bugün

/77
Sabahın beşinde dinlenilen bahçe duvarını aştım ve kesik çayır türküleriyle limitsiz coşku patlamasına neden olan büyük üstad. bu dünyada yaşıyor ama belli ki bu dünyanın adamı değil.
bilinen söylenen türkülerin en az yarısını yazan büyük ozan. Sözleri ve yaşantısıyla Yunus Emre geleneğinin temsilcisi.
ağzım açık gözümü kırpmadan saz çalışını izlediğim insan. dövüyor adeta ama on numero sesler çıkarıyor adam sazdan. helal. sanat, yetenek böyle oluyo işte dedirten adam.
bir yiğit anadolu delikanlısı.
için için öldürürsünde haberin olmaz üstad. kader midir seni bize kısmet kılan bilmeyiz ama bizleriz sana değer vermeyen. bu topraklarda yetişmiş, gönülleri ataşlara verip verip yakarsın. sen ölürsün ne tezene kalır ne bozkır. o zaman saz kalır yarensiz. karlı dağlar geçit vermez tınılara. bu toprağın çocukları aşık olur ölene. o zaman affetme bizleri. sende toprak olursun anlaşılır değerin üstad. affetme bizleri.
çiçekdağ bozkırının çiçeği.
Ay dost
Daramış zülfünü kırkmış kabadan
Bir gelin kezikmiş büyük obadan
Ayrı düşmüş ana ile babadan
Yaylasına sökün etti bu gelin

Aydost
Aman aşağıdan kalktı bir akça geyik
Kırıktır kollarım dutmıyo seyik
Mah cemalini görünce de titirer kayık
Kızılırmak senden geçti bu gelin
aynı yılları, aynı ülkeyi, aynı duyguyu paylaşabildiğimiz için şanslı hissettirendir.
cezaevine dustugu bir gun yasar kemal en son kitabinin uzerine 'bozkirin tezenesine' imzasiyla cezaevine gonderdigi, en mutevazi tezenedir.
zahide türküsünü ilk amcamdan dinlemiştim ve cok etkilenmiştim.yıllar sonra türkünün neşet ertaşa ait oldugunu öğrendikten sonra neşet babayla tanışıklığımız başlamış oldu.dinlemekten usanmadığım ender sanatçılardan biridir.
gönül arzeyliyor dostu görmeyi
engel bırakmıyo buna ne dersin
eller beğenmezken balı hurmayı
evdeki tükenen una ne dersin

kimisi dünyada muradın almış
kimi zevki sefa keyfine dalmış
kimi dert elinden çaresiz kalmış
biçare dolaşır buna ne dersin

kimi yaptığına öğünür durur
kimi pişman olmuş döğünür durur
kimi bağrı yanmış göyünür durur
kerem gibi yanan kula ne dersin.

kimi datlı dilli güler yüzlüdür
kimi daştan katı ağır sözlüdür
sormayın garibi derdi gizlidir
başındaki binbir hala ne dersin
Bozlak gökzyüzüne atılmış bir çığlıktır.
Muharrem ERTAŞ
Bu söz yeter herhalde.
kendine has pedeleri olan divan sazı ile gönüllerde taht kurmuş ozanımız.
http://akpinar.wordpress....18/neset-ertas-roportaji/
bir çok şey söylenir bu bozlakçı, türkücü, bestekar, güfteci için ( sanatçı demiycem; görüyoruz sanatçıları )her şeyi de hak eder .. en güzeli ise şudur kanımca

neşet ertaş TRT radyosuna deneme için ( radyo sanatçılığı için ) gittiğinde zeki müren bunu zahidem' i okurken dinliyor, kulak misafiri oluyor ..kim olduğunu falan soruyor .. neşet' in ismini veriyorlar ..neşet ertaş radyoda sanatçı olunca bir gün ortak bir yerde rastlaşıyor zeki mürenin bir kadim dostu ile .. "paşa seni görmek ister neşet bey" diyor bu zeki müren dostu .. neşet ertaşta paşanın kulisine gider .. kuliste bir arkadaşı ile viski içiyordur zeki abi.."selamın aleyküm " der yerel ağzıyla ( gurban olurum ben senin o ağzına neşetim ) "aleyküm selam " der zeki müren o enfes türkçesi ile ve sorar.. yalnız diyalog şeklinde yazayım neşet : n zeki : z

z: ne içersin beyefendi ?
n: rakı içerim paşam ayıp olmazsa huzurunda ..
z: estağfurullah ( rakı söylenir ve gelir)
z: o gün provanda söylediğin türkü senin miydi?
n: evet paşam benimdi
z: rica etsem bir de benim için okurmusun ..
n: ne dimek paşam, emir adlederim..

bağlamasını çıkarır ve zahidem'i okur .. zeki müren ben böyle bir şaheser duymadım deyip neşet ertaşın deyimi ile kafasını duvarlara vurmaktadır huşu içinde .. sonradan zaten kasetine alır bu türküyü zeki müren .. koskoca paşanın kafasını huşudan duvarlara vurdurmuş adamdır ..yukarıda "nedense o kadar süper bir sanat icra etmese de aşırı abartılan üstad" diyen ve ironi yapan arkadaşada, ironi bağlamında cevap olmuştur sanırım ..son olarak evvelim sen oldun, ahirim sensin
Yaşayan abdalların belki de sonuncusur. * Ecnebi olsa bastığı toprağı öpecek yurdum zibidilerinden bazıları kendisini sevmez. Allah gecinden versin öldükten beş altı yıl sonra kıymeti bilinip gerçek mana da hakkı verilcektir.
dünyanın en büyük sanatçısıdır. türk oldugum için mutlu oldugum tek an, neşert ertaş dinlediğim andır.
insanlar kendini bilebilseydi,
dünyada belkide kavga olmazdı...
insan doğan yine insan ölseydi,
dünyada belkide hayvan kalmazdı...

dizelerini yazacak kadar filozoftur.
"insan olan insan, sever insanı
bizden evvel, gelip-gidenler hanı"

şeklindeki sorusu ile şahsımı günümüz dünyasında bir başına bırakmış olan üstad, pir, abdal...
hata benim

Bilemedim kıymatını kadrini
Hata benim günah benim suç benim
Eliminen içtim derdim zehrini
Hata benim günah benim suç benim

Birgünden bir güne sormadım seni
Körümüş gözlerim görmedim seni
Boşa mecnun eylemişim ben beni
Hata benim günah benim suç benim

Bilirim suçluyum gendi özümde
Gel desem gelirdin benim izimden
Her ne çekti isen benim yüzümden
Hata benim günah benim suç benim

Sana karşı benim bir sözüm yoktur
Haklısın sevdiğim kararım haktır
Garibim derdimin dermanı yoktur
Hata benim günah benim suç benim

https://www.youtube.com/watch?v=CD6v2l1wcqE
Bir bakışta yaktın beni

bahçe duvarından aştın - 2
sarmaşık güllere dolaştım - 2
öptüm sevdim helalleştim - 2

yanıyorum yanıyorum yanıyorum hele
mail oldu gonca güle
acem şalı ince bele - 2

bir bakışta yaktın beni - 2
dert ilen bıraktın beni - 2
yaktın beni yaktın beni - 2

yeter naz eyleme bana
gayrı naz eyleme bana
gel görüyüm kana kana - 2
aşık oldum gülüm sana
aşık oldum canım sana
kırşehirden çıkan kral türkücümüzdür. ayrıca bağlamasını koma sesleri basacak şekilde düzenlemiş ve müzikalitesinide kanıtlamıştır.
orta anadolu kültürünü ve şivesini türkülere nakış gibi işleyen, değerli bir insandır. türküleri ilk dinlendiği zaman , tarzı çok abes gelebilir. bu adam anırıyor mu denilebilir. ancak zaman geçtikçe ve insan olgunlaştıkça, herşeyi daha bi anlamlı anlarsınız. babasının kırşehirde heykeli vcardır. aslında neşet ertaş yozgat-çiçekdağ doğumludur. ancak kırşehir insanı onu daha çok sahiplendiği için, oda oralı olarak bilinir.
sesiyle, şarkılarıyla, hissettirdikleriyle, yetmişi aşkın yaşına rağmen izleyici karşısındaki duruşuyla, konser öncesi ilk türküsüne of çekerek başlaması ve konser esnasında kendisine yapılan jestler karşısında utanıp, ben sefilliği seviyorum diyerek verdiği karşılıkla bu toprağın dile gelişidir aslında. bir konserinde marksist bi hocamı gördüğümde çok şaşırmıştım ne işi var acaba diye, malum kendisinin neredeyse hemen her türküsünde allah adı geçer. sonra anlamıştım bu toprakları, buranın insanını, buranın kültürünü biraz olsun anlayabilmen için bir iki neşet ertaş türküsü dinlemesi yeter insanın.yıllarca birçok farklı tarzda müzik dinledim, müzik yapan insanlarla bir arada bulundum. Hiçbiri değil de neşet ertaşın sazın bir teline vurması yeterlidir gözlerimden yaşların boşalması için. bu da kıymeti paha biçilemez bir şeydir. Özellikle bu zamanlarda iyice böyledir.
kırşehir'in incisidir, eşi benzeri yoktur.
doktoru tarafından sahneye çıkması yasaklanmış toprak adamı.
© copyright 2005 - 2026