bugün
- gammazlık5
- dhalsim8
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı55
- gocu27
- erdoğan giderse akepe bürokrasisi ne olacak3
- yazar kızdırmak4
- entry si silinen yazarın salya sümük ağlaması3
- true nickli namussuz yazar15
- yol tarif etmek2
- ispanya18
- uysaljakoben15
- lionel messi12
- 2026 dünya kupası23
- arjantin17
- ona bir şeyler söyle2
- futbol13
- dünya18
- haluk levent vs serdar ortaç7
- 19 temmuz 2026 dünya kupası finali14
- messi'ye bir teselli ballon d or'u verilsin7
- sütlü buz2
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları37
- korku evi2
- slavko vincic4
- ekonomi'nin 10 senedir berbat olması2
- aşk hayatı4
- ispanya arjantin maçı kaç kaç biter7
- bir kızın poposunu tokatlayarak cezalandırmak6
- resim hocaları5
- en pahalı internetin türkiye de olması2
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı11
- le cola'nın 67 tl olması5
- bugün sağlığın için ne yaptın13
- türklerin ileri olduğu konular21
- türkiyede güzel içecek satılmaması3
- açık büfe olduğu halde tabağı doldurmamak9
- sözlükle olan anlaşmayı fesh ediyorum4
- sapık7
- kemal kılıçdaroğlu7
- gocu nerede8
- bir kadının en güzel bölgesi13
- şehir kurma oyunları5
- uludağ sözlük diriltme operasyonu6
- ilk torun olmak2
- marc cucurella5
- bilgisayardan anlıyorum hareketleri7
- kahveye naber lan avradını siktiklerim diye girmek4
- allah varsa beni milli yapsın7
- uyudunuz mu arkadaşlar3
- muşlettin amca bey birader bey3
Türkiye'de, Oscar Wilde'dan, Shakespeare'dan alıntılar yapan bir dizi var artık dedirten kalite. Sembolleriyle aklımı alan başarılı yapıt: RAMiZ: . 1. Akıllı, zeki. 2. işaretlerle, simgelerle gösteren. ALi-CENGiZ Oyunu: hile içeren düzenbazlık. EZEL: Geçmişi ve geleceği olmayan. EYŞAN: Şanlı güzel, güzelliği ile ünlü.
cok kaliteli bir dizi. ingiliz edebiyatindan alintilar yapmasi ile gonlumde taht kurdu. aksiyon, entellektuelite, kultur, racon hepsi var. cok kaliteli cok.
ramiz dayı manavdan portakal seçerken ali'nin arabayla sinsice gelidiği sahnede "ulan şimdi sözlükte 'bunu da the godfather`dan araklamışlar' diye konuşurlar" düşüncesine sevketmiş dizidir.
telmih sanatının dibine vuran dizi. kafayı yedim şurada şuna gönderme yapıldı burada buna diye. senaristi aşmış biri olmalı. zira benim yakaladıklarımın yanına sözlüklerde geçenleri de koyunca "ulan aşmış psikopat herifler" diyorsun.
kalitesi yüksek dizi. insanlar kurtlar vadisinden şikayet ediyor , çok silah atılıyor, adam ölüyor diye. onun için o yönden eleştirilecek bir noktası yok. ayrıca dizi bilmeyen bir çok insana oscar wilde'ı, hayyam'ı, shakespeare'i, hasan sabbah'ı tanıttı.
bir de ömer (ezel) isimli genci oyuna getiren iki yakın arkadaşının isimlerinin ali ve cengiz olması ise güzel bir gönderme olmuş.
(bkz: ali cengiz oyunu)
bir de ömer (ezel) isimli genci oyuna getiren iki yakın arkadaşının isimlerinin ali ve cengiz olması ise güzel bir gönderme olmuş.
(bkz: ali cengiz oyunu)
beklenmeyeni sunan, farklı konusu ile izlenirliği yüksek, şu sıralar izlemekten en çok keyif aldığım dizi.
ezel'in ömer olduğu öğrenilince, diziyi nasıl devam ettirecekler o merak konusu.
o değil de kimse söylememi$, annesi mert'in odasından çıkarken yerdeki kitabı alıp masaya koyduğunda kitabın açık olan sayfasında yazılı olan 'mont?', 'ey$an?' gibi kelimeler mert'in kafasına tilkiyi sokacaktır ilerleyen bölümlerde muhtemelen. zaten çok düz bir çocuktu, böylece azcık kafayı çalı$tırır.
bu arada ramiz dayıya bi' çift sözüm var: bende milyon tane dayı var ama hepsini toplasam bi' sen etmiyor be dayı!1!
edit: gudik bir rötuş isteğini baştan savmaca.
edit 2: gudik bir rötuş isteğini baştan savmaca.
bu arada ramiz dayıya bi' çift sözüm var: bende milyon tane dayı var ama hepsini toplasam bi' sen etmiyor be dayı!1!
edit: gudik bir rötuş isteğini baştan savmaca.
edit 2: gudik bir rötuş isteğini baştan savmaca.
10. bölümünde ramiz dayı resmen döktürmüştür. helal sana dayı, gençlere taş çıkartıyorsun.
onuncu bölümde ramiz dayı dostoyevski, godfather, shakespeare ve hasan sabbah a selam çakarak tüylerimizin yerçekimine başkaldırmasını sağlamıştır.
(bkz: n oluyo lan)
(bkz: n oluyo lan)
dün akşam bomba bir bölüme imza atmış dizi. ramiz dayının ali'ye fena ayar verdiği sahneyle gözleri şenlendirmiştir. o değilde ben hassan sabbah'ın hikayesini merak ettim. ramiz dayı sözlük yazarıysan mesaj at şu hikayeyi çatlıycam şimdi. hep bu ali'nin yüzünden hikayeyi de dinletmedi şerefsiz. ali yatacak yerin yok oğlum.*
edit: duyarlı yazarlara teşekkürler. daha önceden hikaye yayınlanmış. ayrıca video ve hikayenin linkini gönderen yazar arkadaşlara da şükranlarımı sunarım.
edit: duyarlı yazarlara teşekkürler. daha önceden hikaye yayınlanmış. ayrıca video ve hikayenin linkini gönderen yazar arkadaşlara da şükranlarımı sunarım.
tuncel kurtiz'in "yegen akilli ol, yegen zart ol yegen zurt ol" nidalariyla 2,5 saat kafa ziken ossuruktan teyyare dizi!
tuncel kurtiz ve imirzalioglu'na cok yazik böyle sacma bir proje icinde olduklari icin.
tuncel kurtiz ve imirzalioglu'na cok yazik böyle sacma bir proje icinde olduklari icin.
sürekli "balık mangalda beklemez yeğen" repliğine maruz kalınmasına sebep olan, özünde başarılı bir dizi.
cansu dere'nin ne kadar güzel bir kadın olduğunu farketmemi sağlayan dizi.
daha önce gözüme bu kadar hoş gözükmüyordu ne bileyim...
daha önce gözüme bu kadar hoş gözükmüyordu ne bileyim...
genis aile nin ciddi versiyonudur.nasil genis aile onceki komedi dizilerinde onlarca kez islenmis konulari laf cambazligiyla yeniden yorumluyorsa bu dizi de de en fazla one cikan sey olaylarin farkliligi degil sozlerin farkliligidir.
bir yılı aşkın süredir türkiye'de esen aşk-ı memnu ve kıvanç tatlıtuğ fırtınasını birkaç haftada sikip atmış, üfürüğe çevirmiş dizi.
dayı'nın el hareketiyle adamların kendi tarafına geçtiği sahnesiyle kanımı dondurmuş dizidir. hatta öyle ki; salyam bacağıma akana kadar ağzımın açık olduğunu bile farketmedim resmen. *
yahu o nasıl bir sahnedir sayın dizi yapımcıları? nasıl bir gerilimdir? o kadar gaza geldim, o kadar yüklendim ki, bir ara -gerilmekten- bilincimi kaybedip hayaller alemine dalmışım. zar zor hatırladığım rüyamda ramiz dayı, kuşağından yazmalı hançerini çıkarıp ali'ye; "kancık kelleni ödlek bedeninden ayırmaya geldim" diyordu. bilincimi tekrar kazandığımda ise kendimi, "saldırın bre mücahitler! allah'ın adına saldırın!" diye nara atarken buldum.
şaka bir yana, gerçekten bu muhteşem gerilimli, egzantrik sahnede emeği geçen herkese bir tebriği, teşekkürü borç bilirim.
efendim, cansu dere konusuna gelince; * gerçekten daha güzel birini seçebilirlerdi eyşan rolü için. fakat dizideki eyşan karakteri'nin özelliklerinde; iki erkeği kendine hasta edecek güzelliğin yanında, küçük emrah tutumu da var. işte cansu da bu noktada devreye giriyor. istemediği adamla zorla evlenmiş, kederli, her zaman düşünceli, -ezel'in yanında olduğu yerler hariç- hiç gülmeyen, ruhsuz bir karakteri o kadar güzel oynuyor ki, eyşan karakteri'ne aktris seçimleri yapılsa türkiye'de, jüri ben olsam, daha cansu'yu ilk yaptığı tiplemede kapar, "kapatın kardeşim seçimi, hadi herkes evine" derim. -cansu'ya da tembihlerim yanımda rol yapmamasını. insanın içi kararır yahu. cengiz nasıl sevmiş ki kendine böyle surat yapan bi kadını? teallaam.-
mantıksız kabul edilen, klişe denilen bir yer var ki, o kısmı ele alma durumunda kesinlikle diziye karşı bir kasıt, art niyet yok, tamamen yanlış anlama/anlamama kaynaklı zannımca.
cengiz'in o kasedi saklamasının nedeni, ileride ali'nin veya eyşan'ın kendine yapacağı olası bir yamuklukta, kasedi göstererek tehdit etmektir. e ikiside de manyak, cengiz'e yamuk yapabiliteleri var (zira cengiz'in zamanında ikisine de kötülüğü dokundu), cengiz böyle bir kaset bulundurarak, ipleri elinden bırakmamaya çalışıyor.
son of a plunder, dizi takip ekibinden bildirdi, yeakşamlar.
yahu o nasıl bir sahnedir sayın dizi yapımcıları? nasıl bir gerilimdir? o kadar gaza geldim, o kadar yüklendim ki, bir ara -gerilmekten- bilincimi kaybedip hayaller alemine dalmışım. zar zor hatırladığım rüyamda ramiz dayı, kuşağından yazmalı hançerini çıkarıp ali'ye; "kancık kelleni ödlek bedeninden ayırmaya geldim" diyordu. bilincimi tekrar kazandığımda ise kendimi, "saldırın bre mücahitler! allah'ın adına saldırın!" diye nara atarken buldum.
şaka bir yana, gerçekten bu muhteşem gerilimli, egzantrik sahnede emeği geçen herkese bir tebriği, teşekkürü borç bilirim.
efendim, cansu dere konusuna gelince; * gerçekten daha güzel birini seçebilirlerdi eyşan rolü için. fakat dizideki eyşan karakteri'nin özelliklerinde; iki erkeği kendine hasta edecek güzelliğin yanında, küçük emrah tutumu da var. işte cansu da bu noktada devreye giriyor. istemediği adamla zorla evlenmiş, kederli, her zaman düşünceli, -ezel'in yanında olduğu yerler hariç- hiç gülmeyen, ruhsuz bir karakteri o kadar güzel oynuyor ki, eyşan karakteri'ne aktris seçimleri yapılsa türkiye'de, jüri ben olsam, daha cansu'yu ilk yaptığı tiplemede kapar, "kapatın kardeşim seçimi, hadi herkes evine" derim. -cansu'ya da tembihlerim yanımda rol yapmamasını. insanın içi kararır yahu. cengiz nasıl sevmiş ki kendine böyle surat yapan bi kadını? teallaam.-
mantıksız kabul edilen, klişe denilen bir yer var ki, o kısmı ele alma durumunda kesinlikle diziye karşı bir kasıt, art niyet yok, tamamen yanlış anlama/anlamama kaynaklı zannımca.
cengiz'in o kasedi saklamasının nedeni, ileride ali'nin veya eyşan'ın kendine yapacağı olası bir yamuklukta, kasedi göstererek tehdit etmektir. e ikiside de manyak, cengiz'e yamuk yapabiliteleri var (zira cengiz'in zamanında ikisine de kötülüğü dokundu), cengiz böyle bir kaset bulundurarak, ipleri elinden bırakmamaya çalışıyor.
son of a plunder, dizi takip ekibinden bildirdi, yeakşamlar.
bu dizinin ilk bölümünü açtım izliyorum. çok sinirlendim bu ömer hıyarına. ulan sen öyle arkadaşlar edin sonra kazık yedim diye ağlan. olum sikko arkadaştan hayır mı gelir lan. soora manitanı alırlar elinden işte. ohh olsun lan...hoşaf...
daha önce de mutlaka yazılmıştır elbette ama gelmiş geçmiş en iyi türk dizisi. ayrıca sadece isminde arabesk bir hava ve içinde aforizmalı dayı karakter var diye önyargı koyan hıyarlara acıdığımı da söylemeliyim. gerçekten içinde okunan kitaplarla bile türk dizisi standartının çok üstünde. teşekkürler emeği geçen herkese ve lütfen emeği geçen herkes diziyi saptırmayın, saçmalamayın, öperim.
diziyi farkli kilan bir ayrinti da, kitaplarin on plana cikmasi. ayrica; ramiz dayi, hasan sabbah seni gorseydi; gel dayi sen otur bas koseye derdi...
Sevdigim kadının Cansu Dere'ye ne kadar cok benzediğini bana farkettiren dizi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar