bugün
- artık kürt sorunu yoktur9
- sözlükteki ilişki skandalı36
- doktorluğu en zor tıbbi branş15
- yarın nikahı basarım denilebilen kadın özellikleri6
- hırt7
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak6
- 2026 victoria s secret fashion show mankenleri7
- karton toplayan piç8
- filistin57
- selam verme zorunluluğu6
- bugün öğlen ne yesem anketi3
- tc kimlik numarası ile sigara almak12
- sözlüğün en yakışıklı erkek yazarı37
- ak partili yahşihan belediyesine operasyon8
- ehliyetsiz araba kullanmak9
- suudi prensine dokunmak2
- kışlıkları çıkartmak4
- sabah sabah 500g çikolatalı puding yemek15
- kahvaltıda çilek dolgulu donut yemek2
- bu milletin kedi merakı6
- yazarların kavga başlatmak için ilk sözleri4
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek7
- şarapçı simkobey2
- sözlük yazarlarının kavgalık ayakkabıları4
- zor günlerden geçenlerin bildiği en iyi şey7
- özel sektörde işçi olarak çalışmak2
- ekrem imamoğlu8
- öbür sözlükten gelen kız5
- grup sekse davet eden sözlük yazarı6
- çok kötü ve kırgın hissettiğinizde ne yapıyorsunuz14
- gece vakti 5 tane sigaranın kalması4
- diamond bosphorus denince akla gelenler39
- yazarların sabah kahvaltıları7
- x tadında adamsın2
- toby kebbell'a olan inanılmaz aşkım5
- trafikte kavga etmek5
- dayanabilirsen dayan ali cabbar3
- ak parti mitingine gitmek6
- boşanmış çocuklu kadınla evlenmek6
- adamlık4
- laikliğin uygulanmasında koyu müslümanların rolü2
- bir insanın değişeceğine inanmak3
- ilk buluşmada hobeey dışdışdış bürrşş diyen kız3
- keşke geri dönse dediğiniz yazarlar16
- pazartesi sabahi hasta uyanmak5
- elveda3
- her şey yolundaysa ve mutluysanız ne yapıyorsunuz8
- rabbim2
- şato görmemiş yuzırlar6
- keko bir erkek tarafından sevilmek16
ismet özel'in en güzel şiirlerinden biri. sözlük anlamı allah'a yakarmaktır.
şairin fikir hayatındaki gelgitleri düşündüğümüzde,(ki birçokları bu durumu döneklik olarak değerlendirir)bu şiir daha da başka anlamlara bürünür.
son kıtasında sorulan soru, bambaşkadır:
bu yaşa erdirdin beni, gençtim almadın canımı
ölmedim genç olarak, ölmedim beni leylâk
büklümlerinin içten ve dışardan
sarmaladığı günlerde
bir zamandı
heves ettim gölgemi enginde yatan
o berrak sayfada gezindirsem diye
ölmedim, bir gençlik ölümü saklı kaldı bende.
vakti vardıysa aşkın, onu beklemeliydi
genç olmak yetmiyordu fayrap sevişmek için
halbuki aşk, başka ne olsundu hayatın mazereti
demedim dilimin ucuna gelen her ne ise
vay ki gençtim
ölümle paslanmış buldum sesimi.
hata yapmak
fırsatını adem'e veren sendin
bilmedim onun talihinden ne kadar düştü bana
gençtim ben ve neden hata payı yok diyordum hayatımda
gergin bedenim toprağa binlerce fışkını saplar idi
haykırınca çeviklik katardım gökyüzüne
bir düşü düşlere dalmaksızın kavrayarak
bulutu kapsayarak açmadan buluta içtekini
tanıdım ademoğlu kimin nesiymiş
ter döküp soru sormak nereye sürüklermiş kişiyi.
çeşme var, kurnası murdar
yazgım
kendi avucumda seyretmek kırgın aksimi.
gençtim ya, ne farkeder deyip geçerdim
nehrin uğultusu da olur, dalların hışırtısı da
gözyaşı, çiğ tanesi, gizli dert veya verem
ne fark eder demişim
bilmeden farkı istemişim.
vay beni leylâk kokusundan çoban çevgenine
arastadan ırmaklara çarkettiren dargınlık!
yola madem
çöllerdeki satrabı yalvartmak için çıkmıştım
hava bozar, yüzüm eğik giderdim yine
yaza doğru en kuduzuyla sürüngenlerin sabahlar
yola devam ederdim.
gençtim işte şehrin o yatık raksından incinen yine bendim
gelip bana çatardı o ruh tutuşturucu yalgın
onunla ben
hep sevişecek gibi baktık birbirimize.
bir kez öpüşebilseydik dünyayı solduracaktık.
oysa bu sürgün yeri, bu pıtraklı diyar
ne kadar korkulu yankı bulagelmiş gizlerimizde
hani yok burda yanlışı yoklayacak hiç aralık
bütün vadilere indik bir kez öpüşmek için
kalmadı hiç bir tepe çıkılmadık
eriyeydik nesteren köklerine sindiğimizce
alıcı kuş pençesiyle uçarak arınaydık
ah, bir olaydı diyorduk vakar da yoksanaydı
doğruydu böyle kan telef olmasın diye çabalamamız
ama kendi çeperlerimizi böyle kana buladık
gönendi dünya bundan istifade
dünya bayındırladı:
bir yakış, bir yanış tasarımı beride
öte yakada benî âdem
her gün küsülü kaldık.
bunca yıl bu gücenik macera beni tutuklu kılan
artık bu yaşa erdirdin beni, anladım
gençken almadın canımı, bilmedim
demek gökten ağsa bile tohum yürekten düşecekmiş
çünkü hataya bağışık büyük hatadan beri nezaret yer
çiğ tanesi sanmak ne cüret, gözyaşıymış
insanın insana raptolduğu cevher.
şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi
taşınacak suyu göster, kırılacak odunu
kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde
bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin
tütmesi gereken ocak nerde?
şairin fikir hayatındaki gelgitleri düşündüğümüzde,(ki birçokları bu durumu döneklik olarak değerlendirir)bu şiir daha da başka anlamlara bürünür.
son kıtasında sorulan soru, bambaşkadır:
bu yaşa erdirdin beni, gençtim almadın canımı
ölmedim genç olarak, ölmedim beni leylâk
büklümlerinin içten ve dışardan
sarmaladığı günlerde
bir zamandı
heves ettim gölgemi enginde yatan
o berrak sayfada gezindirsem diye
ölmedim, bir gençlik ölümü saklı kaldı bende.
vakti vardıysa aşkın, onu beklemeliydi
genç olmak yetmiyordu fayrap sevişmek için
halbuki aşk, başka ne olsundu hayatın mazereti
demedim dilimin ucuna gelen her ne ise
vay ki gençtim
ölümle paslanmış buldum sesimi.
hata yapmak
fırsatını adem'e veren sendin
bilmedim onun talihinden ne kadar düştü bana
gençtim ben ve neden hata payı yok diyordum hayatımda
gergin bedenim toprağa binlerce fışkını saplar idi
haykırınca çeviklik katardım gökyüzüne
bir düşü düşlere dalmaksızın kavrayarak
bulutu kapsayarak açmadan buluta içtekini
tanıdım ademoğlu kimin nesiymiş
ter döküp soru sormak nereye sürüklermiş kişiyi.
çeşme var, kurnası murdar
yazgım
kendi avucumda seyretmek kırgın aksimi.
gençtim ya, ne farkeder deyip geçerdim
nehrin uğultusu da olur, dalların hışırtısı da
gözyaşı, çiğ tanesi, gizli dert veya verem
ne fark eder demişim
bilmeden farkı istemişim.
vay beni leylâk kokusundan çoban çevgenine
arastadan ırmaklara çarkettiren dargınlık!
yola madem
çöllerdeki satrabı yalvartmak için çıkmıştım
hava bozar, yüzüm eğik giderdim yine
yaza doğru en kuduzuyla sürüngenlerin sabahlar
yola devam ederdim.
gençtim işte şehrin o yatık raksından incinen yine bendim
gelip bana çatardı o ruh tutuşturucu yalgın
onunla ben
hep sevişecek gibi baktık birbirimize.
bir kez öpüşebilseydik dünyayı solduracaktık.
oysa bu sürgün yeri, bu pıtraklı diyar
ne kadar korkulu yankı bulagelmiş gizlerimizde
hani yok burda yanlışı yoklayacak hiç aralık
bütün vadilere indik bir kez öpüşmek için
kalmadı hiç bir tepe çıkılmadık
eriyeydik nesteren köklerine sindiğimizce
alıcı kuş pençesiyle uçarak arınaydık
ah, bir olaydı diyorduk vakar da yoksanaydı
doğruydu böyle kan telef olmasın diye çabalamamız
ama kendi çeperlerimizi böyle kana buladık
gönendi dünya bundan istifade
dünya bayındırladı:
bir yakış, bir yanış tasarımı beride
öte yakada benî âdem
her gün küsülü kaldık.
bunca yıl bu gücenik macera beni tutuklu kılan
artık bu yaşa erdirdin beni, anladım
gençken almadın canımı, bilmedim
demek gökten ağsa bile tohum yürekten düşecekmiş
çünkü hataya bağışık büyük hatadan beri nezaret yer
çiğ tanesi sanmak ne cüret, gözyaşıymış
insanın insana raptolduğu cevher.
şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi
taşınacak suyu göster, kırılacak odunu
kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde
bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin
tütmesi gereken ocak nerde?
cami musikisinde bir tür.
bu şiiri her okumaya başladığımda bir korku sarıyor benliğimi ve sormaya korkuyorum bu soruyu..
erkan oğur'un fondaki müziğiyle dinlemek paha biçilemez bi ses. https://www.youtube.com/watch?v=rBBX0Hy74es
gençtim, gençtim, gençtim.. bu can alıcı yinelemeler içinde gezdiren, türlü düşünceler akla getiren, derin hisler yükleyen, ritüel halinde dinlenilmekten bıkılmayan başka bir ismet özel eseri..
gençken yapılan hatalar için hata yapından bahsedilme dakikaları cidden ağlatma odaklı sanki. bu denli samimi, tok ve duru bi anlatım..
bir kişi yoktur ki dinlerken yaşadıklarını düşünmesin, sorular aleminde gezinmesin.. münacaat olmasıysa, hepten teslim sebebidir.
gençtim, gençtim, gençtim.. bu can alıcı yinelemeler içinde gezdiren, türlü düşünceler akla getiren, derin hisler yükleyen, ritüel halinde dinlenilmekten bıkılmayan başka bir ismet özel eseri..
gençken yapılan hatalar için hata yapından bahsedilme dakikaları cidden ağlatma odaklı sanki. bu denli samimi, tok ve duru bi anlatım..
bir kişi yoktur ki dinlerken yaşadıklarını düşünmesin, sorular aleminde gezinmesin.. münacaat olmasıysa, hepten teslim sebebidir.
aynı adı taşıyan şiirler üzerine yapılan doğaçlama.
"Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi
taşınacak suyu göster,kırılacak odunu
kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde
bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin
tütmesi gereken ocak nerde?"
hiç bir musiki, hiç bir ilahi, bu kadar etkileyerek çağırmaz insanı kendine.
taşınacak suyu göster,kırılacak odunu
kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde
bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin
tütmesi gereken ocak nerde?"
hiç bir musiki, hiç bir ilahi, bu kadar etkileyerek çağırmaz insanı kendine.
bu nasıl bir şiirdir ki ruhumu paramparça etti! ismet özel'in beni böyle dağıtmaya ne hakkı var! acının ritim ve makamla yoğrulmuş halidir, beni bin pişman etmiştir, bir genç ölümünü saklı bırakmıştır yüreğimde...gün oluyor dinlemek istiyorum ama yapamıyorum! hele ki arkada çalan bir le trio joubran bestesi var ki şiirle birleşince intihar etkisi yaratıyor.
--spoiler--
bu yaşa erdirdin beni, gençtim almadın canımı
ölmedim genç olarak, ölmedim beni leylâk
büklümlerinin içten ve dışardan
sarmaladığı günlerde
bir zamandı
heves ettim gölgemi enginde yatan
o berrak sayfada gezindirsem diye
ölmedim, bir gençlik ölümü saklı kaldı bende.
--spoiler--
--spoiler--
bu yaşa erdirdin beni, gençtim almadın canımı
ölmedim genç olarak, ölmedim beni leylâk
büklümlerinin içten ve dışardan
sarmaladığı günlerde
bir zamandı
heves ettim gölgemi enginde yatan
o berrak sayfada gezindirsem diye
ölmedim, bir gençlik ölümü saklı kaldı bende.
--spoiler--
ismet özel'in en çok sevilen şiirlerinden biridir. hayatının debdebesinden bahseder.
sezai karakoç'un sürgün ülkeden başkentler başkentine şiiriyle mana olarak kapışan şiir. ben hangisinin daha tesirli olduğuna karar veremiyorum.
şiirin tillahıdır.
şiir, şiir değil dua sanki.
Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi
taşınacak suyu göster,kırılacak odunu
kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde
bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin
tütmesi gereken ocak nerde?
son iki gündür bu kısmı tekrarlayıp duruyorum. bugun vapurla karşıya geçerken tekrarlamışım, yanımdaki bir kız bana mı seslendiniz dedi. hayır dedim. ismet özel in güzel bir şiiridir o dedi. şaşırdım.
baya yüksek sesle söyledim demek ki.
insanın bütün melekelerini yerle bir eden bir şiir. sözdeki ustalıkta son nokta. daha şiir yazılmasa da olur bu sözlerden sonra...
taşınacak suyu göster,kırılacak odunu
kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde
bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin
tütmesi gereken ocak nerde?
son iki gündür bu kısmı tekrarlayıp duruyorum. bugun vapurla karşıya geçerken tekrarlamışım, yanımdaki bir kız bana mı seslendiniz dedi. hayır dedim. ismet özel in güzel bir şiiridir o dedi. şaşırdım.
baya yüksek sesle söyledim demek ki.
insanın bütün melekelerini yerle bir eden bir şiir. sözdeki ustalıkta son nokta. daha şiir yazılmasa da olur bu sözlerden sonra...
"Çeşme var , kurnası murdar ".çeşme insanlığın akışı, su Allah ,kurna bedenimiz gibi fikirleri zihnime zerk eden ;Kur'an ı sular seller gibi okumuş anlamış dizeler.
gençtim ben ve neden hata payı yok diyordum hayatımda.
halbuki aşk başka ne olsundu hayatın mazereti'
imdi söyleyin bana hangi şiirin hangi dizesi bu kadar çok şey anlatabilir insana.
hayat, sebebi olan değil mazereti olan bir şeydir. dücane hocanın da söylediği gibi madem var olduk madem yaratıldık bunun bedelini ödeyeceğiz. yanlış anlamdıysam aynı minval üzredir .
imdi söyleyin bana hangi şiirin hangi dizesi bu kadar çok şey anlatabilir insana.
hayat, sebebi olan değil mazereti olan bir şeydir. dücane hocanın da söylediği gibi madem var olduk madem yaratıldık bunun bedelini ödeyeceğiz. yanlış anlamdıysam aynı minval üzredir .
ismet özelin önemli eserlerinden birisidir.
onunla ben,
hep sevişecek gibi baktık birbirimize.
bir kez öpüşebilseydik dünyayı solduracaktık
onunla ben,
hep sevişecek gibi baktık birbirimize.
bir kez öpüşebilseydik dünyayı solduracaktık
'' ölmedim, bir gençlik ölümü saklı kaldı bende
vakti vardıysa aşkın onu beklemeliydi
genç olmak yetmiyordu fayrap sevişmek için
halbuki aşk başka ne olsundu hayatın mazereti''
şairin, büyük ihtimalle genç yaşta ölmek istediği zamanlar olmuş. fakat kader bunun önüne geçmiş.
eğer aşk (allah) aşığına kavuşmak istiyorsa beklemelidir.( bu daha çok bir ricadır)beklemelidir çünkü gerçek aşık olmak için şaiirin deneyimleri yeterli değildir. daha çok pişmesi lazımdır. ancak piştikten sonra gerçek bir aşık olabilir ve aşka(allah'a)layık birisi haline gelebilir.ve hayat aşk için olmayacaksa başka ne için olabilir.yaşamanın anlamı aşkı bulmaktır. yani allah'ı.
güzel bir ismet özel şiiridir.
vakti vardıysa aşkın onu beklemeliydi
genç olmak yetmiyordu fayrap sevişmek için
halbuki aşk başka ne olsundu hayatın mazereti''
şairin, büyük ihtimalle genç yaşta ölmek istediği zamanlar olmuş. fakat kader bunun önüne geçmiş.
eğer aşk (allah) aşığına kavuşmak istiyorsa beklemelidir.( bu daha çok bir ricadır)beklemelidir çünkü gerçek aşık olmak için şaiirin deneyimleri yeterli değildir. daha çok pişmesi lazımdır. ancak piştikten sonra gerçek bir aşık olabilir ve aşka(allah'a)layık birisi haline gelebilir.ve hayat aşk için olmayacaksa başka ne için olabilir.yaşamanın anlamı aşkı bulmaktır. yani allah'ı.
güzel bir ismet özel şiiridir.
türkçe'nin en güzel örneklerinden bir tanesidir. nerde eski şairler demeden de duramıyorum.
ismet özel şiiri. bu şiiri yazan adamla nasıl türk olunur sorusuna namaz kılarak diyen adam aynı kişi. error verdim ismet özel.
lisedeyken daha rahat aklımda tutabilmek için münacaat=allah'a müracaat diyerek kodladığım tasavvuf edebiyatına özgü allah'a yalvarma ve yakarış şiirleridir.
türkçe'de yazılmış en güzel 10 şiirden birisi. okumaktan ve dinlemekten bıkmayacağım şiirdir.
"onunla ben
hep sevişecek gibi baktık birbirimize.
bir kez öpüşebilseydik dünyayı solduracaktık."
her canım daraldığında okuduğum ismet özel şiiri. büyemde yüksek dozda sakinleştirici etkisi yaratmaktadır. yaşadığıma, sağlığıma sıhatıma şükreder halde rutinime dönerim.
hep sevişecek gibi baktık birbirimize.
bir kez öpüşebilseydik dünyayı solduracaktık."
her canım daraldığında okuduğum ismet özel şiiri. büyemde yüksek dozda sakinleştirici etkisi yaratmaktadır. yaşadığıma, sağlığıma sıhatıma şükreder halde rutinime dönerim.
kelime anlamı bakımından dilekte bulunma ve yakarma mânalı sözcüktür.
vay ki gençtim
ölümle paslanmış buldum sesimi.
Mısrasını bir gün
,vakti gelince, boğazım kitlenerek okuyacağımı umduğum ismet Özel'in ustalık eseri. Gençliğınde yazabileceği bir şiir değildi. ismet Özel şiirinin (bkz: Of Not Being A Jew) ile birlikte zirve noktasıdır.
ölümle paslanmış buldum sesimi.
Mısrasını bir gün
,vakti gelince, boğazım kitlenerek okuyacağımı umduğum ismet Özel'in ustalık eseri. Gençliğınde yazabileceği bir şiir değildi. ismet Özel şiirinin (bkz: Of Not Being A Jew) ile birlikte zirve noktasıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar