bugün
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek11
- mmm pandela poposu kocaman6
- kız arkadaşıma hediye edeceğim araba için öneriler10
- pandela tarzı entry gir5
- tai lung ile revani yemek4
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması16
- hem entelektüel hem sikici hem yakışıklı erkek8
- sözlükte flörtleşmek18
- renkli gözün türkiyede çok yaygınlaşması4
- ben geldim naneler10
- annenin ölmesi5
- wednesdayin annesi9
- alain delon vs cüneyt arkın5
- khk ile devletten şutlanan cemaatciler3
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları7
- geceye 90 lardan bir şarkı bırak2
- izlenmiş en kusursuz film8
- pandela'nın allah'tan tövbe alması2
- sözlüğü siliyorum dostlar17
- tayyib i allah bile indiremez2
- pandela43
- 19 cm damarlı penis2
- yerim seni2
- gece sıcağı2
- alev isimli kızların genel özellikleri3
- arkadaşlar bu ayakkabı nasıl8
- erkekler olarak sokakta donla dolaşmak istiyoruz3
- erkekleri taciz eden kadın3
- azgın türbanlı10
- fuckbuddy2
- kızların çabuk büyümesi2
- özlü sözler4
- ismet bin şerh'i çağmini vel astronomi el öklidevi2
- türk müsün6
- ellerim bos gonlum hos3
- mavi gözlü erkek5
- üç beş kitap okumakla münşi olunmaz2
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz4
- sözlüğün kahve olması13
- uludağ sözlükte herkes birader yazardır4
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması17
- arkadaşlar hoşçakalın galiba silik yiyeceğim3
- bir sözlük kızına soylu duygular beslemek2
- gerizekalı ai moderatör3
- evlenmekten korkmak10
- kürtçülerin beyinsiz olması4
- alttaki yazara aşık ol11
- kendini alain delon zanneden göbekli türk erkeği2
- uludağ sözlükte kadın yazar var sanmak3
- dikkat dikkat tai lung kız11
bugüne kadar izlediğim en iyi filmlerden.
--spoiler--
aslında anlaşılabilir bir konusu var ancak recep ivedik gibi filmleri izlemiş insanlara fazla gelebilir. daha önce nolan filmi izlediyseniz sizi bozmaz. özellikle kusursuz aklın sonsuz gün ışığını izlediyseniz ve beğendiyseniz çok seveceksiniz. hemen hemen benzer bir karmaşıklık var.
çok abartılması da doğru değil, bir nolan filmi ancak tüm dünya da ve özellikle bizim ülke de böyle karmaşık konulu filmlere harika demek adet olmuş. zaten ya çok kötü deriz ya da mükemmel. film çok iyi bundan emin olun ancak bir forrest gump değil.
--spoiler--
notum : 9/10
--spoiler--
aslında anlaşılabilir bir konusu var ancak recep ivedik gibi filmleri izlemiş insanlara fazla gelebilir. daha önce nolan filmi izlediyseniz sizi bozmaz. özellikle kusursuz aklın sonsuz gün ışığını izlediyseniz ve beğendiyseniz çok seveceksiniz. hemen hemen benzer bir karmaşıklık var.
çok abartılması da doğru değil, bir nolan filmi ancak tüm dünya da ve özellikle bizim ülke de böyle karmaşık konulu filmlere harika demek adet olmuş. zaten ya çok kötü deriz ya da mükemmel. film çok iyi bundan emin olun ancak bir forrest gump değil.
--spoiler--
notum : 9/10
insanların anlayamadıkları için çok beğendikleri film.
2010'un en iyi filmidir. Hatta son 3 senede çıkan en iyi filmdir. Nolan'ın en son başyapıtıdır. Sonraki filmlerini bekliyoruz.
hayır arkadaş o kadar da harika bir film değil, neyi abartılıyor anlamıyorum.
marion cotillard'a tekrar hayran kalma sebebi.
farklı bir çekicilik var bu kadında.
--spoiler--
ayrıca bu kadının olduğu sahnelerde altıma zıçtım resmen.
kadının ölü olduğunu biliyoruz ya, hani bazı sahnelerde böle gözlerini dikip bakıyor ya mimar kıza(rüyada işte). o bakışları ben de "samara"nın yapmak isteyip yapamadığı şeyi yaptı vallaha. korktum yemin ederim. sadece ben miyim bilmiyorum.
--spoiler--
farklı bir çekicilik var bu kadında.
--spoiler--
ayrıca bu kadının olduğu sahnelerde altıma zıçtım resmen.
kadının ölü olduğunu biliyoruz ya, hani bazı sahnelerde böle gözlerini dikip bakıyor ya mimar kıza(rüyada işte). o bakışları ben de "samara"nın yapmak isteyip yapamadığı şeyi yaptı vallaha. korktum yemin ederim. sadece ben miyim bilmiyorum.
--spoiler--
kesinlikle devamının gelmesini umud ettiğim, zekice kurgulanmış, başarılı görsel efektleri olan, abartılmaya ihtiyacı olmayan sürükleyici bir nolan işi.
güzelliği abartılmayan şahsi görüşüm gerçekten güzel olan filmdir.
leonardo dicaprio, joseph gordon-levitt, ellen page gibi oyuncuların başrollerde oynadığı, 2010 amerika-ingiltere ortak yapımı, dram, gizem, bilim-kurgu, gerilim türlerindeki filmdir. süresi 148 dakikadır.
--spoiler--
son zamanlarda izlediğim (avatar ve vavien ile beraber) en güzel film. ankara'da gordion alışveriş merkezindeki sinema'da gittim bu filme 1 hafta önce.
ince işlenmiş senaryosu olsun, oyunculuklar olsun, görsel ve ses efektleri olsun çok iyi düşünülmüş ve yapılmış bir filmdi. film bilim-kurgu ama rüyaları temel alan, robotların falan olmadığı günümüzde geçen bir bilim-kurgu. di caprio abimiz başta olmak üzere bir kaç adam (ki bunlar profesyonel bir gurup) insanları rüyalara daldırarak, rüyalarında onların bildikleri gizli bilgileri almaya çalışmakta. bir rüya'da etkili olamıyorlarsa bir rüya'dan diğer rüya katmanlarına dalmaktalar ama bu da tehlikeli olmaktadır. ayrıca daha öncecen ölmüş olan karısı rüyalara cobb'un (dicaprio) bilinçaltı sayesinde girerek bu işleri sabote etmektedir. aynı zamanda di caprio karısının kendisi tarafından öldürüldüğü suçlaması yüzünden amerikaya gidemez ve çocuklarından uzak kalmak zorundadır. bunu aşabileceği bir teklif saito ismindeki bir işadmından gelir. bu adam çok güçlü bir adamdır ve cobb'dan rakibinin çocuğunun (ki bu çocuk yakında işlerin başına geçecektir) rüyalarına girerek babasının şirketini dağıtması gerekliliği fikrini onun bilinçaltına yerleştirmesini ister. bu zor bir iştir ve cobb ekibiyle beraber rüya'da dört katman aşşağıya inmek zorundadır ki bunun için güçlü uyuşturucu alırlar ve bu da onlara rüya'da öldüklerinde gerçek hayata dönememe riskini getirir. işte bu 4 katmanlı rüya kısmı gözlerinizi sahneye çevirtiyor ve gözlernizi oradan alamıyorsunuz. oradaki sahnelerin ince işlenişi ve aksiyonu çok güzeldi. herşey çok güzel düşünülmüş. tabi görsel şöleni de unutmamak lazım. en son sahne'Deki ikilem ise çok iyiydi. o dönen zımbırtı duracakmıydı durmayacakmıydı? yönetmen bunu bizim hayal gücümüze bırakmış. iyi de etmiş. yanlış görmediysem o zıbırtı sendelemeye başlamıştı. düşecekti sanırım ki bu da mutlu son demek.
sadece aksiyon değil aynı zamanda güldüğüm eğlenceli sahneler de vardı film'De. mesela saito'un uçak şirketini satın aldığını söylediği sahne ve arthurun işi bahane ederek ellen'i öptüğü sahneler'de (it was worth to try) bayağı güldüm.
film'Deki benim açımdan tek olumsuz yan ise ellen denen kızın burnunu bütün işlere sokması ve hiç laf dinlememesiydi. bu yaptıkları onu bayağı bir sinir bozucu yapıyordu.
--spoiler--
sonuç olarak bu filmi yapanların ellerinden öpmek gerekir. çok güzel bir yapım olmuş. umarım bir ikincsi (eğer bu güzelikte yapacaklarsa) gelir.
--spoiler--
son zamanlarda izlediğim (avatar ve vavien ile beraber) en güzel film. ankara'da gordion alışveriş merkezindeki sinema'da gittim bu filme 1 hafta önce.
ince işlenmiş senaryosu olsun, oyunculuklar olsun, görsel ve ses efektleri olsun çok iyi düşünülmüş ve yapılmış bir filmdi. film bilim-kurgu ama rüyaları temel alan, robotların falan olmadığı günümüzde geçen bir bilim-kurgu. di caprio abimiz başta olmak üzere bir kaç adam (ki bunlar profesyonel bir gurup) insanları rüyalara daldırarak, rüyalarında onların bildikleri gizli bilgileri almaya çalışmakta. bir rüya'da etkili olamıyorlarsa bir rüya'dan diğer rüya katmanlarına dalmaktalar ama bu da tehlikeli olmaktadır. ayrıca daha öncecen ölmüş olan karısı rüyalara cobb'un (dicaprio) bilinçaltı sayesinde girerek bu işleri sabote etmektedir. aynı zamanda di caprio karısının kendisi tarafından öldürüldüğü suçlaması yüzünden amerikaya gidemez ve çocuklarından uzak kalmak zorundadır. bunu aşabileceği bir teklif saito ismindeki bir işadmından gelir. bu adam çok güçlü bir adamdır ve cobb'dan rakibinin çocuğunun (ki bu çocuk yakında işlerin başına geçecektir) rüyalarına girerek babasının şirketini dağıtması gerekliliği fikrini onun bilinçaltına yerleştirmesini ister. bu zor bir iştir ve cobb ekibiyle beraber rüya'da dört katman aşşağıya inmek zorundadır ki bunun için güçlü uyuşturucu alırlar ve bu da onlara rüya'da öldüklerinde gerçek hayata dönememe riskini getirir. işte bu 4 katmanlı rüya kısmı gözlerinizi sahneye çevirtiyor ve gözlernizi oradan alamıyorsunuz. oradaki sahnelerin ince işlenişi ve aksiyonu çok güzeldi. herşey çok güzel düşünülmüş. tabi görsel şöleni de unutmamak lazım. en son sahne'Deki ikilem ise çok iyiydi. o dönen zımbırtı duracakmıydı durmayacakmıydı? yönetmen bunu bizim hayal gücümüze bırakmış. iyi de etmiş. yanlış görmediysem o zıbırtı sendelemeye başlamıştı. düşecekti sanırım ki bu da mutlu son demek.
sadece aksiyon değil aynı zamanda güldüğüm eğlenceli sahneler de vardı film'De. mesela saito'un uçak şirketini satın aldığını söylediği sahne ve arthurun işi bahane ederek ellen'i öptüğü sahneler'de (it was worth to try) bayağı güldüm.
film'Deki benim açımdan tek olumsuz yan ise ellen denen kızın burnunu bütün işlere sokması ve hiç laf dinlememesiydi. bu yaptıkları onu bayağı bir sinir bozucu yapıyordu.
--spoiler--
sonuç olarak bu filmi yapanların ellerinden öpmek gerekir. çok güzel bir yapım olmuş. umarım bir ikincsi (eğer bu güzelikte yapacaklarsa) gelir.
leonardo di caprio'nun oyunculuğunda zirve yaptığı, son yıllarda izlediğim en iyi filmlerden biri..
filmin etkisinden yanındaki hatunla ilgilenemeyeceğiniz film.
gidesim olan filmdir fekat yanıma bana layık hoş bir bayan arkadaş bulamadıgımdan gidememişimdir. var mı şöyle yanıma yaraşır bi bagyan arkadaş büyükçekmece civarlarında?
(bkz: istanbul/büyükçekmece)
(bkz: istanbul/büyükçekmece)
filmin çıkışında ya şuan rüyadaysak diye arkadaşla göz göze geldiğimiz filmdir.
karakterlerin isimleriyle beni güldüren film (Mal,Nash).
leonardo di caprio'nun muazzam oyunculuğuyla kalitesi tavan yapan filmdir. bu film sayesinde christopher nolan'ın ne kadar manyak bir adam olduğunu da öğrenmiş bulunuyoruz. * keza batman serisiyle farketmiştik zaten de bu kertede olacağını tahmin edemezdim. the matrix' ve the dark knight'tan sonra odama afişini asacağım bir üçüncü film oldu. batman trilogy'sinin son filmi için beklemedeyiz nolan. gel 2011 gel.
fantastik diyeceğim diyemiyorum, gerçek üstü desem o da değil. kardeş ben böyle filmleri sevmiyorum. fantastik muhabbet koyacaksan dünyanı ve kurallarını da ona göre koyacaksın (bkz: star wars). sürüklemesine sürüklüyor ama çok karışık be birader. rüya içinde rüyayı takip etmekte zorlandım. bi de bizim sinemada bi ara film kesildi. dedim yönetmenin bi muzurluğu mu acaba? ama şurası kesin ki bunun devamını çekecekler.
ikinci kez izlendiğinde, ilk anın heyacanından ve karmaşasından sıyrılmış olarak yani, ilk izlendiği andan bile daha çok zevk verebilen, duru, net ve iyi kurgulanmış güzel film, fazla simge kullanmaya gerek duymadan (bkz: the matrix) anlatmak istediğini gayet iyi anlatmayı başarabilmiştir ayrıca.
bireylerin top 10 film listelerinde ilk beşi zorlayacak bir başyapıt daha.
filmin ortalarında sleuth filmindeki mükkemmel performansıyla izlediğimiz michael caine i görmek ise ayrı bir mutluluk katıyor.
başka ne yapılabilirdi diye soran beyinlere verilecek en güzel cevap inception.
filmin ortalarında sleuth filmindeki mükkemmel performansıyla izlediğimiz michael caine i görmek ise ayrı bir mutluluk katıyor.
başka ne yapılabilirdi diye soran beyinlere verilecek en güzel cevap inception.
memento ve the prestige' de olduğu gibi konuyu daha iyi kavramak açısından ikinci kez seyredilmesi gereken nolan filmi. adamın huyu bu.
MÜKEMMEL BiR FiLM OLMAKLA BERABER OLAYLAR 5 FARKLI BOYUTTA DA ÇOKÇA HIZLI iLERLEDiĞiNDEN TEKRAR iZLENMESiNiNDE FAYDA VARDIR.
filmin en hayal kırıcı sahnesi, kızın rüya mimarlığına uygun olup olmadığını test etmek için esas oğlanın kıza labirent çizdirmesiydi. bu hayal kırıklığı, armageddon filminde uzaya gidecek adamları petrol sondajcılarının içinden seçmeleriyle eşdeğerdir.
ayy bütün gerizekalı sinema cahilleri bile "çok iyi abi yeaaaa" demiş.. sinemadan, kubrick'den, nolan'dan her şeyden soğudum.. gidip maskeli beşler izleyip gerizekalı takılacağım.. ühüh ühüh hühüühühühhüü
nasıl beğenirsiniz lan? siz gerizekalı sinema cahilisiniz olum! ben en iyinizdim hani! beğenmeyin lan! nolur beni buza çevirmeyin yeaa....
nasıl beğenirsiniz lan? siz gerizekalı sinema cahilisiniz olum! ben en iyinizdim hani! beğenmeyin lan! nolur beni buza çevirmeyin yeaa....
filmin iyi olduğu tartışmasız bir gerçek. çok uzun zamandır sinemada koltuğa mıhlanıp perdeye pür dikkat kesildiğim nadir filmlerden biri.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar