için o memlekete gidicek, yolda da okuyayım diye otun ekim sayısını aldı. neyse yemek yemeye geldik, yemeği yedik hesabı ödedik, kalktık. eve giden yolu yarılamışız, arkadaş demez mi ot yok kayboldu orda bıraktık. meğer yemek yediğimiz yerde bırakmışız. bilsem bu kadar değerli olduğunu hayatta bırakır mıyım? arkadaşa diyorum geri dönelim, çok uzak diyor, yakınlarda gazete bayi yok saat olmuş 10. bütün kadıköy boğanın orayı gazete bayi arayarak gezdik. en sonunda bulup yenisini aldığımız zaman arkadaşın keyfine diyecek yoktu. akılsız başın cezasını ayaklar çekti tabi.
ayrıca ; arkadaş bunu sevgilisine söylerken bana ot al gibilerinden, çok büyük yanlış anlaşılmalar çıktı. siz siz olun ot kelimesinin yanında dergiyi kastediyorsanız dergi kelimesini de unutmayın. swh
(bkz: bu da böyle bi anımdır)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar