bugün
- dinsize inanır mısın9
- chatgptye penis fotoğrafını atmak15
- devletten başkasına güvenilmez11
- elalemin derdi true olmuş3
- slavko vincic3
- yaz günü çay içme saçmalığı4
- haluk levent olayından çıkarılacak ders8
- hoşlanılan kıza true'nun foto atmış olması16
- sinema bileti2
- zenginlere 1 den fazla eş verilmesi gerektiği2
- pizzaya pitza diyen kız2
- yapay zekanın öğretmenliği yok edecek olması3
- şekeri bırakınca çayın tadını alacaksın yalanı5
- oğlak burcu kadını18
- leopar olan sözlük yazarları2
- haluk levent23
- muhafazakar kız için dine dönmek3
- aykolikle site havuzuna girmek4
- telegram kullanan erkek3
- sevdam karadeniz dizisi2
- ulupuanlar ahirette geçerli mi sorunsalı5
- tango dersi alan urfalı teyze3
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları29
- opel türkiye ve neskar bursa rezaleti7
- abd'nin iran'ın 12 şehrine saldırması2
- saç boyama perileri3
- m kemal'in manda ve himaye istediği iddiası3
- 18 temmuz 2026 taytlı valinin görevden alınması2
- koç burcu kadını uyuzluğu3
- chatgpt ile sohbet etmek9
- japonya'da 10.000 kürdün karakol basması27
- aptalları hipnotize etmek6
- web tasarım5
- en çok sevdiğiniz yazar19
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak2
- sadece arkadaşlarından mesaj alıyor4
- diamond bosphorus15
- sözlük yazarlarının dondurmaları3
- bir kadınla deniz arasındaki benzerlik3
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı15
- hayatın güzel olması10
- atatürkçü sanatçı azlığı12
- neden evleniyoruz sorusunun cevapsızlığı2
- yusuf tekin'in imamoğlu hakkındaki proje çıkışı3
- sözlüğün tanrıçası olmak20
- sevgiliyle ormanın derinliklerine gitmek8
- gececi tayfa kezosu10
- seni bütün sorunlarından kurtaracağım diyen erkek3
- sigara içen erkeklerin daha çekici olması13
- gocu29
insanın insan gibi yaşamasını sağlayandır, hayatı düzene sokandır.
bir bakış açısına göre, çıkış itibarı ile dogmatik olmayan inançlar bütünü. çark şöyle döner (örneğimiz şu anda dini bir ritüel olarak addedilen abdest olsun): günde 5 kez elini ayağını yıkamanın iyi bir şey ve gerekli olduğunu düşünen peygamber bunu laftan sözden anlamayan cahil halka abdestin farz olduğunu söyleyerek anlatır. dini oluşturan ve abuk subuk görünen her türlü ikonun ya ortaya çıktığı anda gerekli olan ve temeldeki mantığı da hesaba kattığımızda aslında göründüğünden farklı olan ya da genel bir doğruya işaret eden böyle bir sürecin sonucu olduğunu söylemek mümkündür bu bakış açısına göre.
aklı mantığı, hali vakti, gücü kuvveti, dengesi dermanı yerinde bir insan soracaktır: bunları insan kendi düşünce süzgecinden geçirip de doğruyu kendisi bulmadığı sürece böyle koyun sürüsü gibi muamele görmek onun ne işine yarar? tabii ki yaramaz, buradan da dinin sadece belirli bir kesime hitap ettiği sonucunu çıkartabilir ve onun psikolojik ferahlama sağlaması da dahil olmak üzere bütün inanan kişiye faydalı olan yanlarını onun asli amacından bağımsız olarak düşünebiliriz. kısacası, aldatılıyorsunuz dindarlar!
kendi aklı mantığı zekası sezgisi boyu posu ve varsa diğer özellikleriyle abdest almanın iyi bir şey olduğunu keşfeden kişiye dindar denemez; hem kendi inançlarını yaşayıp hem hiçbir anlamı, getirisi ve sairesi olmadığı halde kendini bir dinin mensubu sanmanın derinlerdeki anlamına kuran ı kerim başlığında değindim. bu kişiler kendilerine koydukları sınırı dışavuruyorlar ve şartlanmışlıklarını gösteriyorlar sadece. sonuç olarak, dindar olmak ya saçma ya anlamsızdır.
bir de olaya masum insanların (gerçi bastırılmışlığa gönüllü birer eziktir hepsi ve bu da bir nevi suç sayılabilir) duygularıyla oynayan din alıcı-üretici-satıcılarına bakalım. bunlardan kimisi gerçekten inanmış ve asıl din tüccarları ile onların oyuncakları arasındaki koordineyi sağlayan tiplerdir ki iki tarafın da kötü yanlarını üzerilerinde toplayarak duruşlarıyla, konuşmalarıyla, ağızlarından düşürmedikleri "allah" lafıyla, aralarındaki dedikodulardan olaylar karşısındaki yorum ve tutumlarına kadar her şeyleriyle başlı başına bir tiksinti sembolüdürler. kimisiyse bütün her şeyin yalan dolandan ibaret olduğunu bilerek limuzininin arkasında (eski çağlara uyarlarsak son model çadırında) çikolata soslu iki güzel hatunla (ya da kurduğu haremiyle) viski içecek (ya da hurma yiyecek) ve bu sırada, aldattığı insanlar aklına bile gelmeyecek.
aklı mantığı, hali vakti, gücü kuvveti, dengesi dermanı yerinde bir insan soracaktır: bunları insan kendi düşünce süzgecinden geçirip de doğruyu kendisi bulmadığı sürece böyle koyun sürüsü gibi muamele görmek onun ne işine yarar? tabii ki yaramaz, buradan da dinin sadece belirli bir kesime hitap ettiği sonucunu çıkartabilir ve onun psikolojik ferahlama sağlaması da dahil olmak üzere bütün inanan kişiye faydalı olan yanlarını onun asli amacından bağımsız olarak düşünebiliriz. kısacası, aldatılıyorsunuz dindarlar!
kendi aklı mantığı zekası sezgisi boyu posu ve varsa diğer özellikleriyle abdest almanın iyi bir şey olduğunu keşfeden kişiye dindar denemez; hem kendi inançlarını yaşayıp hem hiçbir anlamı, getirisi ve sairesi olmadığı halde kendini bir dinin mensubu sanmanın derinlerdeki anlamına kuran ı kerim başlığında değindim. bu kişiler kendilerine koydukları sınırı dışavuruyorlar ve şartlanmışlıklarını gösteriyorlar sadece. sonuç olarak, dindar olmak ya saçma ya anlamsızdır.
bir de olaya masum insanların (gerçi bastırılmışlığa gönüllü birer eziktir hepsi ve bu da bir nevi suç sayılabilir) duygularıyla oynayan din alıcı-üretici-satıcılarına bakalım. bunlardan kimisi gerçekten inanmış ve asıl din tüccarları ile onların oyuncakları arasındaki koordineyi sağlayan tiplerdir ki iki tarafın da kötü yanlarını üzerilerinde toplayarak duruşlarıyla, konuşmalarıyla, ağızlarından düşürmedikleri "allah" lafıyla, aralarındaki dedikodulardan olaylar karşısındaki yorum ve tutumlarına kadar her şeyleriyle başlı başına bir tiksinti sembolüdürler. kimisiyse bütün her şeyin yalan dolandan ibaret olduğunu bilerek limuzininin arkasında (eski çağlara uyarlarsak son model çadırında) çikolata soslu iki güzel hatunla (ya da kurduğu haremiyle) viski içecek (ya da hurma yiyecek) ve bu sırada, aldattığı insanlar aklına bile gelmeyecek.
insanlığın oluşumundan itibaren var olan durumdur. fakat maymun ırkından gelenler pek farkında değildir durumun. bilir bilmez konusurlar.
insanlığın oluşumuna değin değildir din tarihi. yaklaşık 50000 yıl önce yaşamış neanderthal türü dini etkinlik ve metafizik unsurları bulmuştur. yani sapiens sapiens dışında diğer türler bilmezler.
inançtan farklı olduğunu idrak edememiş bünyeler de vardır.
evrensel sistemin gereklilikleri konusunda aşmış insanlar(peygamberler) tarafından insanları uyarmak amacıyla tavsiye edilen yaşam rehberi. (bkz: yol haritası)
allah'ın elçileri olan peygamberler tarafından tanrı adına insanlara öğretilir.
din, aklın ve bilimin gereğidir.
din, insanların maddi ve manevi gelişimlerine katkıda bulunacak, mantıklı öneriler dizisidir.
din, açlığı, adaletsizliği, eşitsizliği, kaosu yok edebilecek, huzur verecek formüllere sahiptir.
açıklamaları akla ve mantığa, şartları her çağa ve zemine uygundur.
ve insanların beklentilerine cevap verecek içeriğe sahiptir.
din kimsenin malı değildir.
din'i babalarının malı sananlar dinleri eleştirenleri değil, din'i çarpıtanları yola getirmelidir.
din, aklın ve bilimin gereğidir.
din, insanların maddi ve manevi gelişimlerine katkıda bulunacak, mantıklı öneriler dizisidir.
din, açlığı, adaletsizliği, eşitsizliği, kaosu yok edebilecek, huzur verecek formüllere sahiptir.
açıklamaları akla ve mantığa, şartları her çağa ve zemine uygundur.
ve insanların beklentilerine cevap verecek içeriğe sahiptir.
din kimsenin malı değildir.
din'i babalarının malı sananlar dinleri eleştirenleri değil, din'i çarpıtanları yola getirmelidir.
(bkz: dinin işlevi)
insanların nedense anlamaya çalışmadıkları önlerine konan şeyi kim koymuşsa aldırmadan hemen kabullendikleri düşünce tarzı, hayat içindeki en büyük olgu, maneviyat.
din insanlara özellikle de bozulan toplumlara "doğru insan" olma yolunda doğru adımlar atılması için gönderilmiştir. bozulan toplumlarda artık insana saygı kalmamıştır. kul hakkı yenmeye başlamıştır. kin, nefret, kıskançlık hat safhaya ulaşıp insanlar birbirlerine zarar vermeye başlamışlardır.
peki hiç düşündünüz mü hintliler "inek"e taptıkları halde neden onlara bir din inmemiş? ya da uzak doğu da misal çinde, japonyada neden ayrı bir din yok?? bu insanlar birbirlerine olan saygılarını yitirmemişler. öncelikle kendilerine olan saygılarını yitirmemişler. içlerinden kin, nefret, kıskançlık, korku..vb bütün negatif düşünceleri atmaya çalışmışlardır. gururları hat safhadadır. kimseyi kırmazlar en azından kırmamaya çalışırlar. karma felsefesi burdan çıkmıştır ve der ki karma felsefesi "ne ekersen onu biçersin. eğer kötü şeyler yaparsan bunlar gelip seni bulacaktır. bu hayatında olmasa bile bir sonraki hayatında seni bulacaktır." bu insanlar reenkarnasyona inanırlar, ama zaten kur an ı açıp okursanız da kur an da bakara suresinde "biz sizi öldürdük, dirilttik tekrar öldürüp tekrar dirilteceğiz" yazmaktadır. en sonunda da allaha döneceğiniz yazılıdır. yani bir bakıma reenkarnasyon belki de işlemektedir. karma felsefesine geri dönecek olursak, eğer insanlar karma felsefesini gerçekten benimserlerse (ki bu uzak doğunun inandığı bir nevi dindir, bir inanç sistemidir) kimse kimseye kötülük yapmak istemez ve kendisini kin, nefret, kıskançlık, hırs gibi duygulardan arındırmayı öğrenip sonsuz sevgi, sonsuz saygı ve sonsuz hoşgörü boyutuna erişmeye çalışırsa allah a bizi yaradan güce o kadar çabuk ulaşacaktır. uzakdoğudan biraz batıya geldiğimizde uzak değil çok yakınımızda bizim topraklarımızda yaşamış olan mevlana da aynı şeyi vurgulamaktadır. peki işin özü aslında "sonsuz sevgi, sonsuz saygı ve sonsuz hoşgörü" iken insanlar neden din kisvesi adı altında birbirlerini kırmaya çalışırlar?? örtülü örtüsüz diye birbirlerini kırmaya çalışırlar?? ya da inanıp inanmadığı için birbirlerini suçlarlar??
din insanlara özellikle de bozulan toplumlara "doğru insan" olma yolunda doğru adımlar atılması için gönderilmiştir. bozulan toplumlarda artık insana saygı kalmamıştır. kul hakkı yenmeye başlamıştır. kin, nefret, kıskançlık hat safhaya ulaşıp insanlar birbirlerine zarar vermeye başlamışlardır.
peki hiç düşündünüz mü hintliler "inek"e taptıkları halde neden onlara bir din inmemiş? ya da uzak doğu da misal çinde, japonyada neden ayrı bir din yok?? bu insanlar birbirlerine olan saygılarını yitirmemişler. öncelikle kendilerine olan saygılarını yitirmemişler. içlerinden kin, nefret, kıskançlık, korku..vb bütün negatif düşünceleri atmaya çalışmışlardır. gururları hat safhadadır. kimseyi kırmazlar en azından kırmamaya çalışırlar. karma felsefesi burdan çıkmıştır ve der ki karma felsefesi "ne ekersen onu biçersin. eğer kötü şeyler yaparsan bunlar gelip seni bulacaktır. bu hayatında olmasa bile bir sonraki hayatında seni bulacaktır." bu insanlar reenkarnasyona inanırlar, ama zaten kur an ı açıp okursanız da kur an da bakara suresinde "biz sizi öldürdük, dirilttik tekrar öldürüp tekrar dirilteceğiz" yazmaktadır. en sonunda da allaha döneceğiniz yazılıdır. yani bir bakıma reenkarnasyon belki de işlemektedir. karma felsefesine geri dönecek olursak, eğer insanlar karma felsefesini gerçekten benimserlerse (ki bu uzak doğunun inandığı bir nevi dindir, bir inanç sistemidir) kimse kimseye kötülük yapmak istemez ve kendisini kin, nefret, kıskançlık, hırs gibi duygulardan arındırmayı öğrenip sonsuz sevgi, sonsuz saygı ve sonsuz hoşgörü boyutuna erişmeye çalışırsa allah a bizi yaradan güce o kadar çabuk ulaşacaktır. uzakdoğudan biraz batıya geldiğimizde uzak değil çok yakınımızda bizim topraklarımızda yaşamış olan mevlana da aynı şeyi vurgulamaktadır. peki işin özü aslında "sonsuz sevgi, sonsuz saygı ve sonsuz hoşgörü" iken insanlar neden din kisvesi adı altında birbirlerini kırmaya çalışırlar?? örtülü örtüsüz diye birbirlerini kırmaya çalışırlar?? ya da inanıp inanmadığı için birbirlerini suçlarlar??
psikoz yada "afyon" değildir. "trankilizan" yada "sedatif" desek daha doğru olur. hem de en etkilisi. ha psikoz yapıcı mıdır? çok büyük ihtimal.
Deutsche Industrie Norm (Alman Endüstri Normu).
siyasete ve ticarete alet edilmemesi ve içinin boşaltılmaması gereken olgudur.
inançlar bütünüdür. semavi dinlerde iman esastır. iman etmek gayba dair bir inançtır. islam hiç bir şekilde iman esaslarına doğrudan, beş duyuyla idrak edilebilecek kanıtlar göstermez. kendilerine kitap gönderilmemiş veya kitapla peygamberle yolu kesişmemiş kişilerden de yaratıcıya iman etmeleri beklenir. kanıtı olan bir şeye iman edilemez. kanıtı olan bir şey zaten imtihan unsuru olamaz.
bir dinin mensuplarının dinlerine vakıf olmamaları dinin gereksizliğinin yada dinin gerçekliğinin değillenmesini ortaya koymaz. türklerin sağlıklı düzeyde matematik bilmemeleri matematiğin saçma sapan ve de gereksiz kurallar bütünü olduğunu ortaya koymadığı gibi. bilakis bu türden iddia sahiplerinin sapla samanı birbirine karıştırmış, yüzeysel çıkarımlarınınn bir örneği olabilir ancak.
bir dinin mensuplarının dinlerine vakıf olmamaları dinin gereksizliğinin yada dinin gerçekliğinin değillenmesini ortaya koymaz. türklerin sağlıklı düzeyde matematik bilmemeleri matematiğin saçma sapan ve de gereksiz kurallar bütünü olduğunu ortaya koymadığı gibi. bilakis bu türden iddia sahiplerinin sapla samanı birbirine karıştırmış, yüzeysel çıkarımlarınınn bir örneği olabilir ancak.
tanrı ve kul vardır; -her insan eşittir, dil, renk ve ırk ayrımı yapılamaz-
tanrıya inanıyorsak bazı dinlere uyan kuraller dahilinde tanrıya yaklaşabileceğimiz safsatalarının sıralandığı ve her insanın tanrı nazarında eşit olduğu bir evrende, tanrının bize verdiği akılla bile varlığını her yerde görebileceğimize rağmen sadece insanların anlamsız biçimde bir şeylere aittlik kavramı için dahil olma arzularıyla sığındıkları kavram.
tanrıya inanıyorsak bazı dinlere uyan kuraller dahilinde tanrıya yaklaşabileceğimiz safsatalarının sıralandığı ve her insanın tanrı nazarında eşit olduğu bir evrende, tanrının bize verdiği akılla bile varlığını her yerde görebileceğimize rağmen sadece insanların anlamsız biçimde bir şeylere aittlik kavramı için dahil olma arzularıyla sığındıkları kavram.
insanların kendilerini tatmin etmek için yarattıkları şey.
pek yararlı bulmadığım şey.cok iyi bir araç birçokları için, dünya ya belirli bir ahlak duzeni oturtmuştur belki ama bu kadar kana ölüme değermiydi, başka bir yolla yapılamaz mıydı bu?
her ideoloji ya da insan yönetimi sistemi çağın gereklerine göre diyalektik kurallar içinde kendini geliştirip, birikerek ilerleyemez ise çökmeye ve yok olmaya mahkumdur. dinler bu yok olma sürecine girmiş olup kuzey avrupa'da yok oluşu tamamlamak üzeredir. kuzey avrupa gençlerinin (18-30 yaş arası) sadece %7 gibi bir inanan oranına sahip olması bunun bir göstergesi olarak görülebilir. dinler eğitim ve yaşam standardının yükseldiği yerlerde aynı oranda küçülmüşlerdir.
bir ideoloji veya insan yönetimi sistemi olmayan şey. dolayısıyla çökmeye veya yok olmaya mahkum değildir.
dinler insanları bir arada tutup, onların bir tanrı için doğru yolda ilerlemelerini sağlayan, onlara yol gösteren ilahi yönetim sistemleridir.
diyalektik kurallar içinde kendini geliştirmesine gerek olmayan,tüm çağlara hitap eden inanç sistemidir.*
komşulara hediye vermek, açları doyurmak, susuzların susuzluklarını gidermek, çıplakları giydirmek, çıplakları giydirmek, şaşırmışları yola koymak, suçlu ve kabahatlileri affetmek dindir,dindarlıktır.
muhyiddin-i arabi
muhyiddin-i arabi
umutsuzluğa kapılmama,
daima içte bir umut ışığı taşıma nedenidir.
daima içte bir umut ışığı taşıma nedenidir.
insanın kutsal saydığı gerçeklikle ilişkisi; bu ilişkinin çerçevesini oluşturan inançlar, öğretiler, değer yargıları, davranış kuramları, tapınma biçimleri ve kurumsal yapılar.
insanın kendine yabancılaşması, insanın kendi kendisinden kopmasıdır. (bkz: Ludwig Andreas Feuerbach)
(bkz: islam)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar