bugün
- kolye57
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı17
- evi ev yapan şeyler11
- bileklik19
- galatasaray19
- bu ekonomide hala kadın çalışmamalı diyen tip6
- gül3
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı6
- beşiktaş17
- kedi9
- karısı çalıştıran erkek gitsin vurdursun9
- fenerbahçe16
- sabah 6:00'da nervionun resmine bakarak rakı içmek12
- kadınların çalışması2
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- benim de devletim olsun diyen kürt11
- mabel matiz2
- uludağ sözlük yapay zeka moderatör prompt'u8
- ataerkillikten tiksinmek2
- anadolu çomarları3
- gençlerbirliği 0 galatasaray 14
- kim kimi neden sevmiyor14
- jeffrey epstein2
- tır şoförü olmayı istemek12
- yogartiksen40
- saat4
- beko2
- timsah7
- türkiye17
- zebra4
- sevgiliye cartier hediye etmek6
- irfan can eğribayat2
- papağan4
- 6 ayda bir yıkanmak5
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- mustafa kemal atatürk2
- her şeye neden diye sormanın yan etkileri3
- ölen kediyi çöpe atmak vs gömmek4
- ona bir şey söyle7
- ismet gürbüz3
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- fuhuş yaparken yakalanan sözlük yazarı2
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- fuhuş yaparken yakalanan travesti polis memuru2
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- azerilerce tokatlanan akpli8
- osmanlı6
- güneşli sıcıcık bir edirne günü6
- queen ravenna büyücülük okulu20
- nervio adlı yazara uyarı11
insanların nedense anlamaya çalışmadıkları önlerine konan şeyi kim koymuşsa aldırmadan hemen kabullendikleri düşünce tarzı, hayat içindeki en büyük olgu, maneviyat.
din insanlara özellikle de bozulan toplumlara "doğru insan" olma yolunda doğru adımlar atılması için gönderilmiştir. bozulan toplumlarda artık insana saygı kalmamıştır. kul hakkı yenmeye başlamıştır. kin, nefret, kıskançlık hat safhaya ulaşıp insanlar birbirlerine zarar vermeye başlamışlardır.
peki hiç düşündünüz mü hintliler "inek"e taptıkları halde neden onlara bir din inmemiş? ya da uzak doğu da misal çinde, japonyada neden ayrı bir din yok?? bu insanlar birbirlerine olan saygılarını yitirmemişler. öncelikle kendilerine olan saygılarını yitirmemişler. içlerinden kin, nefret, kıskançlık, korku..vb bütün negatif düşünceleri atmaya çalışmışlardır. gururları hat safhadadır. kimseyi kırmazlar en azından kırmamaya çalışırlar. karma felsefesi burdan çıkmıştır ve der ki karma felsefesi "ne ekersen onu biçersin. eğer kötü şeyler yaparsan bunlar gelip seni bulacaktır. bu hayatında olmasa bile bir sonraki hayatında seni bulacaktır." bu insanlar reenkarnasyona inanırlar, ama zaten kur an ı açıp okursanız da kur an da bakara suresinde "biz sizi öldürdük, dirilttik tekrar öldürüp tekrar dirilteceğiz" yazmaktadır. en sonunda da allaha döneceğiniz yazılıdır. yani bir bakıma reenkarnasyon belki de işlemektedir. karma felsefesine geri dönecek olursak, eğer insanlar karma felsefesini gerçekten benimserlerse (ki bu uzak doğunun inandığı bir nevi dindir, bir inanç sistemidir) kimse kimseye kötülük yapmak istemez ve kendisini kin, nefret, kıskançlık, hırs gibi duygulardan arındırmayı öğrenip sonsuz sevgi, sonsuz saygı ve sonsuz hoşgörü boyutuna erişmeye çalışırsa allah a bizi yaradan güce o kadar çabuk ulaşacaktır. uzakdoğudan biraz batıya geldiğimizde uzak değil çok yakınımızda bizim topraklarımızda yaşamış olan mevlana da aynı şeyi vurgulamaktadır. peki işin özü aslında "sonsuz sevgi, sonsuz saygı ve sonsuz hoşgörü" iken insanlar neden din kisvesi adı altında birbirlerini kırmaya çalışırlar?? örtülü örtüsüz diye birbirlerini kırmaya çalışırlar?? ya da inanıp inanmadığı için birbirlerini suçlarlar??
din insanlara özellikle de bozulan toplumlara "doğru insan" olma yolunda doğru adımlar atılması için gönderilmiştir. bozulan toplumlarda artık insana saygı kalmamıştır. kul hakkı yenmeye başlamıştır. kin, nefret, kıskançlık hat safhaya ulaşıp insanlar birbirlerine zarar vermeye başlamışlardır.
peki hiç düşündünüz mü hintliler "inek"e taptıkları halde neden onlara bir din inmemiş? ya da uzak doğu da misal çinde, japonyada neden ayrı bir din yok?? bu insanlar birbirlerine olan saygılarını yitirmemişler. öncelikle kendilerine olan saygılarını yitirmemişler. içlerinden kin, nefret, kıskançlık, korku..vb bütün negatif düşünceleri atmaya çalışmışlardır. gururları hat safhadadır. kimseyi kırmazlar en azından kırmamaya çalışırlar. karma felsefesi burdan çıkmıştır ve der ki karma felsefesi "ne ekersen onu biçersin. eğer kötü şeyler yaparsan bunlar gelip seni bulacaktır. bu hayatında olmasa bile bir sonraki hayatında seni bulacaktır." bu insanlar reenkarnasyona inanırlar, ama zaten kur an ı açıp okursanız da kur an da bakara suresinde "biz sizi öldürdük, dirilttik tekrar öldürüp tekrar dirilteceğiz" yazmaktadır. en sonunda da allaha döneceğiniz yazılıdır. yani bir bakıma reenkarnasyon belki de işlemektedir. karma felsefesine geri dönecek olursak, eğer insanlar karma felsefesini gerçekten benimserlerse (ki bu uzak doğunun inandığı bir nevi dindir, bir inanç sistemidir) kimse kimseye kötülük yapmak istemez ve kendisini kin, nefret, kıskançlık, hırs gibi duygulardan arındırmayı öğrenip sonsuz sevgi, sonsuz saygı ve sonsuz hoşgörü boyutuna erişmeye çalışırsa allah a bizi yaradan güce o kadar çabuk ulaşacaktır. uzakdoğudan biraz batıya geldiğimizde uzak değil çok yakınımızda bizim topraklarımızda yaşamış olan mevlana da aynı şeyi vurgulamaktadır. peki işin özü aslında "sonsuz sevgi, sonsuz saygı ve sonsuz hoşgörü" iken insanlar neden din kisvesi adı altında birbirlerini kırmaya çalışırlar?? örtülü örtüsüz diye birbirlerini kırmaya çalışırlar?? ya da inanıp inanmadığı için birbirlerini suçlarlar??
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar