--spoiler--
"busbecq efendi, hatıratında anlattığına göre, ayasofya civarındaki kahvehanelerden birinde otururken yanlarına gelen delikanlının birinin serpuşu kenarında bir lale goncası görmüş. taç yumağında kırmızı kadifeleri yeni görünmeye başlayan küçük bir gonca imiş bu. delikanlı sevdiğine 'gönlüm sende' demek istediği için kulağının kenarına bu goncayı iliştirmişmiş...buscecq kendi ülkesinde kulak kenarına çiçek takma adetini bilmediğiğ için eliyle laleyi işaret ederek delikanlıya sormuş 'bu başındaki de ne?' delikanlı serpuşuna iliştirdiği goncayı unutup onun, sarığını kuşatan bezi kast ettiğini sanarak 'tülbent!' demiş. elçi de çiçeğin adının tülbent olduğunu zannederek dostuna yazdığı mektupta adını 'tülipent' diye yazmış. o günden sonra felemenkler gurbete düşen kızımızın adını tulipan olarak çağırmışlar. hatta daha sonra avrupalı diğer devletlerin diline de benzer kelimelerle 'tulpan, tulipano, tulip, tulipe' olarak geçmiş."
--spoiler--

katre i matem
milli ve dini değerlerimizle özdeşleşen; ona dair öğrenilen her yeni bilgi ve detayın hayretle karşılandığı; bu millete en çok yakışan, onu en çok ifade eden nadide çiçek.
çok ağır bir hakarettir.

(bkz: kes lan lale)
almanca bir bayan ismi.
almanca bir bayan ismi.
allah'ı sembolize eden sadeliğin en güzel hali olan çiçek.

ecdadımız istanbul'u bu simgeyle nakış nakış örmüş ve süslemiştir. diğer güzel simge için;

(bkz: gül)
zihninde nasıl canlandırdığına göre değişir...
Dunyanin en narin gozuken ciceklerinden biridir. Lalelerin en guzeli guneydogu ve dogu anadoluda yetisen ters laledir.
yalnızca bir mevsimlik ömrü olan çiçek. istanbul büyükşehir belediyesi, istanbul da lale zamanı diye bir etkinlik başlattı da gözümüz gönlümüz açıldı ancak, en az 15 tane çocuğuyla, çayır,çimenlere basarak o güzelim renk cümbüşü laleleri koparan insanlar var tabii. bırakın yaşayalım bu görüntü güzelliğini değilmi, hele bu metropolde, istanbul da, ama yok bırakmazlar. kendi memleketlerinde neden yalnızca sarı, sarı taş yığınları var ve neden ağaç yok şimdi bunu daha iyi anlıyorum. tabii onuda devlet yapsın, siz gelin talan edin değilmi?
lale tek çiçek olma hasebiyle vahdeti simgeler. allahın temsilidir bu yüzden osmanlı'nın da sembolleri arasındadır. lalenin ebced hesabına göre sayısı 66 dır. Hilal ve Allah'ın ebced sayısıda 66 dır. hatta halk arasında "işi atmış altıya bırakmak" deyimi vardır. bu gün türkiye'nin tanıtımında bulunan amblemde de lale simgesi vardır.
erkeklerin gül sevdiğini sandıkları kızlara alsalar çok daha iyi olucak dünyanın en zarif çiçeği.
cok az omurludurler. sade, asil bir cicektir. bir kadinin nasil makyajsiz hali makul ise, ciceginde boyle sadesi daha makuldur. en sevilesidir.

(bkz: makyajsiz cicek)
Bilime göre;
zambakgiller familyasından Tulipa cinsi olan, soğanlı bir süs bitkisi.

Tarihe göre;
doğu kültüründe önemli bir yer kaplayan ve Kanuni tarafından holllanda kralına gönderildikten sonra batının da hayranlığını kazanan çiçektir.

Mitolojiye göre;
Yaprağın üzerineki çiğ tanesine yıldırım düşer ve yaprakla çiğ tanesi alev almaya başlar. daha sonra donup lale şeklini alırlar. ortasındaki koyuluğun sebebide bu yangındır.

Sanata göre;
ustaların elinde hat sanatına dönüşmüş, vazgeçilmez ve vazgeçilmemesi gereken konusudur. Şiirlere konu olmuş, çinilerde işlenmiş, saraylarda motif olmuştur.

sözlüğe göre;
Adını persce "Toliban: turban" sözcüğünden almıştır.

bana göre;
lalenin duruşu asil ve kırılgandır. ama ellediğinizde, koparmaya çalıştığınızda ürküp, dağılmaz. Ve daima eğilmeden büyür, dimdik durur. Belini hiçbir fırtına bükememiştir...

Allah hem zerafeti hem de gücü yaratılanlar arasında insana dahi vermeye kıyamamış oysa bu çiçek, kadife yapraklarında birbirinin taban tabana zıttı olan bu durumu ona yakışan bir biçimde taşır.

haketmiyor sadece bir bitki olarak kalmayı. bu yuzden şiirde şair sevdiğini bir tek ona benzetir.
Belki de görünüşü ile bir felsefedir..
Mimar Sinan'ın Selimiye Camii'nin içine yapmış olduğu(ters olarak)figürdür.
melih cevdet anday şiiri.

ellerimle soydum seni, ilkyazın
taç yapraklarını açması gibi,
nar gibi diş dişti tezcanlılığın.

ah şakıyan ormanı solukların,
öpüşün, bakışın yüreği,
soran, diri sessizliğinde.

isteğinin damı uçmuştu göğe,
uğultulu sarı kelebeklerdi
dört bir yanından boşalışın.

bağladım seni dişlerimle
doymak bilmez ipekböceği gibi,
ay gibi yarıktı kırmızılığın

iki dilim lale döşekte.

toplu şiirleri 1, adam yayınları
(bkz: necaset lalesi)
Hollanda'nın önemli ihracat ürünlerindendir...
selçukluların sanat eserlerinde 12. yüzyıldan itibaren kullanılmaya başlanan, bir mesleğide bahçıvalık olan fatih sultan mehmet'in emri ile fetihten sonra istanbul'u süsleyen, edebiyatta; kan, mum, yara ve kadeh gibi unsurlara benzetilen, yine osmanlı döneminde çinileri süsleyen zambakgillerden bir çiçektir.

bir tek soğandan bir tek lale açtığı için "elif"'e, bir'e yani allah'a işaret eder.
ebru sanatında kullanılan iki hançerli lale, özel olarak yetiştirilen bir lale çeşididir ve ismi "osmanlı lalesi"'dir.

mevlana şöyle bir cümlede kullanmıştır lale'yi;
"insanlar lale gibidir güldükçe içinin siyahı çıkar."

ayrıca lale, bir dönem insanların uğruna varını yoğunu verdiği, evler bağlar bahçeler bağışlayarak satın aldıkları bir çiçektir. borsa dediğimiz şeye sebebiyet vermiş olması muhtemeldir.
çocukluğunuz istanbul'da ve insanların daha apartmanlarına kapanmadıkları bir devirde geçmişse mutlaka vardır şöyle bir fotoğrafınız :
bir parkta, lalelerin arasında kaybolmuş küçük bir çocuk..
çocuğun saksıda ki hali.*
bir kız adıdır.şarkılara türkülere konu olmuş bir çiçektir.
(bkz: siyah lale)
istanbul'da geçen yılki tepkilere aldırmadan büyük$ehir belediyesinin tekrar festival düzenleyip diktiği çiçekler. lüzumsuzluk konusunda büyük$ehir belediyesi alet etmektedir bu güzelim çiçeği.
manisa'da açanları ünlüdür..

(bkz: adonis)
emirgan korusu nda binlercesi bir arada olan çiçektir.
© copyright 2005 - 2026