bugün
- fatma betül sayan kaya57
- almanyadan gelecek akrabadan istenecekler11
- kendisiyle övünen insanlar15
- tr den sonradan gelmeler yüzüne imajın zedelenmesi9
- türk kızlarının genel özellikleri3
- verdiği sözü tutamayan insan4
- muhallebici açıyoruz isim önerileri13
- m r b'i r'a d'e r2
- düzenin bozulması2
- türkiye33
- amerika da köleliği kaldıran başkan5
- futbol18
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması2
- habersiz gelen misafir4
- yıldızlar2
- dişi cine musallat olan sözlük erkeği4
- tayt3
- stanley termos5
- boşnak isimleri2
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı38
- uefa uluslar ligi8
- bir derdim var4
- ne kadar yaşlısın16
- arkadaşlar kahve fotolarımdan ne istiyorsunuz3
- queen ravenna adlı yazar10
- era7capone ve antipanik aşkı2
- karton toplayan çocuğa cin kabilesi göndermek5
- alım gücü2
- yağmurdan sonra beliren korkusuz salyangoz sürüsü2
- 29 eylül 2026 mhk başkanı'nın gözaltına alınması8
- trt tarafsız olmalı13
- haftanın günleri2
- sözlükten bir kıza basmak2
- nokia 3310 denince akla gelenler10
- yağmur yağarken boş sokaklarda yürümek3
- 29 eylül 20263
- ismet gurbuz4
- peugeot 206 reklam filmi2
- asrın soygunu21
- yeni parti tüzüğü yerine 20 milyar doları konuşmak9
- muslettin amca3
- beyefendi olmak3
- italya15
- prinzenrolle3
- evlilikte özgürlük3
- fon madurları2
- istanbul şu an hafif yağmurlu 18 derece5
- almancı mehdi3
- bu nasıl hava lan7
- birinin seni hiçbir şey bilmiyor sanması3
'Oblomovluk' sözcüğünü Rus lugatına sokan roman,en iyi klasik.
(bkz: keşke tüm klasikler böyle olsa)
(bkz: keşke tüm klasikler böyle olsa)
rus edebiyatçılarından gonçarovun güzel ve bir o kadar da okurken insanı çileden çıkaran eseridir.çileden çıkarmasının sebebi oblamovun tembelliği, miskinliği ve hiç bir olay için kılını bile kıpırdatmamasıdır.özünde iyi, zeki ve kültürlü bir insandır fakat onun böyle olmasına yol açan asıl sebep hayatta bir anlam bulamaması, kaygıları ve kendini yalnız hissedişidir.zaman zaman biz de kendimizi oblomov gibi hissetmiyor değiliz aslında.
kitap bir diger yonuylede olga' nin askinin bir sureligine degistirdigi ama sonrasinda yine ayni kisi olmaya devam eden adami anlatir. bu noktada, erkegi degistirebilecegini zanneden kadinlara buyuk yanilgilari gosterilir. oblomov, tembellikten ote bilincalti bilesenleriyle incelenmesi gereken bir karakterdir. o bilincalti kitapta oblomov' un ruyalarinda konusturulmustur.
temsil ettiği karakter batıya karşı direnendir.
sürekli hesap kitap yapacağım deyip bir türlü başlamaması ya da çok geç başlaması dünyanın hızına yetişmemesi anlamına geliryordu sanırım doğal olarak kendi sonunu hazırlamıştır.
sürekli hesap kitap yapacağım deyip bir türlü başlamaması ya da çok geç başlaması dünyanın hızına yetişmemesi anlamına geliryordu sanırım doğal olarak kendi sonunu hazırlamıştır.
okurken, kardeş gözünü seveyim uyan, bir şeyler ye, mektubunu gönder, aşkını ilan et gibi emirler yağdırmak mümkündür.
zaten kahramanla özdeşleşirken sizin de önünüzde dünden kalma yarım bardak çay, bir haftadır giymeyi unuttuğunuz çoraplar, çalışılması gereken notlar vardır. hayallerinin enkazında kalmış, ayak seslerini duyduğu cankurtaranlara ben burdayım dahi diyemeyen bir karakter. çocukluğunda körebeyi kendi yerine uşağı oynadığına, yanağını onun yerine annesinin kaşıdığına eminim. aklında hep birikmiş projeler; saflık, mutluluk günleri varken çirkinliğin olmaması beyefendiliğinin göstergesidir.
zaten kahramanla özdeşleşirken sizin de önünüzde dünden kalma yarım bardak çay, bir haftadır giymeyi unuttuğunuz çoraplar, çalışılması gereken notlar vardır. hayallerinin enkazında kalmış, ayak seslerini duyduğu cankurtaranlara ben burdayım dahi diyemeyen bir karakter. çocukluğunda körebeyi kendi yerine uşağı oynadığına, yanağını onun yerine annesinin kaşıdığına eminim. aklında hep birikmiş projeler; saflık, mutluluk günleri varken çirkinliğin olmaması beyefendiliğinin göstergesidir.
(bkz: bir kitap okudum hayatım değişti) Sonu benden alan başka bir kitap hatırlamıyorum. Gün gelecek o yelekten bende kurtulacağım. *
oğuz atay'ın tutunamayanlar'ında sık sık bahsettiği, devrimci hareketlerin eleştirilerinde sık sık atıf yaptığı kitaptan fırlayıp yaşamlarımıza girmiş harikulade şahıs.
Tembellik kuramını işleyen ve insanların bilinçaltına yerleşen dogmaların kendi sonlarını ne denli hazinleştirdiğini bizlere apaçık sunan bir rus efsanesidir.
başlarda hiç bitiremeyeceğimi sandığım, bitirdiğimde beni ağlatan, okumayanlara zorla okutulası kitap.
çok sevdiğim bir arkadaşımın "bak bu kitabı oku, oblomov karakteri aynı sana benziyor" diyerek elime tutuşturduğu kitap.
romanın baş kahramanı oblomov' un yatağında kalması ve kendisi gibi olmayı tercih etmesi aslında bir tembellik değildir. tembel; iş görmeyi, çalışmayı sevmeyen, çaba göstermekten, sıkıntıdan kaçandır. oysa oblomov işe giremeyen ve işsizlikten hoşlanmayan bir karakterdir. onun eylemsizliğinin ve uyuşukluğunun iki nedeni vardır: bir yandan bir derebey olarak elinden herhangi bir işin gelmemesi, ki bu toplumsal bir yazgı olarak da tanımlanabilir. diğer yandan bir birey olarak çevresindeki insanların yaşadığı türden bir yaşama girmeyi red etmesidir.
şu sıralar kişiliğine büründüğüm karakter. bugün oblomov yarın samsa sonrası allah kerim!
Ivan Gonçarov'un 1858 yılında yayınlanan romanın ve o romanın baş kahramanının ismi olan oblomov ismi zamanla aşırı tembelliğin en güzel ifadesi olmuştur okunması gereken bir Ivan Gonçarov kitabı.
sonu hazin biten bir garip adamdır. tembel değildir, yaradılışı (!) dünyaya bakışı bizim gibi değildir sadece.
çalışmak, iş yapmak, iş bitirmek onun kitabında yoktur, gereksizdir ve yapılmazsa sonucu bizim korktuğumuz gibi olmayabilir.
oblomov, çağımızın depresif bir karakteri gibi dursa da , çağımızın ötesinde bir felsefi zenginliğe kavuşmuş bir adamdır.
çalışmak, iş yapmak, iş bitirmek onun kitabında yoktur, gereksizdir ve yapılmazsa sonucu bizim korktuğumuz gibi olmayabilir.
oblomov, çağımızın depresif bir karakteri gibi dursa da , çağımızın ötesinde bir felsefi zenginliğe kavuşmuş bir adamdır.
tam bir oblomov gibi davranarak başlamadan önce okumaya üşendiğim kitaptır.
sabahattin eyuboğlu ve erol güney'in çevirilerine yazdıkları önsöz:
http://ruzgargibiyazdim.b...ova-onsoz-sabahattin.html
http://ruzgargibiyazdim.b...ova-onsoz-sabahattin.html
her gece başlamaya çalıştığım kitaptır.
--spoiler--
-Toplum! Senin beni bu adamların içine götürmen onlardan iyice nefret etmem için bir neden herhalde. Hayat; amma da hayat. Ne bulabilir insan orada? Bu hayatın bir ekseni yok; derin hayati hiçbir yanı yok. Bütün bu salon adamları benden daha uyuşuk. Benden daha çok ölü. Hayattaki gayeleri ne? Benim gibi yatakta uzanmıyorlar ama bütün gün sinekler gibi yukarı inip çıkıyorlar. Ne çıkıyor bunlardan? Bir odaya girersin, bakarsın herkes karşılıklı oturmuş, ciddi ciddi oturuyor. Yaptıkları ne? iskambil oynuyorlar. Diyecek yok, güzel bir hayat doğrusu. Yaşamak isteyen bir ruh için ne yaman bir örnek! Ölü değil mi bu adamlar? Oturdukları yerde uyumuyorlar mı? Ben yatakta yatıyorum, kafamı valeler ve aslarla doldurmuyorum diye kabahatli mi oluyorum?
--spoiler--
Kimisi her gün dairede saat beşe kadar oturuyor diye dert yanar, kimisi böyle bir mutluluğa kavuşamadığı için ahlar, of çeker.
--spoiler--
Sadece onların yaşadıkları hayatın tabii olmadığını söylüyorum. Hayır, bu yaşamak değil, tabiatın önümüze koyduğu yasaya, ideale ihanet etmek.
şeklinde diyalogları olan, oğuz atay'ın etkilenip tutunamayanlar'ında sık sık bahsetmesine şaşılmaması gereken, başkahramanıyla aynı ismi taşıyan harika eser.
-Toplum! Senin beni bu adamların içine götürmen onlardan iyice nefret etmem için bir neden herhalde. Hayat; amma da hayat. Ne bulabilir insan orada? Bu hayatın bir ekseni yok; derin hayati hiçbir yanı yok. Bütün bu salon adamları benden daha uyuşuk. Benden daha çok ölü. Hayattaki gayeleri ne? Benim gibi yatakta uzanmıyorlar ama bütün gün sinekler gibi yukarı inip çıkıyorlar. Ne çıkıyor bunlardan? Bir odaya girersin, bakarsın herkes karşılıklı oturmuş, ciddi ciddi oturuyor. Yaptıkları ne? iskambil oynuyorlar. Diyecek yok, güzel bir hayat doğrusu. Yaşamak isteyen bir ruh için ne yaman bir örnek! Ölü değil mi bu adamlar? Oturdukları yerde uyumuyorlar mı? Ben yatakta yatıyorum, kafamı valeler ve aslarla doldurmuyorum diye kabahatli mi oluyorum?
--spoiler--
Kimisi her gün dairede saat beşe kadar oturuyor diye dert yanar, kimisi böyle bir mutluluğa kavuşamadığı için ahlar, of çeker.
--spoiler--
Sadece onların yaşadıkları hayatın tabii olmadığını söylüyorum. Hayır, bu yaşamak değil, tabiatın önümüze koyduğu yasaya, ideale ihanet etmek.
şeklinde diyalogları olan, oğuz atay'ın etkilenip tutunamayanlar'ında sık sık bahsetmesine şaşılmaması gereken, başkahramanıyla aynı ismi taşıyan harika eser.
gonçarov'un unutulmaz kitabı ve unutulamaz karakteri. kitabı okudukça önce bir insan bu kadar miskin olabilir mi diye hayret eder insan, sonra yavaş yavaş oblomov'un ruhunun derinliklerine inmeye başladıkça; çocukluğunu, gençliğini, içinde büyüdüğü ortamı gördükçe hele bir de o naif yüreğin aşkını, tertemiz ruhunu, saflığını hissettikçe oblomov'a öyle yakınlaşır ki içinde ondan bir parça büyütür. bazı kitaplar vardır, kahramanları adeta sizin hayatınızda var olmuş gibi canlı, unutulmaz ayrıntılarla yaratılmış, onların başına gelen her mutluluk sizin için sevinç kaynağı her acı deneyim ise sizin için bir derstir. işte oblomov böyle bir kitap, böylesi özel bir kahramandır. gonçarov sosyal bir eleştiride de bulunmaktadır kitapta. hatta oblomovluk kavramını literatüre kazandırmıştır. ancak bizim oblomovumuz her şeyden öte ve özeldir.*
--spoiler--
Ben, içine sokmaya çalıştığın o dünyadan büsbütün koptum. Kopan iki parçayı yeniden birleştiremezsin. Ben boşluğa en duyarlı parçamla bağlanmışım. Koparmaya çalışırsan ölürüm.
--spoiler--
--spoiler--
Ben, içine sokmaya çalıştığın o dünyadan büsbütün koptum. Kopan iki parçayı yeniden birleştiremezsin. Ben boşluğa en duyarlı parçamla bağlanmışım. Koparmaya çalışırsan ölürüm.
--spoiler--
--spoiler--
Aile mutluluğuyla o kadar yoğrulmuştu ki memuriyet hayatının, aile hayatının bir devamı olacağını, orada, olsa olsa, babasının tembel tembel hesap defterleri tutmasına benzer bir iş göreceğini sanıyordu. Aynı dairedeki memurlar bir ailenin fertleri gibi birbirinin rahatını, mutluluğunu düşünen insanlar olacak, dairenin işleri bütün günlerini almayacaktı. Fena havalarda, sıcaklarda ya da sadece insanın canı çalışmak istemediği günlerde işi asabilecekti. Bunlar meşru, yasal nedenler olacaktı.
Sağlığı yerinde bir memurun bir deprem olmadıkça işe gelmemezlik edemeyeceğini gördüğü zaman Oblomov'un fena halde canı sıkıldı. Aksi gibi Petersburg'da da hiç deprem olduğu yoktu. Sel de bir özür sayılabilirdi ama o da kırk yılda bir olurdu.
--spoiler--
Aile mutluluğuyla o kadar yoğrulmuştu ki memuriyet hayatının, aile hayatının bir devamı olacağını, orada, olsa olsa, babasının tembel tembel hesap defterleri tutmasına benzer bir iş göreceğini sanıyordu. Aynı dairedeki memurlar bir ailenin fertleri gibi birbirinin rahatını, mutluluğunu düşünen insanlar olacak, dairenin işleri bütün günlerini almayacaktı. Fena havalarda, sıcaklarda ya da sadece insanın canı çalışmak istemediği günlerde işi asabilecekti. Bunlar meşru, yasal nedenler olacaktı.
Sağlığı yerinde bir memurun bir deprem olmadıkça işe gelmemezlik edemeyeceğini gördüğü zaman Oblomov'un fena halde canı sıkıldı. Aksi gibi Petersburg'da da hiç deprem olduğu yoktu. Sel de bir özür sayılabilirdi ama o da kırk yılda bir olurdu.
--spoiler--
insanı aktifteştireceği, hareketlendireceği yerde daha da çok uyuşuklaştıran kitap.herhalde yazarın* yeteneklerinden biri de buydu.şahsen ibret almak yerine daha da yatağa bağlanmış ve insanlardan kopmuştum zamanında.
halbuki ne de hayretle ve şaşırarak okumuştum kitabı.meğer yine de fazlasıyla etkiliyormuş bu kitap ve bu karakter insanı.demek ki kitabın en önemli özelliklerinden biri de bu.
halbuki ne de hayretle ve şaşırarak okumuştum kitabı.meğer yine de fazlasıyla etkiliyormuş bu kitap ve bu karakter insanı.demek ki kitabın en önemli özelliklerinden biri de bu.
miskinliğin kitabı olarakta geçen dünya klasiklerinden.
oblomo üşengeç, dikkatsiz, evhamlı ve hayaller kurmayı seven bir adam. yakın arkadaşı onun bu haline oblomovluk ismini takmıştır.*
--spoiler--
hikayeyi gonçarova romandaki stoltz anlatmış romanın sonunda söyler bunu gonçarov. bunu bilince de stoltz'un her şeyi çarpıtma ihtimali düşündürüyor insanı. oblomovu arkadaşlarından uzaklaştırıyor. oblomovu olgayla birlikteyken ev sahibesinin kollarına bakmakla suçluyor. oblomovu gerçekten bitkin halde yapayalnız bırakıyor. olgayı oblomovun elinden alıyor. olganın mutsuzluğundan faydalanıyor. sonra oblomovun ev sahibesiyle evlendiğini duyunca sevinmiyor. aksine durumu felaket olarak görüyor. sürekli olarak bir kahraman gibi duruyor romanda bu oblomovun zıttı stoltz ama yapmadığı ibnelik kalmıyor. romanda elbette ibnelikleri göze çarpmıyor ama gonçarova kendini överek anlattığı da belli. böyle bir insandan kime fayda gelir. oblomov safı da çocuğuna bile bu adamın adını veriyor. bence oblomovun ve oblomovluğun katili stoltz ve onun gibilerdir. canları cehenneme.
--spoiler--
hikayeyi gonçarova romandaki stoltz anlatmış romanın sonunda söyler bunu gonçarov. bunu bilince de stoltz'un her şeyi çarpıtma ihtimali düşündürüyor insanı. oblomovu arkadaşlarından uzaklaştırıyor. oblomovu olgayla birlikteyken ev sahibesinin kollarına bakmakla suçluyor. oblomovu gerçekten bitkin halde yapayalnız bırakıyor. olgayı oblomovun elinden alıyor. olganın mutsuzluğundan faydalanıyor. sonra oblomovun ev sahibesiyle evlendiğini duyunca sevinmiyor. aksine durumu felaket olarak görüyor. sürekli olarak bir kahraman gibi duruyor romanda bu oblomovun zıttı stoltz ama yapmadığı ibnelik kalmıyor. romanda elbette ibnelikleri göze çarpmıyor ama gonçarova kendini överek anlattığı da belli. böyle bir insandan kime fayda gelir. oblomov safı da çocuğuna bile bu adamın adını veriyor. bence oblomovun ve oblomovluğun katili stoltz ve onun gibilerdir. canları cehenneme.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar