bugün
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz18
- yazarların işlediği günahlar8
- amedspor31
- soğuk gecelerde yatağı ısıtma sorunu13
- yemek yaparak sözlükten koca düşürmek16
- günlük tutmak5
- psikologun aman buna da ağlama zırlak demesi6
- yazarların fotoğrafları9
- psikoloğun incinmişsin demesi4
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı21
- rahibin bu günahları çıkaramam demesi5
- erbabı yaparken yorgan titremezmiş4
- aleksey batrakov29
- arkadaşlar uyuyalım mı artık6
- sevgiliyle saatlerce telefonda konuşmak9
- durduk yere tribe girmek5
- korkudan patır patır altına yapmak5
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- kadın tır şoförleri6
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim34
- gecenin şarkısı6
- eski sevgilisini unutamayan biriyle çıkmak3
- çoban salatasını çobanlar mı yaptı5
- bu ne hal yahu9
- kendini odada unutmak4
- atalarınızdan duyulan şamanik bilgiler9
- yakışıklı güvenlik4
- şimdi ne yapsam acaba7
- kar soğuğu6
- fon vurgunu5
- cumartesi gecesi6
- fatma betül sayan kaya milletin nene hatunu dur15
- bir sözlük yazarıyla şömine başında şarap içmek6
- yarma şeftali7
- akşama ne yemek yapsam10
- sezar salatasını sezar mı yaptı4
- kanal 7 gelin dizisi5
- bik bik'in mutfağına konuk olmak18
- zaman makinesi planı3
- xiaomi 17 pro max4
- bebek yağı bebekten mi olur sorunsalı4
- 19 yaşındaki oğlum üvey annesiyle kaçtı10
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- sözlüğün en çok oylayan yazarı5
- ağıza alınca rahatlatan şeyler9
- manken gibi kadınla evlenmek5
- van da tır ile minibüs çarpışması 9 ölü4
- kim milyoner olmak ister5
- the merich'in mutfağına konuk olmak7
- ak parti4
2005 2006 yılları arasında guus hiddink ile beraber avustralya milli takımı nda görev yapmış de nees lakaplı efsane orta saha oyuncusu, menajer.
dünyanın en sert penaltı atan futbolcusu.. *
ajax' ın ünlü altyapı okulundan çıkan, sahada koşmadık yer bırakmayan, hollandalı eski orta saha oyuncusu.
1974 Dünya Kupası finalinde Almanya'ya penaltıyla Hollanda'nın tek golünü atmış oyuncu. barcelona'da da rijkaard'ın yardımcılığını yapmıştır.
en az rijkaard kadar heyecanlandıran galatasaray'ımızın yeni yardımcı antrenörü.
Hıncal Uluç'un Süper Lig'de sezon içinde sallanan 3 büyüklerin hocalarına ve A Milli Takım'da Fatih Terim'e yıllardır değişmeyen standart bir eleştirisi var: "Yardımcıları yetersiz, onunla tartışmıyorlar, masaya yumruklarını vurmuyorlar, emanet edecekleri isimler değil bunlar". Daha fazla uzatmayayım, bu eleştiri klişesinden herkes haberdar. Erdal Keser, Müfit Erkasap, Ahmet Akcan, Metin Tekin, Oğuz Çetin hedefteki isimler. Adı geçen tüm yardımcıların başlarındaki teknik adama laflarını dinletebilmeleri imkansız.
Teknik direktörler yardımcılarını özenle kendilerinden düşük kariyerli, yaşça genç isimlerden seçiyorlar. Fatih Terim'in kafasındaki doğruya Oğuz Çetin hangi geçmiş teknik adamlık başarısının güveniyle "hayır hocam böyle olmamalı" diyebilir ki? Bizde bu işler tersine işliyor, teknik direktörlerin alt kadrosunda hiçbir zaman bir duayen yer almıyor. Atıyorum Metin Türel, Bülent Ünder. işte burada Johan Neeskens'in hikayesini anlatmak lazım. 1970'lerde Cruyff'un gölgesinde kalsa da; 2. Johan olarak anılsa da; 2 Dünya Kupası finali görmüş, Barça'da oynamış, gelmiş geçmiş en büyük yeteneklerden biri bu adam. Teknik adamlık kariyerine bir bakalım. 1998 Dünya Kupasında Hiddink, 3 kişiyi yardımcısı olarak atıyor: Neeskens, Reijkaard ve Koeman. Neeskens, Hiddink görevi bırakınca Reijkaard'ın yardımcısı olarak devam ediyor. Yaşlarına bakalım o tarihte: Reijkaard 38 yaşında, Neeskens 49 yaşında. Ağabeylik yapıyor Reijkaard'a Euro 2000de. Sonra bir dönem kendi kanatlarıyla uçmaya çalışıyor. Nijmegen ile fena işler de yapmıyor ama kulübün eti budu ne!.. 2005de sistem yine aynı. Hiddink, Avustralya milli takımının başında. Neeskens'e "atla uçağa gel" diyor, efsane "uzak" demiyor, gidiyor işte... Ve Barcelona... Rijkaard 2 şampiyonluğu kazanırken; yanında kendisinden 8 yaş büyük Henk ten Cate'i oturtuyor. Rakip analizlerini yapan, altyapıdaki gençleri raporlayan hep Henk Ten Cate. Ajax altyapısının ekmeğini yemiş, işi biliyor. Gün geliyor; o da birinci adam olmak istiyor. Ajax'a gidiyor. iyi de yönetiyor takımı ama geçen sezon son haftada tek gol averajla şampiyonluğu PSV'ye kaptırıyor Ten Cate. Chelsea de uyanıyor bu kurt antrenör-teknik adam ilişkisine. Mourinho gittikten sonra göreve gelen Avram Grant'in eli ayağa birbirine dolanınca Ten Cate geliyor Londra'ya 2. adam olarak. Neeskens nerede peki? Ten Cate gittikten sonra bocalayan Frank Rijkaard'ın yardımcılığını üstleniyor Barcelona'da. Rijkaard 45 yaşında, Neeskens ise 56. Bizim büyüyemeyen genç kuşak teknik adamların da eksiği bu işte!
Abdullah Avcı'yı Feldkamp'a yardımcı yapmaya çalışıyor medya. Halbuki tam tersi olması lazım. Ya da Ertuğrul Sağlam kendi döneminden takım arkadaşlarını antrenör yapıyor kendine. Bülent Korkmaz, Rambo Yusuf ile çalışıyor(du). Abdullah Avcı'nın yanında Arif Erdem var. Kimsenin aklına antrenör olarak Bülent Ünder ile çalışmak gelmiyor nedense. Eksik olan özgüven. Eğer kulübede yanlarına kendilerinden tecrübeli, yaşça büyük bir futbol adamını oturturlarsa; gelecek başarının kendi hanelerine yazmayacağından korkuyor bizimkiler.
Gençlerin önünü açmak; onların sırtını dayayacağı, rakip analizlerine gözü kapalı inanacağı, görmüş geçirmiş bir duayeni bulmaktan geçiyor. Lakin bu asab bozucu bir şekilde; Sinan Engin'i Ertuğrul Sağlam'ın başına pratikte "bekçi" kartvizitte takım menajeri olarak dikmek değil!.. Barça'da Rijkaard, Neeskens'in mi sözüne değer verir yoksa daha dün topçusu- mesela-Cocu'nun mu?..
(bkz: acetobalsamico)
Teknik direktörler yardımcılarını özenle kendilerinden düşük kariyerli, yaşça genç isimlerden seçiyorlar. Fatih Terim'in kafasındaki doğruya Oğuz Çetin hangi geçmiş teknik adamlık başarısının güveniyle "hayır hocam böyle olmamalı" diyebilir ki? Bizde bu işler tersine işliyor, teknik direktörlerin alt kadrosunda hiçbir zaman bir duayen yer almıyor. Atıyorum Metin Türel, Bülent Ünder. işte burada Johan Neeskens'in hikayesini anlatmak lazım. 1970'lerde Cruyff'un gölgesinde kalsa da; 2. Johan olarak anılsa da; 2 Dünya Kupası finali görmüş, Barça'da oynamış, gelmiş geçmiş en büyük yeteneklerden biri bu adam. Teknik adamlık kariyerine bir bakalım. 1998 Dünya Kupasında Hiddink, 3 kişiyi yardımcısı olarak atıyor: Neeskens, Reijkaard ve Koeman. Neeskens, Hiddink görevi bırakınca Reijkaard'ın yardımcısı olarak devam ediyor. Yaşlarına bakalım o tarihte: Reijkaard 38 yaşında, Neeskens 49 yaşında. Ağabeylik yapıyor Reijkaard'a Euro 2000de. Sonra bir dönem kendi kanatlarıyla uçmaya çalışıyor. Nijmegen ile fena işler de yapmıyor ama kulübün eti budu ne!.. 2005de sistem yine aynı. Hiddink, Avustralya milli takımının başında. Neeskens'e "atla uçağa gel" diyor, efsane "uzak" demiyor, gidiyor işte... Ve Barcelona... Rijkaard 2 şampiyonluğu kazanırken; yanında kendisinden 8 yaş büyük Henk ten Cate'i oturtuyor. Rakip analizlerini yapan, altyapıdaki gençleri raporlayan hep Henk Ten Cate. Ajax altyapısının ekmeğini yemiş, işi biliyor. Gün geliyor; o da birinci adam olmak istiyor. Ajax'a gidiyor. iyi de yönetiyor takımı ama geçen sezon son haftada tek gol averajla şampiyonluğu PSV'ye kaptırıyor Ten Cate. Chelsea de uyanıyor bu kurt antrenör-teknik adam ilişkisine. Mourinho gittikten sonra göreve gelen Avram Grant'in eli ayağa birbirine dolanınca Ten Cate geliyor Londra'ya 2. adam olarak. Neeskens nerede peki? Ten Cate gittikten sonra bocalayan Frank Rijkaard'ın yardımcılığını üstleniyor Barcelona'da. Rijkaard 45 yaşında, Neeskens ise 56. Bizim büyüyemeyen genç kuşak teknik adamların da eksiği bu işte!
Abdullah Avcı'yı Feldkamp'a yardımcı yapmaya çalışıyor medya. Halbuki tam tersi olması lazım. Ya da Ertuğrul Sağlam kendi döneminden takım arkadaşlarını antrenör yapıyor kendine. Bülent Korkmaz, Rambo Yusuf ile çalışıyor(du). Abdullah Avcı'nın yanında Arif Erdem var. Kimsenin aklına antrenör olarak Bülent Ünder ile çalışmak gelmiyor nedense. Eksik olan özgüven. Eğer kulübede yanlarına kendilerinden tecrübeli, yaşça büyük bir futbol adamını oturturlarsa; gelecek başarının kendi hanelerine yazmayacağından korkuyor bizimkiler.
Gençlerin önünü açmak; onların sırtını dayayacağı, rakip analizlerine gözü kapalı inanacağı, görmüş geçirmiş bir duayeni bulmaktan geçiyor. Lakin bu asab bozucu bir şekilde; Sinan Engin'i Ertuğrul Sağlam'ın başına pratikte "bekçi" kartvizitte takım menajeri olarak dikmek değil!.. Barça'da Rijkaard, Neeskens'in mi sözüne değer verir yoksa daha dün topçusu- mesela-Cocu'nun mu?..
(bkz: acetobalsamico)
1974 dünya kupası finalinde batı almanya'ya karşı kullandığı penaltı ile dünya kupası tarihninde bir finalde penaltı kullanan ilk oyuncu ünvanını elde etmiş olan ve artık rijkaard ile galatasaray için çalışacak olan hollandalı futbol adamı. hollandanın cruyff"lu efsane kadrosunun efsane isimlerinden biri idi kendisi teknik direktör olarak sadece kendisi bile yeterli olurken bir de rijkaard ile beraber gelmiş olması daha heyecan vericidir.
bugün istanbul'a gelip galatasaray'daki görevine başlayacak olan Rijkaard'ın yardımcısıdır.
galatasaray daki sakatlar kervanına katılmıştır. bir o eksikti zaten.
johan cruijff ile beraber 1971, 1972 ve 1973 yıllarında üst üste 3 kere şampiyon kulüpler kupası'nı mideye indiren afc ajax'ın beyniydi. şimdiki hareketlerini, tavırlarını görsen "bu adam zamanının en büyük topçularından" demezsin hani. öyle içten, öyle de sempatik.
rijkaard' ın yardımcısı değil ortağı gibidir. biz galatasaraylılar da bundna büyük mutluluk duymaktayız. rijkaard ile beraber futbolcuya dayalı sitemi yıkmıştır. hakan şükür, bülent korkmaz vb. tarafından bolca eleştirileceklerini düşünmekteyim.
hakan şükür' ün, büyük kaptan bülent' in, hakan ünsal' ın filan yaptıklarını inkar edemem onlara minnettarız. ama bizim saygımız futbolculuklarına, yorumculuklarına değil.
hakan şükür' ün, büyük kaptan bülent' in, hakan ünsal' ın filan yaptıklarını inkar edemem onlara minnettarız. ama bizim saygımız futbolculuklarına, yorumculuklarına değil.
rijkaard'ın yardımcısı olarak görmediği, ikimiz de galatasaray'ın teknik direktörüyüz dediği ay yüzlü adam..
türkiyede herhangi bi takımı kendi başına yönetebilecekken, rijkard'ın yardımcısı olarak gs'da yardımcı antrenörlük yapan acaip bi adam.
6-0'lık maccabi netanya maçının ardından, dün akşam oynanan ve galatasaray'ın 5-0'lık galibiyetiyle sonuçlanan levadia tallinn maçı sonrasında da basın mensuplarının karşısına frank rijkaard'ın yerine çıkmış, galatasaray antrenörü..
soyadından dolayı saygı duyulası insan.
hollanda milli takımı forması altında 49 maça çıkıp 17 gol atmış galatasaray yardımcı antrenörü, hoca.
(bkz: ohannesburger)*
Adnan Polat'ın, hakkında "Takımın başına Rijkaard'ı değil de sadece Neeskens'i getirseydik bile kimsenin itirazı olmazdı." dediği, Galatasaray'ın en az Rijkaard kadar karizmatik ve teknik bilgiye sahip yardımcı antrenörü.
iyi ki galatasaray'da dediğim adam. rijkaard'la birlikte, bu sene hem süper ligde hem avrupa uefada bizi koparacak olan ekibin üyesi. başarılar...
avrupa futbol kamuoyunda galatasaray'a gelmesi rijkaard'ın gelmesinden daha çok ses getiren teknik adam.
asabi bir kişilikmiş bu akşam bunu da öğrendik.
maçın tam içinde bir teknik adam . sürekli oyuncularla temas halinde.
ali sami yen müdavimleri bilirler. rijkaard'ın yeri kulübedir, neeskens'in yeri teknik direktöre ayrılan bölgenin artık son noktasıdır. hiç oturmaz. maçı yaşar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com