bugün

Gonçarov adlı rus yazarın kitabıdır. yapıttaki esas oğlan oblomov tembelliği ve dinginliğiyle ün yapmıştır ve sürekli yeşil uzun bi hırka giyer. o dönemki rus halkının uyuşmuşluğunu simgeler.
Kitapta oblomovun tam zıttı bir karakter daha vardır,Stoltz, her işe koşan, dur durak bilmeyen hayatını çalışmaya adamış bir insandır. Rus edebiyatının bilinen temsilcilerinin dışında bir yazardan, doğu ve batı ekolünü o tarihlerdeki içinde bulunduğu tarihsel olaylarla birlikte çok ince bir şekilde irdeleyen, aynı zamanda okuyan herkesin kendinden birşeyler bulabileceği, kişinin iç dünyasına garip bir esneklikle inen okunası bir romandır.
ivan gonçarov'un 1850'li yılların rusyasında kaleme almış olduğu eser. kitabın ismi ile aynı adı taşıyan baş karakteri ailesi tarafından tembelliğe alıştırılmış, yetenekleri köreltilmiş bir gençtir.
" biliyor musun andrey, benim içimde yakıcı, ne de kurtarıcı hiçbir ateş yanmadı. hayatımda hiçbir zaman başkalarınki gibi gittikçe renklenen, parlak bir güne çevrilen bir sabah olmadı; bir sabah ki yakıcı öğlesi geçtikten sonra yavaş yavaş solusunve kendiliğinden akşama ulaşsın. hayır benim hayatım sönmüş başladı. doğrusu; ben yıpranmış bir elbise gibiyim; sebebi de ne iklim, ne de iş yorgunluğu. on iki yıldır içimdeki ateş yakacak hiçbirşey bulamayınca kapalı kaldı, kendi zindanını yaktı ve söndü. on iki yıl geçti, sevgili andrey; artık bu uykudan uyanmak isteğini bile duymaz oldum"
(bkz: ivan goncharov)
tembellik ve boşvermişliğin sembolü olmuş goncharov karakteri.idolümdür kendileri.
son olarak akşam ışığı söndürmeye üşenip anahtarın üstüne dergi fırlatmamla dönüşmeye başladığıma inandığım karakter..
(bkz: istanbuldan dönmeye üşenmek)*
*gonçarov adlı yazarın süper kitabı.
oblomov'un tembelliği sonuçtur, arka planda ise değişim arzusunu gemleyen, atılımsız bir portreyle rusya'dır anlatılmak istenen. oblomov'un durağan hayatı tembellikten ibaret değildir, sorumsuz, heyecansız, isteksiz bir mecradır onunki. 'garbın afakını saran' kapital rusya'da farklı bir çehre alır, ağır tarım kapitalizminin bozkırı arşınlayan çelik mahmuzu can*ların böğrüne saplıdır. toprak sahiplerinin taassup adabı da bu ölgün iklimin refleksidir. ki bence roman özünde bunu anlatır.

belinski, herzen gibi rus yazarların, lenin, plehanov gibi teorisyenlerin anlattığı soyut rusya'yı ete kemiğe büründüren, anlaşılır kılan romanlardan biridir. lenin de partililere seslenirken örgütteki oblomovluğu eleştirir kıyasıya.

bu arada gonçarov'un bence en iyi eseri ise -az bilinmekle birlikte- yamaç'tır.
Nikita mikhalkov 1977 yılında filme çekmiştir. cnbc-e televizyonda yayınlamıştır.
rus romancısı ivan goncharov'un (1812-1891) ünü dünyaya yaygın romanı. uyuşukluğun, güçsüzlüğün, şaşkınlığın, hazır yiyiciliğin, ileriyi düşünmemenin, gününü gün etme anlayışının temsilcisi olan bey çocuğu, toprak sahibi oblomov'a acırsınız önce, sonra sonra da sinirlenmeye başlarsınız, ama o sizin için de, kendisi için de bir şeyler yapmak gücünde değildir. o zaman korku alır sinirliliğin, çünkü kendinizi oblomov'a, toplumunuzu da onun toplumuna benzetmişsinizdir. doğu toplumlarının çok belirgin bir özelliğidir oblomov'luk.

1857'de basılan bu roman rusya'da büyük, derin etkiler uyandırmıştı, herkes onu coşku, ibretle okuyordu. nerdeyse okuma yazma bilip de oblomov'u okumayan kalmamıştı. oblomov, oblomov'luk sözleri bütün rusya'ya yayılmıştı; köleliğin kalkmasına yakın rusya'nın ihtiyacı olan yeni insan, oblomov olamazdı da ondan. yeni çağlar, yeni dönemler elbette yeni bir insanı gerektirecektir. işte rusya'da da aranan, istenen yeni bir insan, ortaya atılmış olan ters örnekten çıkarılacaktı. oblomov ne ise, yeni insan o değildi.

bakın lenin ne demiş "oblomov" tipi için: "rusya üç ihtilal geçirdi, ama gene de oblomovlar kaldı; çünkü oblomovlar yalnız derebeyler, köylüler arasında değil, işçiler, komünistler arasında da vardır. toplantılarda, komisyonlarda nasıl çalıştığımıza bakarsanız, eski oblomovların içimizde olduğunu görürsünüz. onu adam etmek için daha çok yıkamak, temizlemek, sarsmak, dövmek lazım gelecektir."
her şeyin azı da fazlası da kötüdür *
stresin de ne azı ne fazlası iyidir..
çok stres adamı depresyona kadar iter:
bazen toplayıp bavulu kaçmak gelir inasanın içinden,gitmek,kaybolmak..her şeyden uzaklaşmak..her şey üstüne gelir insanın..sıcacık yatağınızdan çıkmak istemezsiniz..tanrım ne zaman biticek benim bu gerginliğim,tedirginliğim dersiniz..uyumak istersiniz..ya da patlayana kadar yemek yemek..dünya sizin omuzlarınızdadır sanki,artık bu yükü taşıyamazsınız,hiçbir şeyin bir anlamı yoktur..
yoğun stresin insanı bu boyuta getirebileceği bir gerçektir.

öte yandan az stres de insanı oblomov yapar.her şeyden kaçıyım,güzel yatağımda uzanıyım,niye geldim ben bu dünyaya(hep çalışmak için mi),ye iç yat mantığı sonunda bir bakarız ki oblomov un hazin sonu bizi bekliyor..

yapılması gereken ortayı bulmaya çalışmaktır.olması gereken orta düzey stres bizi motive edecektir.bütün gün yan gelip yatmamızı engelleyecek,bir yandan da kötü stresin tuzağına düşürmeyecektir..

herkese orta stresli günler dilerim..
bir ivan gonçarov romanıdır.

dobrolyubov bu mükemmel klasiği şu şekilde anlatabilmiştir :
bu kitapta önemli olan
oblomov değil,oblomovluktur.

kitapta yazar o dönem rusyasındaki batı hayranlığını oblomov'la eleştirmiştir.yeni burjuva kültürünü alaya almıştır.

oblomov, ne raskolnikov ne de prens andrey gibidir.o tam bir doğuludur.zaten bu kitapta tolstoy ve dostoyevski'den farklı olarak pozitivist bir avrupa bakış açısı yoktur.
dostoyevski'nin yazar olarak nitelendirdiği tek kişi olan ivan gonçarov'un çok güzel,ayrıca komik ve eleştiren romanıdır.
+efendim?
-başlığa cevap olarak yazılan entryler silinir.
+silmekle kim uğraşıcak.
-...
sadece hayat değil, yazar bile harcamıştır oblomov'u. oblomovluk bu denli mi dışlanmaya neden olabilecek bir olgu? stoltz'un dostlugu göze batırılmış, ama sadece oblomov'un kabul edebileceği bir arkadan vurma da normal bir durummuş gibi yüzeysel geçilmiş. oblomov'u alıp bagrıma basmak isterdim.
ivan Gonçarov'un ünlü romanıdır. Gonçarov romanda toprak köleliğinin hakim olduğu Rusya'nın sosyal iklimini gözler önüne serer. Elindeki toprağın getirisiyle yaşayan, temel gereksinimleri hariç başka hiçbir şeye ihtiyaç duymayan bu tip, sayıca çoğalan rus insan tipidir. Romanın yayımlanmasından kısa bir süre sonra toprak köleliğinin kaldırıldığını hatırlarsak romanın etkisi daha rahat anlaşılır. Oblomov'un aşık olmayı bile unuttuğunu, içinde dolanan hislerin miskinlikle birlikte ortaya çıkamadığını görmek insanı hayrete düşürür. Oblomov, romanın sonlarında kabuğunu kırmaya başlar. Gonçarov, Rusya'ya gidilmesi gereken yolu göstermiş gibidir.
(bkz: oblomovluk)
gonçarov un bir ayda yazdığı başeseri. oğuz atay da oblomovluk kalıbından yola çıkarak bir selimlik oluşturmuştur. oblomov un başarı şurdadır ki bu tip evrenseldir. amerikan dır,rus tur, türk tür, çindir,malezyalı, afrikalı,hindistanlıdır;arkadaşım, komşum,sevgilim, kardeşim,öğretmenimdir,vs vs dir.
günümüzde; bu karakteri benimsemiş olan, kendini salıvermiş insanlara söylenebilecek kelime.
oblomov kendi kendini harcayabilen ender tiplerden biridir.yazarın görmek istemediği nokta ise oblomov un oblomovluk tan mutsuz olmamasıdır.hayatın amacı mutlu olmaksa oblomov suçsuz ve önder bir insandır.ama tembeldir çalışmayarak mutlu olmaktadır bu sorunun temelinde ise sadece insan doğası vardır.çalışmayan bir makine gibi paslanan oblomov kitapta rusya yı anlatmaktadır.kitabın sonu ise tıpkı bir türk filmi gibidir insanı hüzünlendirir, ağlatır.
4. nesil bir yazardır ama sanırım varlığını kimse farketmemi$tir.
fazlasıyla geç olsa da ho$gelmi$.
candır, dosttur, bitanedir. sözlükte yazar olma sebebimdir. canım sıkıldığında omzumda olan elin sahibidir. ve gerçekten tam bir oblomov'dur; mesela pazar günleri evden çıkmaz. iyi ki vardır.
her ismi geçtiğinde oğuz atay'ın tutunamayanlar'ını akla getiren karakter. selim, intihar etmeden önceki hastalıklı, tembel haliyle özdeşleştirdiğinden çok sık adı geçerdi son mektubunda.
Lenin'in zamane postmodern oblomovları hakkında bir sözü.
rusya üç devrim geçirdi, ama gene de oblomovlar kaldı; çünkü oblomovlar yalnız derebeyler, köylüler, aydınlar arasında değil, işçiler, komunistler arasında da vardır. toplantılarda komisyonlarda nasıl çalıştığımıza bakarsanız, eski oblomov'un içimizde olduğunu görürsünüz. onu adam etmek için daha çok zaman yıkamak, temizlemek, sarsmak gerekecektir. *
insan canlısı, cod2 gazisi yazar.

sohbetinin hoş olmasının yanında, toujane'de karşıma çıkmak istemektedir. aslanın inine girme aslanım.

(#2900710) bunu da al oku, yardımcı olur, ayrıca bunu yazan adamın karşısına çıkmak ister misin, sen bilirsin *. her zaman beklerim, biri çıkıp beni bileğinin hakkıyla yensin diye; belki de o sensindir *.