bugün
- türklerin ileri olduğu konular13
- atatürk4
- true'nun iyice zıvanadan çıkması5
- kuran da neden namaz yok7
- gocu meme ucu3
- pandela gelmiş6
- eve teschmacher2
- burdur5
- türklerin 10 dolara çalışan kölelere dönmesi3
- dinsize inanır mısın14
- ay bayılazaam5
- konstantinopolis in işgali3
- ince düşünceli olmak2
- türkiye nin en büyük ihraç ürünü3
- marcy kane2
- yaz günü çay içme saçmalığı11
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- ipek çiçek2
- mavva2
- adını true koydum true'nun yolu2
- aylık 457 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- ilk buluşmada benim babam da ak partili diyen kız4
- sözlükte salça olunabilecek altenatif yazarlar6
- sözlüğün gerizekalılarla dolup taşması3
- alkol alıp hoşlanılan kıza açılmak7
- truesuzluk3
- atatürk türkçülüğü vs atsız türkçülüğü3
- kuralsız sokaklar3
- islam4
- türkiye'nin karadeniz de liderlik teklifi2
- şekeri bırakınca çayın tadını alacaksın yalanı10
- true isimli yazar2
- haluk levent25
- true ile sevişmek2
- devletten başkasına güvenilmez11
- araçtan düşen arkadaşının arkasından atlayan kadın2
- true'nun yine online olması2
- nihavent bey birader beydir3
- üzücü bir aşk filmi izlemek5
- birinci inönü muharebesi2
- türk esnafının en büyük sorunu3
- true nickli yazar8
- umrumdışı2
- birbirine zıt adaşlar2
- makyaj günü3
- gördüğüne sabah birader akşam gay demek3
- barış yarkadaş ile melih gökçek'in ortak tweeti2
- bruce wayne mi zengin tony stark mı3
- bozuk paraların kullanılmaz hale gelmesi3
- kemalist silkeleme uzmanı3
latincede destinantum ve fatum (destiny & fate) olmak üzere ikiye ayrılan, alınyazısı kavramı.
fakat bizdeki kader ikilemine orada rastlanılmaz. yani bizde kader kelimesini kimisi değiştirilebilir, kimisi de değiştirilemez olarak savunur. ancak latince bunu çözümlemiştir diyebiliriz. nedeni;
destinantum: üzerine etki edebileceğimiz kaderdir. (kime aşık olacağımız, işimiz vb.)
fatum : üzerine etki edemeyeceğimiz kaderdir. (ailemiz, doğumumuz, ırkımız, cinsiyetimiz vb.)
fakat bizdeki kader ikilemine orada rastlanılmaz. yani bizde kader kelimesini kimisi değiştirilebilir, kimisi de değiştirilemez olarak savunur. ancak latince bunu çözümlemiştir diyebiliriz. nedeni;
destinantum: üzerine etki edebileceğimiz kaderdir. (kime aşık olacağımız, işimiz vb.)
fatum : üzerine etki edemeyeceğimiz kaderdir. (ailemiz, doğumumuz, ırkımız, cinsiyetimiz vb.)
saçma bir zeki demirkubuz filmidir..
şanssız doğanların ağızlarından bir ömür düşüremeyecekleri kelimedir,değişmezdir,inatçıdır dürülmüştür defteriniz önceden isyanın bini etmez bir para,kılıf değiştirir,renk değiştirir,aldanırsınız o yine gülümser geçer size..kader derken bile bir acı oturur içimize en az "kadersiz"deki gibi....
uğur'un bekir'e neden bir kere bile vermediğini anlayamadığım film.sen git kaşarın birinin peşinden tüm tükiye yi dolaş,sefil ol,aileni hiçesay herkese veren o kız seni yanına yaklaştımasın ayıptır günahtır yaa...
çift dvd'lik kolleksiyon versiyonu da dolu dolu olan film.
zeki demirkubuzun türkiyede ki en iyi yönetmenlerden biri olduğunu bize bir kez daha ispatlamış filmdir. masumiyetin devamı veya öncesi niteliğinde çekilmişse de bize uzun zamandır görmediğimiz derecede arabesk bir aşkı anlatır bu film. insanın aşk için nelerden vazgeçip, nelere katalanabileceğini çok yalın bir şekilde anlatmıştır. filmin en can alıcı sahnesi bekir'in çocuğuna ilaç almak için evden çıkıp, gecenin bir saatinde deli gibi eczane arayıp sonra bir tek atayım diye meyhaneye girmesinden sonra, arkadaşlarının cigara içmeye çağırmasından sonra kendini bir anda kars otobüsünde bulmasıdır. insanı öyle bir şey yapmaya sevk edecek duyguyu gerçekten çok merak ettim..
gözüme çarpan bir çelişki vardır. masumiyette bekir alkollü bir gece gözünü açtığında karlı dağların geçtiğini ve kendini diyarbakır'da bulduğundan bahseder. oysa kader de bekir gözünü açtığında kendini kars'ta bulmuştur.
Kader hakkında bir şeyler yazmak istiyorum filmi gerçekten çok sevdim ancak söyleyecek şey bulmakta zorlanıyorum zira yönetmen söylenebilecek her şeyi tastamam söylemiş filmde.
Aşkın mantık tanımayan doğasını ortaya koyması bakımından çok başarılı bir anlatım dili, iki uslanmaz aşık var hem de filmde bir tane de değil ve sonunda da her ne kadar biri ailesine diğeri de kendisine aşık olan adama içinde merhamet ve sevgi beslese de bu aşklarından dönmelerini kendilerini bu mantıksız ve hem kendilerine hem de en yakınlarındakilere zarar veren durumdan, aşkları uğrunda yaşamaktan, döndürmek için yeterli olmuyor onları. Bir insanın tüm hayatını kendi mantığına ve sevdiklerine rağmen, duyguları yani aşkı uğrunda harcamasını çok iyi resmetmiş film.
Uğur'un zaten ailesi ve babasının durumu ve bunun getirisi olduğu görülen annesinin ona ve kardeşine yaşattıkları ortada ve bunlara kendince tavır koyuyor sanki Zagor'a kendini bir anlamda adayarak ya da ona olan aşkını bırakılamayacak olanı ve hayatının odağı yaparak, bir anlamda hayatını bu şekilde anlamlı yapmaya çalışarak ancak özellikle Bekir'in Uğur'a duyduğu aşk, hem de Uğur'a göre iletişimsiz ama daha "normal"-tabii bu normallik durumu da tartışılabilir- bir aileden gelmesine ve eğriyi doğruyu gayet iyi ayırt etmesine rağmen Uğur'a olan ve kaç defa dönmeye kendini zorlasa da yıllar sonra aniden su yüzüne çıkıveren ve onu Uğur'a çekiveren duyguları hem de en onursuz ve gurursuz durumlara bile bu uğurda katlanmasını sağlayan ama bu katlandıkları yüzünden de onca sevdiği Uğur tarafından aşağılanan, yüzüne tükürülen Bekir'in aşkı oldukça çarpıcı. Bekir'in ailesinin yanındayken hissettiği yalnızlık ve kendini o eve ve o hayata yabancı hissetmesi, Uğur'un eksikliğini hissetmesi duygusu gerçekten çok ustalıkla hissettirilmiş izleyiciye kanaatimce.
Mantığı ve tabii Uğur'un onu redddedişleri ile duyguları arasındaki kısır döngüde adeta sürüklenen bir hayatı devam ettiren Bekir üzerinden aşkın ne kadar şiddetli ve yıkıcı olabileceği çok iyi bir şekilde işlenmiş.
Sahneler arası geçişler; filmdeki zaman geçerken arada bir mantıksal boşluk meydana gelmesine fırsat verilmeyen ince anlatımlar; etkileyici ve konunun bütünlüğüne, yalnızlığı ve iç sıkıntısını çok iyi anlatmaya hizmet eden şehir manzaraları; sahnelerle bütünleşen ve yaşanılan olayın duygularını çok iyi veren müzikler ve de özellikle Ufuk Bayraktar başta olmak üzere iyi performanslar. Tek rahatsız eden denebilecek şey bolca geçen küfürler ki onlar da olmadan içinde yaşadıkları hayat gerçekçi bir şekilde aktarılmış olmazdı diye düşünüyorum.
Aşkın mantık tanımayan doğasını ortaya koyması bakımından çok başarılı bir anlatım dili, iki uslanmaz aşık var hem de filmde bir tane de değil ve sonunda da her ne kadar biri ailesine diğeri de kendisine aşık olan adama içinde merhamet ve sevgi beslese de bu aşklarından dönmelerini kendilerini bu mantıksız ve hem kendilerine hem de en yakınlarındakilere zarar veren durumdan, aşkları uğrunda yaşamaktan, döndürmek için yeterli olmuyor onları. Bir insanın tüm hayatını kendi mantığına ve sevdiklerine rağmen, duyguları yani aşkı uğrunda harcamasını çok iyi resmetmiş film.
Uğur'un zaten ailesi ve babasının durumu ve bunun getirisi olduğu görülen annesinin ona ve kardeşine yaşattıkları ortada ve bunlara kendince tavır koyuyor sanki Zagor'a kendini bir anlamda adayarak ya da ona olan aşkını bırakılamayacak olanı ve hayatının odağı yaparak, bir anlamda hayatını bu şekilde anlamlı yapmaya çalışarak ancak özellikle Bekir'in Uğur'a duyduğu aşk, hem de Uğur'a göre iletişimsiz ama daha "normal"-tabii bu normallik durumu da tartışılabilir- bir aileden gelmesine ve eğriyi doğruyu gayet iyi ayırt etmesine rağmen Uğur'a olan ve kaç defa dönmeye kendini zorlasa da yıllar sonra aniden su yüzüne çıkıveren ve onu Uğur'a çekiveren duyguları hem de en onursuz ve gurursuz durumlara bile bu uğurda katlanmasını sağlayan ama bu katlandıkları yüzünden de onca sevdiği Uğur tarafından aşağılanan, yüzüne tükürülen Bekir'in aşkı oldukça çarpıcı. Bekir'in ailesinin yanındayken hissettiği yalnızlık ve kendini o eve ve o hayata yabancı hissetmesi, Uğur'un eksikliğini hissetmesi duygusu gerçekten çok ustalıkla hissettirilmiş izleyiciye kanaatimce.
Mantığı ve tabii Uğur'un onu redddedişleri ile duyguları arasındaki kısır döngüde adeta sürüklenen bir hayatı devam ettiren Bekir üzerinden aşkın ne kadar şiddetli ve yıkıcı olabileceği çok iyi bir şekilde işlenmiş.
Sahneler arası geçişler; filmdeki zaman geçerken arada bir mantıksal boşluk meydana gelmesine fırsat verilmeyen ince anlatımlar; etkileyici ve konunun bütünlüğüne, yalnızlığı ve iç sıkıntısını çok iyi anlatmaya hizmet eden şehir manzaraları; sahnelerle bütünleşen ve yaşanılan olayın duygularını çok iyi veren müzikler ve de özellikle Ufuk Bayraktar başta olmak üzere iyi performanslar. Tek rahatsız eden denebilecek şey bolca geçen küfürler ki onlar da olmadan içinde yaşadıkları hayat gerçekçi bir şekilde aktarılmış olmazdı diye düşünüyorum.
kisinin dogumundan itibaren, nefes almasindan tutunda bulundugu ortama, secmis oldugu arkadaslarina kadar uzanan sinirlarda yapmis oldugu herseyin kendisine yansimasidir. recursive* sekilde devam eden olaylari da degistirmek kisinin elindedir, sadece yapmadigi birseyi denemesi gerekir, dolayisiyla kisi kendi sansini da bu sekilde yaratir. *
yasamak zaten bu degil midir? * *
yasamak zaten bu degil midir? * *
nihayet son bulmuş özcan deniz dizisinin ismidir. senaryosu ve başrolü özcan denize ait olan bir dizinin bu kadar sürmesi bile mucizedir zaten. bence bu başarı bir an önce kutlanmalı.
insanların hayatındaki yol ayrımı.
Yenilen haltları üstüne attığımız hede , mutsuzluklarımızın sorumlusu.
(bkz: yapacak bişey yok benim kaderim bu)
Yenilen haltları üstüne attığımız hede , mutsuzluklarımızın sorumlusu.
(bkz: yapacak bişey yok benim kaderim bu)
kazandığımızda değil hep kayb etdiğimizde sorumlu bulduğumuz şeydir.
bir zeki demirkubuz tribi. izleyip, sonra tekrar izleyip, sonra tekrar izlenen.
öyle ki gecenin 3 ünde kafa bi dünya bahar şenliğinden yurt odasına dönüldüğünde, daha önce filmi izlemiş 5 kişi tarafından tekrar izlenen. hakkında ne kadar yazsan az olan.
hakkında yazmak için değil, izlemek için var olan.
öyle ki gecenin 3 ünde kafa bi dünya bahar şenliğinden yurt odasına dönüldüğünde, daha önce filmi izlemiş 5 kişi tarafından tekrar izlenen. hakkında ne kadar yazsan az olan.
hakkında yazmak için değil, izlemek için var olan.
"emrah" dan sonra en boynu bükük isimdir.
potansiyel genelev kadını ismi..
GÜZEL BiR ZEKi DEMiRKUBUZ YAPIMI. MASUMUiYET'iN ÖNCESiNi ANLATMAK ÇOK GÜZEL BiR FiKiR OLMUŞ KANIMCA. BiR DE ÖYLE BiR CÜMLE VAR Ki,
(bkz: herkesin inandığı bir şeyi var şu amına kodumun hayatında , benimki de sensin iŞTE).
(bkz: herkesin inandığı bir şeyi var şu amına kodumun hayatında , benimki de sensin iŞTE).
(bkz: kader mahkumu)*
nisan ayının sonunda kanal d home'dan dvd'si çıkacak olan zeki demirkubuz filmi. birinci ağızdan (demirkubuz'dan) öğrendiğim kadarıyla diğer filmler de sırayla yeni basımlarıyla çıkacakmış.
özcan deniz in star tv ekranlarında yeni başlayan dizisidir, suriye nin halep ilinde çekimlerine başlanmıştır.
kader hayat ülkesinin haritasıdır. güneşle birlikte en doğusundan başlarsınız ve gece olunca en batısına varırsınız. siz haritanın en doğusundayken bile, haritanın en batısı tüm ayrıntılarıyla çizilmiş bir haldedir fakat batı'ya gitmeden oradaki bilgileri öğrenme imkanınız yoktur.
tanrı, geleceğe dair plan yaptığınızı duysaydı size kahkahalarla gülerdi..
tanrı, geleceğe dair plan yaptığınızı duysaydı size kahkahalarla gülerdi..
demirkubuz'u geç tanımama vesile olmuş filmdir..senaryonun kendisini hayatımızın taa içinden alması bizi filmin içine almak için bir çaba göstermemiştir..siyah beyaz olmamasına rağmen kafkaesk bir çağrışım yarattı bende..küçücük salonda arka sıralara pısmış bir vaziyette filmi izleyedururken cigara yakmamak için zor tuttum kendimi hatta içmeye çalışan bir arkadaşada engel oldum..
kader vasıtasıyla tanıdığım demirkubuz'un
(bkz: masumiyet)
(bkz: bekleme odası)
(bkz: yazgı)
(bkz: itiraf)
(bkz: üçüncü sayfa)
filmlerininde bir çoğunu tanıma fırsatı buldum..başyapıtlara imza atan bu adamın herhangi bir filmini bulursanız kaçırmayın derim..
kader vasıtasıyla tanıdığım demirkubuz'un
(bkz: masumiyet)
(bkz: bekleme odası)
(bkz: yazgı)
(bkz: itiraf)
(bkz: üçüncü sayfa)
filmlerininde bir çoğunu tanıma fırsatı buldum..başyapıtlara imza atan bu adamın herhangi bir filmini bulursanız kaçırmayın derim..
iki tür kader vardır.
Birini ne kadar uğraşsanız da değiştiremezsiniz. Bu önceden çizilmiştir ve bu konuda çaresizsinizdir. Ne yaparsanız yapın engel olamazsınız...
ikinci tür ise sizin ireadenizde olan kaderdir. Bu sizin aldığınız kararlar sonucunda şekillenir.Yaptığını< hatanın bedelini öder, aldığınız doğru kararların da mükafatını alırsınız...
Her ne olursa olsun siz kendi hayatınızı büyük ölçüde şekillendişrirsiniz. islam dininde tevekkül esastır. Yapabileceğinizi yapın ve gerisini Allah'a bırakın. Kader deyip yaşam savaşında vazgeçmek ancak aptallıktır.
Birini ne kadar uğraşsanız da değiştiremezsiniz. Bu önceden çizilmiştir ve bu konuda çaresizsinizdir. Ne yaparsanız yapın engel olamazsınız...
ikinci tür ise sizin ireadenizde olan kaderdir. Bu sizin aldığınız kararlar sonucunda şekillenir.Yaptığını< hatanın bedelini öder, aldığınız doğru kararların da mükafatını alırsınız...
Her ne olursa olsun siz kendi hayatınızı büyük ölçüde şekillendişrirsiniz. islam dininde tevekkül esastır. Yapabileceğinizi yapın ve gerisini Allah'a bırakın. Kader deyip yaşam savaşında vazgeçmek ancak aptallıktır.
zeki demirbukuz'un altın portakallı, ileride başyapıt statüsünde değerlendirilmesi gereken filmi. sinema yazarları derneği * tarafından da en iyi film dalında aday olmuştur. özellikle ufuk bayraktar'ın oyunculuk performansı haluk bilginer'i aratmamış, hatta önüne bile geçmiştir.
--spoiler--
Bekir Uğur'a aşıktır. Uğur, Zagor'u sevmektedir, Zagor ise suç işlemeyi....
Zagor hapisten çıkar. Boğucu bir yaz gecesi aksilikler birbirini takip edince mahallede cinayet işlenir. Aynı gece Uğur da kaybolur.
Bu cinayet, o güne kadar genç ve zengin Cevat'ın koruması altında yaşayan Uğur'un genç ve güzel annesi, felçli babası ve küçük erkek kardeşi için zor ve karanlık günlerin habercisi olsa da, Uğur'a delicesine aşık olan Bekir'in kurtuluş umudu olur. Ailesinin bulduğu bir kızla evlenip, yeni bir yaşama başlar.
Ama aylar sonra, Zagor'un izmir'de iki polisi öldürüp yakalanması ve Uğur'un istanbul'a dönmesiyle yeni bir umut belirince, bu acımasız aşkın peşinde yıllar yılı sürecek amansız bir takip başlar. Bekir, taşra pavyonlarında, üçüncü sınıf otel odalarında, esrar alemlerinde Uğur'un izini sürer.
Vurulur geri dönmez. Kovulur gitmez. Aşağılanır, gururu kırılır aldırmaz. Uğur şehir şehir, hapishane hapishane Zagor'un ardından sürüklenmekte, Bekir de sadık, inatçı bir köpek gibi Uğur'un peşinde gitmektedir.
Bir çift göz, edalı bir yüz uğruna herşey tükenip yok olurken, aşk avuçlara basılan sigaraların ateşiyle, acı ile, yoksulluk, gözyaşları ve kötülük ile büyür.
Yuvalar yıkılır, çocuklar öksüz kalır ama masumiyet hiç yitirilmez.
--spoiler--
--spoiler--
Bekir Uğur'a aşıktır. Uğur, Zagor'u sevmektedir, Zagor ise suç işlemeyi....
Zagor hapisten çıkar. Boğucu bir yaz gecesi aksilikler birbirini takip edince mahallede cinayet işlenir. Aynı gece Uğur da kaybolur.
Bu cinayet, o güne kadar genç ve zengin Cevat'ın koruması altında yaşayan Uğur'un genç ve güzel annesi, felçli babası ve küçük erkek kardeşi için zor ve karanlık günlerin habercisi olsa da, Uğur'a delicesine aşık olan Bekir'in kurtuluş umudu olur. Ailesinin bulduğu bir kızla evlenip, yeni bir yaşama başlar.
Ama aylar sonra, Zagor'un izmir'de iki polisi öldürüp yakalanması ve Uğur'un istanbul'a dönmesiyle yeni bir umut belirince, bu acımasız aşkın peşinde yıllar yılı sürecek amansız bir takip başlar. Bekir, taşra pavyonlarında, üçüncü sınıf otel odalarında, esrar alemlerinde Uğur'un izini sürer.
Vurulur geri dönmez. Kovulur gitmez. Aşağılanır, gururu kırılır aldırmaz. Uğur şehir şehir, hapishane hapishane Zagor'un ardından sürüklenmekte, Bekir de sadık, inatçı bir köpek gibi Uğur'un peşinde gitmektedir.
Bir çift göz, edalı bir yüz uğruna herşey tükenip yok olurken, aşk avuçlara basılan sigaraların ateşiyle, acı ile, yoksulluk, gözyaşları ve kötülük ile büyür.
Yuvalar yıkılır, çocuklar öksüz kalır ama masumiyet hiç yitirilmez.
--spoiler--
en favori yönetmenim olan Zeki Demirkubuz'un yeni filmi. 1997 tarihli masumiyet filminde haluk bilginer'in oynadığı bekir karakterinin derya alabora'nın oynadığı uğur karakter ile gençliğinde nasıl tanıştığının flash back'idir aynı zamanda. Antalya'da bu sene en iyi film dalında Altın Portakal aldı. uğur'un gençliği rolünde vildan atasever, bekir'in gençliği rolünde demirkubuz'un bir kafede garsonluk yaparken görüp keşfettiği (bekleme odası filminde ilk kez oynattığı) ufuk bayraktar, zagor rolünde ozan bilen (uçurtmayı vurmasınlar'ın küçük barış'ı), bekir'in babası rolünde settar tanrıöğen var. film, aşkın insanı nasıl yoldan çıkardığının anlatısı bir nevi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar