bugün
- ferdi özbeğen9
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek14
- karşılıklı aşk yaşamadan ölmek5
- dün erkeklerin yüzde 35'i seks yapmadı4
- ben geldim naneler17
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması18
- çok çişi gelen insan5
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği5
- devlet kim lan7
- menekşe moru oje4
- neden entry girmiyorsunuz nereye kayboldunuz3
- rus edebiyatı vs türk edebiyatı3
- sözlükte flörtleşmek18
- kız arkadaşıma hediye edeceğim araba için öneriler11
- kaçak bey kullanmayan elektrik5
- pandela43
- erkekler olarak sokakta donla dolaşmak istiyoruz6
- zoey2
- güne bir şarkı bırak2
- pandela tarzı entry gir6
- aylık 409 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- sözlüğün zıvanadan çıkması4
- yazarlara verilmiş lakaplar3
- hem entelektüel hem sikici hem yakışıklı erkek8
- ispanyol erkeklerini türk erkekleriyle takas etmek4
- 35 yaşında ölmek4
- geceye 90 lardan bir şarkı bırak5
- renkli gözün türkiyede çok yaygınlaşması5
- pandela1bukentay3
- mmm pandela poposu kocaman5
- wednesdayin annesi8
- sözlüğü siliyorum dostlar17
- anın görüntüsü19
- tai lung ile revani yemek4
- 20263
- annenin ölmesi5
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları7
- burcu yüzünden bir kızı reddeden erkek2
- sevmek2
- antalya havalimanı2
- alain delon vs cüneyt arkın5
- aylık 408 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- izlenmiş en kusursuz film8
- arkadaşlar bu ayakkabı nasıl8
- dale don dale2
- azgın türbanlı10
- zoeylemek2
- üç beş kitap okumakla münşi olunmaz3
- usame baba2
- kaçak elektrik kullanmayan enby2
Küçük bir hikaye anlatayım size.
Teoman çalıyor fonda.
--spoiler--
ipleri dolaşmış uçurtmalar misali
ne beraber uçabildik, boş verip şu dünyayı
ne gidebildik kendi yolumuza
rüzgarda savruk, başına buyruk
senle ben
--spoiler--
Elimizde iki uçak bileti, havaalanındayız. iplerimiz birbirimize dolaşmış, birlikte uçmaya gidiyoruz. italyaya...
Planı ben yaptım her zamanki gibi. Uçak saatini beklerken yolculuğun aslında onun için ne kadar sürprizlerle dolu olacağının da sinyallerini veriyorum.
Loungeda oturmuş, uçuş saatini bekliyoruz. Ve benim bitmek bilmeyen hikayelerimden biri daha başlıyor...
Biliyor musun, 1930lu yıllarda Julieti ziyaret edenler onun mezarına çeşitli notlar bırakırlarmış. Julietin evinin romantik bekçisi Ettore Solimani ise bu mektupları okuyup cevaplarmış. Mektupların cevaplandığı dilden dile dolaştıkça, daha çok mektup gelmeye başlamış Juliete. Eskiden mektuplar evin dış duvarlarına sakızla yapıştırılıyormuş. Hala Julietin evinin duvarları sakızla tutturulmuş mektuplardan görünmez. Gerçi şimdilerde posta kutusu da var. Hatta mail adresi bile var ama sekreterler üzerinde pul olan mektupları cevaplamayı daha çok seviyorlar. daha romantik buldukları için. The Club di Giulietta yani Juliet Klubü, dünyanın dört bir yanından insanların aşklarına Julietin ağzından çare arıyor. Ve her yıl en etkileyici mektuba sevgilier gününde Cara Giulietta yani Sevgili Juliet ödülü veriliyor.
Bilmiyordum hikayeyi diyor. Devam ediyorum.
Ben de mektup yazdım. Bizden söz ettim Juliete. Kızdın mı bana? Bak cevap gelmiş.
Çantamdan Julietin sekreterinden gelen mektubu çıkartıyorum ve ona uzatıyorum. şaşırıyor.
Ama okuma, uçakta okursun. Ben uyuduktan sonra diyorum.
Ne olur gerçek olsa masallar. Ya da biz masal olsak... *
Masalımız gerçek olamayacaksa, onunla birlikte masal olacaktık biz italyada.
Ve ikimiz de bunun için elimizden geleni yapıyorduk...
Uçağa biniyoruz. Cam kenarı her zamanki gibi benim. o ise Yanı başımda, huzurum, güneşim, ayım...
Başımı omzuna yaslıyor ve huzurunu içime çeke çeke uyuyorum. Oysa elinde mektupla kalakalmış ne yapacağını düşünüyor.
Ne kadar zaman uyuduğumu bilmiyorum ama ismimin onun dudaklarının arasında özgürlüğe kavuştuğu an, gözlerimi masalımıza açıyorum.
Önümde açık duran sehpada kahvem duruyor. Sütlü ve şekersiz. Gülümsüyorum, çünkü bana ait hiçbir detayı unutmuyor ve ben, beni ezbere alışını hayretle seyrediyorum.
Roma...
3 günlük masalın başlangıç noktası.
Scalinata della Trinita dei Monti, ispanyol merdivenlerinde soluğu alıyoruz önce.
Burada eskiden şairler, yazarlar, ressamlar buluşurmuş biliyor musun? Sen de benim masalımdaki şairsin. O yüzden burada buluşalım istedim.
Hiçbir şey söylemiyor. Etrafımızda sardunya saksıları...
Ellerimden tutup dizinin dibine oturtuyor beni, ve güneşin batışını seyrediyoruz. Orada her şey bir şiirden ibaret sanki ve sanki tüm şiirlerde bizden bahsediliyor...
Gel diyorum, bu gün bitmeden aşk çeşmesine gitmeliyiz.
Sardunyaları orada bırakıp aşk çeşmesine vardığımızda hava kararmış çoktan.
Elimizde bozuk para, sırtımızı çeşmeye dönüyoruz... ilk parayı o atıyor. Buraya tekrar gelmek dileği. Sıra bendeydi. Bense onu diliyorum...
--spoiler--
Romeo: Keşke kuşun olsaydım!
Juliet: Ne iyi olurdu, tatlım! Ama çok seveyim derken öldürürdüm seni.
--spoiler--
Ertesi sabah hazırlanıyoruz. Roma-floransa arasında otobana girmeden italyanın ortaçağ köylerinden geçiyoruz, siena, lucca...
hiçbirinin hatırını bırakmıyoruz.
Ve verona...
Masal şehri.
Piazza Bradan geçip Adige nehrine varıyoruz. Hava kararmış. Köprünün kenarında oturuyorum. Yanıma geliyor. tanrının bana vermiş olduğu o güzel armağanın kıymetini bilerek, ışıkların nehrin üzerindeki dans edişlerini izleyerek omzuna koyuyorum başımı.
bir şarkı mırıldanıyorum.
Ve O sabah son durağımıza, Julietin evine varıyoruz.
--spoiler--
Juliet: Romeo!
Romeo: Söyle sevgilim.
Juliet: Yarın kaçta göndereyim?
Romeo: Dokuzda.
Juliet: Mutlaka gönderirim; daha yirmi yıl var sanki. Unuttum neden çağırdığımı seni.
Romeo: Anımsayıncaya dek beklerim burada.
Juliet: Büsbütün unuturum sen beklersen orada, anımsadığım için seninle olmanın hazzını.
--spoiler--
Elimdeki kiliti ona gösterip, eminsin değil mi, vazgeçersen Veronaya dönüp kilidi açman gerekecek diyorum. Gülümsüyor. Avuçlarımdan kilidi alıp Julietin evinin orada bizi birbirimize kilitliyor.
Uçurtmalarımızın ipleri birbirine karışıyor orada.
Ve söz verdiğim gibi, masal oluyoruz...
Teoman çalıyor fonda.
--spoiler--
ipleri dolaşmış uçurtmalar misali
ne beraber uçabildik, boş verip şu dünyayı
ne gidebildik kendi yolumuza
rüzgarda savruk, başına buyruk
senle ben
--spoiler--
Elimizde iki uçak bileti, havaalanındayız. iplerimiz birbirimize dolaşmış, birlikte uçmaya gidiyoruz. italyaya...
Planı ben yaptım her zamanki gibi. Uçak saatini beklerken yolculuğun aslında onun için ne kadar sürprizlerle dolu olacağının da sinyallerini veriyorum.
Loungeda oturmuş, uçuş saatini bekliyoruz. Ve benim bitmek bilmeyen hikayelerimden biri daha başlıyor...
Biliyor musun, 1930lu yıllarda Julieti ziyaret edenler onun mezarına çeşitli notlar bırakırlarmış. Julietin evinin romantik bekçisi Ettore Solimani ise bu mektupları okuyup cevaplarmış. Mektupların cevaplandığı dilden dile dolaştıkça, daha çok mektup gelmeye başlamış Juliete. Eskiden mektuplar evin dış duvarlarına sakızla yapıştırılıyormuş. Hala Julietin evinin duvarları sakızla tutturulmuş mektuplardan görünmez. Gerçi şimdilerde posta kutusu da var. Hatta mail adresi bile var ama sekreterler üzerinde pul olan mektupları cevaplamayı daha çok seviyorlar. daha romantik buldukları için. The Club di Giulietta yani Juliet Klubü, dünyanın dört bir yanından insanların aşklarına Julietin ağzından çare arıyor. Ve her yıl en etkileyici mektuba sevgilier gününde Cara Giulietta yani Sevgili Juliet ödülü veriliyor.
Bilmiyordum hikayeyi diyor. Devam ediyorum.
Ben de mektup yazdım. Bizden söz ettim Juliete. Kızdın mı bana? Bak cevap gelmiş.
Çantamdan Julietin sekreterinden gelen mektubu çıkartıyorum ve ona uzatıyorum. şaşırıyor.
Ama okuma, uçakta okursun. Ben uyuduktan sonra diyorum.
Ne olur gerçek olsa masallar. Ya da biz masal olsak... *
Masalımız gerçek olamayacaksa, onunla birlikte masal olacaktık biz italyada.
Ve ikimiz de bunun için elimizden geleni yapıyorduk...
Uçağa biniyoruz. Cam kenarı her zamanki gibi benim. o ise Yanı başımda, huzurum, güneşim, ayım...
Başımı omzuna yaslıyor ve huzurunu içime çeke çeke uyuyorum. Oysa elinde mektupla kalakalmış ne yapacağını düşünüyor.
Ne kadar zaman uyuduğumu bilmiyorum ama ismimin onun dudaklarının arasında özgürlüğe kavuştuğu an, gözlerimi masalımıza açıyorum.
Önümde açık duran sehpada kahvem duruyor. Sütlü ve şekersiz. Gülümsüyorum, çünkü bana ait hiçbir detayı unutmuyor ve ben, beni ezbere alışını hayretle seyrediyorum.
Roma...
3 günlük masalın başlangıç noktası.
Scalinata della Trinita dei Monti, ispanyol merdivenlerinde soluğu alıyoruz önce.
Burada eskiden şairler, yazarlar, ressamlar buluşurmuş biliyor musun? Sen de benim masalımdaki şairsin. O yüzden burada buluşalım istedim.
Hiçbir şey söylemiyor. Etrafımızda sardunya saksıları...
Ellerimden tutup dizinin dibine oturtuyor beni, ve güneşin batışını seyrediyoruz. Orada her şey bir şiirden ibaret sanki ve sanki tüm şiirlerde bizden bahsediliyor...
Gel diyorum, bu gün bitmeden aşk çeşmesine gitmeliyiz.
Sardunyaları orada bırakıp aşk çeşmesine vardığımızda hava kararmış çoktan.
Elimizde bozuk para, sırtımızı çeşmeye dönüyoruz... ilk parayı o atıyor. Buraya tekrar gelmek dileği. Sıra bendeydi. Bense onu diliyorum...
--spoiler--
Romeo: Keşke kuşun olsaydım!
Juliet: Ne iyi olurdu, tatlım! Ama çok seveyim derken öldürürdüm seni.
--spoiler--
Ertesi sabah hazırlanıyoruz. Roma-floransa arasında otobana girmeden italyanın ortaçağ köylerinden geçiyoruz, siena, lucca...
hiçbirinin hatırını bırakmıyoruz.
Ve verona...
Masal şehri.
Piazza Bradan geçip Adige nehrine varıyoruz. Hava kararmış. Köprünün kenarında oturuyorum. Yanıma geliyor. tanrının bana vermiş olduğu o güzel armağanın kıymetini bilerek, ışıkların nehrin üzerindeki dans edişlerini izleyerek omzuna koyuyorum başımı.
bir şarkı mırıldanıyorum.
Ve O sabah son durağımıza, Julietin evine varıyoruz.
--spoiler--
Juliet: Romeo!
Romeo: Söyle sevgilim.
Juliet: Yarın kaçta göndereyim?
Romeo: Dokuzda.
Juliet: Mutlaka gönderirim; daha yirmi yıl var sanki. Unuttum neden çağırdığımı seni.
Romeo: Anımsayıncaya dek beklerim burada.
Juliet: Büsbütün unuturum sen beklersen orada, anımsadığım için seninle olmanın hazzını.
--spoiler--
Elimdeki kiliti ona gösterip, eminsin değil mi, vazgeçersen Veronaya dönüp kilidi açman gerekecek diyorum. Gülümsüyor. Avuçlarımdan kilidi alıp Julietin evinin orada bizi birbirimize kilitliyor.
Uçurtmalarımızın ipleri birbirine karışıyor orada.
Ve söz verdiğim gibi, masal oluyoruz...
revizyonda bakım olayına girmiş ve fakat işi gücü bırakıp goy goy peşine düşmüş sözde çalışan.
+ amirim şimdi ne yapıyoruz ?
- evet onu oraya takalım, tamam, şimdi de sıkalım, dur çakmakla kaçak kontrolü ya'^+%'^+/&)(
+ amirim şimdi ne yapıyoruz ?
- evet onu oraya takalım, tamam, şimdi de sıkalım, dur çakmakla kaçak kontrolü ya'^+%'^+/&)(
Piti ile evlensin yazarı. Bence çok tatlısınız. * hadi kısmet bak bu da nick6 na girdiğim 2.entry. Üzme çocuğu en azından cevap ver.
Piti ile evlenmesin yazarı. Bence hiç tatlı değilsiniz. Daha iyilerine layıktır. Ulu orta göbeğinde kalan son mısır tanesini ham yapmak istiyorum diyen adamla evlenilir mi evlenilmez. Geceler boyu sevişelim falan dese yine anlicaz da ham yapmak ne ağbi... ilk mesajda Başka kadınlarla seviştim derken pek bir havalıydık... O ikinci mesajı yazmayaydı iyiydi ama... Yazmış bulundu ve dahi artık kazana düştü. Geçmiş olsun.
On numara yazardır. En iyilerine layıktır. Piti gitsin.
On numara yazardır. En iyilerine layıktır. Piti gitsin.
(bkz: keri bidi bid)
Dibi dibi piti. Piti canla evlenmemesinin sebebi itiraf ediyorum benim. Üzgünüm piti ama kızın gönlü bende.
(bkz: döndürmeyin sevşenkoyu)
zall beni yetkili yaparsa.
uludag sozlugun bana verdigi yetkiye dayanarak ben kiyarim nikahlarini. ehe.
uludag sozlugun bana verdigi yetkiye dayanarak ben kiyarim nikahlarini. ehe.
hiçbir zirveye gitmiyor diye eleştirenler için zirve fotoğrafını paylaşan yazar. cokacayipsey'e ve pseco'ya bu güzel organizasyon için teşekkürlerini sunar.
http://i.hizliresim.com/32qDn9.jpg
http://i.hizliresim.com/32qDn9.jpg
Koyun kelle kırmakta üstüne yoktur. 3 hamlede beyni dağıtmadan içine kemik kaçırmadan alır.
Guzel yazan guzel yazar.
çok güzel yazıları olan değerli yazar. kitabı çıksa okunur.
içeri girdiğimde kolunu ısırıyordu.
Stromaenin Formidable klibindeki kafayı yaşamak istiyorum sözlük.
Yağmurlu bir Brüksel sabahında Louise tramvayını beklerken...
Etrafımdakileri Et petite, pardon petit veya oh bebe, oups mademoiselle diye rahatsız etmek, kaldırım taşlarına oturup ayaklarımı tramvay yoluna uzatmak, zar zor ayakta durmak istiyorum. elektrik direklerine tutunarak dünyanın etrafımda dönüşünü izlemek istiyorum.
Ceketim omuzlarımda ellerimi havaya kaldırarak duraktaki ve caddedeki insanları umursamadan bağıra bağıra şarkı söylemek istiyorum.
--spoiler--
formidable
tu etais formidable, j'etais fort minable
nous etions formidables
--spoiler--
Ayıkken çekilmiyor sanki bu hayat
Stromae, adamım, bir dahaki klibe beni çağırmazsan darılırım.
https://www.youtube.com/watch?v=S_xH7noaqTA
not: cevap vermedim ama sor neden vermedim. *
Yağmurlu bir Brüksel sabahında Louise tramvayını beklerken...
Etrafımdakileri Et petite, pardon petit veya oh bebe, oups mademoiselle diye rahatsız etmek, kaldırım taşlarına oturup ayaklarımı tramvay yoluna uzatmak, zar zor ayakta durmak istiyorum. elektrik direklerine tutunarak dünyanın etrafımda dönüşünü izlemek istiyorum.
Ceketim omuzlarımda ellerimi havaya kaldırarak duraktaki ve caddedeki insanları umursamadan bağıra bağıra şarkı söylemek istiyorum.
--spoiler--
formidable
tu etais formidable, j'etais fort minable
nous etions formidables
--spoiler--
Ayıkken çekilmiyor sanki bu hayat
Stromae, adamım, bir dahaki klibe beni çağırmazsan darılırım.
https://www.youtube.com/watch?v=S_xH7noaqTA
not: cevap vermedim ama sor neden vermedim. *
bugün bana bişe anlattı çok güldüm*. harbi kafa bu hergele.
geçenlerde bana birşey anlattı hiç gülmedim. kız olduğu için gülmüş numarası yaptım. harbi kafamı yedi bu kertenkele.
zurna öttüren hödük koala ile ahbaplığı varsa hiç gülmedim. o zaman benden uzak dursun çingene*.
bugün bana bi sheyh anlattı, hiç gülmedim. * harbi imana getirdi gerginkene.
Bugün tutturtmuş illa gidelim ötüken'e...
hikayelerini sadece güzel sözlük kızlarına anlatan yazar. asparagas haberlere itibar etmeyiniz. *
son zamanlardaki favori yazarım. *
Yalnızım deyip burda ağlıyor sonra kız düşürüyorsa yazıklar olsun.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar