bugün
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu12
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı84
- bitlis te oğluna filistin ismini koyan adam16
- hamas denince akla gelenler8
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği10
- fatma betül sayan kaya'nın ifadeye çağrılması7
- tinto brass7
- ilk defa vurduracak kız heyecanı3
- uludağ sözlük hata tespit ekibi3
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi6
- 20 yaşındaki gence 250 yıl hapis cezası verilmesi7
- sobaları hazırlayın7
- bim vs a1012
- halen yapçek etçek gösterçem diye konuşan insan2
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- gülşen in memeleri3
- hamileyken başka erkekle birlikte olan evli kadın4
- terapi niteliğindeki şeyler13
- rusya olmasaydı türkistan kurulurdu5
- eoka'nın amacı3
- 4 kasım 2026 lens como maçı3
- abd ara seçimleri ve trump'a azil alarmı3
- devleti soymak milleti soymaktan iyidir5
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok10
- türklerin özellikleri5
- mika kase3
- sözlükte kim kimle sevgili27
- müge anlı2
- o 8 0 diyen biri vardı5
- sabah yedi buçukta işe başlamak3
- filistinli hamas'ın müslümana muamelesi2
- nervio43
- olsun biz bir keresinde liverpool'u yenmiştik7
- mika raun vardı nerede şimdi2
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar12
- liverpool fc5
- cumali ceber2
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- kediyi haşlanmış işkembeyle beslemek2
- sözlüğün en şık erkeği12
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
- ilhan irem dinleyen erkek2
- erkeği erkeğe düşüren cinsten karı2
- sandra bullock4
- fenerbahçeli yazarlar8
- aşk10
- iyi menemenin sırrı7
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
bir bakış açısına göre, çıkış itibarı ile dogmatik olmayan inançlar bütünü. çark şöyle döner (örneğimiz şu anda dini bir ritüel olarak addedilen abdest olsun): günde 5 kez elini ayağını yıkamanın iyi bir şey ve gerekli olduğunu düşünen peygamber bunu laftan sözden anlamayan cahil halka abdestin farz olduğunu söyleyerek anlatır. dini oluşturan ve abuk subuk görünen her türlü ikonun ya ortaya çıktığı anda gerekli olan ve temeldeki mantığı da hesaba kattığımızda aslında göründüğünden farklı olan ya da genel bir doğruya işaret eden böyle bir sürecin sonucu olduğunu söylemek mümkündür bu bakış açısına göre.
aklı mantığı, hali vakti, gücü kuvveti, dengesi dermanı yerinde bir insan soracaktır: bunları insan kendi düşünce süzgecinden geçirip de doğruyu kendisi bulmadığı sürece böyle koyun sürüsü gibi muamele görmek onun ne işine yarar? tabii ki yaramaz, buradan da dinin sadece belirli bir kesime hitap ettiği sonucunu çıkartabilir ve onun psikolojik ferahlama sağlaması da dahil olmak üzere bütün inanan kişiye faydalı olan yanlarını onun asli amacından bağımsız olarak düşünebiliriz. kısacası, aldatılıyorsunuz dindarlar!
kendi aklı mantığı zekası sezgisi boyu posu ve varsa diğer özellikleriyle abdest almanın iyi bir şey olduğunu keşfeden kişiye dindar denemez; hem kendi inançlarını yaşayıp hem hiçbir anlamı, getirisi ve sairesi olmadığı halde kendini bir dinin mensubu sanmanın derinlerdeki anlamına kuran ı kerim başlığında değindim. bu kişiler kendilerine koydukları sınırı dışavuruyorlar ve şartlanmışlıklarını gösteriyorlar sadece. sonuç olarak, dindar olmak ya saçma ya anlamsızdır.
bir de olaya masum insanların (gerçi bastırılmışlığa gönüllü birer eziktir hepsi ve bu da bir nevi suç sayılabilir) duygularıyla oynayan din alıcı-üretici-satıcılarına bakalım. bunlardan kimisi gerçekten inanmış ve asıl din tüccarları ile onların oyuncakları arasındaki koordineyi sağlayan tiplerdir ki iki tarafın da kötü yanlarını üzerilerinde toplayarak duruşlarıyla, konuşmalarıyla, ağızlarından düşürmedikleri "allah" lafıyla, aralarındaki dedikodulardan olaylar karşısındaki yorum ve tutumlarına kadar her şeyleriyle başlı başına bir tiksinti sembolüdürler. kimisiyse bütün her şeyin yalan dolandan ibaret olduğunu bilerek limuzininin arkasında (eski çağlara uyarlarsak son model çadırında) çikolata soslu iki güzel hatunla (ya da kurduğu haremiyle) viski içecek (ya da hurma yiyecek) ve bu sırada, aldattığı insanlar aklına bile gelmeyecek.
aklı mantığı, hali vakti, gücü kuvveti, dengesi dermanı yerinde bir insan soracaktır: bunları insan kendi düşünce süzgecinden geçirip de doğruyu kendisi bulmadığı sürece böyle koyun sürüsü gibi muamele görmek onun ne işine yarar? tabii ki yaramaz, buradan da dinin sadece belirli bir kesime hitap ettiği sonucunu çıkartabilir ve onun psikolojik ferahlama sağlaması da dahil olmak üzere bütün inanan kişiye faydalı olan yanlarını onun asli amacından bağımsız olarak düşünebiliriz. kısacası, aldatılıyorsunuz dindarlar!
kendi aklı mantığı zekası sezgisi boyu posu ve varsa diğer özellikleriyle abdest almanın iyi bir şey olduğunu keşfeden kişiye dindar denemez; hem kendi inançlarını yaşayıp hem hiçbir anlamı, getirisi ve sairesi olmadığı halde kendini bir dinin mensubu sanmanın derinlerdeki anlamına kuran ı kerim başlığında değindim. bu kişiler kendilerine koydukları sınırı dışavuruyorlar ve şartlanmışlıklarını gösteriyorlar sadece. sonuç olarak, dindar olmak ya saçma ya anlamsızdır.
bir de olaya masum insanların (gerçi bastırılmışlığa gönüllü birer eziktir hepsi ve bu da bir nevi suç sayılabilir) duygularıyla oynayan din alıcı-üretici-satıcılarına bakalım. bunlardan kimisi gerçekten inanmış ve asıl din tüccarları ile onların oyuncakları arasındaki koordineyi sağlayan tiplerdir ki iki tarafın da kötü yanlarını üzerilerinde toplayarak duruşlarıyla, konuşmalarıyla, ağızlarından düşürmedikleri "allah" lafıyla, aralarındaki dedikodulardan olaylar karşısındaki yorum ve tutumlarına kadar her şeyleriyle başlı başına bir tiksinti sembolüdürler. kimisiyse bütün her şeyin yalan dolandan ibaret olduğunu bilerek limuzininin arkasında (eski çağlara uyarlarsak son model çadırında) çikolata soslu iki güzel hatunla (ya da kurduğu haremiyle) viski içecek (ya da hurma yiyecek) ve bu sırada, aldattığı insanlar aklına bile gelmeyecek.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar