bugün
- bik bik'in hacker'a yemek yapması18
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi19
- kolye142
- cep telefonu20
- ıpkis'in bir işe yaramaması5
- esaretin bedeli5
- nokia18
- asla evlenilmeyecek kızlar5
- son parti3
- 20013
- istersem sozlugu hacklerim5
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması11
- samsunspor3
- konya denilince akla gelenler7
- ardahan2
- cimer'e yazılan öğretmen şikayetleri6
- hacker'ın hesabı mı kısıtlaması7
- ismailağa cemaati3
- asla evlenilmeyecek erkekler10
- uludağ sözlüğün hacklenmesi skandalı3
- karpuzcu liboş pandanın gerçek kimliği3
- sözlükte aynı anda iki hesap kullanan tip7
- uludağ sözlük'ü yıkamayacaksınız4
- ismet gürbüz'ün sözlüğü hacklemesi4
- hakta birlik partisi2
- yüksek enflasyon18
- doğu ekspresinde cinayet2
- ismailağa işletti akp korudu mahmut öldü3
- ismet gurbuz'ün tırnakları2
- pazarları çizgi film izlemek için erken uyanmak6
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver13
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- pizza bira ikilisi6
- rüzgar12
- uludağ sözlük yönetim politikası3
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı22
- manita yapınca sözlüğü bırakan yazar3
- mahmut ışıldak2
- nerde bu sözlük nerde bu zall nerde bu mod4
- lale14
- anın görüntüsü21
- erlik5
- bal10
- hindistan da kamyonun kalabalığa dalması2
- var olmak için ne yaptınız13
- chatgpt'nin sorunu ne3
- günün sözü6
- yapay zeka teksaslı bir cin kavmidir4
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
entry'ler (450)
fuckbodylik müessesini bir üst tura taşımak isteyen gence öğüt. babası bile vermez bu aklı.
edit: body mi buddy mi lan, kafam karıştı. google da eriniyorum.
edit: body mi buddy mi lan, kafam karıştı. google da eriniyorum.
muhendislik dininin amentüsü. bir benzeri excel için de söylenir.
ayıp bir iş, oluş, eylem. hele bağyanların olduğu bir ortamda. şantiye mi lan burası ibneler.
sabah sabah dilime dolanan pink floyd klasiği. durduk yerde adamın amına koyan şarkılardan.
boşanmış ve istediğini yapmakta özgür kadındır.
amy winehouse'un aşırı dozdan ölümüne, bir siyu yerlisinin yorumu. demek istiyor ki "amy uyuşturucuydu, alkoldü derken, kötü dağıtmıştı". derbeder bir hayata ilişkin eleştirel bir yaklaşım. kısıtlı türkçesine rağmen kendini bir şekilde ifade etmiş.
denyoca bir hareket. belki herifler memnun ayrılsa 1 ton uranyum bırakıp gidecek. bu köylü kafası yüzünden turizm gelişmiyor işte.
bu sebeple tutuklanan köylüdür.
http://www.evrensel.net/news.php?id=8554
--spoiler--
ibrahim Kavağı köylüleri yayla evlerinin ve meralarının bulunduğu araziye rüzgar enerji santrali kurulmasına karşı aylardır direniyorlar. Rüzgar santrallerinin ormanları, ve köyün geçim kaynağı olan meyveciliği bitireceği endişesi yaşayan köylüler, santral kuracak şirkete bölgedeki 8 bin dönümlük arazinin ağacı, suyu, havasıyla verilmesine karşı çıkıyorlar. Şirket yetkililerinin ve iş makinelerinin bölgede çalışmasına izin vermeyen köylüler, dönem dönen bu yüzden jandarma ve şirket çalışanları ile de karşı karşıya geliyorlar.
--spoiler--
köyünün doğasına, çevresine sahip çıkan köylüdür. bu haliyle de kendisine bok atan karaktersiz,korkak internet bebelerinden daha insandır.
http://www.evrensel.net/news.php?id=8554
--spoiler--
ibrahim Kavağı köylüleri yayla evlerinin ve meralarının bulunduğu araziye rüzgar enerji santrali kurulmasına karşı aylardır direniyorlar. Rüzgar santrallerinin ormanları, ve köyün geçim kaynağı olan meyveciliği bitireceği endişesi yaşayan köylüler, santral kuracak şirkete bölgedeki 8 bin dönümlük arazinin ağacı, suyu, havasıyla verilmesine karşı çıkıyorlar. Şirket yetkililerinin ve iş makinelerinin bölgede çalışmasına izin vermeyen köylüler, dönem dönen bu yüzden jandarma ve şirket çalışanları ile de karşı karşıya geliyorlar.
--spoiler--
köyünün doğasına, çevresine sahip çıkan köylüdür. bu haliyle de kendisine bok atan karaktersiz,korkak internet bebelerinden daha insandır.
akp'nin beslemeleri.
https://www.youtube.com/watch?v=lacuDK-5FC0 +
seremonide kendi siyah futbolcularını yuhlayıp maymun sesi çıkaran ırkçı taraftarlara sahip kulüp.
seremonide kendi siyah futbolcularını yuhlayıp maymun sesi çıkaran ırkçı taraftarlara sahip kulüp.
Maviş Toklu:
24.12.1978 Pazar günü, saat 10.00 sıralarında mahallemizin Muhtarı Mehmet Yemşen ile Fevzi Görkem'in başında bulunduğu saldırgan bir grup, "Allah Allah, koministlerin kökünü kazıyacağız, büyük-küçük demeyin, komünistlerin kafasını ezin" diye bağırıyorlardı. Muhtarın elinde silah ve bayrak vardı. Diğerlerinin elinde silah, patlayıcı madde, gaz, benzin, sopa gibi saldırı malzemeleri vardı. Evime hücum ettiler, kapıyı kırarak içeri girdiler. Odada oturan kocamı (Kalender) alıp bahçeye çıkardılar. Ben de arkalarından koşarak çıktım. Muhtara, "Aman etmeyin eylemeyin, kocamı öldürmeyin, çoluk çocuğumu meydanda koymayın" diye çok yalvardım. Muhtar bana dönerek, "Çocuklarını götür, Karaoğlan beslesin, kocanı Karaoğlan'ın yoluna kurban kesiyorum" dedi. "Karaoğlan kim?" diye sorduğumda, "ECEViT" diye cevap verdi. Kocamı, gözlerimin önünde işkence ederek öldürdüler. Öldürülürken kocama sarıldım, üstüm başım hep kan oldu. "Aman muhtar etme eyleme, sen ne ediyorsun?" dediğimde "Pişirdik pişirdik, koministler gelsinler, hep yesinler" dedi. Saldırganlar, bu defa yakınımızda oturan kardeşim Hüseyin Toklu"yu götürmek için evinin etrafını sardılar ve kardeşimi içerden çıkardılar. Yine muhtara yalvardım yakardım. "Kocamı öldürdün, bari kardeşimi öldürme..." diye yalvarıyordum. Muhtar ise, "Hüseyin'i de Karaoğlan yoluna kurban ediyorum. Biz Karaoğlan yoluna bu sene kurban keseceğiz, bayram günü gelmiş" dedi ve kardeşim Hüseyin'i işkence ederek öldürdüler.
Sonra, karşımızda oturan ve bir gözü görmeyen çok yaşlı Cennet Çimen'in evine gittiler. Bu kadını, "Gel nene, gel nene" diyerek elinden tutup dışarıya çıkardılar. Cennet kadın, gözleri görmediği ve yaşlı olduğu için öldürülenlerden ve yakılanlardan habersizdi. Sanıklardan Cuma Yalçın ile Nuri Boğa tornavida ile Cennet kadının (80 yaşında) gözlerini oydular, sonra silah sıkarak öldürdüler. Yakınında bulunan helanın çukuruna baş üzeri atıp, üzerine at arabasını devirdiler. Daha sonra hem bizim evi, hem diğer evlerin tümünü yaktılar. Fevzi Görkem, "Yürü, hadi seni kurtarayım" diyerek beni alıp götürdü. Bir süre yürüdük, aniden kalbim sıkıştı, yürüyemedim. Beni bırakıp gitti. Biraz dinlendikten sonra evime döndüm. Evimin her tarafı alev, kül ve kan... Azıcık dinlendim, askerlere haber vermek ve sığınmak için çıktım. Yolda Mustafa Göktaş, bir elini ibrahim Usta'nın boynuna sarmış, diğer elinde de tabanca tutuyordu. ibrahim Usta'ya, "Senin kanını evime akıtmayayım" diyordu. Götürdü, saldırgan topluluğun içine itti, topluluk ibrahim Usta'yı dövmeye başladı, sonra da onu öldürdüler.
24.12.1978 Pazar günü, saat 10.00 sıralarında mahallemizin Muhtarı Mehmet Yemşen ile Fevzi Görkem'in başında bulunduğu saldırgan bir grup, "Allah Allah, koministlerin kökünü kazıyacağız, büyük-küçük demeyin, komünistlerin kafasını ezin" diye bağırıyorlardı. Muhtarın elinde silah ve bayrak vardı. Diğerlerinin elinde silah, patlayıcı madde, gaz, benzin, sopa gibi saldırı malzemeleri vardı. Evime hücum ettiler, kapıyı kırarak içeri girdiler. Odada oturan kocamı (Kalender) alıp bahçeye çıkardılar. Ben de arkalarından koşarak çıktım. Muhtara, "Aman etmeyin eylemeyin, kocamı öldürmeyin, çoluk çocuğumu meydanda koymayın" diye çok yalvardım. Muhtar bana dönerek, "Çocuklarını götür, Karaoğlan beslesin, kocanı Karaoğlan'ın yoluna kurban kesiyorum" dedi. "Karaoğlan kim?" diye sorduğumda, "ECEViT" diye cevap verdi. Kocamı, gözlerimin önünde işkence ederek öldürdüler. Öldürülürken kocama sarıldım, üstüm başım hep kan oldu. "Aman muhtar etme eyleme, sen ne ediyorsun?" dediğimde "Pişirdik pişirdik, koministler gelsinler, hep yesinler" dedi. Saldırganlar, bu defa yakınımızda oturan kardeşim Hüseyin Toklu"yu götürmek için evinin etrafını sardılar ve kardeşimi içerden çıkardılar. Yine muhtara yalvardım yakardım. "Kocamı öldürdün, bari kardeşimi öldürme..." diye yalvarıyordum. Muhtar ise, "Hüseyin'i de Karaoğlan yoluna kurban ediyorum. Biz Karaoğlan yoluna bu sene kurban keseceğiz, bayram günü gelmiş" dedi ve kardeşim Hüseyin'i işkence ederek öldürdüler.
Sonra, karşımızda oturan ve bir gözü görmeyen çok yaşlı Cennet Çimen'in evine gittiler. Bu kadını, "Gel nene, gel nene" diyerek elinden tutup dışarıya çıkardılar. Cennet kadın, gözleri görmediği ve yaşlı olduğu için öldürülenlerden ve yakılanlardan habersizdi. Sanıklardan Cuma Yalçın ile Nuri Boğa tornavida ile Cennet kadının (80 yaşında) gözlerini oydular, sonra silah sıkarak öldürdüler. Yakınında bulunan helanın çukuruna baş üzeri atıp, üzerine at arabasını devirdiler. Daha sonra hem bizim evi, hem diğer evlerin tümünü yaktılar. Fevzi Görkem, "Yürü, hadi seni kurtarayım" diyerek beni alıp götürdü. Bir süre yürüdük, aniden kalbim sıkıştı, yürüyemedim. Beni bırakıp gitti. Biraz dinlendikten sonra evime döndüm. Evimin her tarafı alev, kül ve kan... Azıcık dinlendim, askerlere haber vermek ve sığınmak için çıktım. Yolda Mustafa Göktaş, bir elini ibrahim Usta'nın boynuna sarmış, diğer elinde de tabanca tutuyordu. ibrahim Usta'ya, "Senin kanını evime akıtmayayım" diyordu. Götürdü, saldırgan topluluğun içine itti, topluluk ibrahim Usta'yı dövmeye başladı, sonra da onu öldürdüler.
Yeter işbilir:
Ali Rıza işbilir kaynım olur. Dumlupınar Mahallesi Neyzen Sokak'ta oturmaktayız. Ali Rıza işbilir'in polis memuru olan kardeşi Hacı Veli'yle yeni evliyiz. Kaynım Ali Rıza'nın evinde kalıyorduk. 23.12.1978 cumartesi günü öğleden sonra tahminen saat 15.00 sıralarında ellerinde balta, sopa, tahta, av tüfeği bulunan saldırganlar, oturduğumuz evin önüne geldiler. "işte sarı öğretmen Ali Rıza işbilir'in evi" diye bağırdılar. Dışarıdan evi kurşun yağmuruna tuttular. Bir kısmı dama çıkarak bacaları yıkmaya başladı. Sonra oturduğumuz evin kapısını, duvarlarını, kazma ve baltayla kırarak, sökerek içeriye girdiler. Ben, odada bulunan elbise dolabının içine girdim, saklandım. saldırganlardan bazıları ellerindeki tahta ile dolaba vurmaya başladılar. "Aman ben varım" diye bağırarak ve ağlayarak dışarı çıktım. Tahta ile bana vurmak isterken, elimi önüne siper ettim. Elim ve kolum ağır yaralandı. Bir ara fırsat bulup dışarıya doğru kaçarken, merdivenlerde kaynım öğretmen Ali Rıza işbilir'in karısı Ayşe'nin ve kızı Sebahat'ın orada yerde yattıklarını, üzerlerinde televizyon, biriket, taş, tahta parçalarının bulunduğunu, her taraflarının kan olduğunu görüp üzerlerine düştüm. Sonra kendime geldim ve kalktım, aşağıya doğru kaçmaya başladım. Arkadan tüfekle ateş ettiler, omuzumdan yaralandım. Sokakta birkaç evin kapısını dövdüm, hiçbiri içeri almadı. Arkamdan koşarak beni yakaladılar, evdeki ölülerin yanına götürdüler. "Türk müsün, gavur musun?" diye sorguya çektiler. Yaralarımdan kan akıyordu. Ben de "Türküm, buraya yeni gelin geldim" dedim. Birisi, "Bırakalım, bu Türkmüş" dedi. bazıları da "Elimize geçmişken öldürelim" diyordu. Üzerimdeki bilezik, küpe ve altınlarımı aldılar. Sonra beni aşağı indirerek caddeye doğru götürdüler. Cadde üzerinde Ali Rıza işbilir'in oğlu Mehmet'i sopa ve kalaslarla dövüyorlardı. Bir saldırgan, Mehmet işbilir'e "Bu senin neyin oluyor?" diye sordu. O da, "Benim amcamın karısıdır, yeni gelin geldi. Onu öldürmeyin" dedi. Beni oradan alarak bir düğün evine götürdüler. Sonra babamın evinin yakınına götürüp bıraktılar. Kaynım öğretmen Ali Rıza, karısı Ayşe, kızı Sebahat, oğlu Mehmet ve eşim Hacı Veli işbilir'i öldürdüler. Evlerini, eşyalarını da yaktılar.
Ali Rıza işbilir kaynım olur. Dumlupınar Mahallesi Neyzen Sokak'ta oturmaktayız. Ali Rıza işbilir'in polis memuru olan kardeşi Hacı Veli'yle yeni evliyiz. Kaynım Ali Rıza'nın evinde kalıyorduk. 23.12.1978 cumartesi günü öğleden sonra tahminen saat 15.00 sıralarında ellerinde balta, sopa, tahta, av tüfeği bulunan saldırganlar, oturduğumuz evin önüne geldiler. "işte sarı öğretmen Ali Rıza işbilir'in evi" diye bağırdılar. Dışarıdan evi kurşun yağmuruna tuttular. Bir kısmı dama çıkarak bacaları yıkmaya başladı. Sonra oturduğumuz evin kapısını, duvarlarını, kazma ve baltayla kırarak, sökerek içeriye girdiler. Ben, odada bulunan elbise dolabının içine girdim, saklandım. saldırganlardan bazıları ellerindeki tahta ile dolaba vurmaya başladılar. "Aman ben varım" diye bağırarak ve ağlayarak dışarı çıktım. Tahta ile bana vurmak isterken, elimi önüne siper ettim. Elim ve kolum ağır yaralandı. Bir ara fırsat bulup dışarıya doğru kaçarken, merdivenlerde kaynım öğretmen Ali Rıza işbilir'in karısı Ayşe'nin ve kızı Sebahat'ın orada yerde yattıklarını, üzerlerinde televizyon, biriket, taş, tahta parçalarının bulunduğunu, her taraflarının kan olduğunu görüp üzerlerine düştüm. Sonra kendime geldim ve kalktım, aşağıya doğru kaçmaya başladım. Arkadan tüfekle ateş ettiler, omuzumdan yaralandım. Sokakta birkaç evin kapısını dövdüm, hiçbiri içeri almadı. Arkamdan koşarak beni yakaladılar, evdeki ölülerin yanına götürdüler. "Türk müsün, gavur musun?" diye sorguya çektiler. Yaralarımdan kan akıyordu. Ben de "Türküm, buraya yeni gelin geldim" dedim. Birisi, "Bırakalım, bu Türkmüş" dedi. bazıları da "Elimize geçmişken öldürelim" diyordu. Üzerimdeki bilezik, küpe ve altınlarımı aldılar. Sonra beni aşağı indirerek caddeye doğru götürdüler. Cadde üzerinde Ali Rıza işbilir'in oğlu Mehmet'i sopa ve kalaslarla dövüyorlardı. Bir saldırgan, Mehmet işbilir'e "Bu senin neyin oluyor?" diye sordu. O da, "Benim amcamın karısıdır, yeni gelin geldi. Onu öldürmeyin" dedi. Beni oradan alarak bir düğün evine götürdüler. Sonra babamın evinin yakınına götürüp bıraktılar. Kaynım öğretmen Ali Rıza, karısı Ayşe, kızı Sebahat, oğlu Mehmet ve eşim Hacı Veli işbilir'i öldürdüler. Evlerini, eşyalarını da yaktılar.
bir yamyam atasözü.
ya da sevişen iki gencin mottosu.
ya da sevişen iki gencin mottosu.
halbuki tersten baksa (bkz: 1 6), başarının tamamının bursa'ya ait olduğunu görebilir.
çevre vergisini ödedin mi ?
çöp vergisini ödedin mi ?
banyodan alt kat komşuya su sızıyor, tadilatı ne zaman yaptırıcan ?
2 aydır aidatı ödemiyorsun, ille imza mı toplatalım ?
şeklinde devam eden sorulardır.
çöp vergisini ödedin mi ?
banyodan alt kat komşuya su sızıyor, tadilatı ne zaman yaptırıcan ?
2 aydır aidatı ödemiyorsun, ille imza mı toplatalım ?
şeklinde devam eden sorulardır.
sadece duyan değil, söyleyen açısından da bir çaresizliktir. sevilmek isteyen kadar kötüdür, eskisi gibi sevemeyenin hali.