bugün
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek15
- karşılıklı aşk yaşamadan ölmek8
- ben geldim naneler19
- 3 temmuz 2026 portekiz hırvatistan maçı7
- ferdi özbeğen9
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması18
- sözlükte flörtleşmek18
- kız arkadaşıma hediye edeceğim araba için öneriler11
- pandela43
- devlet kim lan7
- neden entry girmiyorsunuz nereye kayboldunuz4
- çok çişi gelen insan5
- sözlüğü siliyorum dostlar17
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği5
- gay oğlunu sevgilisiyle basan baba3
- dün erkeklerin yüzde 35'i seks yapmadı4
- hem entelektüel hem sikici hem yakışıklı erkek8
- erkekler olarak sokakta donla dolaşmak istiyoruz6
- pandela tarzı entry gir6
- sevgiliyle sevişirken akla ilyas salmanın gelmesi3
- wednesdayin annesi8
- kaçak bey kullanmayan elektrik5
- menekşe moru oje4
- geceye 90 lardan bir şarkı bırak5
- günün iddaa kuponu2
- 2 temmuz 2026 portekiz hırvatistan maçı2
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları7
- renkli gözün türkiyede çok yaygınlaşması5
- örgüt evlerinde vurduran dhkp c li kız2
- mmm pandela poposu kocaman5
- sözlüğün zıvanadan çıkması4
- ispanyol erkeklerini türk erkekleriyle takas etmek4
- cristiano ronaldo dos santos aveiro2
- 35 yaşında ölmek4
- rus edebiyatı vs türk edebiyatı3
- azgın türbanlı10
- arkadaşlar bu ayakkabı nasıl8
- annenin ölmesi5
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması17
- izlenmiş en kusursuz film8
- anın görüntüsü20
- tai lung ile revani yemek4
- yazarlara verilmiş lakaplar3
- alain delon vs cüneyt arkın5
- sözlüğün kahve olması13
- pandela1bukentay3
- ince ruhlu erkek olmak2
- gargamel deki akıllara zarar mantık hatası2
- 20263
- alttaki yazara aşık ol11
Küçük bir hikaye anlatayım size.
Teoman çalıyor fonda.
--spoiler--
ipleri dolaşmış uçurtmalar misali
ne beraber uçabildik, boş verip şu dünyayı
ne gidebildik kendi yolumuza
rüzgarda savruk, başına buyruk
senle ben
--spoiler--
Elimizde iki uçak bileti, havaalanındayız. iplerimiz birbirimize dolaşmış, birlikte uçmaya gidiyoruz. italyaya...
Planı ben yaptım her zamanki gibi. Uçak saatini beklerken yolculuğun aslında onun için ne kadar sürprizlerle dolu olacağının da sinyallerini veriyorum.
Loungeda oturmuş, uçuş saatini bekliyoruz. Ve benim bitmek bilmeyen hikayelerimden biri daha başlıyor...
Biliyor musun, 1930lu yıllarda Julieti ziyaret edenler onun mezarına çeşitli notlar bırakırlarmış. Julietin evinin romantik bekçisi Ettore Solimani ise bu mektupları okuyup cevaplarmış. Mektupların cevaplandığı dilden dile dolaştıkça, daha çok mektup gelmeye başlamış Juliete. Eskiden mektuplar evin dış duvarlarına sakızla yapıştırılıyormuş. Hala Julietin evinin duvarları sakızla tutturulmuş mektuplardan görünmez. Gerçi şimdilerde posta kutusu da var. Hatta mail adresi bile var ama sekreterler üzerinde pul olan mektupları cevaplamayı daha çok seviyorlar. daha romantik buldukları için. The Club di Giulietta yani Juliet Klubü, dünyanın dört bir yanından insanların aşklarına Julietin ağzından çare arıyor. Ve her yıl en etkileyici mektuba sevgilier gününde Cara Giulietta yani Sevgili Juliet ödülü veriliyor.
Bilmiyordum hikayeyi diyor. Devam ediyorum.
Ben de mektup yazdım. Bizden söz ettim Juliete. Kızdın mı bana? Bak cevap gelmiş.
Çantamdan Julietin sekreterinden gelen mektubu çıkartıyorum ve ona uzatıyorum. şaşırıyor.
Ama okuma, uçakta okursun. Ben uyuduktan sonra diyorum.
Ne olur gerçek olsa masallar. Ya da biz masal olsak... *
Masalımız gerçek olamayacaksa, onunla birlikte masal olacaktık biz italyada.
Ve ikimiz de bunun için elimizden geleni yapıyorduk...
Uçağa biniyoruz. Cam kenarı her zamanki gibi benim. o ise Yanı başımda, huzurum, güneşim, ayım...
Başımı omzuna yaslıyor ve huzurunu içime çeke çeke uyuyorum. Oysa elinde mektupla kalakalmış ne yapacağını düşünüyor.
Ne kadar zaman uyuduğumu bilmiyorum ama ismimin onun dudaklarının arasında özgürlüğe kavuştuğu an, gözlerimi masalımıza açıyorum.
Önümde açık duran sehpada kahvem duruyor. Sütlü ve şekersiz. Gülümsüyorum, çünkü bana ait hiçbir detayı unutmuyor ve ben, beni ezbere alışını hayretle seyrediyorum.
Roma...
3 günlük masalın başlangıç noktası.
Scalinata della Trinita dei Monti, ispanyol merdivenlerinde soluğu alıyoruz önce.
Burada eskiden şairler, yazarlar, ressamlar buluşurmuş biliyor musun? Sen de benim masalımdaki şairsin. O yüzden burada buluşalım istedim.
Hiçbir şey söylemiyor. Etrafımızda sardunya saksıları...
Ellerimden tutup dizinin dibine oturtuyor beni, ve güneşin batışını seyrediyoruz. Orada her şey bir şiirden ibaret sanki ve sanki tüm şiirlerde bizden bahsediliyor...
Gel diyorum, bu gün bitmeden aşk çeşmesine gitmeliyiz.
Sardunyaları orada bırakıp aşk çeşmesine vardığımızda hava kararmış çoktan.
Elimizde bozuk para, sırtımızı çeşmeye dönüyoruz... ilk parayı o atıyor. Buraya tekrar gelmek dileği. Sıra bendeydi. Bense onu diliyorum...
--spoiler--
Romeo: Keşke kuşun olsaydım!
Juliet: Ne iyi olurdu, tatlım! Ama çok seveyim derken öldürürdüm seni.
--spoiler--
Ertesi sabah hazırlanıyoruz. Roma-floransa arasında otobana girmeden italyanın ortaçağ köylerinden geçiyoruz, siena, lucca...
hiçbirinin hatırını bırakmıyoruz.
Ve verona...
Masal şehri.
Piazza Bradan geçip Adige nehrine varıyoruz. Hava kararmış. Köprünün kenarında oturuyorum. Yanıma geliyor. tanrının bana vermiş olduğu o güzel armağanın kıymetini bilerek, ışıkların nehrin üzerindeki dans edişlerini izleyerek omzuna koyuyorum başımı.
bir şarkı mırıldanıyorum.
Ve O sabah son durağımıza, Julietin evine varıyoruz.
--spoiler--
Juliet: Romeo!
Romeo: Söyle sevgilim.
Juliet: Yarın kaçta göndereyim?
Romeo: Dokuzda.
Juliet: Mutlaka gönderirim; daha yirmi yıl var sanki. Unuttum neden çağırdığımı seni.
Romeo: Anımsayıncaya dek beklerim burada.
Juliet: Büsbütün unuturum sen beklersen orada, anımsadığım için seninle olmanın hazzını.
--spoiler--
Elimdeki kiliti ona gösterip, eminsin değil mi, vazgeçersen Veronaya dönüp kilidi açman gerekecek diyorum. Gülümsüyor. Avuçlarımdan kilidi alıp Julietin evinin orada bizi birbirimize kilitliyor.
Uçurtmalarımızın ipleri birbirine karışıyor orada.
Ve söz verdiğim gibi, masal oluyoruz...
Teoman çalıyor fonda.
--spoiler--
ipleri dolaşmış uçurtmalar misali
ne beraber uçabildik, boş verip şu dünyayı
ne gidebildik kendi yolumuza
rüzgarda savruk, başına buyruk
senle ben
--spoiler--
Elimizde iki uçak bileti, havaalanındayız. iplerimiz birbirimize dolaşmış, birlikte uçmaya gidiyoruz. italyaya...
Planı ben yaptım her zamanki gibi. Uçak saatini beklerken yolculuğun aslında onun için ne kadar sürprizlerle dolu olacağının da sinyallerini veriyorum.
Loungeda oturmuş, uçuş saatini bekliyoruz. Ve benim bitmek bilmeyen hikayelerimden biri daha başlıyor...
Biliyor musun, 1930lu yıllarda Julieti ziyaret edenler onun mezarına çeşitli notlar bırakırlarmış. Julietin evinin romantik bekçisi Ettore Solimani ise bu mektupları okuyup cevaplarmış. Mektupların cevaplandığı dilden dile dolaştıkça, daha çok mektup gelmeye başlamış Juliete. Eskiden mektuplar evin dış duvarlarına sakızla yapıştırılıyormuş. Hala Julietin evinin duvarları sakızla tutturulmuş mektuplardan görünmez. Gerçi şimdilerde posta kutusu da var. Hatta mail adresi bile var ama sekreterler üzerinde pul olan mektupları cevaplamayı daha çok seviyorlar. daha romantik buldukları için. The Club di Giulietta yani Juliet Klubü, dünyanın dört bir yanından insanların aşklarına Julietin ağzından çare arıyor. Ve her yıl en etkileyici mektuba sevgilier gününde Cara Giulietta yani Sevgili Juliet ödülü veriliyor.
Bilmiyordum hikayeyi diyor. Devam ediyorum.
Ben de mektup yazdım. Bizden söz ettim Juliete. Kızdın mı bana? Bak cevap gelmiş.
Çantamdan Julietin sekreterinden gelen mektubu çıkartıyorum ve ona uzatıyorum. şaşırıyor.
Ama okuma, uçakta okursun. Ben uyuduktan sonra diyorum.
Ne olur gerçek olsa masallar. Ya da biz masal olsak... *
Masalımız gerçek olamayacaksa, onunla birlikte masal olacaktık biz italyada.
Ve ikimiz de bunun için elimizden geleni yapıyorduk...
Uçağa biniyoruz. Cam kenarı her zamanki gibi benim. o ise Yanı başımda, huzurum, güneşim, ayım...
Başımı omzuna yaslıyor ve huzurunu içime çeke çeke uyuyorum. Oysa elinde mektupla kalakalmış ne yapacağını düşünüyor.
Ne kadar zaman uyuduğumu bilmiyorum ama ismimin onun dudaklarının arasında özgürlüğe kavuştuğu an, gözlerimi masalımıza açıyorum.
Önümde açık duran sehpada kahvem duruyor. Sütlü ve şekersiz. Gülümsüyorum, çünkü bana ait hiçbir detayı unutmuyor ve ben, beni ezbere alışını hayretle seyrediyorum.
Roma...
3 günlük masalın başlangıç noktası.
Scalinata della Trinita dei Monti, ispanyol merdivenlerinde soluğu alıyoruz önce.
Burada eskiden şairler, yazarlar, ressamlar buluşurmuş biliyor musun? Sen de benim masalımdaki şairsin. O yüzden burada buluşalım istedim.
Hiçbir şey söylemiyor. Etrafımızda sardunya saksıları...
Ellerimden tutup dizinin dibine oturtuyor beni, ve güneşin batışını seyrediyoruz. Orada her şey bir şiirden ibaret sanki ve sanki tüm şiirlerde bizden bahsediliyor...
Gel diyorum, bu gün bitmeden aşk çeşmesine gitmeliyiz.
Sardunyaları orada bırakıp aşk çeşmesine vardığımızda hava kararmış çoktan.
Elimizde bozuk para, sırtımızı çeşmeye dönüyoruz... ilk parayı o atıyor. Buraya tekrar gelmek dileği. Sıra bendeydi. Bense onu diliyorum...
--spoiler--
Romeo: Keşke kuşun olsaydım!
Juliet: Ne iyi olurdu, tatlım! Ama çok seveyim derken öldürürdüm seni.
--spoiler--
Ertesi sabah hazırlanıyoruz. Roma-floransa arasında otobana girmeden italyanın ortaçağ köylerinden geçiyoruz, siena, lucca...
hiçbirinin hatırını bırakmıyoruz.
Ve verona...
Masal şehri.
Piazza Bradan geçip Adige nehrine varıyoruz. Hava kararmış. Köprünün kenarında oturuyorum. Yanıma geliyor. tanrının bana vermiş olduğu o güzel armağanın kıymetini bilerek, ışıkların nehrin üzerindeki dans edişlerini izleyerek omzuna koyuyorum başımı.
bir şarkı mırıldanıyorum.
Ve O sabah son durağımıza, Julietin evine varıyoruz.
--spoiler--
Juliet: Romeo!
Romeo: Söyle sevgilim.
Juliet: Yarın kaçta göndereyim?
Romeo: Dokuzda.
Juliet: Mutlaka gönderirim; daha yirmi yıl var sanki. Unuttum neden çağırdığımı seni.
Romeo: Anımsayıncaya dek beklerim burada.
Juliet: Büsbütün unuturum sen beklersen orada, anımsadığım için seninle olmanın hazzını.
--spoiler--
Elimdeki kiliti ona gösterip, eminsin değil mi, vazgeçersen Veronaya dönüp kilidi açman gerekecek diyorum. Gülümsüyor. Avuçlarımdan kilidi alıp Julietin evinin orada bizi birbirimize kilitliyor.
Uçurtmalarımızın ipleri birbirine karışıyor orada.
Ve söz verdiğim gibi, masal oluyoruz...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar