bugün

entry'ler (6074)

ferhan şensoy

beyoğlu'nun ta kendisiydi. artık ne söylense az. büyük bir isimdi.

40'lı yaşlara yaklaşıp ve yıllar içinde kendisine tek satır dahi bu sözlüğe yazmayan beni ayrıca bir üzüntüye zerk etmiştir. oyunlar, kitaplar, diziler, şarkılar, filmler, podcastler.... keşke ona yardımcı olabilseydim.

iş bu yazı, yazarın bu sözlükteki son entrysi olabilir ama belki de yazar bundan cayabilir....

karl valentin

Charlie Chaplin'in bavyeralısı. kabareci, kara mizahçı dil anarşisti.

aklıma hep onu getirecek:

(bkz: ferhan şensoy)

mete gazoz

Rio 2016'dan beri önemli bir gelişim kaydeden okçu.

2021'de düzenlenen olimpiyatta yarı finalde hollanda'ya elenip Bronz madalya mücadelesi verilecek.

inanıyorum ki o altın madalya bir gün gelecek!

oğuzhan bilgin

(bkz: babam sağolsun)

beyaz tv gibi yerlerde parlatılıp akademiye monte edilip içinden bürokrat çıkarılan kimse.

(bkz: yalan dünya)

erman yaşar

FM'de sürrealizm yaşayan spor ve halı saha insanı.

ankara cebeci inönü stadı

37000 kişilik staddı.

son yıllarda izbe kötü bir yerdi. yine bir sempatim vardır.

millet bahçesi yapılacağı iddiası vardır. anılar şelale...

görsel

waiting for godot

birkaç yıl baskısı yoktu.

2021'de kabalcı yayınevi basmıştır.

fetö borsası

bu açıklamadan sonra şamil tayyar istifa etmişti. 2021'de geri dönmüştür.

tarikat siyaset ticaret

türkiye'de güncelliğini maalesef hiç yitirmeyen önemli bir eser.

ruhun şad olsun uğur mumcu.

torpil

maazallah.

kurumları vasat haline getiren, bürokrasinin kanseridir.

dillere din-iman konusunu pelesenk edip torpil sonrası çok şükür diyene biz de diye diyelim maşallah!!

2022 asgari ücreti

3 ile başlayan 4 haneli bir miktar maaş olsa da neye yetecek acaba?

euro 10'u dolar 8,5'u geçmiş olup ekonomi yokuş aşağı giderse vay halimize.

normal maaş yerine asgari ücret ile çalışan yani asgari ücrete mahkum olanları sayısı bir hayli artacaktır.

tahminim: 3400 net falan olur.

stadyum tuvaleti

devre arasında sıra beklemenin zulüm olduğu kenef.

taraftarken,hele çoluk çocuk götürürken memişhane oluyor çilehane.

Pandemi nedeniyle maçlar seyircisiz olunca, açıktan maç izlemeye gelenler için tuvaletler vip yüznumara oldu.

kağıt helva

çocukken abur cubur yiyen değildim. şimdikiler gibi cips, çikolata, bisküvi düşkünü olamazdım çünkü, paramızı bunlara veremezdik. zaten hep zayıf bir çocuktum.

kağıt helva, stadyumda, milli bayramda, halk konserlerinde yani bir etkinliğin olduğu dönemde yediğim yiyecekti. özel bir gün olmalıydı.

çocukken hep sade yedim. dondurmalı ile birlikteliğini yıllar sonra yedim. güzeldi.

kağıt helvanın ağzımızda kaybolduğu gibi yıllar ve anılar da yok olmaktadır.

hırs

hayatı unutturur.

hırs, seninle beraber koşan partner gibi olmalı. muhabbetin artar birbirine destek olursun
ne sen onu geç ne de o seni geçsin.

takımdan ayrı düz koşu yapanlara selam olsun.

kukla

hikayelerin efendisi. bi tarafları belki kadayıf olsa da nickini görünce aha diye dağhan külegeç gibi çemçük ağızlı oldum.

aklıma nedense hep kumanda geliyor.*
maziye saygılar.

iflas eden yahudi eski defterleri karıştırırmış

başarısızlığa, dara düşenin, söyleyecek sözü olmayanın eskiye dair şeyler söylemesi veya yapması.
dön baba dön hacılara gidelim.

Bir de şu şekilde kullanımları var:

(bkz: yahudi boş kalınca eski defterleri karıştırırmış)

(bkz: iflas eden tüccarın eski defterleri karıştırması)

beytüllahim'de yarım yamalak çevrimle söyleyince boş boş bakmışlardı.

(bkz: bu da böyle bir anımdır)

entry kasmak

gençtik, deliydik, doluyduk; her şeyi boşalttık ve yaşlandık.

paramız yok oğlum

çok istemişsindir. her istediği olan veya her şeyi isteyen şımarık da değilsindir. hani ta yüreğinden gelmiş, kan akışın değişmiş, adrenalin yükselmiş, umut dolusundur. bıraksalar yudum reklamındaki gibi uçarsın. ben ki o demode çocuklar gibiydim. ayakkabısını ilk olarak evin içinde giyip sokağa öyle koşturan veya bayramlığı baş ucuna asılıp da uyuyan, defterleri kaplıklı ve kaplıklıdır ki o kitapları seneye başka öğrenciler de kullansın tıpkı kendisin de eğitimin yılının başında bir önceki dönemde okuyanın kitaplarını aldığı gibi.

çocuksun istersin. bilmezsin istersin. ve o söz gelir:

"paramız yok oğlum"

aslında bilirsin bu cevabı, duygusu en ızdıraplı. soluğun kesilir ama nefes almaya devam edersin. tüylerin diken diken olur. boğazına bir şey düğümlenir, söyleyemezsin. gözlerin dolar ama tutarsın gözyaşı kanalını.

yokluk başkadır. 1990'larda yok olanda yoktu. var olanı görme imkanı olmadığı için herkes eşit falan zannederdim. aslında çevremde benim gibi yokları oynayan çocuklarla doluymuş. misafirlikte veya yaz tatillerinde il dışından veya yurt dışından gelende, yani bir yabancıda anlıyorduk küçük dünyamızı. onu ezemediğimiz takdirde o kral biz köleydik. kapitalizm nedir desen bilmezdim ama yutkunuşlarımı anlatabilirimdim. her aferin hiçbir zaman 250bin(o zamanın parasıyla)etmiyordu.

bir şey istememeye alıştırıldığın için herkes ortaokulda cep telefonu sahibi olurken ben lisede zoraki telefon isteyen bir çocuktum.

şimdi pdflere döktüğüm makalelerde emeği de anlatabilirim, çocukların göz yaşını silmesini de bilirim gerek sevgiyle gerek paramla.

şimdi dünyayı biliyorum, kapitalizmi de anlatırım. nereyi tıklasam görüyorum ışıltılı hayatı. onlar kadar olmasa da param da var.

ancak:

çocukluk çoktan kaybolmuştur....

ölüm

kalbimizde, beynimizde, karnımızda veya her neremizde gezen gerçek.

yokluktan varlığa götürecek duygu. sadece 1 kere yaşayacağız.

Sonrasında, bir parça huzur içinde olursak ne ala...

abberline is back

eskilerden bir dost.

uludağ'ın serinletici rüzgarları gelmiştir, güneye.

(bkz: abberline)
Olup bitenleri kaçırma

İlk öğrenen uludağ sözlük kullanıcıları olacak.