bugün
- dünyanın en ucuz benzini türkiye de7
- fatma betül sayan kaya40
- yazarların başarılı olduğu konular8
- the merich4
- pazar günü saat 17 00 ten sonra nereye gidilir6
- güldürülmesi kolay biri olmak3
- anti christ4
- türklerin başarılı olduğu konular9
- anın görüntüsü16
- silvermistin boydan fotoğrafı2
- tekerlek toplayan cocuk17
- 60 kilo üzeri kızlar sözlükten çıksın9
- mesajlaşırken btw yazmak5
- memesiz kadın3
- yazarların sıkıldıklarında yaptıkları şeyler5
- kurbağa 6 yuro2
- emekli olup marmarise yerleşen brit granny2
- tevratta anlatılan ensest ilişki13
- kürtlerin başarılı olduğu konular7
- kadir mısıridis2
- italyanların başarılı olduğu konular5
- hasan mutlucan3
- gabarda petrol çıktıysa benzin neden pahalı2
- memeli erkek2
- bekir bozdağ4
- 4 ekim 2026 azerbaycan litvanya maçı4
- cennetin doğusu2
- kalbini isa mesih'e karşı nefretle doldurmak2
- hamsili cilt kremi8
- akp seçmeni12
- s'i l v'e r m'i s t'in mutfağına konuk olmak7
- ellerim bos gonlum hos neyin kafasını yaşıyor4
- sözlüğün sessiz olduğu saatler2
- google hizmetlerini kullanan yahudi sevici vex4
- yemek yapmayı bilen yazarlar bakabilir mi7
- özdemir erdoğan2
- arapların iyi olduğu konular4
- hicr suresi3
- aktroll maaşları2
- ispanyolların başarılı olduğu konular4
- japonların başarılı olduğu konular3
- tavuk şiş4
- fatma betül sayan kaya'nın tıp eğitimi2
- yunanlıların başarılı olduğu konular3
- ekonomi2
- dün gece yaşadığım korkunç şey2
- bahtı değil iştahı açık olan kız4
- şeriatçıların başarılı olduğu şeyler3
- israil de özelleştirilen f35 adir ler3
- cyberpunk 20772
yanlış olmayan...
kime göre şeklinede yorumlara ve tartışmalara yol açan değişken.
tek olmayan olgu.
herlesın dogrusu farklıdır ...
herlesın dogrusu farklıdır ...
(bkz: görecelilik)
iki nokta arasındaki en kısa mesafe...
"___________________" bunun gibi şeyler.
iki noktadan geçmez bazen, hatta çoğu zaman yerini perspektife bırakır.
görecelidir. yani;
doğru değişkendir.
mutlak olan gerçektir.
bu gerçeğe adımınız,
sizin doğrunuzu gösterir...
doğru değişkendir.
mutlak olan gerçektir.
bu gerçeğe adımınız,
sizin doğrunuzu gösterir...
doğruya ulaşmak için gerekli olan tek şey akıldır.
meşhur bir sözdür : Her zaman doğruyu söylersen ne söylediğini hatırlamak mecburiyetinde kalmazsın.
merkezi sonsuzda olan çember.
doğruların çoğu yanlışlar yapıldıktan sonra yanlış olduğunun farkedilmesi ile oluşur, ve doğrular yanlışların yanlış olduğunun doğrulanması sonucu ortaya çıkar.
mesela yere tükürmek yanlış bir davranıştır ama daha önce yere kimse tükürmeseydi bunun yanlış bir davranış olduğu doğrulanamamış olacaktı, sadece mantık yürüterek doğru veya yanlış olduğuna yaklaşabilirdik.. yere tükürmenin yanlış bir davranış olduğunu yerdeki o iğrenç görüntüsünü gördükten sonra karar verebildik. yani sonuç olarak yanlış yapılmadan doğruya ulaşamayız. (tükürme eylemi sadece bir örnektir, takılı kalınmaması rica olunur, yere tükürme eylemi yerine her hangi bir X örneği de koyulabilir)
birde yanlışlar yapıldıktan sonra yanlış olduğunun farkedilmesi ile oluşan doğrular değil de; direk yanlışlardan oluşan doğrular vardır. ama aslında bu doğrular gerçek doğru değildir. bir çok örneğini görebiliriz;
bir çok insanın direk yanlışlardan oluşan doğruları vardır.
mesela; bir çok insan arkadaşının ya da tanıdığı birinin güzel bir şeyler yapabileceğine ve güzel bir şeyler yapabilecek yetenekte olduğuna inanmaz.
örnek;
kendi yazdığım kısa bir hikayeyi bir arkadaşıma kendi yazdığımı söyleyerek okuttum, ehh işte idare eder diyerek burun kıvırdı.
4 yıl sonra aynı kısa hikayeyi aynı arkadaşıma franz kafka'nın bir hikayesi diyerek tekrar okuttum. 'ooo harika franz kafka süper bir yazar zaten, ondan beklenilir bir hikaye bu' dedi.
(franz kafka'da takılı kalınmaması rica olunur. yerine her hangi Z adlı bir yazar da koyulabilir)
bu örnekten çıkan sonuç; bu arkadaşımın kafasında kendine göre direk yanlışlardan oluşmuş bir doğrusu var.
yanlışı: benim tanıdığım biri asla güzel bir hikaye yazamaz.
doğrusu: tanımadığım Z adlı bir yazar güzel bir hikaye yazabilir.
doğrusunun yanlış olduğunun ispatı: o kısa hikaye bana aittir.
(kısa hikaye olayı yaşadığım bir olaydır, ama burda sadece örnek olarak kullanılmıştır, takılı kalınmaması rica olunur. yerine her hangi bir Y örneği koyulabilir)
(bkz: #3164446)
mesela yere tükürmek yanlış bir davranıştır ama daha önce yere kimse tükürmeseydi bunun yanlış bir davranış olduğu doğrulanamamış olacaktı, sadece mantık yürüterek doğru veya yanlış olduğuna yaklaşabilirdik.. yere tükürmenin yanlış bir davranış olduğunu yerdeki o iğrenç görüntüsünü gördükten sonra karar verebildik. yani sonuç olarak yanlış yapılmadan doğruya ulaşamayız. (tükürme eylemi sadece bir örnektir, takılı kalınmaması rica olunur, yere tükürme eylemi yerine her hangi bir X örneği de koyulabilir)
birde yanlışlar yapıldıktan sonra yanlış olduğunun farkedilmesi ile oluşan doğrular değil de; direk yanlışlardan oluşan doğrular vardır. ama aslında bu doğrular gerçek doğru değildir. bir çok örneğini görebiliriz;
bir çok insanın direk yanlışlardan oluşan doğruları vardır.
mesela; bir çok insan arkadaşının ya da tanıdığı birinin güzel bir şeyler yapabileceğine ve güzel bir şeyler yapabilecek yetenekte olduğuna inanmaz.
örnek;
kendi yazdığım kısa bir hikayeyi bir arkadaşıma kendi yazdığımı söyleyerek okuttum, ehh işte idare eder diyerek burun kıvırdı.
4 yıl sonra aynı kısa hikayeyi aynı arkadaşıma franz kafka'nın bir hikayesi diyerek tekrar okuttum. 'ooo harika franz kafka süper bir yazar zaten, ondan beklenilir bir hikaye bu' dedi.
(franz kafka'da takılı kalınmaması rica olunur. yerine her hangi Z adlı bir yazar da koyulabilir)
bu örnekten çıkan sonuç; bu arkadaşımın kafasında kendine göre direk yanlışlardan oluşmuş bir doğrusu var.
yanlışı: benim tanıdığım biri asla güzel bir hikaye yazamaz.
doğrusu: tanımadığım Z adlı bir yazar güzel bir hikaye yazabilir.
doğrusunun yanlış olduğunun ispatı: o kısa hikaye bana aittir.
(kısa hikaye olayı yaşadığım bir olaydır, ama burda sadece örnek olarak kullanılmıştır, takılı kalınmaması rica olunur. yerine her hangi bir Y örneği koyulabilir)
(bkz: #3164446)
"doğruyu söyle ve kaç"
yugoslav atasözü...
yugoslav atasözü...
gerçekle karıştırılan kavram. gerçek, var olanın kendisiyken; doğru, gerçeğe ait özelliklerin uygun biçimde söylenmesidir. gerçek nesnelerle, doğru önermeler*le ilişkilidir. örnekle açıklamak gerekirse, kitap gerçek, kitabın kalın oluşu doğrudur. bu bakımdan, yabancı filmlerdeki mahkeme sahnelerinin çevirisindeki doğru ifade şudur: "doğruyu, yalnızca doğruyu söyleyeceğime..."
doğruyu söylemek her zaman doğru olmayabilir!
sosyal baskılar, ahlaki değerler bazen de din, hatta vicdanımız kendimizce doğru olanı yapmaya iter bizi canımız acıya acıya, içimiz kanaya kanaya doğru olanı yaparız. bizim için tehlikeli olan derin yaralar açarız. hep doğru olanı yapmamalı insan, yaparsa elinde kalan koca bir hiç olur. Temiz bir vicdan, temiz bir defter, teorik deneyimler...
--spoiler--
battlestar galactica
s4e4
laura roslin: bazen doğru olanı yapmak lükstür ve son derece tehlikeli sonuçlara yol açabilir, keşke doğru olmasaydım dedirtebilir.
--spoiler--
--spoiler--
battlestar galactica
s4e4
laura roslin: bazen doğru olanı yapmak lükstür ve son derece tehlikeli sonuçlara yol açabilir, keşke doğru olmasaydım dedirtebilir.
--spoiler--
tek olmasıyla bilinir. hak, hakikat. Allahın sıfatlarından biridir.
klasik anlamda kişiden kişiyen değişen bir olgudur.
yanlışın tersi.
eğer bir diyalog sırasında kullanılırsa, noktayı koyabilecek bir sözcükdür.
-eğer gerçekten hayatın anlamı olsaydı, ve ben anlamsızlığı seçmek zorunda olsaydım, bence de en seçilesi anlamsızlık bu olurdu.
+niye ki?
-bilmem.
+ama bilmemek değil öğrenmemek ayıptır, boşver.
-doğru...
+doğru doğru...
-eğer gerçekten hayatın anlamı olsaydı, ve ben anlamsızlığı seçmek zorunda olsaydım, bence de en seçilesi anlamsızlık bu olurdu.
+niye ki?
-bilmem.
+ama bilmemek değil öğrenmemek ayıptır, boşver.
-doğru...
+doğru doğru...
mutlak olmayandır. göreceli olan, kişiden kişiye değişen olgudur. herkesin inandığı, doğru bildiği "doğru" biraz cesaretle tersine çevrilebilir.
yoktur. kişisel ya da bölgesel doğrular vardır. ama nedense insanlar ve toplumlar kendi doğrularını bütün dünyanın benimsemesini ister. kendi içlerinde bu doğrulara inanmayan varsa öldürmek ister. bu doğruların dışında olanları yanlış görür.
dünyada ne kadar insan varsa o kadar da doğru vardır. bu yüzden de doğru diye bir şey yoktur.
dünyada ne kadar insan varsa o kadar da doğru vardır. bu yüzden de doğru diye bir şey yoktur.
Nesnelerden algıladığımız görüntüleri yargılamak için doğruyu eğriden ayırt edecek bir aracımız olması gerek; bu aracı doğrulamak için bir ispatlama yapmamız gerek; ispatlamayı doğrulamak için bir araç; alın size bir kısır döngü.
-Montaigne-
-Montaigne-
herkesin kendine göre haklo olduğudur.
Gündemdeki Haberler