bugün
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı76
- okul zilinin pavlovsal etkisi5
- eski sevgilinin yeni sevgilisi3
- gece gece bamya yenir mi8
- ilk buluşmada 3 çeyrek kokoreç gömen kız5
- rus kadınla evlenir misiniz10
- fenerbahçe biraz sert biraz katı5
- polis çevirmesi4
- galatasaray'ın aslında osimhensaray olması6
- kiraz cicegi kolonyasi20
- futbolla zerre ilgilenmeyen erkek15
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı16
- silvermist'in mutfağına konuk olmak12
- bakarız diyen erkek17
- okan buruk9
- yalnızlıktan kafayı yiyen insan3
- dm yazarlığı9
- okan buruk'un hakeme ana avrat küfür etmesi8
- ne kadar paranız var10
- mansur yavaş'ın akp'ye geçmesi10
- dünya ya gelmeme gibi şansınız olsaydı5
- 0 0 710
- çok eşliliğin iğrenç bir şey olması8
- galatahahahahahaha7
- galatasaray'ın ülke puanının anasını bellemesi7
- bir yazara küfredilen entryyi artılayan yazarlar7
- recep tayyip erdoğan14
- cübbeli ahmet hoca9
- serhat kılıç28
- gta 78
- insanoğlu çalışmak ile lanetlenmiştir10
- iş görüşmesine çağrılınca telefonda maaş soran tip12
- sözlük kapanırsa yazarlar ne yapacak2
- sözlüğün sarması13
- sonra konuşuruz diyen sevgili13
- galatasaray'a lizbon da skandal kararlar5
- ey insan6
- kendinle alakalı ilginç bir bilgi ver6
- maaş yüz yüze görüşülecektir12
- sözlüğün en kültürlü yazarı14
- bütün entryleri futboldan ibaret yazar4
- dereden altın bulmak5
- dünyada en güzel kadınların yaşadığı ülke9
- 6 saattir mesaj atmayan sevgili8
- uykusuz kedi ile soba çayı içip dedikodu yapmak8
- uğurcan çakır4
- hala açılacak başlık bulunması4
- otobüste açamadığı camı kıran erkek13
- sırlar denizi5
- gocu34
katille kanka olup sizi yanıltmaya çalışan,katile bile kibar davranıp gerçek bir beyefendi olduğunu gösteren,bıyıklarına özen gösteren ve kesmeyeceğini her fırsatta dile getiren dedektif
belçikalıdır.
cinayetleri çözmesi için sadece beynindeki küçük gri hücreleri kullanması gerektiğini söyleyen bir deha.agatha christie'nin bir kitabında cinayeti o işlemiştir(adını söylemeyelim de tadı kaçmasın)
ayrıca kendisinin fransız zannedilmesinden hiç hoşlanmaz bu beyefendi
herkül puaro şeklinde okunması gereken isim.
herkesi istedigi gibi sorgulama yetkisini kimden aldigini merak ettigim sahsiyet. adam yunanistan'da da, turkiye'de de, amerika'da da istedigini istedigi gibi sorguya cekiyor. bir allahin kulu delikanli da cikip "sen kim oluyon lan, bi siktir git" demedi.
ayrıntılara odaklanma ve ipuçlarını birleştirmedeki başarısı orient ekspresinde cinayet adlı agatha christie romanında ön plana çıkan dedektif.
oyunu kurallarina gore oynayan adam.
di$ gorunu$une onem verir, kesinlikle gururludur.
detay hastasidir. beynindeki kucuk gri hucreleri kullanarak her$eyi cozebilecegine inanir. bana hep agatha christie poirotyu yaratirken metafizikten etkilenmi$ gibi gelirdi, bilemiyorum artik.
agatha christienin ufak poirot oykulerini birle$tirdigi bir romani da mevcuttur. 15-20 sayfalik oykulerdir bunlar ve poirotnun zekasinin daha bir one ciktigini hissedersiniz.
hic bir hayali karakter oldugunde gozya$i doktugumu hatirlamiyorum, ama sanirim "ve perde indi.." kitabinin sonlarinda bir kac damla yuvarlanmi$ti gozlerimden...
(bkz: agatha christie)
(bkz: ve perde indi)
di$ gorunu$une onem verir, kesinlikle gururludur.
detay hastasidir. beynindeki kucuk gri hucreleri kullanarak her$eyi cozebilecegine inanir. bana hep agatha christie poirotyu yaratirken metafizikten etkilenmi$ gibi gelirdi, bilemiyorum artik.
agatha christienin ufak poirot oykulerini birle$tirdigi bir romani da mevcuttur. 15-20 sayfalik oykulerdir bunlar ve poirotnun zekasinin daha bir one ciktigini hissedersiniz.
hic bir hayali karakter oldugunde gozya$i doktugumu hatirlamiyorum, ama sanirim "ve perde indi.." kitabinin sonlarinda bir kac damla yuvarlanmi$ti gozlerimden...
(bkz: agatha christie)
(bkz: ve perde indi)
gayet karizmatik, oldukça tutucu, belçikalı, zeki dedektif. kendisinin iştirak ettiği cinayetleri hep birlikte aydınlatmak pek bir güzel oluyor.*
bir zamanlar trt de de dizisi yayinlanan david suchet in basariyla canlandirgi karakter.
agatha christie'nin kitaplarının başrolündedir. bir kitabında ölür hatta uzun süre başka bir kitapta tekrar ayağa kalkıp buldum demesini beklersiniz.
bir kitap boyunca samimi gecindigi arkadasina kitap sonunda katil oldugunu iddiaa eden,götü boklu belçikalı dedektif.*
masum olduğu ortaya çıkana kadar herkesin şüpheli olduğunu düşünen dedektiflerin önderi. ağzından sigarası eksik olmayan aksi belçikalıdan, yaratıcısı agatha christie nefret ederdi. zekasıyla kadınları kendine hayran bırakan bu karakter, agatha christie tarafından gizemli bir şekilde öldürülmüştür.
poirot denince akla gelen şeyler; küçük gri hücreleri ve bıyıkları. muhteşem karakter, sevimli belçikalı.
Her kitabında en alakasız kişinin suçsuzluğunu güzel detaylarla yakalayan dedektif kahraman. Agatha Christie kitaplarının yanına hep bir çaylak alıp eğiten insanı.
agatha cristie'nin 1. dünya savaşı yıllarından 2. dünya savaşı yılları arasında olan dönemlerde yaşadığını varsaydığı ve genellikle de ingiliz sömürgesi ya da etkisi altındaki devletlerde karşılaştığı cinayetleri -ki genelde bu cinayetlerin kendisini zorla bulduğunu iddia eder- çözerek dünya çapında bir üne kavuşmuştur bu şahıs. tam bir beyefendi fakakt kesinlikle alçakgönüllü ve mütevazi olmayan bir kişilik olmamasının yanı sıra biraz da dış görünüş takıntılısıdır. genellikle onu bulan cinayetler veya kendisinin karıştığı cinayetler hep zengin bir ailenin ferdine yönelik olmuştur.
cinayet çözümlemesini kafasındaki gri hücreler esaslı soruları doğru sormak ve kanıtları yap-boz gibi defalarca farklı yönlerde yerleştirerek doğrusunun nereye girdiğini bularak ve en önemlisi insanların psikolojisi ile beraber onlara doğruyu söyleterek yapar.
kaldı ki çoğu zaman kendisinin üç anahtar noktası vardır: birincisi ölünün bulunduğu yerdeki objelerin aslında konuştuğu -yani her şeyin bir manasının olduğu-, insanların sürekli yalan söyleyemeyecekleri ve ne olduğunu bilemediğim ve kitaplarında agatha cristie'nin alelade açıklamadığı 3. bir yöntem. her zaman bunu "kendi metodumla" diyerek açıklar hercule; ama dahası hakkında bahsetmez.
cinayet çözümlemesini kafasındaki gri hücreler esaslı soruları doğru sormak ve kanıtları yap-boz gibi defalarca farklı yönlerde yerleştirerek doğrusunun nereye girdiğini bularak ve en önemlisi insanların psikolojisi ile beraber onlara doğruyu söyleterek yapar.
kaldı ki çoğu zaman kendisinin üç anahtar noktası vardır: birincisi ölünün bulunduğu yerdeki objelerin aslında konuştuğu -yani her şeyin bir manasının olduğu-, insanların sürekli yalan söyleyemeyecekleri ve ne olduğunu bilemediğim ve kitaplarında agatha cristie'nin alelade açıklamadığı 3. bir yöntem. her zaman bunu "kendi metodumla" diyerek açıklar hercule; ama dahası hakkında bahsetmez.
agatha criste, bazı kitaplarda onu kahraman yapmaz. ya yoktur, ya da ismen geçer sadece. o kitaplar diğerleri kadar iyi olmaz asla. neşesi ile, tavırları ile, zanlılara karşı konuşmaları ile bir tanedir o.
orta okul ve bir kısım lise hayatım boyunca poyirot diye okudum ayrıca. yıllar sonra öğrendim puaro diye okunduğunu. ama hala kendi kendime okuyorsam poyirot diye okumayı tercih ediyorum.
orta okul ve bir kısım lise hayatım boyunca poyirot diye okudum ayrıca. yıllar sonra öğrendim puaro diye okunduğunu. ama hala kendi kendime okuyorsam poyirot diye okumayı tercih ediyorum.
Romanlardan birisinde ölür poirot okuru öksüz bırakarak.
polisiye romanın en sağlam dedektifi ki ve perde indi adlı romanda öldükten sonra ingilterede times gazetesine ölüm ilanı verilerek ölüm ilanı verilen tek hayali karakter ünvanını kazanmıştır.
aslen belçikalıdır,belçika'da polislik vazifesini yerine getirir.emekli olduktan sonra ingiltere'de styles köşkünde işlenen bir cinayete karışarak edebiyat tarihine bir güneş gibi doğar (styles'da esrarengiz cinayet)
yüzbaşı arthur hastings ile birlikte maceradan maceraya koşarlar.hastings saftirik ve centilmen olan taraftır.poirot için ise bunlar önemli değildir.rahatlıkla kapı deliğinden içeriyi gözetleyebilir.
yaklaşık 33 romanda bulunan bu dedektif
bazen tek başına çalışsa da
genelde romanlarda şu karakterlerle yan yana görebiliriz.
müfettiş japp , başmüfettiş battle , bay goby , ariadne oliver , albay race ve en önemlisi yüzbaşı arthur hastings..
en sevdiği içki kakao ve nane likörü'dür.
kediye benzeyen yeşil gözleri ve en önemlisi olan pos bıyıklaı vardır ki ona göre ingiltere'nin bir numaralı bıyığıdır.onu pomatlarla besler.
her zaman rahatsız edecek rugan ayakkabılar giyer.aşırı derecede simetri hastalığı vardır.
son derece kendini beğenmiştir.tevazu denen şey çok ender olarak çıkar ortaya.
genelde hastings gibi kızıl saçlı zayıf hatunlardan değil de ,gösterişli iri yarı hatunlardan hoşlanır.hatta bunların en meşhuru suçlu olmasına rağmen vera rossakofftur.poirot'un kadın gözüyle baktığı tek kadındır kendisi.
holmes gibi olayı çözüp salak watson'a en sonunda anlatmaz.hatta çoğu zaman hastings istemeden de olsa poirot'u çözüme götürür.
en sevdiği laf "gri hücrelerini çalıştır mon ami"dir
poirot da üşenmez dersimiz cinayet adlı eserde hastings'i bella duveen ile yani sevgili kül kedisi ile baş göz eder,hatta sonradan hastings evlenip arjantin'e gider.
ona göre cinayet kesinlikle hoş görülmeyecek bir şeydir.meslek hayatı boyunca sadece bir kez başarısızlığa uğrayan bu mükemmel dedektif ve perde indi adlı eserde ölür
ama ölümünde bile adaleti sağlamaktan geri kalmaz.
seni her zaman kalbimde yaşatacağım şirin belçikalı..
aslen belçikalıdır,belçika'da polislik vazifesini yerine getirir.emekli olduktan sonra ingiltere'de styles köşkünde işlenen bir cinayete karışarak edebiyat tarihine bir güneş gibi doğar (styles'da esrarengiz cinayet)
yüzbaşı arthur hastings ile birlikte maceradan maceraya koşarlar.hastings saftirik ve centilmen olan taraftır.poirot için ise bunlar önemli değildir.rahatlıkla kapı deliğinden içeriyi gözetleyebilir.
yaklaşık 33 romanda bulunan bu dedektif
bazen tek başına çalışsa da
genelde romanlarda şu karakterlerle yan yana görebiliriz.
müfettiş japp , başmüfettiş battle , bay goby , ariadne oliver , albay race ve en önemlisi yüzbaşı arthur hastings..
en sevdiği içki kakao ve nane likörü'dür.
kediye benzeyen yeşil gözleri ve en önemlisi olan pos bıyıklaı vardır ki ona göre ingiltere'nin bir numaralı bıyığıdır.onu pomatlarla besler.
her zaman rahatsız edecek rugan ayakkabılar giyer.aşırı derecede simetri hastalığı vardır.
son derece kendini beğenmiştir.tevazu denen şey çok ender olarak çıkar ortaya.
genelde hastings gibi kızıl saçlı zayıf hatunlardan değil de ,gösterişli iri yarı hatunlardan hoşlanır.hatta bunların en meşhuru suçlu olmasına rağmen vera rossakofftur.poirot'un kadın gözüyle baktığı tek kadındır kendisi.
holmes gibi olayı çözüp salak watson'a en sonunda anlatmaz.hatta çoğu zaman hastings istemeden de olsa poirot'u çözüme götürür.
en sevdiği laf "gri hücrelerini çalıştır mon ami"dir
poirot da üşenmez dersimiz cinayet adlı eserde hastings'i bella duveen ile yani sevgili kül kedisi ile baş göz eder,hatta sonradan hastings evlenip arjantin'e gider.
ona göre cinayet kesinlikle hoş görülmeyecek bir şeydir.meslek hayatı boyunca sadece bir kez başarısızlığa uğrayan bu mükemmel dedektif ve perde indi adlı eserde ölür
ama ölümünde bile adaleti sağlamaktan geri kalmaz.
seni her zaman kalbimde yaşatacağım şirin belçikalı..
agahta christie' nin yarattığı belçikalı, kibar, iyi giyinen, bıyıklarıyla övünen dedektif karakteri. kariyerinde çözemediği sadece bir olay vardır. ancak o bununla övünmez aksine bundan utanç duyar. kibirlidir yani. csi las vegas' taki grisson karakterinin hercule' den esinlenerek yaratıldığını düşünmüşümdür hep.
yer aldığı hemen her agatha christie romanında'that's very curious ve i need little grey cells' gibi cümleleriyle hafızama kazınmış, giyimine aşırı özen gösteren ve farklı bıyığıyla daha da dikkat çeken belçikalı dedektif karakteri. 'miss marple mı yoksa hercule poirot mu daha iyi' yarışını önde götürmeye devam ediyor.
Jean Claude Van Damme'ın Fransız sanılması kadar Fransız sanılmaktan muzdarip, Jean Claude Van Damme'ın Belçikalılığı kadar Belçikalılık içeren aslında Agatha Christie'nin zekasını yansıtan karakter. Tabi, o kadar canlı, bizden biri gibi hissettirir ki kendini burada Agatha Christie'nin yarattığı bu karakterden dolayı yazarın kendisine ne kadar saygı duysak azdır.
Bir insanın kafasında olayları çözmeyi istediği tüm şekilleri bu adam uygular. Haliyle Hercule'ün zekasının getirisi olan final konuşmaları okuyucuyu "vay be, hakikaten, ben de böyle çözseydim ne süper olurdu" tarzı bir masumiyete ve gıpta edişe çeker. Gerçek bir insan kadar iskeletleşmesi ve kanlı canlıymış gibi karşımıza çıkması belki de kendisini açık ara gelmiş geçmiş en zeki adamlardan birisi yapar.
Bir insanın kafasında olayları çözmeyi istediği tüm şekilleri bu adam uygular. Haliyle Hercule'ün zekasının getirisi olan final konuşmaları okuyucuyu "vay be, hakikaten, ben de böyle çözseydim ne süper olurdu" tarzı bir masumiyete ve gıpta edişe çeker. Gerçek bir insan kadar iskeletleşmesi ve kanlı canlıymış gibi karşımıza çıkması belki de kendisini açık ara gelmiş geçmiş en zeki adamlardan birisi yapar.
genelde kitabın ortasında cinayeti çözen, ancak emin olmak için delil arayan tonton dedektif. onsuz cinayet romanı düşünemiyorum.
Agatha Christie romanlarını okutturan yegane değer. Gri Hücreler-Ufacık bir fikirim var-Mon ami Hastings en bilinen ve akılda kalan replikleridir
"beni yanına al üstad, eğit beni" demek istediğim tek polisiye roman karakteri. sherlock holmes gibi kötü alışkanlıkları da yoktur bu ağabeyimizin. bir miktar ukala ve kibirli olabilir ancak hak eder o kadarını da.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar