bugün
- bana onu sormayin14
- bana onu sormayin tatlışlığı9
- iltica27
- kılık kıyafetle uğraşan zihniyet17
- game of thrones taki kerhaneci12
- sözlük kızlarının sözlüğü adam etmesi11
- sarapci koala hatayi4
- sizi sözlükten soğutan yazar gerçek dostunuzdur6
- sözlük yazarlarının engellediği yazar sayısı3
- doğum yapmanın hücreleri 11 yıl yaşlandırması3
- ruh hastalarını donuzlamak2
- fal bakabilen dünyalar tatlısı yazarlar11
- fon vurgunu akpli seçmene nasıl anlatılıyor2
- cevheri güven2
- ingiliz valisi ile gizlice buluşan cb adayı ekrem5
- kemalistler iktidar olursa yapacakları ilk icraat10
- yobaz kudurtan kıyafetler6
- 6 ekim 20262
- oyun dünyasının unutulmayan kadınları5
- ak parti'nin halk düşmanı uygulamaları top 54
- chp'li cb adayının çin de fuhuş'tan yakalanması5
- sizi kiskandiğini tespit ettiğiniz yazarlar4
- sözlükte sevmediğiniz yazar6
- silvermist15
- fatma betül sayan kaya50
- gammaz sözlük kızları3
- türk dizileri bizim için yapılmıyor5
- 60 yaşında diskoya giden adam7
- yasin kol7
- ak partililerin apoya villa yaptırması11
- cemil tugay akp'ye katılırsa olacaklar3
- sözlükte tanıdığınız en iyi kişi24
- sözlük kızları göreve7
- keşke benim olsa denilen şeyler8
- göksel arsoy4
- omzunda teyple gezen efsane nesil4
- trafik4
- trafik lambası4
- özgür irade yanılsaması2
- usual emmi gel bakalım buraya7
- yogartiksen11
- sözlüğü boklayanlar2
- geceleri gizli gizli manifest dinlemek4
- ama kent uzlaşısı ve yeni parti tüzüğü8
- katatespizartmasi3
- simko35
- sabahları nefret edilen şeyler16
- sarman kedi beslemek7
- dincilerin apoyu atatürk ten çok sevmesi9
- gss prim borcu3
Küçük bir hikaye anlatayım size.
Teoman çalıyor fonda.
--spoiler--
ipleri dolaşmış uçurtmalar misali
ne beraber uçabildik, boş verip şu dünyayı
ne gidebildik kendi yolumuza
rüzgarda savruk, başına buyruk
senle ben
--spoiler--
Elimizde iki uçak bileti, havaalanındayız. iplerimiz birbirimize dolaşmış, birlikte uçmaya gidiyoruz. italyaya...
Planı ben yaptım her zamanki gibi. Uçak saatini beklerken yolculuğun aslında onun için ne kadar sürprizlerle dolu olacağının da sinyallerini veriyorum.
Loungeda oturmuş, uçuş saatini bekliyoruz. Ve benim bitmek bilmeyen hikayelerimden biri daha başlıyor...
Biliyor musun, 1930lu yıllarda Julieti ziyaret edenler onun mezarına çeşitli notlar bırakırlarmış. Julietin evinin romantik bekçisi Ettore Solimani ise bu mektupları okuyup cevaplarmış. Mektupların cevaplandığı dilden dile dolaştıkça, daha çok mektup gelmeye başlamış Juliete. Eskiden mektuplar evin dış duvarlarına sakızla yapıştırılıyormuş. Hala Julietin evinin duvarları sakızla tutturulmuş mektuplardan görünmez. Gerçi şimdilerde posta kutusu da var. Hatta mail adresi bile var ama sekreterler üzerinde pul olan mektupları cevaplamayı daha çok seviyorlar. daha romantik buldukları için. The Club di Giulietta yani Juliet Klubü, dünyanın dört bir yanından insanların aşklarına Julietin ağzından çare arıyor. Ve her yıl en etkileyici mektuba sevgilier gününde Cara Giulietta yani Sevgili Juliet ödülü veriliyor.
Bilmiyordum hikayeyi diyor. Devam ediyorum.
Ben de mektup yazdım. Bizden söz ettim Juliete. Kızdın mı bana? Bak cevap gelmiş.
Çantamdan Julietin sekreterinden gelen mektubu çıkartıyorum ve ona uzatıyorum. şaşırıyor.
Ama okuma, uçakta okursun. Ben uyuduktan sonra diyorum.
Ne olur gerçek olsa masallar. Ya da biz masal olsak... *
Masalımız gerçek olamayacaksa, onunla birlikte masal olacaktık biz italyada.
Ve ikimiz de bunun için elimizden geleni yapıyorduk...
Uçağa biniyoruz. Cam kenarı her zamanki gibi benim. o ise Yanı başımda, huzurum, güneşim, ayım...
Başımı omzuna yaslıyor ve huzurunu içime çeke çeke uyuyorum. Oysa elinde mektupla kalakalmış ne yapacağını düşünüyor.
Ne kadar zaman uyuduğumu bilmiyorum ama ismimin onun dudaklarının arasında özgürlüğe kavuştuğu an, gözlerimi masalımıza açıyorum.
Önümde açık duran sehpada kahvem duruyor. Sütlü ve şekersiz. Gülümsüyorum, çünkü bana ait hiçbir detayı unutmuyor ve ben, beni ezbere alışını hayretle seyrediyorum.
Roma...
3 günlük masalın başlangıç noktası.
Scalinata della Trinita dei Monti, ispanyol merdivenlerinde soluğu alıyoruz önce.
Burada eskiden şairler, yazarlar, ressamlar buluşurmuş biliyor musun? Sen de benim masalımdaki şairsin. O yüzden burada buluşalım istedim.
Hiçbir şey söylemiyor. Etrafımızda sardunya saksıları...
Ellerimden tutup dizinin dibine oturtuyor beni, ve güneşin batışını seyrediyoruz. Orada her şey bir şiirden ibaret sanki ve sanki tüm şiirlerde bizden bahsediliyor...
Gel diyorum, bu gün bitmeden aşk çeşmesine gitmeliyiz.
Sardunyaları orada bırakıp aşk çeşmesine vardığımızda hava kararmış çoktan.
Elimizde bozuk para, sırtımızı çeşmeye dönüyoruz... ilk parayı o atıyor. Buraya tekrar gelmek dileği. Sıra bendeydi. Bense onu diliyorum...
--spoiler--
Romeo: Keşke kuşun olsaydım!
Juliet: Ne iyi olurdu, tatlım! Ama çok seveyim derken öldürürdüm seni.
--spoiler--
Ertesi sabah hazırlanıyoruz. Roma-floransa arasında otobana girmeden italyanın ortaçağ köylerinden geçiyoruz, siena, lucca...
hiçbirinin hatırını bırakmıyoruz.
Ve verona...
Masal şehri.
Piazza Bradan geçip Adige nehrine varıyoruz. Hava kararmış. Köprünün kenarında oturuyorum. Yanıma geliyor. tanrının bana vermiş olduğu o güzel armağanın kıymetini bilerek, ışıkların nehrin üzerindeki dans edişlerini izleyerek omzuna koyuyorum başımı.
bir şarkı mırıldanıyorum.
Ve O sabah son durağımıza, Julietin evine varıyoruz.
--spoiler--
Juliet: Romeo!
Romeo: Söyle sevgilim.
Juliet: Yarın kaçta göndereyim?
Romeo: Dokuzda.
Juliet: Mutlaka gönderirim; daha yirmi yıl var sanki. Unuttum neden çağırdığımı seni.
Romeo: Anımsayıncaya dek beklerim burada.
Juliet: Büsbütün unuturum sen beklersen orada, anımsadığım için seninle olmanın hazzını.
--spoiler--
Elimdeki kiliti ona gösterip, eminsin değil mi, vazgeçersen Veronaya dönüp kilidi açman gerekecek diyorum. Gülümsüyor. Avuçlarımdan kilidi alıp Julietin evinin orada bizi birbirimize kilitliyor.
Uçurtmalarımızın ipleri birbirine karışıyor orada.
Ve söz verdiğim gibi, masal oluyoruz...
Teoman çalıyor fonda.
--spoiler--
ipleri dolaşmış uçurtmalar misali
ne beraber uçabildik, boş verip şu dünyayı
ne gidebildik kendi yolumuza
rüzgarda savruk, başına buyruk
senle ben
--spoiler--
Elimizde iki uçak bileti, havaalanındayız. iplerimiz birbirimize dolaşmış, birlikte uçmaya gidiyoruz. italyaya...
Planı ben yaptım her zamanki gibi. Uçak saatini beklerken yolculuğun aslında onun için ne kadar sürprizlerle dolu olacağının da sinyallerini veriyorum.
Loungeda oturmuş, uçuş saatini bekliyoruz. Ve benim bitmek bilmeyen hikayelerimden biri daha başlıyor...
Biliyor musun, 1930lu yıllarda Julieti ziyaret edenler onun mezarına çeşitli notlar bırakırlarmış. Julietin evinin romantik bekçisi Ettore Solimani ise bu mektupları okuyup cevaplarmış. Mektupların cevaplandığı dilden dile dolaştıkça, daha çok mektup gelmeye başlamış Juliete. Eskiden mektuplar evin dış duvarlarına sakızla yapıştırılıyormuş. Hala Julietin evinin duvarları sakızla tutturulmuş mektuplardan görünmez. Gerçi şimdilerde posta kutusu da var. Hatta mail adresi bile var ama sekreterler üzerinde pul olan mektupları cevaplamayı daha çok seviyorlar. daha romantik buldukları için. The Club di Giulietta yani Juliet Klubü, dünyanın dört bir yanından insanların aşklarına Julietin ağzından çare arıyor. Ve her yıl en etkileyici mektuba sevgilier gününde Cara Giulietta yani Sevgili Juliet ödülü veriliyor.
Bilmiyordum hikayeyi diyor. Devam ediyorum.
Ben de mektup yazdım. Bizden söz ettim Juliete. Kızdın mı bana? Bak cevap gelmiş.
Çantamdan Julietin sekreterinden gelen mektubu çıkartıyorum ve ona uzatıyorum. şaşırıyor.
Ama okuma, uçakta okursun. Ben uyuduktan sonra diyorum.
Ne olur gerçek olsa masallar. Ya da biz masal olsak... *
Masalımız gerçek olamayacaksa, onunla birlikte masal olacaktık biz italyada.
Ve ikimiz de bunun için elimizden geleni yapıyorduk...
Uçağa biniyoruz. Cam kenarı her zamanki gibi benim. o ise Yanı başımda, huzurum, güneşim, ayım...
Başımı omzuna yaslıyor ve huzurunu içime çeke çeke uyuyorum. Oysa elinde mektupla kalakalmış ne yapacağını düşünüyor.
Ne kadar zaman uyuduğumu bilmiyorum ama ismimin onun dudaklarının arasında özgürlüğe kavuştuğu an, gözlerimi masalımıza açıyorum.
Önümde açık duran sehpada kahvem duruyor. Sütlü ve şekersiz. Gülümsüyorum, çünkü bana ait hiçbir detayı unutmuyor ve ben, beni ezbere alışını hayretle seyrediyorum.
Roma...
3 günlük masalın başlangıç noktası.
Scalinata della Trinita dei Monti, ispanyol merdivenlerinde soluğu alıyoruz önce.
Burada eskiden şairler, yazarlar, ressamlar buluşurmuş biliyor musun? Sen de benim masalımdaki şairsin. O yüzden burada buluşalım istedim.
Hiçbir şey söylemiyor. Etrafımızda sardunya saksıları...
Ellerimden tutup dizinin dibine oturtuyor beni, ve güneşin batışını seyrediyoruz. Orada her şey bir şiirden ibaret sanki ve sanki tüm şiirlerde bizden bahsediliyor...
Gel diyorum, bu gün bitmeden aşk çeşmesine gitmeliyiz.
Sardunyaları orada bırakıp aşk çeşmesine vardığımızda hava kararmış çoktan.
Elimizde bozuk para, sırtımızı çeşmeye dönüyoruz... ilk parayı o atıyor. Buraya tekrar gelmek dileği. Sıra bendeydi. Bense onu diliyorum...
--spoiler--
Romeo: Keşke kuşun olsaydım!
Juliet: Ne iyi olurdu, tatlım! Ama çok seveyim derken öldürürdüm seni.
--spoiler--
Ertesi sabah hazırlanıyoruz. Roma-floransa arasında otobana girmeden italyanın ortaçağ köylerinden geçiyoruz, siena, lucca...
hiçbirinin hatırını bırakmıyoruz.
Ve verona...
Masal şehri.
Piazza Bradan geçip Adige nehrine varıyoruz. Hava kararmış. Köprünün kenarında oturuyorum. Yanıma geliyor. tanrının bana vermiş olduğu o güzel armağanın kıymetini bilerek, ışıkların nehrin üzerindeki dans edişlerini izleyerek omzuna koyuyorum başımı.
bir şarkı mırıldanıyorum.
Ve O sabah son durağımıza, Julietin evine varıyoruz.
--spoiler--
Juliet: Romeo!
Romeo: Söyle sevgilim.
Juliet: Yarın kaçta göndereyim?
Romeo: Dokuzda.
Juliet: Mutlaka gönderirim; daha yirmi yıl var sanki. Unuttum neden çağırdığımı seni.
Romeo: Anımsayıncaya dek beklerim burada.
Juliet: Büsbütün unuturum sen beklersen orada, anımsadığım için seninle olmanın hazzını.
--spoiler--
Elimdeki kiliti ona gösterip, eminsin değil mi, vazgeçersen Veronaya dönüp kilidi açman gerekecek diyorum. Gülümsüyor. Avuçlarımdan kilidi alıp Julietin evinin orada bizi birbirimize kilitliyor.
Uçurtmalarımızın ipleri birbirine karışıyor orada.
Ve söz verdiğim gibi, masal oluyoruz...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar