bugün
- kolye21
- aslan9
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler72
- zürafa13
- kaplan5
- eskortluk yapan sözlük yazarı27
- queen ravenna büyücülük okulu20
- karton toplayan cocuk vs yogartiksen13
- bileklik3
- kalp12
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- yogartiksen35
- nervio adlı yazara uyarı7
- yazarların sahip olmak istedikleri süper güçler4
- türkiye15
- sözlüğün tat vermemesi12
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek49
- eskorta para verecek kadar düşmek7
- amin güzelmiş diyen tip9
- opera tarayıcı2
- arkadaşlar burçlar yalan çıktı7
- birilerinden sevgi beklemek4
- sözlüğün artık ciddiyetini yitirmesi9
- yılmaz güney adamlığı12
- amazon com tr5
- çakmak ister misin diyen tip2
- platon'un mağara alegorisine bayılma sebebi2
- sinem dedetaş'ın ahında boğulacaksınız20
- exlerle arkadaş kalmak8
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı74
- tutmayınca entry silmek4
- sözlükteki bölücüler16
- içine cin giren insan nasıl kurtulur3
- verginin hırsızlık olup olmaması5
- bibik uyumuş olmalı4
- beşiktaş12
- cezaevine girmek için rte'ye hakaret eden adam11
- cips cola3
- anın görüntüsü22
- whatsapptan gelen mesajları cevaplamayan erkek5
- karı kız için sözlüğe gelen tipler4
- ağlıyorum sözlük20
- 850 000 000 000 tl2
- asrın soygunu3
- sözlükte yalnız hissetmek2
- fake hesabı ifşa olan sözlük kezbanı6
- arap adam olsaydı6
- romanya11
- izmirbeyefendisi4
- muğla'nın akp'ye geçmesi5
Kader hakkında bir şeyler yazmak istiyorum filmi gerçekten çok sevdim ancak söyleyecek şey bulmakta zorlanıyorum zira yönetmen söylenebilecek her şeyi tastamam söylemiş filmde.
Aşkın mantık tanımayan doğasını ortaya koyması bakımından çok başarılı bir anlatım dili, iki uslanmaz aşık var hem de filmde bir tane de değil ve sonunda da her ne kadar biri ailesine diğeri de kendisine aşık olan adama içinde merhamet ve sevgi beslese de bu aşklarından dönmelerini kendilerini bu mantıksız ve hem kendilerine hem de en yakınlarındakilere zarar veren durumdan, aşkları uğrunda yaşamaktan, döndürmek için yeterli olmuyor onları. Bir insanın tüm hayatını kendi mantığına ve sevdiklerine rağmen, duyguları yani aşkı uğrunda harcamasını çok iyi resmetmiş film.
Uğur'un zaten ailesi ve babasının durumu ve bunun getirisi olduğu görülen annesinin ona ve kardeşine yaşattıkları ortada ve bunlara kendince tavır koyuyor sanki Zagor'a kendini bir anlamda adayarak ya da ona olan aşkını bırakılamayacak olanı ve hayatının odağı yaparak, bir anlamda hayatını bu şekilde anlamlı yapmaya çalışarak ancak özellikle Bekir'in Uğur'a duyduğu aşk, hem de Uğur'a göre iletişimsiz ama daha "normal"-tabii bu normallik durumu da tartışılabilir- bir aileden gelmesine ve eğriyi doğruyu gayet iyi ayırt etmesine rağmen Uğur'a olan ve kaç defa dönmeye kendini zorlasa da yıllar sonra aniden su yüzüne çıkıveren ve onu Uğur'a çekiveren duyguları hem de en onursuz ve gurursuz durumlara bile bu uğurda katlanmasını sağlayan ama bu katlandıkları yüzünden de onca sevdiği Uğur tarafından aşağılanan, yüzüne tükürülen Bekir'in aşkı oldukça çarpıcı. Bekir'in ailesinin yanındayken hissettiği yalnızlık ve kendini o eve ve o hayata yabancı hissetmesi, Uğur'un eksikliğini hissetmesi duygusu gerçekten çok ustalıkla hissettirilmiş izleyiciye kanaatimce.
Mantığı ve tabii Uğur'un onu redddedişleri ile duyguları arasındaki kısır döngüde adeta sürüklenen bir hayatı devam ettiren Bekir üzerinden aşkın ne kadar şiddetli ve yıkıcı olabileceği çok iyi bir şekilde işlenmiş.
Sahneler arası geçişler; filmdeki zaman geçerken arada bir mantıksal boşluk meydana gelmesine fırsat verilmeyen ince anlatımlar; etkileyici ve konunun bütünlüğüne, yalnızlığı ve iç sıkıntısını çok iyi anlatmaya hizmet eden şehir manzaraları; sahnelerle bütünleşen ve yaşanılan olayın duygularını çok iyi veren müzikler ve de özellikle Ufuk Bayraktar başta olmak üzere iyi performanslar. Tek rahatsız eden denebilecek şey bolca geçen küfürler ki onlar da olmadan içinde yaşadıkları hayat gerçekçi bir şekilde aktarılmış olmazdı diye düşünüyorum.
Aşkın mantık tanımayan doğasını ortaya koyması bakımından çok başarılı bir anlatım dili, iki uslanmaz aşık var hem de filmde bir tane de değil ve sonunda da her ne kadar biri ailesine diğeri de kendisine aşık olan adama içinde merhamet ve sevgi beslese de bu aşklarından dönmelerini kendilerini bu mantıksız ve hem kendilerine hem de en yakınlarındakilere zarar veren durumdan, aşkları uğrunda yaşamaktan, döndürmek için yeterli olmuyor onları. Bir insanın tüm hayatını kendi mantığına ve sevdiklerine rağmen, duyguları yani aşkı uğrunda harcamasını çok iyi resmetmiş film.
Uğur'un zaten ailesi ve babasının durumu ve bunun getirisi olduğu görülen annesinin ona ve kardeşine yaşattıkları ortada ve bunlara kendince tavır koyuyor sanki Zagor'a kendini bir anlamda adayarak ya da ona olan aşkını bırakılamayacak olanı ve hayatının odağı yaparak, bir anlamda hayatını bu şekilde anlamlı yapmaya çalışarak ancak özellikle Bekir'in Uğur'a duyduğu aşk, hem de Uğur'a göre iletişimsiz ama daha "normal"-tabii bu normallik durumu da tartışılabilir- bir aileden gelmesine ve eğriyi doğruyu gayet iyi ayırt etmesine rağmen Uğur'a olan ve kaç defa dönmeye kendini zorlasa da yıllar sonra aniden su yüzüne çıkıveren ve onu Uğur'a çekiveren duyguları hem de en onursuz ve gurursuz durumlara bile bu uğurda katlanmasını sağlayan ama bu katlandıkları yüzünden de onca sevdiği Uğur tarafından aşağılanan, yüzüne tükürülen Bekir'in aşkı oldukça çarpıcı. Bekir'in ailesinin yanındayken hissettiği yalnızlık ve kendini o eve ve o hayata yabancı hissetmesi, Uğur'un eksikliğini hissetmesi duygusu gerçekten çok ustalıkla hissettirilmiş izleyiciye kanaatimce.
Mantığı ve tabii Uğur'un onu redddedişleri ile duyguları arasındaki kısır döngüde adeta sürüklenen bir hayatı devam ettiren Bekir üzerinden aşkın ne kadar şiddetli ve yıkıcı olabileceği çok iyi bir şekilde işlenmiş.
Sahneler arası geçişler; filmdeki zaman geçerken arada bir mantıksal boşluk meydana gelmesine fırsat verilmeyen ince anlatımlar; etkileyici ve konunun bütünlüğüne, yalnızlığı ve iç sıkıntısını çok iyi anlatmaya hizmet eden şehir manzaraları; sahnelerle bütünleşen ve yaşanılan olayın duygularını çok iyi veren müzikler ve de özellikle Ufuk Bayraktar başta olmak üzere iyi performanslar. Tek rahatsız eden denebilecek şey bolca geçen küfürler ki onlar da olmadan içinde yaşadıkları hayat gerçekçi bir şekilde aktarılmış olmazdı diye düşünüyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar