1. 1.
    ingilizce ye assassin sözcüğünü kendi müritleri haşhaşi lerle sokmayı basaran iranlıdır.tarihin en büyük devlet adamı kabul edilen nizamül-mülk ün suikasti de haşhaşi lere aittir.
    müritlerini cenneti gosterme vaadiyle, haşhaşla uyusturup afrika dan getirttiği köle kızlarla alem yaptırtmıstır.tarihin en büyük teröristi kabul edilmektedir.
    ömer hayyam ve nizamül-mülk le aynı medreseden yetişmiş bir dahidir.
    31 -3 ... john milton
  2. 2.
    alamut kalesinde ikamet etmistir.
    13 ... jusenas
  3. 3.
    (bkz: batınilik) dininin kurucusudur.
    9 -2 ... olric
  4. 4.
    tarihin ilk terör eylemcilerini yetiştiren kişi.
    14 ... sıçtırtma lamasına
  5. 5.
    11. yüzyilda iranda insanlarin yüreğine korku salan, organize terör örgütü kavramini yaratan insandir.Özellikle suikast alaninda uzmanlaşmıştır, teke tek savaştığı pek görülmemiştir.Nice genç delikanliyi haşhaşla kendine bağlayip sadık müritler edinmiştir.adeta 11. yüzyil intihar bombacilari yetiştirmiştir.ayrica sert ve taviz vermez kişiliği de uzun yillar müritlerini düzende tutmuştur.Kendi öz oğullarini bile düzeni bozduklari gerekçesiyle idam ettirmekten çekinmemiştir.Alamut kalesini de savaşarak değil, içten çökerterek almıştır.Kalenin selçuklu sahibi sonunda o kadar bezmiştir ki, kaleyi sembolik bir fiyatla Sabbah'a satmak durumunda kalmıştır.öte yandan hasan sabbah hakkindaki bir çok söylenti ve efsane Marco Polo tarafindan aktarılmıştır.13 yüzyilda moğollarin irani ele geçirdiği dönemde asya turunda olan Marco Polo, Alamut kalesini de ziyaret etmiş ve Hasan Sabbah'ın izlerini günümüze taşımıştır.
    12 -1 ... heyyavrumhey
  6. 6.
    tarihin ilk teröristi. lanet olsun ki o da bizi bulmuştur.
    13 -6 ... kekistanlihobbit
  7. 7.
    (bkz: black sabbath) *
    19 -5 ... baybars
  8. 8.
    amin maalouf un semerkand adlı kitabında ömer hayyam ın hayatını anlatırken,hikayenin içine dalan insan..kendi kurdugu tarikatında değişik işler çevirerek tehlikeli bir adam haline gelmiş ve intihar bombacıları yetiştirmiştir...
    pek iyi biri değildir yani...
    13 ... aby
  9. 9.
    hakkında çok yanlış bilgiler aktarılagelmiş, siyasi zeka, örgütçülük dehası.
    hasan sabbah 1048 de iran ın kum kentinde doğmuştur. babası sünni-şafi mezhebindendir. babası tarafından çağın en iyi eğitim veren kurumlarında felsefe, kelam, fıkıh, riyaziyyat öğrenmiştir.
    ilerleyen dönemde batıni öğretilere ilgi duymuştur. ayrıca belitmek lazım ki batınilik bir din değil, bir dinsel öğretidir. kur'an ın anlamının, zeki insanlarca anlaşılabilen, zahiri olandan farklı olarak, gizli olduğunu ileri süren düşünüştür. bu düşünüşe göre şeriat zahiri anlamıdır ve halk kitlelerinin (avam) görebileceği ve uygulaması gereken kurallarken, gizli olanın sırrına erenler için bu kuraları uygulam gerekmez.
    hasan sabbah ismaili mezhebini seçmiş ve mısır daki fatımi halifesinin koruması altına girmiştir. buradan da dai (davet eden anlamındadır, bir nevi ajan) göreviyle selçuklu devletine gönderilmiştir.
    ömer hayyam la tanışmış ve hayatları boyunca samimi birer dost olarak kalmışlardır.
    ünlü selçuklu veziri nizam-ül mülk ile tanıştırılarak, onun tarafından selçuklu istihbarat örgütünü kurmakla görevlendirilmiş ve bu görevi en iyi şekilde yerine getirmiştir. (bir diğer tarihsel hata nizam-ül mülk, ömer hayyam ve hasan sabbah ın aynı medresenin öğrencileri oldukları ve arkadaşlıklarının buraya dayandığıdır. fakat bu amcalar, özellikle nizam-ül mülk ün onlardan yaklaşık 40 yaş büyük olması da hesaba katılırsa akran değillerdir ve hepsinin medreseleri farklıdır.)
    ancak tarihte, istihbarat örgütü çok büyüyen devletlerin başına geldiği gibi, selçuklu da da bu örgütün başı, yani sabbah ile devletin ikinci adamı nizam-ül mülk arasında iktidar kavgası baş göstermiştir.
    kavganın son aşamasında sabbah, nizam-ül mülk ün hazineden para çaldığını kanıtlayan belgeler çıkardığını ileri sürmüş, ancak belgeleri bulamamış, bunun üzerine sultan melikşah tarafından gözlerine mil çekilecekken ömer hayyam ın araya girmesiyle sürülmüş, fakat kaçmıştır. belgeleri nizam-ül mülk ün çalıdığını iddia etmektedir.
    bir kaç yıl içerisinde ismaili-nizari mezhebinin bir şeyhi olarak yeniden nam salmış, arkasına ciddi bir kitle toplamıştır.
    yine bu dönemde, sarp kayalıkların üstüne inşaa edilmiş alamut kalesi ni, 3000 dirhem vererek satın almıştır. (bir tarihsel hata daha; alamut kalesi komutanı, kaleyi zoraki satmamış, bu alışverişten çok memnun bile olmuştur.) bu tarihten sonra burayı üs edinmiş ve hayatı boyunca buradan ayrılmamıştır.
    hasan sabbah ın müridlerine haşhaş verdiği, kesinliği olan bir bilgi değildir. bu iddia şu nedenle ortaya atılmıştır:
    sabbah ın müridleri, eylemlerini herkezin görebileceği yer ve zamanda (özellikle de cuma namazı saatlerinde, cami de) gerçekleştirmektedir. hançerlerini maktule sapladıktan sonra ise oldukları yerden ayrılmayarak kendilerinin etraftakilerçe paramparça edilmesine ses çıkarmamaktadırlar. bu durum halk arasında, bu eylemcilerin haşhaş aldıkları ve bu yüzden bu şekilde rahatça ölüme gidebildikleri şeklinde yorumlanmış ve bu yüzden sabbah ın örgütüne haşhaşiler denmiştir.
    ancak pek çok tarihçinin üzerinde mutabakat ettikleri görüşe göre, bu eylemciler aynı eylemleri sadece cami de değil saraylarda ve en korunaklı yerlerde de yapmaktadır ve haşhaş alan bir kişi kendini belli edecek derecede anormal davranacağı için, bu korunaklı ortamlara ve bu makamlardaki insanların dibine kadar girebilmeleri pek mantığa uygun değildir.
    müridlerin bu bağlılığının, aşırı dini inanıştan kaynaklandığı düşünülmektedir. yani burada afyon dindir.
    hasan sabbah, müridlerine dinsel doktrinini aşılama ve örgütlemede çok ustadır. cinayet planları ise dahicedir: kişiler genellikle herkezin gözü önünde öldürülerek ibret vesilesi olmakta, cinayeti işleyen müridin ise kaçmadan olduğu yerde öldürülmeyi beklemesi ise halk arasında inancın kuvvetine kanaat getirilmesini sağlayarak taraftar toplamaktadır.
    hasan sabbah, büyük terorist ilan edilmişse de, onu, eylemlerinden ötürü suçlarken bazı gerçekler hep göz ardı edilmektedir.
    örneğin hasan sabbah, sivil halka zarar vermemekte, sadece hedefi olan kişileri öldürmektedir. oysa emevi ve abbasi halifelerinin, selçuklu sultanlarının veya o dönemin diğer müslüman devletlerinin yöneticilerinin emriyle yüzbinlerce insanın nasıl katledildiğine tarihte defalarca rastlanmıştır.
    hasan sabbah ın dini kullanarak yaptığı eylemler sert tepkiler çekmiştir. ancak dönemin halifelerinin emirleriyle katledilen yüzbinlerce kişi sözkonusu olduğunda, yine bu dönemin devlet adamları kendi halifeleri için "o suçsuzdur ve ilahi kusursuzluğa sahiptir" diyerek onun emirlerini dine bağlayarak meşrulaştırmaktadırlar.
    kısacası hasan sabbah, kontrol sisteminin ve yürütülmeye çalışılan düzenin dışına çıktığı için "kötü" ilan edilerek dışlanmıştır.
    (bkz: michel foucault)
    58 -10 ... suzergecer
  10. 10.
    tarihin en iyi suikast planlayıcısıdır. insan psikolojisinden çok iyi anladığı, müritlerinin düzenlediği saldırılardan da anlaşılabilir. haşhaş ya da afyon işin diğer bir boyutu ve değinildiği üzere de pek kabul edilmemesi gereken bir gerçektir aslında. bir rivayete göre hasan sabbah misafirlerine ne kadar güçlü olduğunu göstermek için iki müridini yanına çağırıyor ve sadece kalenin uçuruma bakan tarafını eliyle işaret ediyor. hepsi bu!!! müridler kendilerini uçuruma salıveriyorlar.

    ömer hayyamı semerkand kitabına göre yol aldığı sıradaki bir han'dan, alamut kalesi kitabına göre ise medreseden tanıyordu. *. aynı şekilde nizamül mülk ile takışmasının esas sebebi ise melikşahın kendisini bugünün deyimiyle ekonominin başına getirmesidir. nizamül mülk bundan hazetmez lakin melikşaha da birşey diyememektedir. hasan sabbah nizamın yolsuzluklarını ortaya çıkarmıştır ve bunu açıklayacağını duyurmuştur. lakin nizamın gücü(!) o gece, odadaki yolsuzluğu kanıtlayan sayfaların yok olmasını sağlamıştır.

    hasan sabbahın da intikam yemini bu noktada başlıyor kitaba göre * *.

    haşhaş konusuna gelindiğinde ise, hasan sabbah hindistanda bir yakınının daveti üzerine bir eğlenceye katılır. burada arkadaşı misafirlere haşhaş ikram ederek onları tabiri caizse pembe bulutlar üzerinde uçurur ve hasan sabbahın da buradan esinlendiği söylenir.

    cennet müjdesi ise alamut kalesi kitabına göre gündüz haşhaş içen müridlerin gece arka bahçeyi gezmesiyle oluşan yapay bir derya. müridlerden bier tanesi bu cennet faslına inanmaz ve haşhaşı içiyormuş gibi yapar. ardından da yaşadıklarının gerçekten bir masal olduğunu anlayınca da isyan eder. sonu ise malum. ölüm...

    tüm bunlara ise farklı açıdan bakan bir kitap ve yazarı var şimdi de. faik bulut ve kitabı "hasan sabbah gerçeği/eşitlikçi dervişan cumhuriyetleri"

    kitabın tanıtımını okudum ve çok şaşırdım. buyrun :

    http://www.kitapyurdu.com...4161193&LogID=2283419
    16 ... brhmbl