bugün
- aptalları hipnotize etmek6
- oğlak burcu kadını18
- chatgpt ile sohbet etmek9
- web tasarım4
- okuduğum her romanda kendimi aradım ama bulamadım3
- atatürkçü sanatçı azlığı12
- şu anda çalan şarkı2
- memeye popoya baldıra dövme yaparken2
- ihtiyar yazarların uyuması3
- chatgptye penis fotoğrafını atmak2
- görücü usulü evlilik3
- sevilen yuzırı donuzlamak2
- doa ile 17 günde 33 milyon ambalaj toplanması2
- opel türkiye ve neskar bursa rezaleti6
- gavura kızıp hıristiyanlığa cephe almak2
- kağıt tabak2
- aytaç doğan3
- haluk levent20
- abdulkadir geylani2
- sevgiliyle ormanın derinliklerine gitmek8
- haluk levent abi2
- 1 2 puretech5
- yılmaz erdoğan'ın bkm'ye sadece kürtleri alması2
- aşk hayatı3
- yusuf tekin'in imamoğlu hakkındaki proje çıkışı2
- benim için zindanlarda çürür müsün diyen kız3
- beyaz ekmek yiyen vatan hainleri3
- sevgilisine kahve yapan erkek4
- şekeri bırakınca çayın tadını alacaksın yalanı3
- en çok sevdiğiniz yazar19
- japonya'da 10.000 kürdün karakol basması27
- ikizler burcu ve bipolar adam7
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları28
- yılmaz güney abi4
- canva3
- hayatın güzel olması9
- gececi tayfa kezosu10
- les enfants du siecle2
- sözlüğün tanrıçası olmak20
- tan taşçı2
- sevgilisine kahpe yapan erkek2
- 19802
- kişinin büyüdüğünü anladığı an4
- haluk levent'in hayatını anlatacak filmin adı3
- ceza sahasına girince kendini yere atan forvet2
- anın görüntüsü16
- zorunlu eğitimin felsefi temeli3
- sigara içen erkeklerin daha çekici olması13
- sözlük yazarlarının numaraları12
- maruf güneş3
Kader hakkında bir şeyler yazmak istiyorum filmi gerçekten çok sevdim ancak söyleyecek şey bulmakta zorlanıyorum zira yönetmen söylenebilecek her şeyi tastamam söylemiş filmde.
Aşkın mantık tanımayan doğasını ortaya koyması bakımından çok başarılı bir anlatım dili, iki uslanmaz aşık var hem de filmde bir tane de değil ve sonunda da her ne kadar biri ailesine diğeri de kendisine aşık olan adama içinde merhamet ve sevgi beslese de bu aşklarından dönmelerini kendilerini bu mantıksız ve hem kendilerine hem de en yakınlarındakilere zarar veren durumdan, aşkları uğrunda yaşamaktan, döndürmek için yeterli olmuyor onları. Bir insanın tüm hayatını kendi mantığına ve sevdiklerine rağmen, duyguları yani aşkı uğrunda harcamasını çok iyi resmetmiş film.
Uğur'un zaten ailesi ve babasının durumu ve bunun getirisi olduğu görülen annesinin ona ve kardeşine yaşattıkları ortada ve bunlara kendince tavır koyuyor sanki Zagor'a kendini bir anlamda adayarak ya da ona olan aşkını bırakılamayacak olanı ve hayatının odağı yaparak, bir anlamda hayatını bu şekilde anlamlı yapmaya çalışarak ancak özellikle Bekir'in Uğur'a duyduğu aşk, hem de Uğur'a göre iletişimsiz ama daha "normal"-tabii bu normallik durumu da tartışılabilir- bir aileden gelmesine ve eğriyi doğruyu gayet iyi ayırt etmesine rağmen Uğur'a olan ve kaç defa dönmeye kendini zorlasa da yıllar sonra aniden su yüzüne çıkıveren ve onu Uğur'a çekiveren duyguları hem de en onursuz ve gurursuz durumlara bile bu uğurda katlanmasını sağlayan ama bu katlandıkları yüzünden de onca sevdiği Uğur tarafından aşağılanan, yüzüne tükürülen Bekir'in aşkı oldukça çarpıcı. Bekir'in ailesinin yanındayken hissettiği yalnızlık ve kendini o eve ve o hayata yabancı hissetmesi, Uğur'un eksikliğini hissetmesi duygusu gerçekten çok ustalıkla hissettirilmiş izleyiciye kanaatimce.
Mantığı ve tabii Uğur'un onu redddedişleri ile duyguları arasındaki kısır döngüde adeta sürüklenen bir hayatı devam ettiren Bekir üzerinden aşkın ne kadar şiddetli ve yıkıcı olabileceği çok iyi bir şekilde işlenmiş.
Sahneler arası geçişler; filmdeki zaman geçerken arada bir mantıksal boşluk meydana gelmesine fırsat verilmeyen ince anlatımlar; etkileyici ve konunun bütünlüğüne, yalnızlığı ve iç sıkıntısını çok iyi anlatmaya hizmet eden şehir manzaraları; sahnelerle bütünleşen ve yaşanılan olayın duygularını çok iyi veren müzikler ve de özellikle Ufuk Bayraktar başta olmak üzere iyi performanslar. Tek rahatsız eden denebilecek şey bolca geçen küfürler ki onlar da olmadan içinde yaşadıkları hayat gerçekçi bir şekilde aktarılmış olmazdı diye düşünüyorum.
Aşkın mantık tanımayan doğasını ortaya koyması bakımından çok başarılı bir anlatım dili, iki uslanmaz aşık var hem de filmde bir tane de değil ve sonunda da her ne kadar biri ailesine diğeri de kendisine aşık olan adama içinde merhamet ve sevgi beslese de bu aşklarından dönmelerini kendilerini bu mantıksız ve hem kendilerine hem de en yakınlarındakilere zarar veren durumdan, aşkları uğrunda yaşamaktan, döndürmek için yeterli olmuyor onları. Bir insanın tüm hayatını kendi mantığına ve sevdiklerine rağmen, duyguları yani aşkı uğrunda harcamasını çok iyi resmetmiş film.
Uğur'un zaten ailesi ve babasının durumu ve bunun getirisi olduğu görülen annesinin ona ve kardeşine yaşattıkları ortada ve bunlara kendince tavır koyuyor sanki Zagor'a kendini bir anlamda adayarak ya da ona olan aşkını bırakılamayacak olanı ve hayatının odağı yaparak, bir anlamda hayatını bu şekilde anlamlı yapmaya çalışarak ancak özellikle Bekir'in Uğur'a duyduğu aşk, hem de Uğur'a göre iletişimsiz ama daha "normal"-tabii bu normallik durumu da tartışılabilir- bir aileden gelmesine ve eğriyi doğruyu gayet iyi ayırt etmesine rağmen Uğur'a olan ve kaç defa dönmeye kendini zorlasa da yıllar sonra aniden su yüzüne çıkıveren ve onu Uğur'a çekiveren duyguları hem de en onursuz ve gurursuz durumlara bile bu uğurda katlanmasını sağlayan ama bu katlandıkları yüzünden de onca sevdiği Uğur tarafından aşağılanan, yüzüne tükürülen Bekir'in aşkı oldukça çarpıcı. Bekir'in ailesinin yanındayken hissettiği yalnızlık ve kendini o eve ve o hayata yabancı hissetmesi, Uğur'un eksikliğini hissetmesi duygusu gerçekten çok ustalıkla hissettirilmiş izleyiciye kanaatimce.
Mantığı ve tabii Uğur'un onu redddedişleri ile duyguları arasındaki kısır döngüde adeta sürüklenen bir hayatı devam ettiren Bekir üzerinden aşkın ne kadar şiddetli ve yıkıcı olabileceği çok iyi bir şekilde işlenmiş.
Sahneler arası geçişler; filmdeki zaman geçerken arada bir mantıksal boşluk meydana gelmesine fırsat verilmeyen ince anlatımlar; etkileyici ve konunun bütünlüğüne, yalnızlığı ve iç sıkıntısını çok iyi anlatmaya hizmet eden şehir manzaraları; sahnelerle bütünleşen ve yaşanılan olayın duygularını çok iyi veren müzikler ve de özellikle Ufuk Bayraktar başta olmak üzere iyi performanslar. Tek rahatsız eden denebilecek şey bolca geçen küfürler ki onlar da olmadan içinde yaşadıkları hayat gerçekçi bir şekilde aktarılmış olmazdı diye düşünüyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar