bugün
- en gey özelliğiniz10
- türklerin ileri olduğu konular21
- en son alınan hediye7
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler7
- burçlara inanan erkek14
- bir gün öleceğini unutmak11
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- çırçıplak yatmak9
- sözlük kavgalarındaki avamlık5
- sokakta gocu ile karşılaşmak5
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- arkadaşlar bakar mısınız11
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak3
- deri ceketli serseri5
- abd vizesi5
- eski seni özlüyor musun6
- bir kadının en güzel bölgesi8
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı5
- sözlükte kadınlara sararak tatmin olan incel5
- her başlığın altında biten sözlük paraziti5
- caner taslaman7
- dünyanın en güzel tatlısı8
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- ayak sevecek kadar abaza olmak3
- ses yakışıklılığı2
- film izlerken ağlayanlara gülmek3
- vantilatörü kendine çevirmek6
- kültürün bireyi boğması4
- dinsize inanır mısın17
- özlenen hissiyatlar6
- ruh hastası olan yazarlar6
- sevgiliyle karşılıklı ağlamak3
- uysaljakoben gocu'nun fake hesabı mı5
- seninle şurada olabilirdik5
- gocu pandela barışı4
- bir insanın daraldığında sığınabileceği yerler5
- sözlüğün kalitesindeki artış4
- sevgili olmuyorsak arkadaş da kalmayalım erkeği2
- evdeki alkolün bittiği anda yapılacaklar5
- ioçke'nin elleri4
- ak saçlı klavye delikanlısı3
- geceye bir şarkı bırak23
- bir kadının kalitesiz oldugunu gösteren detaylar3
- bir insanda en sevilen özellik3
- kasiyer kızdan hoşlanmak4
- gocu31
- salak yazarlar7
- fransa ingilte üçüncülük maçı3
- düşün ki o bunu okuyor4
- kültür seviyesi yüksek esprilerin havada kalması4
bu filmi izledikten sonra eminim ki biz hic sevmedik. sadece asik oldugumuza inandik, inandirildik. kimsenin sözde ask sendromlarina saygim yok artik.
--spoiler--
Öyle özlemişim ki seni, dönerken bir meyhane gördüm. Bi tek içeri girdiğimi hatırlıyorum bi de rakıya yumulduğumu. Arkasından en az dört cigaralık... Sonra gözümü bir açtım karşıdan karlı dağlar geçiyor. Bir daha açtım başımda bir çocuk, kalk abi diyor Kars'a geldik. Otobüsten indim, yürümeye başladım. Dedim Allahım nerdeyim ben, burası neresi. Sonra güç bela burayı buldum. Kapının önünde durup düşündüm. Dedim Bekir, bu kapı ahret kapısı, burası sırat köprüsü. Bu sefer de geçersen bir daha geri dönemezsin, iyi düşün dedim. Düşündüm, düşündüm. Ama olmadı. Dönemedim.
--spoiler--
--spoiler--
Öyle özlemişim ki seni, dönerken bir meyhane gördüm. Bi tek içeri girdiğimi hatırlıyorum bi de rakıya yumulduğumu. Arkasından en az dört cigaralık... Sonra gözümü bir açtım karşıdan karlı dağlar geçiyor. Bir daha açtım başımda bir çocuk, kalk abi diyor Kars'a geldik. Otobüsten indim, yürümeye başladım. Dedim Allahım nerdeyim ben, burası neresi. Sonra güç bela burayı buldum. Kapının önünde durup düşündüm. Dedim Bekir, bu kapı ahret kapısı, burası sırat köprüsü. Bu sefer de geçersen bir daha geri dönemezsin, iyi düşün dedim. Düşündüm, düşündüm. Ama olmadı. Dönemedim.
--spoiler--
''herkesin inandığı bir şey vardır şu .mına koduğumun hayatında benimki de sensin, napıyım...''
beyaz bir kağıda sütle yazılmış yazı.
bekir, uğur, zagor aşk üçgeninde kimsenin sevdiğine kavuşamadığı; sarsıcı, vurucu, kalıcı izler bırakan bir zeki demirkubuz şaheseridir.
(bkz: shuffle)
kaçıncı dereceden olduğu meçhul bir fonksiyon.
ô=ax^n+by^m+cz^o.......+c= ve akla gelebilecek diğer tüm varyasyonlar. bu varyasyon çokluğu durumu kaotik ve öngörülemez yapar.
en basit haliyle
ô=px+q dersek ô=sonuç ise (bu sonuç(-) veya (+) olabilir) bilinmeyen (x) haricindeki katsayılar (p,q) seçimler olabilir. hani şu özgür irade dedikleri şey sanki. eğer fonksiyon değiştirilemiyorsa seçimler sonucu(ô) belirleyecektir.
diğer taraftan öyle bir fonksiyon oluşturulabilirki sonuç (+) yada(-) olablir. katsayılar ne kadar değiştirilse değiştirilsin sonuç değişmeyecektir. illaki ben değiştircem baba diye kasarsak bilinmeyenden bağımsız olan (q) sabitine bel bağlarız. q sabiti ne kadar büyük olursa yırtma şansınız o kadar yüksek olur. sorun şudur q sabiti var midur yok midur. haçen varsa kim belirlemektedur, bilinememektedur.
(bkz: orucun yan etkileri)
(bkz: atlı karınca dönüyor dönüyor)
ô=ax^n+by^m+cz^o.......+c= ve akla gelebilecek diğer tüm varyasyonlar. bu varyasyon çokluğu durumu kaotik ve öngörülemez yapar.
en basit haliyle
ô=px+q dersek ô=sonuç ise (bu sonuç(-) veya (+) olabilir) bilinmeyen (x) haricindeki katsayılar (p,q) seçimler olabilir. hani şu özgür irade dedikleri şey sanki. eğer fonksiyon değiştirilemiyorsa seçimler sonucu(ô) belirleyecektir.
diğer taraftan öyle bir fonksiyon oluşturulabilirki sonuç (+) yada(-) olablir. katsayılar ne kadar değiştirilse değiştirilsin sonuç değişmeyecektir. illaki ben değiştircem baba diye kasarsak bilinmeyenden bağımsız olan (q) sabitine bel bağlarız. q sabiti ne kadar büyük olursa yırtma şansınız o kadar yüksek olur. sorun şudur q sabiti var midur yok midur. haçen varsa kim belirlemektedur, bilinememektedur.
(bkz: orucun yan etkileri)
(bkz: atlı karınca dönüyor dönüyor)
bir bayan ismidir. ayrıca bu isme sahip bir bayanın yanında "kadeerr.. kahpe kadeerrr!!!" şeklinde şarkı çığırırsanız hoş olmaz. ayıptır, yazıktır.
bir yelkenli için rüzgâr neyse, kader de bir insan için aynı şeydir. Dümen başındaki insan rüzgârın nerden eseceğine karar veremez, ne şiddette eseceğine de, ama kendi yelkenini yönlendirebilir. Ve bu da kimi zaman inanılmaz derecede fark eder. Aynı rüzgâr deneyimsiz ya da ihtiyatsız ya da yanlış karar veren bir denizciyi felakete sürüklerken, bir başkasını sakin bir limana ulaştıracaktır
doğumdan ölüme kadar, daha önceden belirlenmiş hayatı yaşamaktır.
şöyle ki;
bir insan kaderinden kaçamaz. kaderi neyse onu yaşar. buna karşıt olarak kadere inanmayanlar ''eee o zaman ben arabanın altına atlayayım kaderde yoksa ölmem'' diye düşünürlerse kadere inanmayıpta birgün arabanın altına atlayacaklarıda kaderlerinde yazılmaktadır. ecel kaderin son sayfasıdır.
şöyle ki;
bir insan kaderinden kaçamaz. kaderi neyse onu yaşar. buna karşıt olarak kadere inanmayanlar ''eee o zaman ben arabanın altına atlayayım kaderde yoksa ölmem'' diye düşünürlerse kadere inanmayıpta birgün arabanın altına atlayacaklarıda kaderlerinde yazılmaktadır. ecel kaderin son sayfasıdır.
zeki demirkubuz un kader filmi ile ne olduğunu çok iyi anlattığı şey.
argonun çok olduğu ama taşı gediğine sokan bir film.
argonun çok olduğu ama taşı gediğine sokan bir film.
başımızdan kötü bir olay geçtiğinde, bir başarısızlık yaşadığımızda, sevgiliden ayrıldığımızda, " aslında hayatın akışı insanın elinde değildir" manasına geldiği için ezikçe sığındığımız kelime.
örnek: "kader! elden ne gelir ki..."
örnek: "kader! elden ne gelir ki..."
geçmişte kalmış her şey.
bugün kayda değer birşey yapayım dedim,bugünü de böyle öldüreyim,felekten bir gün çalayım dedim ve oturdum kaderi izledim,felek benden bir gün çalmış oldu böylece..işte bunun fotoğrafı çekilir dediğim birçok kare kaldı aklımda parça parça.kader dediğin şey soyağacından başlıyor insanın,nasıl başlarsa öyle gidiyor,oldukça arabesk deyimler barındıran bir film,gerçekçiliği ise çırılçıplak utandırıyor,yer yer, insanın canı sigara istiyor,insanın canı cigara istiyor,bekir'in sıkıntıdan çay kaşığı ile elektrikli sobaya çay damlatması ve oradaki tıss sesi belki de onun durumunu en güzel açıklayan görüntü..
hiçbir repe ihtiyacı yok o görüntünün, anlıyorsunuz, anlıyorum, anlıyorlar. karanlık bir film, karanlıkta izlenmesi ise daha da karartıyor insanın içini yalnızca bir kez geçiyor kader sözcüğü, bir kez bekir söylüyor bir kez de uğur içli içli.izlerken ağlamak mümkün değil,izlerken anlamak mümkün yalnızca,çıkar yolları düşünürken bütün yolların bir saplantıya çıktığını görmek...
müdahale etme isteği geliyor,dram izleyip ağlayan yetmişli yılların teyzeleri gibi hem de..bir yandan "yahu bekir boşver dön bak karın da güzelmiş,baban da yardım ediyor,yazık etme kendine" demek geliyor insanın içinden öbür yandan çay bardaklarında dönüp duran çay kaşığının tekdüze tıngırtısında bile bir imkan-sız-lık seziliyor,detaylar alıp götürüyor izleyiciyi,sahiden de böyle oluyor diyorsunuz içinizden,öyle uzun bir sessizlik çöküyor ki insan huzur mu duysun,korksun mu bilemiyor ve genelde korku kalıyor,her an herşey olabilirli anlarda ve en güzelini bekir açıklıyor;
--spoiler--
herkesin inandigi bir şey var bu .mina kodugumun hayatinda, benimki de sensin ..
--spoiler--
peki tüm bunlar tercih mi yoksa kader mi?
kader çabalayınca mı atıyor orospu kahkasını, yoksa çabalamayı bıraktığınız anda mı?
aklıma takıldı yalnızca.
hiçbir repe ihtiyacı yok o görüntünün, anlıyorsunuz, anlıyorum, anlıyorlar. karanlık bir film, karanlıkta izlenmesi ise daha da karartıyor insanın içini yalnızca bir kez geçiyor kader sözcüğü, bir kez bekir söylüyor bir kez de uğur içli içli.izlerken ağlamak mümkün değil,izlerken anlamak mümkün yalnızca,çıkar yolları düşünürken bütün yolların bir saplantıya çıktığını görmek...
müdahale etme isteği geliyor,dram izleyip ağlayan yetmişli yılların teyzeleri gibi hem de..bir yandan "yahu bekir boşver dön bak karın da güzelmiş,baban da yardım ediyor,yazık etme kendine" demek geliyor insanın içinden öbür yandan çay bardaklarında dönüp duran çay kaşığının tekdüze tıngırtısında bile bir imkan-sız-lık seziliyor,detaylar alıp götürüyor izleyiciyi,sahiden de böyle oluyor diyorsunuz içinizden,öyle uzun bir sessizlik çöküyor ki insan huzur mu duysun,korksun mu bilemiyor ve genelde korku kalıyor,her an herşey olabilirli anlarda ve en güzelini bekir açıklıyor;
--spoiler--
herkesin inandigi bir şey var bu .mina kodugumun hayatinda, benimki de sensin ..
--spoiler--
peki tüm bunlar tercih mi yoksa kader mi?
kader çabalayınca mı atıyor orospu kahkasını, yoksa çabalamayı bıraktığınız anda mı?
aklıma takıldı yalnızca.
tanrının oyuncakları olduğumuzun kabul edilmesi gereken kavram.
beynin 7 saniye önceden hangi işlemi yapılacağının bilinmesiyle gerçekliği bir kez daha ortaya konan.hani nerde özgür irade.
şımarık, insan denen oyuncaklarıyla yorulmadan oynamaktan mutlu, sürekli yeni oyunlar üreten kimi oyunlarında oyuncaklarının canını acıtan kimisinde ise mutlu eden küçük burjuva çocuğu...
(bkz: sevgiliye yazılan mektuptaki cümlelerden alıntılar)
(bkz: sevgiliye yazılan mektuptaki cümlelerden alıntılar)
(bkz: kaza/#3166751)
"Kader sırrını bilmek, onu bilen kimseye hem büyük bir rahatlık, hem de elemli bir azap verir." ibn arabi
"kime şikayet edeyim seni" demiş sedat ergintuğ; avni anıl hicaz makamında düyek usülün de bestelemiş.
sözleri de şöyle;
kader kime şikayet edeyim seni bilemem
alnıma yazılmış yazısın derinsin silemem
doğarken yakışmış benimsin tenimsin silemem
alnıma yazılmış yazısın derinsin silemem
sözleri de şöyle;
kader kime şikayet edeyim seni bilemem
alnıma yazılmış yazısın derinsin silemem
doğarken yakışmış benimsin tenimsin silemem
alnıma yazılmış yazısın derinsin silemem
gerçekleşebilecek milyonlarca seçenekten sadece birinin gerçekleşmesi. ya da zorunluluk. gerisi, boş düşünce.
canını sıkma, herşey öyle olmak zorundaydı. ve oldu. olmayan ise bizim değildir zaten. olan da bizimdir, sen kucaklamazsan olanı, kim kucaklayacak!
(bkz: spekülasyon)
(bkz: kelebek etkisi)
canını sıkma, herşey öyle olmak zorundaydı. ve oldu. olmayan ise bizim değildir zaten. olan da bizimdir, sen kucaklamazsan olanı, kim kucaklayacak!
(bkz: spekülasyon)
(bkz: kelebek etkisi)
zeki demirkubuz'un hafızalarda iz bırakan filmi.
sevdiğiniz kadın için neleri göze alırdınız? minvalindeki soruya iyi bir cevap veren film.
sevdiğiniz kadın için neleri göze alırdınız? minvalindeki soruya iyi bir cevap veren film.
yazılandır. onu yaşayıp yaşamamak kişinin elindedir.
Şahsi görüşüm odur ki; Masumiyet'i izleyip üstelik bir de aşırı beğenmiş biri olarak onun yanına dahi yaklaşamamış filmdir. Oyunculuklar bu film için değerlendirildiğinde belki yeterli sayılabilirdi ancak, özellikle masumiyet'teki meşhur tiradın bir benzerinin olduğu sahnede ya da uğur'un bekir'le olan konuşmalarında insan ister istemez masumiyet'le kıyaslamaya giriyor ve sürekli eksik bir tarafının olduğunu düşünüyor. Bununla birlikte bazı geçişler çok hızlı olmuş, sorun benden kaynaklı da olabilir ama kimi sahnelerde bekir'in istanbul'da mı izmir'de mi olduğunu anlamam bir kaç dakika sürdü. Bir de özellikle erkan can'ın çok az gözüktüğünü ve benim gibi zatın hayranı olan kişilere yetmediğini düşünmekteyim. Film yine kalbur üstü sayılabilecek kalitede ancak Filmi izleyeceklere tavsiyem eğer masumiyet'i izlememişlerse bu filmi izledikten sonra masumiyet'i izlesinler çünkü her sahnesinde ister istemez bir kıyaslamaya gidiliyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar