bugün
- sözlük yazarlarının ruh hali13
- queen ravenna adlı yazarı kurt ısırması11
- hiç edirne ciğer tavası yediniz mi12
- ciğer yiyen midesizler8
- ciğer vs kokoreç6
- boşanmaların artma sebebi4
- yulaf yiyen insan5
- nervio için ciğer yemekten vazgeçmek5
- akıl2
- yüz görünümlüğü5
- dinci ahlaksızlığı20
- gönlü götü geniş sözlük yazarı8
- nervio benimle evlenir misin5
- yunan adalarına gitmek20
- rüyada nervio yu görmek9
- ismet gürbüz'ü çarmıha germek3
- linç yiyeceğin bir şey söyle7
- yarın yataktan kalkamayacak yazar4
- nazım hikmet ruzi nazar görüşmesi3
- yunan aşığı tip15
- ismet gürbüz'ü denize atmak3
- israil satanist bir devlettir2
- bir sözlük kızını sözlükten çekip çıkartmak15
- truesuz sözlük11
- zengin koca bulup evinin hanımı olmak15
- nervio yu ciğer tavasına atmak3
- ciğer sevmemek cahillik mi3
- insanlar size bakınca ilk ne ilgilerini çeker5
- korkulan ölüm şekli5
- ırakın bir bölümünün türkiyeye katılması14
- en lezzetli balık6
- cadı büyücü tipli kadınlar2
- ölmeyecek gibi yaşıyor millet5
- sexting4
- arjantinli erkekler6
- turşu suyu içen bayan4
- allahın yabancı kadınlara torpilli davranması3
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi24
- rujlu erkekle öpüşmek14
- kışın duş alırken üşümemek için öneriler14
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye44
- yakınım nasıl ama2
- antipanik5
- takıntılı olduğunuz hareketler4
- evlenilecek erkek bulmanın gittikçe zorlaşması17
- ucu nereye giderse gitsin5
- zengin kadın bulup evinin erkeği olmak5
- elisa3
- fon vurgunu sonrası akepeye desteği sürdürmek7
- albea var mı abi düşük kilometreli11
yılın en iyi markası ödülünü almış kişi. anlamadığım kendini yazar olarak tanımlayan bir kişinin bir ürün, nesne, meta gibi marka olarak lanse edilmesi ve bunu da elif şafak'ın gururla alması. yazarlığını ticarethane olarak onaylaması anlamına geliyor bu.
marka ödülü almasına şaşılmayacak yazardır, lakin romanında elif şafak/aşk yazar aşk/elif şafak değil.*
kalem gereksizidir.birçok kişinin ne hikmetse beğendiği ''aşk'' milli olmadan ulusal olmaya çalışılmışlığın felaketidir.
aşk adlı, pembe ve siyah kapakları olan kitabın yazarı.
firarperest adında yeni kitabı piyasaya sürülmüş yazar. ancak niyeyse "aşk" kitabı kadar reklam yapmadı ve bu sefer gözüme girmeyi başardı.* (bkz: böyle ol canımı ye)
edit: meğer bu da kağıt helva gibi önceki yazılarından derleme bir kitapmış, yıkıldım. almayı düşünmüştüm oysa.
edit: meğer bu da kağıt helva gibi önceki yazılarından derleme bir kitapmış, yıkıldım. almayı düşünmüştüm oysa.
Her ne kadar ticari bir yazar oldugu düşünülse de kalemini beğendiğim yazar. Kendini geliştirmeyi seven, zekasını güzel işlerde kullanan kadınlar her zaman cesurdur. OLay yaratan kitapları da bundandır diye düşünüyorum. Ne kadar hakkında ileri geri konuşulsa da, olumlu olumsuz yüzlerce eleştiri alsa da kitap baskı ve satışları gözler önündedir.
bir çok çevre tarafından abartılarak, reklamlarla büyük yazar olmuş kimsedir.
dücane cündioğlu şu yazısında foyasını ortaya çıkarmış:
http://yenisafak.com.tr/Y...009&y=DucaneCundioglu
http://yenisafak.com.tr/Y...009&y=DucaneCundioglu
kendi çalıp kendı oynuyo derler ya sevgili elif ablacagım bu tanıma fazlasıyla uymaktadır
neden mi?:
aşk adlı romanında hz.şems'i kendı kafasına göre konusturmus konusturmakla kalmamıs hz.şems'in görüş belırtmedıgı konularda onun yerıne kararlara varmıstır.mesela nisa süresındeki bir ayette gecen kadınları dövün cümlesını kadınları evden uzaklastırın şekline sokmustur.acaba hangi yetkıye dayanarak hz.sems adına böyle bir karara varmıstır merak etmekteyım.
ha bu arada o ayetin elif ablacıgımın soktugu kalıpta olmasını cok ısterdım ,ayrı mesele.
neden mi?:
aşk adlı romanında hz.şems'i kendı kafasına göre konusturmus konusturmakla kalmamıs hz.şems'in görüş belırtmedıgı konularda onun yerıne kararlara varmıstır.mesela nisa süresındeki bir ayette gecen kadınları dövün cümlesını kadınları evden uzaklastırın şekline sokmustur.acaba hangi yetkıye dayanarak hz.sems adına böyle bir karara varmıstır merak etmekteyım.
ha bu arada o ayetin elif ablacıgımın soktugu kalıpta olmasını cok ısterdım ,ayrı mesele.
adımı "miskin" koymuş olan, yazar. sevdim valla.
Türkiye gibi bir memlekette meşhur olması gayet doğal olan bir yazar kişi.
yazılarının liseden müptelası olduğum, "araf" romanını daimen tek geçtiğim ve "kem gözlere anadolu" kitabı hariç(kendisinde bulunan acil bana haber vere, okumak istiyorum zira) külliyatı kütüphanemin en cici köşesinde olan "med cezir yazıları"da çok özel olan ve şimdilerde "aşk" ile onu tanıyanlara da kızıp onu paylaşamadığım güzide yazar...
"kem gözlere anadolu" isimli kitabını reddediyor neden reddettiği de aşikar. bu ilk öykü kitabındaki karakterker hatta bazı öykülerin bölümleri aynen ilk romanı pinhan'da kullanılmış zat-ı şahaneleri tarafından. yine de pinhan çıkmış ortaya, laf yok ama son dönem yazdıklarına bir baksa da acınacak halini kendi de görse istiyoruz ailecek. kağıt helva nedir öyle? okuyucuyu salak mı sanıyor bu kadın, ayrıca bu kadar mı paraya ihtiyacı var da zaten yayınlanmış yazıları bir daha yeni bir 'konseptte' yayınlama ihtiyacı duysun... aşk dersen ona keza, romanın yarısı alıntıyla geçiyor ne de güzel roman oluyor.yeni romanı için de londra'da yazıyormuş. bakalım yine neye parmak basacak?
abartılan yazar..
bir tane bile kitabını okumayanların hakkında atıp tuttuğu bir yazardır. doğan kitap'a geçtiktikten sonra tarzında bir değişiklik olduğunu söylemek mümkün. yine de en kaliteli yazarlardan.
çok sevdiğim bir "kadın"dı. kadındı, akademisyendi, yazardı, entelektüeldi, yalnızdı, garbın ve şarkın garip bir senteziydi, her iki tarafı da eleştirmesini bilen.
diline, kurgusuna bayılırdım. utanmadan gurur da duyardım, hiç de milliyetçi değilken. ülkemde böyle yazabilen, böyle düşünebilen bir insan olduğu için.
mahrem ile başladım, bit palas, pinhan, araf, şehrin aynaları, med cezir yazıları, baba ve piç ve siyah süt ile devam ettim. yazık ki aşk ile noktalandı onunla olan serüvenim.
artık yazdıklarında gördüğüm, sanki sonsuz bir kendini tekrara kaptırmış, ziyadesiyle basitleşmiş, klişeleşmiş ve popülerleşmiş bir "yazar". bir yerde okumuştum, ne yazık ki çok doğru: "elif şafak'ın lügatından; göçebe, galebe, şehr-şehir gibi kelimeleri ve bağlamlarını çıkaralım, devrik cümle kurma hakkını da elinden alalım, geriye ne kalacak ki?". düşünsel-ideolojik haritasına ya da özel hayatına girmeyeceğim bile. ilki konuyu çok uzatacağı ve haksızlık yapmaktan korktuğum, ikincisi ise bana (yalan yanlış da olsa) fikir verdiği halde aslında beni ilgilendirmediği için.
sevdiğim birinden böyle vazgeçmek, tanımadığım ve tanımayacağım biri bile olsa, ne yalan söyleyeyim, üzüyor beni.
değişen o mu yoksa ben miyim bilmiyorum.
diline, kurgusuna bayılırdım. utanmadan gurur da duyardım, hiç de milliyetçi değilken. ülkemde böyle yazabilen, böyle düşünebilen bir insan olduğu için.
mahrem ile başladım, bit palas, pinhan, araf, şehrin aynaları, med cezir yazıları, baba ve piç ve siyah süt ile devam ettim. yazık ki aşk ile noktalandı onunla olan serüvenim.
artık yazdıklarında gördüğüm, sanki sonsuz bir kendini tekrara kaptırmış, ziyadesiyle basitleşmiş, klişeleşmiş ve popülerleşmiş bir "yazar". bir yerde okumuştum, ne yazık ki çok doğru: "elif şafak'ın lügatından; göçebe, galebe, şehr-şehir gibi kelimeleri ve bağlamlarını çıkaralım, devrik cümle kurma hakkını da elinden alalım, geriye ne kalacak ki?". düşünsel-ideolojik haritasına ya da özel hayatına girmeyeceğim bile. ilki konuyu çok uzatacağı ve haksızlık yapmaktan korktuğum, ikincisi ise bana (yalan yanlış da olsa) fikir verdiği halde aslında beni ilgilendirmediği için.
sevdiğim birinden böyle vazgeçmek, tanımadığım ve tanımayacağım biri bile olsa, ne yalan söyleyeyim, üzüyor beni.
değişen o mu yoksa ben miyim bilmiyorum.
Son kitabı firarperest ile hayata hayallere bir yolculuk yapmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anlatan,son dönemin en başarılı yazarıdır.
Ask adlı romanın yazarı.
Anlasılması güc bir yazardır fakat basarılı konuları ele alır.
Anlasılması güc bir yazardır fakat basarılı konuları ele alır.
resmi internet sitesinde fotoğraflarının başlığını neden resimler olarak yazdığını merak ettiğim yazar. ayrıca zevkle okunur.
(bkz: nazar sözlüğü)
(bkz: nazar sözlüğü)
ingilizce yazmaktan bir an önce vazgeçmesi gereken yazardır. Mahrem, Bit Palas gibi romanlarının yanında ingilizce kaleme aldığı Baba ve Piç, Araf, Aşk gibi kitapları çok basit kalmaktadır.
Ayrıca Londra'da verdiği bir konferansta Türkiye'de genel olarak erkeklerin kitap yazdığını, kadınların kitap okuduğnu; erkeklerin kitap okumasını sağlayaların yine kadınlar olduğunu belirtmiştir.
Okuyorum ve ortada kadın falan yok Sözlük. *
Ayrıca Londra'da verdiği bir konferansta Türkiye'de genel olarak erkeklerin kitap yazdığını, kadınların kitap okuduğnu; erkeklerin kitap okumasını sağlayaların yine kadınlar olduğunu belirtmiştir.
Okuyorum ve ortada kadın falan yok Sözlük. *
baba ve piç kitabı gerçekten okumaya değer bir kitap şiddetle tavsiye ediyorum...
Günümüzün sade ve iyi bir kitap yazarıdır. Okunması gereken yazarlardan biridir. Kitaplarından bir kaçı firarperest,aşk,kağt helvadır. http://www.elifsafak.com.tr/
kendisini yaşım dolayısıyla ancak 'aşk'kitabı ile tanıyabildim. yazıdaki diline hayran olduğumu söyleyebilirim. ingilizce yazıyormuş, önemli değil. ingilizce yazıp sonradan çevrilmesine rağmen hiç bilmediğim onlarca kelime öğrenmişimdir kitabından. ayrıca aşk kitabında beşeri aşkla birlikte işlenen tasavvufi aşka pek merakım olmamasına rağmen okutmuştur, sevdirmiştir. ha şimdi tasavvufi aşk umrumda mı, değil. fakat kitabından son derece hayran bırakıcıydı. pek türk yazar okumamakla birlikte elif şafak'ı o kitabında çok sevmiştim. şimdi ise bit palas'a başlayacağım. aşk kadar iyidir umarım.
acilen ne kadar pekmez türü varsa tüketip yüzünü ve sesini canlandırması gereken diyet büsküvi görünümündeki yazar.
The guardian ın inTernet sitesinde haftada bir makale yazan türk yazar.ilk makalesinde namus cinayetlerini konu almıştı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar